Haftanın oyuncusu: Walter Tavares

Haftanın takımı: CSKA Moskova

Basketbol
Devrimden Sonra
DÜN - 11:23

Haftanın koçu: Dimitris Itoudis

Haftanın hayal kırıklığı: Fenerbahçe Beko

Alba Berlin

Çift maç haftasında ilk olarak Belgrad’a hareket eden Alba Berlin, Kızılyıldız karşısında maça tutuk başladı. Tempoyu yukarı çekemeyen, açık sahayı koşamayan ve üç sayı çizgisinin gerisinden ritim bulmakta zorlanan Alba Berlin, skor olarak maçın içinde kalsa da oyun anlamında rakibinin bir hayli gerisindeydi. Dördüncü çeyrekle birlikte koşmaya başlayan ve 5/8 üçlükle ritim kazanan Aito Garcia Reneses’in ekibi, önce maçı uzatmaya götürmeyi başardı; ardından arkasına aldığı rüzgarı da kullanarak Belgrad’dan galibiyetle ayrıldı.

Perşembe akşamı Panathinaikos’la karşılaşan Alba Berlin, rakibinin gösterdiği sertlik seviyesine çıkmakta fazlasıyla zorlandı. Hâlihazırda o fiziksellik seviyesine zaten çıkamayacak bir kadroya sahip olan Alba Berlin, kendi oyununu oynama konusunda da sınıfta kaldı. Tempoyu yukarı çekemeyen, boş şutu bulamayan ve ritim kazanamayan Alba Berlin, top kayıplarını sınırlayan ve asistler üzerinden sonuca giden Panathinaikos karşısında maç içinde geriye düştü. Son dört haftada oynadığı maçlarda 95 sayı ortalamasını yakalayan Alba Berlin, hücum anlamında üretken olamadığı akşamda 69 sayıda kaldı ve sahadan mağlubiyetle ayrıldı.

Olimpia Milano

Çift maç haftasını İstanbul’da geçiren Olimpia Milano, ilk olarak Fenerbahçe karşısındaydı. İlk çeyrekte Fenerbahçe’nin üçlüklerini savunamayan Milano, ikinci çeyrekteki savunmasıyla rüzgarı arkasına aldı. Guard, forvet veya uzunlardan skor anlamında maça girebilecek birçok oyuncuyu kadrosunda barındıran Milano, takım halinde fark yarattı. Çok kısa sürede topu paylaşabilen ve doğru şutu bulan oyun yapısıyla Fenerbahçe karşısında rahat bir galibiyet almayı başardı.

Anadolu Efes karşısında ilk yarıda hücum ribaundlardan doğan ikinci şansları ve Efes’in top kayıplarını değerlendirerek üstünlük kuran Milano, üçüncü çeyrekte maçın kafa kafaya gelmesine izin verdi ancak yalnızca tek top kaybı yaptığı dördüncü çeyrekle birlikte galip geldi ve çift maç haftasını ikide ikiyle geçti. Yarı sahada topu doğru paylaşan organizasyon şeması, Milano’yu önümüzdeki haftalarda daha da rahat ettirecek gibi gözüküyor.

https://i.eurosport.com/2020/12/17/2957366.jpg

Fenerbahçe Beko

Olimpia Milano karşısında ilk çeyreğe çizginin gerisinden yüzdeli oynayarak girse de ilerleyen dakikalarda birebirler üzerinden sonuca gitmek isteyen Fenerbahçe Beko maç içinde geriye düştü. Nando de Colo hariç kadrosunda skor anlamında tehditkâr bir oyuncusu olmayan Fenerbahçe’ye karşı rakiplerin savunma yapmasının oldukça kolay olduğu bu maçta da açıkça görüldü. Öte yandan, Milano’nun da skor anlamında maça dahil edebileceği birçok oyuncusunu besleyen bir oyun yapısına sahip olması, onların en büyük zenginliklerinden. Bu şartlar altında oyunun temposunu arttıramayan, rakibin zaaflarını değerlendirme konusunda başarısız olan Fenerbahçe, bir yenilgi daha aldı.

