Basketbol

NBA geri döndü: Los Angeles derbisi, kolej maçı ve Boston Celtics

Share this with
Copy
Share this article

LeBron James anotando la canasta ganadora en el partido Los Angeles Lakers-Los Angeles Clippers

Image credit: Getty Images

ByEurosport Türkiye
01/08/2020 at 15:00

Los Angeles'ta derbi, kolej havası eşliğinde Grizzlies-Blazers, Boston Celtics'in "güzel" mağlubiyeti... Kuzey Kılıç, NBA'de son iki günde oynanan maçların üçünü mercek altına aldı.

*Tüm veriler Basketball Reference, Bbal Index ve NBA Stats'tan alınmıştır.

NBA geri döndü.
Basketbol

Jaren Jackson Jr. nasıl oldu da bir franchise oyuncusuna dönüştü?

6 SAAT ÖNCE

Yukarıdaki 12 harflik cümle ne kadar da güzel, değil mi? Mart ayının ortasından beri parkelerden uzak kalan NBA'i bir çizgi roman serisinin beyaz perdedeki yeni filmini bekler gibi, bir boks gecesinde ana karşılaşmayı bekler gibi veya bir konser etkinliğinde sevdiğimiz grubu/şarkıcıyı bekler gibi bekledik.

30 Temmuz'u 31 Temmuz'a bağlayan gecede oynanan iki maçla perdeyi açtık. Teniden başlangıcın ilk basketi, NBA'de ilk koronavirüs teşhisi konan Rudy Gobert'ten gelirken oynanan maçların birçoğu son topa kaldı.

Bu mükemmel heyecan fırtınasında yeni serimizin "iki gün üç maç" formatına uygun olduğunu düşündüğüm üç maçı ve bu maçtaki takımların bir iyi bir de kötü yanlarını kısaca inceleyeceğim.

Los Angeles derbisi

Yeniden başlangıcın açılış gecesinde ana menü Los Angeles Lakers-Los Angeles Clippers maçına aitti. Şampiyonluğun en kuvvetli dört adayı arasında yer alan bu iki takım maç boyunca birbirlerine net bir üstünlük sağlamakta güçlük çektiler.

Lakers, ilk periyodu 12 sayı farkla önde kapasa da Clippers'ın ikinci periyottaki reaksiyonu işleri dengeledi. Son 30 saniyeye gidilirken eşitliğin olduğu maçı LeBron James'in sol forvetten yaptığı drive ve kaçırdığı ilk turnikenin ardından ribaundu tiplemesiyle ve dönüş hücumunda Clippers'ın sayı üretememesiyle Lakers kazandı.

İki takım da genelde pick&roll ve geçiş hücumu ağırlıklı oynadılar. Her iki takım da maç boyunca 16'şar kez geçiş hücumu denerlerken Lakers, 36 kez PnR; Clippers, 35 kez PnR oynadı.

Takımların oyun tarzlarındaki asıl farklılık ise yüksek post bölgesindeydi. Zira Los Angeles'ın Mor-Sarılı ekibi, maç boyunca 14 kez yüksek post'tan hücum deneyip 13'ünde sayı üretirken diğer taraf, altı yüksek post hücumundan dört kez sayı üretebildi.

Bu ikili arasında oynanan beşinci maçta ikinci kez galibiyet alan Los Angeles Lakers'taki iyi şey kesinlikle yan parçalardan gelen katkıydı. Demek istediğim, Anthony Davis ile LeBron James ikilisinin 38 şut deneyip 14 isabet bulduğu gecede Dion Waiters, Kyle Kuzma, JaVale McGee ve Danny Green dörtlüsü 28 şut kullandılar ve 14 isabet buldular. Bu arada, LeBron James’in Kawhi Leonard’ı perimetre etrafında savunduğu dört pozisyon ve Kyle Kuzma’nın maç boyunca George ile Kawhi üzerinde değişmeli savunma yapabilmesi de onlar adına olumlu donelerdi.

Onlara dair en büyük kuşkum ise sürekli olarak Davis-LeBron pick&roll'lerini denemeleriydi. Evet, bir set verimliyse bunu sezonlarca kullanmanızda bir sorun yok fakat son beş yılda açık bir şekilde gördüğümüz gibi, bir hücum setine karşı antitez üretmek adına rakipleriniz ellerinden gelen her şeyi yapıyor. Bu maçta Paul George ile Kawhi Leonard, LeBron James'in PnR oyunlarını biraz durdurmuş olsalar da Anthony Davis'i durduramadılar. Fakat Clippers'ta Ivica Zubac'ın kampa yeni geldiğini ve Montrezl Harrell'ın takımda yer almadığını unutmamak gerekiyor. Demek istediğim, eğer Lakers, play-off ortamındaki yedi maçlık bir seride rakiplerini tamamen PnR ile bunaltacak ise bunda bir sorun olmayabilir ama olası bir "acil durumu kırınız" butonu için Davis ile LeBron'un dâhil olmadığı aksiyonlara ihtiyaç duydukları da açık bir şekilde ortada.

