Eurosport
"Türkiye’nin en başarılı ve dünyanın en büyük spor kulübündeyim" Tilbe Şenyürek ile Özel Röportaj
Tarafından
Yayınlandı 11/10/2024 - 15:24 GMT+3
Fenerbahçe Opet'in tecrübeli milli basketbolcusu Tilbe Şenyürek, üçüncü EuroLeague şampiyonluk hedefiyle çıktıkları sezonda Eurosport Türkiye'ye konuştu.
Tilbe Şenyürek
Görsel kaynağı: Eurosport
8 yaşında basketbola başlama serüvenin nasıl gelişti?
Boyum, yaşıtlarımdan her zaman daha uzundu. Adana’da ilkokulda okul seçmelerine gelmişlerdi. BotaşSpor’un boyumu fark edip ailemin iletişim numaralarını almalarıyla başladı her şey.
Küçük Bayanlar, Yıldız ve Gençler kategorilerinde hem bireysel hem de kulüp anlamında sayısız başarıların var? Şu an geriye dönüp baktığında küçük yaşların için neler hissediyorsun?
O yaşlarda pek anlamadığım ve fark etmediğim, uğruna feragat ettiğim çok şey oldu. Çocukluğumu doya doya yaşıtlarım gibi yaşayamamak bunlardan biri. Ama şu an dönüp baktığımda, zorlukların yanındaki tüm o başarılar ve emekler, beni bugün olduğum yere getirdi. Bu da kendimle gurur duymamı sağlıyor.
Basketbol haricinde hangi branşta ilerlemek ve bir kariyer inşa etmek isterdin?
Tiyatro ve oyunculuk eğitimi almak isterdim. Hafızam çok kuvvetlidir ve ezber konusunda da kendime çok güveniyorum. Çevremdeki karakteristik insanları da kolayca taklit edebildiğim için mutlaka bu yönde ilerlerdim...
Bir dilek hakkını basketbol için kullanmanı isteseydik neyi değiştirmek isterdin?
Sakatlıkların olmamasını isterdim.
Bir antrenman günün nasıl geçiyor?
Antrenman saatinden iki saat önce yemeğimi yemiş olmalıyım ona göre uyanıyorum veya saatimi ayarlıyorum. Salona mümkün olduğunca idman saatinden erken gidip 30 dakika kendi egzersizlerimi yaparım. İdman bittiğinde mutlaka buz havuzuna girer ve sonrasında haftada bir veya iki defa masaj olmaya çalışırım.
/origin-imgresizer.eurosport.com/2024/10/11/4050425-82146148-2560-1440.jpg)
Tilbe Şentürk
Görsel kaynağı: Eurosport
Maç ve antrenman tempolarının ardından bir de İstanbul'un yoğun temposu mutlaka senin için yıpratıcı oluyordur. Sosyal hayat ve spor arasındaki ilişkini nasıl değerlendirirsin?
Vaktim ve enerjim oldukça sosyal bir insanımdır. Zamanımın büyük bir kısmını köpeğim Peanut’la sahilde ve parklarda geçirmeye çalışırım. Bunun yanında arkadaşlarımla planlar yapıp yeni yerler keşfetmek ve farklı konularda sohbet etmek bana iyi gelir. Bir plan yaparken, dediğiniz gibi yoğun ve yorucu temponun üstüne İstanbul trafiği de eklenmesin diye evime yakın restoranları, kafeleri tercih ederim.
Milli bir basketbolcu olarak Fenerbahçe'ye adımını attıktan sonra üst üste şampiyonluklar yaşadın. Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı hem ülkemizde hem de yurt dışında üst düzey başarılara imzasını atıyor ve bunun bir altını hedeflemiyor. Bireysel ve takım olarak bu yılki hedeflerinden bahsedebilir misin?
Fenerbahçe’de hedef her zaman şampiyonluktur. Burada olduğum her sezon kupalarla ve başarılarla dolu ve böyle olmaya da devam ediyor. Türkiye’nin en başarılı, dünyanın da en büyük spor kulübünde olduğum için çok mutluyum. Arka arkaya alınan iki EuroLeague şampiyonluğu ve Süper Kupa’dan sonra da inşallah üçüncü EuroLeague kupasını getirmek en büyük hedefimiz ve bunu yapabilecek kalitede bir takım olduğumuza inanıyorum. Diğer oynayacağımız tüm diğer kupaları da kazanıp yine çok başarılı ve zirvede bir sezon tamamlarız umarım.
/origin-imgresizer.eurosport.com/2024/10/11/4050426-82146168-2560-1440.jpg)
Tilbe Şentürk
Görsel kaynağı: Eurosport
Sezonun henüz çok başındayız ama geçen yılki takım kimliğiniz ile bu yılkini karşılaştırma yaptığında neler gözlemliyorsun?
Takıma yeni katılan arkadaşlarımız var ve sezon henüz yeni başladı. İsimler farklı ama hedefler her zaman aynı. Hepsi zaten tanıdığımız ve kendini kanıtlamış çok yetenekli oyuncular. Her yıl olduğu gibi bu sezon da mücadeleci ve birbirini seven bir takım olgusu oluşturuyoruz. Birbirimize sıkıca kenetlenmiş bir aile olursak yine çok başarılı bir sezon geçireceğimize inanıyorum.
Önemli karşılaşmalara hazırlanma süreciniz nasıl ilerliyor?
Rakibi düşünmekten önce bizim nasıl hazırlandığımız çok önemli. Bu yüzden maç farketmeksizin çok verimli antrenman periyotları geçiriyoruz. Her zaman her maça hazır durumda olmalıyız. Büyük maçların mental olarak hazırlığı tabii biraz farklı konumda. Özellikle Avrupa maçları öncesi, ülkemizi temsil edecek olmanın verdiği heyecan, konsantrasyonumuzu maksimum seviyeye çıkarıyor.
Basketbol ile ilgilenen küçük kız çocuklarına nasıl tavsiyeler vermek istersin?
Kendine doğru ve gerçekçi hedefler belirlemek ve onların doğrultusunda çok çalışmak. Kulağa klişe geliyor muhtemelen ama benim için klişeler değerlidir. Daha önce denenmiş, başarıya ulaşılmış ama artık sıradanlaşmıştır sadece...
Benzer Konular
Reklam
Reklam