Zalgiris Kaunas karşısında maça korkunç bir başlangıç yapan temsilcimiz, ne ikili oyunlarda kısanın karşısında kalabildi ne de sırtını ribaundlara dayayabildi. İlerleyen çeyreklerde de konsantrasyon anlamında maçın içinde kalamayan temsilcimiz, ne birebir savunmalarda ne de yardım savunmasında iyi iş çıkardı ve Zalgiris Kaunas karşısında üzücü bir mağlubiyet daha aldı. Enerjisiz, geriye düştüğünde reaksiyon gösterecek potansiyelden uzak bir kadroyla işler ilerleyen haftalarda daha zor geçecek gibi duruyor.

Panathinaikos

Çift maç haftasında Salı akşamı ilk olarak Real Madrid’in karşısına çıkan Panathinaikos, savunmada topun karşısında kalarak başladığı ilk çeyrekte hücumda da topu boyalı alana indirerek Real Madrid savunmasının dengesini bozmayı başardı. İkinci çeyrekte Sergio Llull’u ve pas kanallarını savunmakta zorlanan Yunan ekibi, Real Madrid’in üç sayı çizgisinden yakaladığı ritmi bozamadı. Üçüncü çeyrekte de Walter Tavares’i savunmakta zorlanınca üçüncü çeyrekte fark çift hanelere kadar çıktı. Dördüncü çeyrekte Nemanja Nedovic’le maçı uzatmaya götürmeyi başarsalar da günün sonunda yüzü gülen taraf Alberto Abalde’nin de uzatmalarda kaydettiği 15 sayıyla Real Madrid oldu. Panathinaikos aslında yapabileceği neredeyse her şeyi doğru yaptı ancak Real Madrid karşısında yeterli olmadı.

Alba Berlin karşısında maça ribaundlarda üstünlük kurarak giren Panathinaikos, Ioannis Papapetrou’nun da etkili oyunuyla henüz ilk çeyrekte fark yarattı. Maç içinde oynadıkça daha da büyüyen ve gelişen oyunuyla üstün gelen Panathinaikos, Marcus Foster ve Howard-Sant Roos gibi kısalarını da işin içine sokunca hücumda oldukça iyi iş çıkardı. Son haftaların en skorer takımlarından biri olan Alba Berlin’i 69 sayıda tutmayı başardılar. Yarı sahayı hızlı geçmelerine, tempo yapmalarına ve kendi oyunlarını dikte etmelerine de maçın büyük bölümünde izin vermeyerek rahat bir galibiyet aldılar.

Kızılyıldız

Kızılyıldız, çift maç haftasında ilk olarak evinde Alba Berlin’i ağırladı. Yakın geçen ilk yarının ardından üçüncü çeyrekte fark yaratan takım, oyunu yarı sahaya ve boyalı alana yıkan Kızılyıldız oldu. Kendi evinde farkı açan ve momentumu ele geçiren Kızılyıldız, dördüncü çeyrekte Alba Berlin’in tempolu oyununa ayak uyduramayınca uzatmaya giden maçta Jordan Loyd’un skorer oyununa rağmen sahadan mağlubiyetle ayrıldı.

