Basketbol

Usta

Share this with
Copy
Share this article

Zeljko Obradovic

Image credit: Eurosport

ByEurosport Türkiye
24/06/2020 at 06:04 | Updated 24/06/2020 at 06:05

Sarunas Jasikevicius, Ekpe Udoh, Xavi Pascual, Dimitris Itoudis, Orhun Ene… Kuzey Kılıç, basketbol dünyasının değerli isimlerinden almış olduğu görüşler ışığında geçtiğimiz gün Fenerbahçe Beko’dan ayrılan Zeljko Obradovic’e dair yazdı.

Edward “Duke” Ellington, 1900’lerin ilk çeyreğinin bitişine doğru başladığı müzik kariyerinde Big Band döneminin en yetenekli piyanistlerinden biriydi. Ayrıca bir caz bestecisi ve caz orkestrası şefiydi. 1930’larda Mood Indigo ve In a Sentimental Mood’u besteleyip turnede grubuyla birlikte yönettiğinde müzik tarihinin işinde mahir sanatçılarından biri olarak gösteriliyordu. 1940’taki bir Avrupa turnesinde Duke, “İnsanlar bana ‘usta’ diyorlar. Fakat size şunu söylemek istiyorum, grubum ve grubumla birlikte yaptıklarımız sayesinde ‘usta’ oldum.” diyordu.

“Çok klişe olacak ama Obradovic, tanıyabileceğiniz en iyi insanlardan biri. Eğer onunla basketboldan uzak, rahat bir zamanda konuşursanız espri yeteneğini anlayabilirsiniz. Fakat şunu söylemek istiyorum, esprileri ilk başlarda sizin canınızı sıkabilir, sert bir mizacı var. Tabii onu derin bir şekilde tanırsanız işler başka. İşte o zaman ne kadar zeki bir espri anlayışına sahip olduğunu anlarsınız. Kahvaltı etmeyi çok seviyor, biliyor musun? Hem de (İşte burada o gülümseme tamamen kendini belli ediyor) çok! Boş günlerimizde kahvaltıya gittiğimizde ilk siparişleri verir, yer, sonrasında bir sipariş daha verirdi. Öğle yemeği, akşam yemeği gibi öğünleri de seviyor fakat kahvaltı, onun vazgeçilmezi. Bir de müzik tutkusu var tabii. Yunan müzikleri dinlemeyi çok seviyor. Yugoslavya zamanında çıkan parçaları sık sık dinliyor. Fakat Amerika'daki müzik kültürünü de Rusya'dakini de öğreniyor. Müzik, onun en sevdiği şeylerden biri. Hatta bazen şarkı söylüyor, aslında her fırsat bulduğunda, ama eh, bu konuda iyi değil. Basketbola dair ise söyleyecek pek bir şeyim yok. Yanlış anlaşılmasın, öğrenebileceğiniz her şeyi öğretebilen biri. Bütün insanlarda olanı en iyi şekilde kullanan, kaç yaşında olursa olsun gelişen biri o. Mükemmel bir antrenör.”

Basketbol

Değişim

YESTERDAY AT 07:51

Dimitris Itoudis – CSKA Moskova baş antrenörü - 19 Haziran’daki röportajımızda.

Bir insan ve bir kültür

Zeljko Obradovic, Fenerbahe Ülker’le (o zamanki sponsor) anlaştıktan sonra ülkeye geldiğinde üzerinde mavili siyahlı kare desenli gömleği ve kot pantolonu vardı. Elinde ise “Son sözümüz Fenerbahçe” yazan bir atkı tutuyordu. Bu, yaklaşık 2547 gün önce yani 2 Temmuz 2013’e ait bir kareydi.

“Fenerbahçe’de basketbol oynadığım zamanları özlüyorum. Oradaki atmosferin ne kadar güzel olduğunu hissedebiliyordum. Özellikle Zeljko’nun gelmesi bence her şeyi değiştirdi. Şampiyon oldular, büyük takımlara karşı deplasmanda galibiyet aldılar ama bence en önemli şey, bizim Zalgiris’te sahip olduğumuz basketbol kültürünü yakaladılar. Çünkü 2010’lara kadar oradaki ilgi çok düşüktü. Bu ilgiyi yükseltmek ve istikrarlı kılmak mükemmel bir başarı.”

Sarunas Jasikevicius – Zalgiris Kaunas baş antrenörü – 5 Şubat’taki röportajımızda.

Fenerbahçe Beko, geçtiğimiz gece saatlerinde yaptığı açıklamada Zeljko Obradovic’le yolların ayrıldığını belirtiyordu. Obradovic, 19 Haziran’da Ali Koç’la birlikte İstanbul Havalimanı’na gitmiş ve oradan da Belgrad’a uçmuştu. Obradovic’in ülkesine dönme nedeni “karar verme” kavramıyla açıklanmıştı. Sırp koçun o günkü karelerinden birinde sol elinde lacivert ceketi, üzerinde mavi dokulu Şile bezi işlemesini andıran beyaz gömleği ve lacivert pantolonu vardı. Tabii bir de maske.

