Abramo Canka, Stella Azzurra basketbol akademisinin parlattığı cevherlerden biri. Canka (Soyadını geçtiğimiz yıllarda değiştirdi. Normalde Abramo Pene olarak dünyaya geldi fakat annesi ile babası ayrıldıktan sonra annesinin soyadını aldı), İtalya’nın başkent ekibinde sergilediği büyüleyici performans sonrasında Rus ekibi Lokomatif Kuban’ın yolunu tuttu. Daha fazla süre alıp gelişmek için ise Litvanya’nın değerli ekiplerinden olan Nevezis’e kiralandı. Yeni sezonda bir başka değerli prospect olan Ariel Hukporti’yle birlikte Nevezis forması giyecek olan Canka’nın hikâyesini dinleyelim.

Nasılsınız?

Basketbol
Soru
BIR GÜN ÖNCE

Merhaba, çok iyiyim, teşekkür ederim. Litvanya’daki atmosfere alışmaya çalışıyorum ve bir an önce bu koronavirüs salgınından kurtulup istikrarlı olarak iyi basketbol oynamak istiyorum.

Ailenizin Türkiye’yle bir bağlantısı olduğunu biliyorum. Bu konuyu anlatır mısınız?

Tabii ki! Annem Slovenya’da doğan ve orada büyüyen biri ama onun büyük büyük babası Türk. Türkiye’de doğmuş ve büyümüş. Oranın kültürünü öğrenmiş. Sonrasında Slovenya’ya taşınmışlar ve benim aile temelim orada kurulmuş.

Aileye girmişken, anne ile babanızın meslekleri neler? Ailenizin durumu hakkında bilgi verebilirmisiniz?

Biraz önce bahsettiğim gibi, annem Slovenyalı. Babamla İtalya’da Cenova’da tanışıyorlar. Deniz yoluyla İtalya’ya geliyor bu arada annem. Ben doğduktan sonra babam ile annem ayrılıyorlar ve ben tamamen annemin yanında büyüyorum. Eğer İtalya’da tek başınıza yaşayan bir kadınsanız ve çalıştığınız işten çok fazla para kazanamıyorsanız hayatınız beklenenden çok daha zor geçer. Ben ve annemin hikâyesi de böyleydi. Annem bir hastanede temizlik görevlisi olarak çalışıyordu. İnanılmaz bir iş disiplinine ve inanca sahipti. İyi şeyler olacağına dair daima bir umudu vardı. Ona çok şey borçluyum, beni büyütmek için ne kadar fazla fedâkarlık yaptığını biliyorum. Zaten bu nedenle her antrenmanımda, zorlandığım her anda onun yaptıklarını düşünüp, “Canka umudunu koru, çalışmaya devam et ve anneni düşün” diyorum. Çünkü o, bana elinden gelenin beş katı fazlasını verdi. Çok fazla zorlukla karşılaştı ama asla durmadı.

Peki basketbol hikâyeniz nasıl başladı?

Sekiz-dokuz yaşıma kadar onlarca farklı sporu denedim, gerçekten. Futbol oynadım, dövüş sporlarında yer aldım, tenisi denedim. O dönemde şehirde bir spor festivali vardı. Bu spor festivalinde basketbol oynayan insanların ne kadar tutkulu olduklarını gördüm. Bu sporu denemem gerektiğini düşündüm. Basketbol topunu elime alıp birkaç hareket yaptıktan sonra, biraz roman havası olacak ama, topu elimden bırakamadım. Topu elime aldığımdan beri bu spora bağlı kaldım. Çünkü basketbol, içinde barındırdığı her şeyle hayattaki zorluklardan bir kaçış yoluydu benim için.

https://imgresizer.eurosport.com/unsafe/0x0/filters:format(jpeg):focal(1325x255:1327x253)/origin-imgresizer.eurosport.com/2020/09/02/2877531.jpg

Stella Azzurra genç oyuncu yetiştirme konusunda herkesin övdüğü bir akademi hâlini aldı. Oradaki basketbol felsefesine dair neler söylersiniz?

Şunu açık bir şekilde belirtebilirim, Stella Azzurra’da oynamak her genç oyununun yapabileceği bir şey değil. Bunu yetenek kapasitesi olarak söylemiyorum; orada oynamak için iyi bir basketbol oynayabilmekten çok daha fazlası gerekiyor. Sabah erken kalkıp antrenman yapıp sonrasında okula gitmeniz ve okuldan gelince uyuyana kadar basketbol üzerine çalışmanız gerekiyor. Fakat bunu yaparken üzerinizde bir baskı hissetmiyorsunuz, zaten akademideki, takımdaki ortam sizi buna teşvik ediyor. Mükemmel antrenörlerle mükemmel şeyler başardık bence.

Yeni sezonda Litvanya’da Nevezis’de oynayacaksınız. Sezon öncesinde neler hissediyorsunuz?

Kuban’a gittikten sonra bireysel gelişimim için Nevezis’te oynamanın iyi olacağını düşündüm. Orada son yıllarda bu konuda yapılan şeyler belli sonuç olarak. Eğer genç bir oyuncuysanız olabildiğince fazla dakika alıp hatalarınızı görmeniz ve onları düzeltmeniz gerekiyor. Bu nedenle Nevezis’i seçtim. Sezon öncesindeki son durumumuz gayet iyi. Takıma alıştım ve umarım koronavirüsten kaynaklı bir problem yaşamadan heyecanımızı parkede enerjiye dönüştürebileceğiz.