Çift maç haftasının ikinci ayağında evinde Valencia’yı ağırlayan Kızılyıldız, maça oyunu yarı sahaya yığırak ve boyalı alanı kullanarak başladı. Valencia’yı durdurmak için tek çarenin tempoyu düşürmek ve oyunu kontrol altına almak olduğunu fark eden Kızılyıldız, ikinci çeyrekle birlikte rakibinden daha hızlı koşmaya başladı ve Valencia’ya kolay sayı izni vermedi. Dirençli gözüken Kızılyıldız, maçın büyük bölümünde Valencia’nın koşmasına ve tempo yapmasına müsaade etmedi. Jordan Loyd’un da dokuz sayı attığı dördüncü çeyrekte, son dakikalarda maçı koparmayı başaran Kızılyıldız, rakibine yalnızca 73 sayıya izni verdi ve maçtan galibiyetle ayrıldı.

https://i.eurosport.com/2020/12/17/2957297.jpg

Anadolu Efes

Çift maç haftasında ilk olarak Rusya’ya hareket eden Anadolu Efes, CSKA Moskova’nın fiziksel hücumuna karşı koymakta oldukça zorlandı. Lacivert-Beyazlılar, ilk çeyrekten son çeyreğe kadar maçın büyük bölümünde varlık gösteremedi. CSKA’nın Shengelia-Milutinov ikilisiyle pota altındaki gösterdiği sertlik ve dominasyon, Efes’i raydan çıkarttı ve hücumda da topu dolaştırıp doğru şutu bulmakta zorlanan temsilcimiz, oldukça kötü bir mağlubiyet aldı.

Perşembe akşamı evinde Olimpia Milano’yu ağırlayan temsilcimiz, iyi giriş yapamadığı karşılaşmada Shane Larkin, Vasilije Micic, Krunoslav Simon üçlüsünden hiç katkı alamadı. Beş asiste karşılık 14 top kaybıyla geçilen ilk yarının ardından silkelenen ve takımı sırtlayan Micic oldu. İkinci yarıda savunma dozajını yukarı çeken ve oğucu, sindirici hale gelen Efes, maçı kafa kafaya getirdi ancak farkı kapatıp ritim kazanırken rotasyonu genişletemeyen Efes’te yorgunluk baş gösterdi ve son anlarda kaybedilen maçla temsilcimiz çift maç haftasını ikide sıfırla tamamladı.

Zalgiris Kaunas

Çift maç haftasında ilk olarak Baskonia’yı ağırlayan Zalgiris Kaunas, büyük bölümünü önde götürdüğü maçta rahat bir galibiyet aldı. Beş oyuncusundan çift haneli katkı alan ve çizginin gerisinden 18/26’le oynayan ev sahibi ekip, hem yarı sahada tempoyu yukarı çekmeyi başardı hem de tam sahayı hızlı geçip yakaladığı avantajları değerlendirdi.

Perşembe akşamı Fenerbahçe’ye konuk olan Zalgiris, hareketli oynadıkları ikili oyunlarla ilk çeyrekte Fenerbahçe’ye üstünlük kurmayı başardı. Hücum ribaundlarından doğan ikinci şans sayılarıyla farkı iyiden iyiye açan Zalgiris, maçın kalan bölümünde de üstünlüğünü sürdürdü. Fenerbahçe’nin birebir ve yardım savunmasında parkeye bir ışık koyamayan oyun yapısı, Zalgiris’i bu sezonun en farklı galibiyetlerinden birine götürdü.

CSKA Moskova

Çift maç haftasında ilk olarak kendi evinde Anadolu Efes’i ağırlayan CSKA Moskova, maça oldukça iyi başladı. Tornike Shengelia-Nikola Milutinov gibi uzunlarıyla oldukça sert bir takım olan CSKA, henüz ilk çeyrekten temsilcimizi planlarının dışına çıkmaya zorladı. Son haftaların en iyi takımlarından biri olan CSKA, bir mesaj maçı olarak baktıpı Efes’e karşı muazzam bir performansa imza attı ve Mike James’in her maç 20-25 sayı bandında oynamasına ihtiyaçlarını olmadığını gösterdiler. Will Clyburn’ü etkili kullanan Dimitris Itoudis’in ekibi, hücumda ve savunmada fizikselliği ön plana çıkardığı maçta 26/37 ikilikle oynadı ve Anadolu Efes’i rahat geçti.