Gelelim Clippers cephesine. Harrell'ın yanı sıra Lou Williams'ı (striptiz kulübüne gittiği için cezalı) da bu maçta kullanamayan LAC'ta en olumlu sinyal Paul George ile Kawhi Leonard ikilisinin uyumundan geldi bana kalacak olursa. Koronavirüs salgını öncesinde omzundan geçirdiği sakatlığın dönüşünde istediği form düzeyini yakalayamayan George'un omuz mekaniği tertemiz görünüyordu. Ayrıca "gerektiğinde hücumları tamamen yönetebilirim" etiketine dair bazı doneler de sundu. Tabii Kawhi'ın George'un da dâhil olduğu liderlikte aktif, verimli olabilmesi Doc Rivers'ın takımının işini kolaylaştırdı.

Kötü taraf ise tam da Doc Rivers'la alakalı bana kalacak olursa. Evet, ölüm kalım değeri taşımayan bir normal sezon maçında rotasyonda belirli denemeler yapmak isteyebilirsiniz. Bu gayet doğal. Özellikle de Harrell ve Lou gibi görev adamlarınız yokken. Ancak buradaki sorun, Koç Rivers'ın yaptığı denemelerin tamamen verimsiz bir geri dönüş vermesi. Patrick Beverley, Landry Shamet, Ivica Zubac, Marcus Morris, Joakim Noah gibi isimlerin 10-20 dakika bandında sahada kalmasına karşın sürelerin Patrick Patterson, JaMychal Green eksenli de dağıtılması sorun yarattı bence. Zira Lakers'ta Frank Vogel, Davis'le kullandığı yüksek post hücumlarının dördünü Patterson'a karşı çizdi ve dördünden de verim aldı. Yani bazı minimal dakika ayarlamaları Clippers'ın bu maçtaki kaderini etkiledi.

Kolej havası

Memphis Grizzlies ile Portland Trail-Blazers arasında oynanan maçta kolej havası vardı adeta. Zira 59 kez faul düdüğü çalınırken onlarca ilginç olay yaşandı. Gary Trent Jr.’ın clutch anda yaptığı blok, Jusuf Nurkic’in maç içerisindeki dengesiz oyunu, Hassan Whiteside’ın topu hiç kullanmaması gereken yerde kullanması, Carmelo Anthony’nin hoodie üçlüğü, Jaren Jackson Jr.’ın resital sunması derken Blazers’ın üstünlüğü ile sona eren maçta kolej maçlarının biraz saf biraz da çılgın havası vardı.

Şimdi işin teknik rakamsal boyutunda detay kısımlara göz atalım. Her iki tarafın oyun stilleri epey bir farklıydı bu maçta. Zira Blazers, hücumdaki 120 pozisyonunun 52’sini pick&roll üzerinden kurarken Grizzles, 126 hücumun 35’inde geçiş oyunlarından faydalandı. Grizzlies, Jackson Jr.’ın mobilitesinden faydalanıp handoff sonrası şutları ve Ja Morant’ın izolasyonlarını kovaladı. Blazers ise Damian Lillard, CJ McCollum ve Carmelo Anthony önderliğinde perde sonrası şutları ve topsuz oyunları kovaladı.

Terry Stotts’ın başında bulunduğu Blazers’a dair bu maçtaki en iyi şey bence takımın geleceğe dair olumlu sinyaller vermesiydi. Sekizinci sırayı almak için Grizzlies, Pelicans ve Kings’le girdikleri kıyasıya rekabette Blazers, ilk raunttan en kârlı çıkan takım oldu. Bunu yaparlarken hücumda ana yük yine Lillard ve McCollum ikilisinin üzerindeydi. Fakat Melo, Nurkic, Trent Jr., Zach Collins ve Mario Hezonja topsuz rolleri kabul ettikleri zaman bu takımda aslında ne kadar iyi bir tamamlayıcı olabildiklerini gösterdiler. Eğer bunu istikrarlı kılabilirlerse sekizinci basamak rahatlıkla onların olabilir.