Bir başka genç süper yıldız olan Ariel Hukporti ile takım arkadaşı olacaksınız. Onunla ilişkiniz nasıl?

Ahah, mükemmel! Ariel çok neşeli ve samimi bir insan. Dışarıdan bakıldığında soğukkanlı ve çekingen gibi görünüyor ama onu iyi bir şekilde tanırsanız ne kadar sıcakkanlı, samimi, eğlenceli biri olduğunu anlarsınız. Buraya onunla birlikte geldim ve zamanımızın büyük bir kısmını beraber geçiriyoruz. Bence gireceği her draft’ta ilk 10 seçim arasındaki potansiyellerden biri o.

Tabii siz de iddialı draft oyuncularından birisiniz.

Eh, teşekkür ederim, gelişmem gereken çok şey var ama sanırım fena değilim. Şu anda 2021 mi 2022 mi hangi yıl draft’a gireceğime karar vermiş değilim. İtalya’da “zamanın zamanı vardır” gibi bir deyimimiz var. Yani eğer iyi bir zamanındaysan bir şeyi yaparsın ama değilsen beklemek için zamanın vardır. İşte bu draft meselesine bu şekilde bakıyorum.

NBA’de izlemekten en keyif aldığınız oyuncu kimdi ve şu an kim?

İlk soruya vereceğim cevabı düşünmeme bile gerek yok, Kobe Bryant. Efsane. Tek kelimeyle efsane. Benim için en iyisi. Şu andaki favorim ise Matisse Thybulle. Biliyorsun, birçok 20 yaş ve altı basketbol oyuncusunun tek amacı sayı atmak ama Thybulle’ın tek amacı o topu potanın içinden geçirmemek. Bunu yaparken vücudunu tamamen feda ediyor. Bu mükemmel!

Sizin oyun özelliklerinizdeki artı ve eksiler neler?

Bence işin savunma kısmında çok iyiyim. İlk dört pozisyonu savunabiliyorum, yoğun bir savunma özelliğim var, agresifim, takımın daima gülen, farkındalığı yüksek oyuncusuyum. Mutluyum ve etrafımdakileri de mutlu yapabiliyorum. Hücumda çok hızlıyım, atletim ve sahada bir şeyler yapmak istediğim zaman yaratıcı olabiliyorum. Eksilerim ise şut konusunda gelişmeliyim, kilo kazanmalıyım ve tabii ki emekli olana dek gelişmeye devam etmeliyim.

https://imgresizer.eurosport.com/unsafe/0x0/filters:format(jpeg):focal(871x240:873x238)/origin-imgresizer.eurosport.com/2020/09/02/2877529.jpg

Fiziksel özellik demişken, kulaç açıklığınız kaç santimetre?

207 santimetre.

Peki bu yaz kilo kazanma konusunda neler yaptınız?

Bu soruyu sormana sevindim çünkü tüm yaz boyunca en fazla sevindiğim şey kazandığım kiloları eşit dağıtıp kas kütlemi arttırmaktı! Üç kilo aldım ve yağ oranım düştü.

Hobileriniz neler?

Açıkçası diğer sporları takip etmekten büyük keyif alan biriyim. Özellikle de futbolu. Tutkulu bir Sampdoria taraftarıyım. Evet, mükemmel bir takım değiliz ama en üst ligde iyi şeyler yapıyoruz. Bunun dışında film izliyorum ve ders çalışıyorum. Ders çalışmamdaki en büyük etken anneme bir diploma verebilmek. Tabii formayı bıraktıktan sonra takım elbiselerle bu sporda kalmak istiyorum. Yani spor menajerliği okuyacağım ve amacım bu konuda iyi bir eğitim görüp emekli olduktan sonra menajer veya yönetici olarak basketbolda kalmak.

Diğer sporlar demişken, Formula 1 ile aranız nasıl?

Gayet iyi, mükemmel bir takipçi değilim ama genelde yarışları kaçırmamaya çalışıyorum.

Favori takımınız Ferrari sanırım.

Hayır, asla! Maranello’daki işler kötü gidiyor ve bundan rahatsız değilim çünkü büyük bir Lewis Hamilton destekçisiyim!

Film izlemeyi sevdiğinizi söylediniz. Favori filminiz ne?

Bence film izlemek her insanın düzenli olarak yapması gereken bir şey. Böylece zihninizde ilginç şeyler keşfedebiliyorsunuz. En sevdiğim film başrolünde Sandra Bullock’un olduğu Kör Nokta. Evet, oradaki gibi çok çok kötü bir ilk yıllardan yükselen bir hayata sahip değilim ama oradaki hayat hikâyesi, aile çabası ile kendi hayatımı kesiştirebiliyorum. Umudu koruyup çalışmanın ne kadar değerli olduğunu anlıyorum. Ve emin ol, emekli olana kadar umudumu koruyup çalışmaya devam edeceğim çünkü ben buyum.

Basketbol
Roko Prkačin ile ilk yılları, babasıyla olan ilişkisi, Efes Pilsen, NBA, Formula 1 ve fazlası
DÜN - 18:01
Basketbol
NBA'de yılın ilk beşleri belli oldu
16/09/2020 - 21:54