Cuma akşamı Zenit’i ağırlayan CSKA, maça her zaman olduğu gibi dominant bir oyun planıyla başladı. Zenit’in ana hücum planını parkeye yansıtmasına engel olan savunmayı Mike James-Darun Hillard ikilisinin skorer oyunuyla birleştirince ilk yarıda farkı çift hanelere çıkardı. Shengelia-Milutinov ikilisinin pota altında, Will Clyburn ve Nikita Kurbanov gibi oyuncuların kanatlarda ortaya koyduğu fiziksel ve sert savunmayla CSKA, rakibine ribaundlarda da üstünlük kurdu ve rahat bir galibiyet aldı.

Olimpiakos

Çift maç haftasında ilk olarak Valencia’yı ağırlayan Olimpiakos, maça pek iyi başlayamadı. Geriye koşarken adamını bulmakta zorluk yaşayan Olimpiakos oyuncularının savunmada iletişim eksikliği yaşadığı açıkça görülüyordu. Yarı sahada Tobey-Dubljevic ikilisini, tam sahada da Derrick Williams’ı durdurmakta zorlanan Olimpiakos, Valencia’yı rahatsız edip, planının dışına çıkaramayınca 96 sayı yedi ve karşılaşmadan mağlubiyetle ayrıldı.

Olimpiakos, çift maç haftasının ikinci ayağında evinde Real Madrid’i ağırladı. Savunmaların yoğun hissedildiği ilk çeyreğin ardından ikinci çeyrekte iki ekip de birbirini rahat şekilde karşılayabilecek seviyede olduklarını gösterdiler. Real Madrid’in hücumdaki alışılmış top trafiğine izin vermeyen ve kolay sayı izni vermeyen Olimpiakos, ilk yarı sonunda işlerin Real Madrid adına kolay yürümeyeceğinin mesajını verdi. Kostas Sloukas’ın merkezinde olduğu yapıda Hassan Martin’i topla buluşturan Olimpiakos, ikinci yarıda Shaq McKissic’in penetreleri ve zaman zaman açık sahadaki oyunuyla Real Madrid’e karşılık vermeyi başardı. Ancak uzatmaya giden maçta doğru şutu bulan ve karar anlarını daha iyi oynamayı bildiğini gösteren Real Madrid karşısında sahadan yenilgiyle ayrıldılar ve çift maç haftasını ikide sıfırla geçtiler.

Zenit

Çift maç haftasında ilk olarak Bayern Münih’i ağırlayan Zenit, karşılaşmaya Arturas Gudaitis’in ikili oyununu kullanarak başladı. Gudaitis ve boyalı alanda yarattığı tehdidi kullanmak ve kısalara alan açmak isteyen Zenit, Jalen Reynolds’ın boyalı alandaki dominasyonunu engelleyemeyince soyunma odasına geride gitti. Üçüncü çeyrekte Billy Baron’ın birebirleriyle sonuca giden ve maça ortak olan Zenit, dördüncü çeyrekte Kevin Pangos’un da silkelenip kendine gelmesiyle fark yarattı. Kevin Pangos-Alex Poythress arasındaki uyum ve Billy Baron’ın bireysel inisiyatifiyle maçı kapatan Zenit, karşılaşmadan galibiyetle ayrıldı.

Çift maç haftasının ikinci ayağında CSKA’ya konuk olan Zenit, maça tutuk başladı. CSKA’nın sert ve sıkı savunması karşısında kendi hücumunu oynamakta zorlanan Zenit, Mike James ve Darun Hillard’ın birebirlerini savunmakta güçlük yaşayınca soyunma odasına çift haneli farkla geride gitti. Tornike Shengelia-Nikola Milutinov ikilisinin pota altında, Will Clyburn ve Nikita Kurbanov gibi oyuncuların kanatlarda ortaya koyduğu fiziksel ve sert savunmayla başa çıkamayan Zenit, bu fizikselliğe karşılık veremedi ve parkeye kendi oyununu yansıtamadı.