Olumsuz şey ise kesinlikle Hassan Whiteside’tı. “17 dakika oynayan bir adama nasıl olumsuz bir şey denir?” diyebilirsiniz fakat Whiteside, sahada kaldığı her dakikada takımın savunmasında çok ciddi bir eksi yazdı. Değil adam değişim savunması, pota etrafındaki caydırıcılığı bile eksi seviyelerdeydi. O, Jusuf Nurkic ve Zach Collins dışında Blazers pota altı rotasyonunda başka birinin bulunmaması biraz soru işareti.

Grizzlies’teki olumlu done Jaren Jackson Jr.’ın performansıydı. 43 dakika sahada kalan ve 33 sayı üreten Jackson Jr., rakamların ötesinde müthiş bir gece geçirdi. Demek istediğim, 2,11 santimetre uzunluğunda olan oyuncuların üçlük atması veya mobiliteyle boyalı alana girmeleri günümüzde yavaş yavaş alıştığımız bir şey. JJJ bu iki şeyi yaparken aynı zamanda oyundaki tempoyu da kontrol edebildi. Bunu hem boyalı alandan hem de üçlük çizgisinin gerisinden yaptı.

İşin olumsuz kısmında ise bence spesifik bir şey yok. Ja Morant, Dillion Brooks, Jaren Jackson Jr., Jonas Valanciunas, Brandon Clarke, De’Anthony Melton, Josh Jackson çekirdeğinin kaliteli fakat kritik anlarda, maçın koparılması gereken anlarda yetersiz olduğunu gördük sadece. Normal akışta Blazers’tan daha iyilerdi fakat işin karar verme kısmında, kritik anlarda yanan topu alıp kontrol etme anlamında ellerinde bir Lillard, McCollum veya Anthony yoktu.

Güzel mağlubiyet

Hani bazı mağlubiyetler olur, “Ya bu güzel bir mağlubiyet” dersiniz, oyunda çok şey gösteren bir takımın sonuçtan bağımsız ümit verdiğini söylersiniz ya işte Boston Celtics’in geçtiğimiz gece Milwaukee Bucks karşısında aldığı mağlubiyet tam da böyleydi.

Zira Jayson Tatum’ın 2/18’yle attığı ve Kemba Walker’ın 19 dakika sahada kaldığı gecede Bucks’a yalnızca yedi sayı farkla mağlup oldu Celtics ki aslında maçın sonunda kıyasıya bir çekişme de vardı.

Burada “güzel mağlubiyet” dememin üç temel sebebi var. Birinci sebep, Bucks’ın birdenbire çift haneli farklarla öne geçtiği ilk dakikalarda Brad Stevens’ın 1-2-2 düzeninde tam saha baskıyı yapıp farkı eritmesi. Buradaki yan etken ise Celtics’in oyun kurucusundan pivotuna kadar savunmada sahip olduğu mobilite, adam değişimi ve atletizm. İkinci sebep, Jaylen Brown ile Marcus Smart’ın rolleri. Bu takımın en önemli oyuncusu Jayson Tatum, değil mi? Tatum’ın 32 dakika sahada kalıp berbat bir hücum performansı sergilediği gecede Brown ve Smart gibi tamamlayıcı parçalardan skor yükünü çekmelerini beklersiniz. Bu iki oyuncu toplamda 45 sayı atarak kendilerinden bekleneni fazlasıyla karşıladılar. Üçüncü sebep, takım oyunu. Gordon Hayward’ın glue guy yani önemli işleri fazla öne çıkmadan yapması, Brown ile Smart’ın tamamlayıcı rolleri, Daniel Thies’ın çift yönlü katkısı ve Kemba Walker’ın 19 dakikadaki verimi derken Celtics, Jayson Tatum’ın ortalama bir performansla oynayacağı gecede bile kendi konferansının en tehlikeli takımı olabileceğini gösterdi Bucks’a karşı. Bunu tek bir oyuncu üzerinden değil takım oyunu üzerinden yapmaları onları daha özel kılıyor.

Tabii istikrar kafada daima bir soru işareti olacak.

Milwaukee Bucks ise… Milwaukee Bucks ise bıraktığımız gibiydi. Yan parçalarından ne iyi ne kötü katkı aldı. Tabii bu durum onların play-off yarışlarında büyük bir soru işareti yaratmaya devam etti. Brook Lopez, dev fiziğine karşın akıcı atletler gibi mükemmel savunma yaptı. Giannis Antetokounmpo’nun penetrelerini durdurmak Celtics savunması için bir Michael Scott repliği gibiydi.

“Haayyııırrr”

NBA, hoş geldin.

Basketbol

Halleluka

YESTERDAY AT 07:29
Basketbol

Toronto Raptors’ın muazzamlığı ve şampiyonluk adaylarının sıradanlığı

03/08/2020 AT 13:00
Related Topics
Basketbol
Share this with
Copy
Share this article