https://i.eurosport.com/2020/11/13/2936410.jpg

Real Madrid

Çift maç haftasını Yunanistan’da geçiren Real Madrid, ilk olarak OAKA’daydı. Maça durgun başlayan Pablo Laso’nun ekibi, ikinci çeyrekte Sergio Llull’un oyuna girmesiyle ibreyi tersine çevirdi. Sergio Llull ve organizasyon becerisi, Real Madrid’in üç sayı çizgisinin gerisinden yakaladığı ritmin başlıca dinamiklerindendi. İkinci yarıda Walter Tavares’i aktif kullanan konuk ekip, farkı çift hanelere kadar çıkarmayı başardı. Son çeyrekte Nemanja Nedovic’in birebirlerini savunmakta zorlansalar da uzatmaya giden maçta, maç sonlarını oynama konusunda tecrübeli bir ekip olduklarını bir kez daha gösterdiler.

Çift maç haftasının ikinci ayağında Olimpiakos’a konuk olan Real Madrid, savunma anlamında zorlu geçen ilk yarının ardından Walter Tavares’i topla buluşturmaya başladı. Boyalı alanda topu her aldığında bir tehdit olarak görülen Tavares ve dördüncü çeyrekte ona katılan Trey Thompkins, Real Madrid’in en skorer üç isminden ikisi oldular. Olimpiakos her ne kadar topa baskılı savunmasıyla konuk ekibin top trafiğine izin vermese de günün sonunda gülen uzatmaları iyi oynayan Real Madrid oldu. Campazzo sonrası guard rotasyonunu nasıl şekillendirecekleri soru işareti olan Real Madrid’de Panathinaikos deplasmanında Sergio Llull’un oyunu ve Olimpiakos maçındaki Nicolas Laprovittola’nın 19 sayılık performansı, bundan sonraki haftalar için de bir umut ışığı olabilir.

Barcelona

Çift maç haftasında ilk olarak Khimki’yle mücadele eden Barcelona, rahat başladığı maçı rahat bitirdi. Nick Calathes-Nikola Mirotic işbirliğiyle başlayan hücumlarla sonuca giden Barcelona, daha sonrasında Cory Higgins ve Alex Abrines’i de oyuna dahil ederek Euroleague’in en kötü savunmasına sahip Khimki karşısında galip geldi.

Barcelona, çift maç haftasının ikinci ayağında Maccabi Tel Aviv’i ağırladı. İlk çeyrekte Maccabi’nin yedi asistine karşılık hiç asist yapamayan Barcelona, maçın başında birebirlerle sığınmak zorunda kaldı. Maccabi’nin sıkı savunmasını aşmakta zorlanan Sarunas Jasikevicius’un ekibi, ikinci çeyrekteki temaslı savunması ve Kyle Kuric’in skorer oyunuyla kötü geçirdiği ilk yarı sonunda skorda önde olmayı başardı. İkinci yarıda birebirler üzerinden sonuca gitmeye çalışan Barcelona, maçın büyük bölümünü skorda önde götürse de Maccabi kısalarının son çeyrekteki penetrelerine cevap veremedi ve sahadan mağlup ayrıldı.

Valencia

Çift maç haftasında ilk önce Olimpiakos deplasmanına giden Valencia, maça oldukça iyi başladı. Geçiş hücumlarında Derrick Williams’la koşan ve aradaki farkı açan Valencia fark yarattı. Ters eşleşmeleri avantaja çeviren Jaume Ponsarnau’nun ekibi, yarı sahada da Mike Tobey-Bojan Dubljevic ikilisiyle içeriden oynayınca hücum potansiyelini gösterdi ve Yunanistan’dan galibiyetle ayrıldı.

Çift maç haftasının ikinci ayağında Belgrad’a hareket eden Valencia, maça gayet iyi bir başlangıç yaptı. Hem içeriden hem de dışarıdan yüzdeli oynuyorlardı ancak ikinci çeyrekle birlikte koşmaya başlayan ve parkeye daha fazla efor koyan Kızılyıldız, rüzgarı arkasına aldı. Maç içinde üç sayı çizgisinin gerisinden kaçırdıkça daha çok deneyen Valencia, planlarının dışına çıktı ve istediği oyunu sahaya tam anlamıyla yansıtamadı. 73 sayıyla kendi sayı ortalamasının bir hayli altında kalan Valencia, son çeyrekte Jordan Loyd’u savunmakta zorluk yaşayınca Belgrad’dan mağlubiyetle ayrıldı.

Maccabi Tel Aviv

Maccabi Tel Aviv, son haftaların formda ekibi Asvel’e konuk oldu. Yüksek tempoda başlayan maçta Maccabi’nin konstrasyonu gerekli seviyede değildi. Kısaların her pozisyonda geçildiği ilk çeyrekte geriye düşen Maccabi, Asvel’e ne ribaundlarda karşılık verebildi ne de top kayıplarına zorlayabildi. Geride gittikleri soyunma odasından dönüşte bir seri yakalayıp skor olarak maça ortak olsalar da Scottie Wilbekin’in yanına birini ekleyemeyen, rotasyonu genişletemeyen Maccabi, Asvel deplasmanından mağlubiyetle ayrıldı.

Maccabi, çift maç haftasının kapanış maçında Barcelona’ya konuk oldu. Savunmada adam takibini doğru yapan Maccabi, Calathes’in de üstündeki baskıyı arttırarak ilk çeyrekte önemli bir adım attı. İkinci ve üçüncü çeyrekte skor olarak geriye düşse de oyun anlamında maçtan asla kopmayan Maccabi, baskılı ve temaslı savunmasını son çeyreğe de taşıdı. Çizginin gerisinden verimli olamadıkları bir akşamda penetrelerle veya Othello Hunter’a indirerek çözüm arayan Maccabi, Barcelona deplasmanından galip ayrıldı.

Bayern Münih

Bu yılın en şaşırtıcı ekiplerinden biri olan Bayern Münih, çift maç haftasında ilk olarak Zenit’e konuk oldu. Maça tutuk başlayan Bayern Münih, kenardan gelen Jalen Reynolds’la boyalı alanda etkili olmayı başardı. İkinci çeyrekte de topu pota altına indirip Zenit savunmasının dengesini bozan Münih, ekstra paslarla sonuca gitti ve ilk yarıyı rahat önde geçti. İkinci yarıda Billy Baron’ın birebirlerini savunmakta zorlanan Bayern Münih, hücumda da ritimden uzaklaştı ve top kayıpları bir hayli artınca zorlu maçtan galip ayrılan taraf Zenit oldu.

Bayern Münih, tıpkı Zenit karşısında olduğu gibi Baskonia karşısında da Jalen Reynolds’ın oyuna girmesiyle toparlandı. Reynolds’ın yarattığı tehdit sayesinde şekillenen ve havaya giren oyunla topu doğru paylaşan ve asist üzerinden bulduğu basketlerle sonuca giden Andrea Trinchieri’nin ekibi, yalnızca iki top kaybı yaptığı ilk yarıyı önde tamamladı. Üçüncü çeyrekte Baskonia, Zoran Dragic ve Rokas Giedraitis’le farkı eritmeye çalışsa da aradaki farkı koruyan Bayern Münih, son çeyrekte rakibini zor atışlara sevk etti ve çift maç haftasını ikide birle kapattı.

https://i.eurosport.com/2020/12/20/2959218.jpg

Asvel

Maccabi karşısında maça oldukça konsantre başlayan Asvel, savunmada adam takibini ve kaymaları doğru yapıp hücumda da doğru oyunu parkeye yansıtmayı başarınca farkını gösterdi. Oyunu boyalı alana ve orta mesafeye yıkan Asvel, 14/20 iki sayılık atış kullandığı ilk çeyreğin ardından 30-24 öndeydi. Moustapha Fall’ı etkili kullanan ve penetrelerle çembere giden Asvel kısaları, maçın kalan bölümünde de iyi iş çıkardı. Maccabi’de Scottie Wilbekin hariç hiçbir oyuncunun skorda aktif rol alamaması da maçı Asvel’e getiren detaylardan biri oldu.

Çift maç haftasının ikinci ayağında Khimki’yle karşılaşan Asvel, maça Khimki’ye oranla biraz tutuk başladı. Ancak maç ilerledikçe Khimki’nin ritmini bozan, raydan çıkaran baskılı ve pas kanallarını kapatan savunması sayesinde öne geçti ve maçı sürükleyen taraf oldu. Khimki’ye karşı elbette onlar da skorer bir akşam geçirdiler ve 90 sayı attıkları karşılaşmadan galip ayrıldılar.

Khimki

Çift maç haftasının ilk ayağında Barcelona’ya konuk olan Khimki, maça oldukça iyi başladı. Ancak sorun Barcelona’nın Khimki’den daha iyi başlamasıydı. Nick Calathes-Nikola Mirotic işbirliğine dur diyemeyen Khimki savunması, ilerleyen çeyreklerdeki Cory Higgins’in penetrelerine de çare üretemedi. Bireysel veya takım savunmasında elinde hiçbir kozu bulunmayan Khimki, hâlihazırda kötü kurulmuş bir kadro ve giderilmesi oldukça zor defolara sahip. Maç içinde sinen ve Barcelona’nın hücum potansiyeli altında ezilen Khimki, bu deplasmandan da mağlubiyetle ayrıldı.

Cuma akşamı Asvel’le oynayan Khimki, yine beklenildiği gibi sahadaydı. Tempoyu yüksek seviyede tutan, tam sahayı hızlı geçen ve bulduğu avantajları sayıya dönüştürmeye çalışan Khimki, ilk yarı sonunda öndeydi. İkinci yarıda Asvel’in sert ve baskılı savunması karşısında hücumda üretken kalamayan Khimki, savunmada da beklenildiği gibi bir performans gösterince çift maç haftasını iki mağlubiyetle kapattı.

Baskonia

Çift maç haftasında ilk olarak Litvanyaya hareket eden Baskonia, Pierria Henry’yi merkezine koydukları oyunla iyi bir başlangıç yapsalar da Zalgiris’in üç sayı çizgisinin gerisinden 18/26 gibi tarihi bir yüzdeye imza atması, işler onlar adına biraz zora soktu. Zalgiris’in yarı sahadaki top trafiğine yetişemeyen ve boş atışlar da veren Baskonia, parkeden mağlubiyetle ayrıldı.

Çift maç haftasının ikinci ayağında Bayern Münih deplasmanına giden Baskonia, hücum anlamında ortalama bir basketbol oynasa da savunmada Jalen Reynolds’ı savunmakta çok zorlandı. Baskonia’nın ayakları yavaş uzunlarına karşı Reynolds’ı aktif kullanan Bayern Münih, ikinci çeyrekte fark yarattı. Üçüncü çeyrekte hücum ribaundları ve ikinci şans sayılarıyla ekstra sayılar yaratıp farkı eritmek isteseler de Bayern Münih farkın erimesine müsaade etmedi. Maç boyunca uzunlarından skor katkısı alamayan ve varyasyon yaratamayan Baskonia böylelikle çift maç haftasını iki mağlubiyetle kapattı.

Yazı: Kerim Kılıç

Basketbol
60 oyuncuya davet gitti
25/01/2021 - 07:04
Basketbol
NBA'de takaslar nasıl gerçekleşiyor?
24/01/2021 - 20:46