Yukarıdaki iki olay arasındaki zaman diliminde Obradovic, kimlik yaşı olarak “yaşlandı” fakat basketbol aklı olarak böyle bir şey söz konusu değildi. İşinin mahiri olarak gösterilmesini sağlayan nedenler, devam ediyordu. Sadece üzerindeki kıyafetler değişti. Kendisi değişmedi, o kazanma tutkusu hâlen daha görüllüyordu fakat bu 2500 küsur günde çok şeyi değiştirdi.

“Çok uzun yıllar basketbol oynadım ve yine uzun bir süredir antrenörlük yapıyorum. Oyunculuk kariyerimde sadece teknik ve skor odaklı bir insandım. Antrenörlükte ise saha dışı olaylara önem veriyordum. Bence bu konuda Avrupa’nın hatta son 30 yılda tüm dünya basketbolunun en başarılı ismi Obradovic. Gittiği her takım, sanki yeni motor takılmış araba gibi oldu. Taraftarlar, yıldız oyuncuları çekme gibi şeylerde harikalar yarattı. Özel bir insan ve antrenör.”

Orhun Ene – TOFAŞ baş antrenörü – 10 Şubat’taki röportajımızda.

Araba otoparkı veya futbol maçlarında kale direkleri olarak kullanılan basketbol sahalarının “gerçek amaç”larına uygun kullanılmasında bir etken oldu.

Basketbol maçlarında önemli bir baskete “gol” diye bağıran taraftarlarına “Hoca, steps bu steps. Dört adım aldı, dört, yazık valla” dedirtecek kadar takım ilgisi oluşturdu.

Final Four’larda illerin ve ilçelerin meydanlara “dev basketbol izleme alanları” kurmasında önemli bir etken oldu.

“Obradovic sahada göründüğünün aksine çok sakin, pozitif ve neşeli birisi. Bu kadar başarıya sahip olmasına rağmen sıfır egosu var diyebilirim. Onun başarısının yarısına bile sahip olmayanlarda neler görüyoruz... Örnek olarak bazen uçuşlarda ona özel bazı avantajlar yaparlar ancak o, business class’ı asla kabul etmez. "Bütün ekibime yaparsanız olur." der. "Bana cam kenarı koltuk olsun, yeter." der. Hiçbir zaman özel talepleri yoktur. Günün büyük bir kısmını Arena'da geçirir. Kapısı her zaman açıktır, her konuda kendisiyle konuşabilirsiniz. Çok da eğlencelidir, bizi her zaman güldürür. Onunla çalışmak hem büyük şans hem de çok keyifli diyebilirim.”

Defne Patır - Fenerbahçe Beko'nun Basketbol Operasyonları Direktörü – 2019 Temmuz’daki röportajımızda.

Ataşehir’de oynadıkları her Euroleague maçının ardından metrobüs-metro hattı dışında bir yere gitmeyen mavi dolmuşlarda veya maç çıkışında köfte ekmek için sırada bekleyen insanlar arasında “Ya abi, futbol iyi de basketbol çok daha iyi ya. Spor kültürü bu işte. Ne kadar güzel” denmesini sağladı.

Her maçta değişmeli olarak dört farklı bölgede satış yapan dört atkı satıcısının, “Evladım, bugün Fenerbahçe, CSKA’yı yener mi sence? Hızlılar, iyiler ama bizim takım da iyi be. Bizim takım iyi oldukça satışlar da iyi oluyor” demelerinde büyük bir etkendi.

“Zeljko Obradovic’le geçirdiğim zamanın büyük bir kısmı takımla alakalı oluyor. Antrenman ve maç günleri dışında takım yemeklerinde veya etkinliklerinde konuşuyoruz. Ama mesela sakatlandıysam veya birkaç gün takımda yapacağım bir şey yoksa, izinliysem her gün beni arıyor veya benimle görüşmek istiyor. Bu, takımdaki her oyuncu için aynı. Hepimizi oğlu gibi görüyor. Emin olun, çevrenizdeki antrenörler böyle şeyler yapmıyorlar."

Tarık Biberovic – Fenerbahçe Beko oyuncusu – 3 Mart’taki röportajımızda.

Yüksek bütçeyle yapılan bir basketbol salonunda farkla mağlubiyet alan bir takıma, Euroleague şampiyonluğunu getirdi. Bu takımı beş kez Final Four’a taşıdı.

Kısacası Türkiye’nin basketbol hatta ve hatta spor kültüründe maddi ve manevi anlamda her türlü değişimde büyük bir rol oynadı, Zelimir Zeljko Obradovic. Onlarca hücum ve savunma setinde mükemmeliyeti bulurken işin saha dışı kısmında da bir o kadar güzel işler yaptı.

Hazırlık

Zeljko Obradovic, ev sahibi oldukları bir Euroleague maç gününde, maçın başlamasına 90-100 dakika kala saha kenarına gelir. Üzerinde genelde siyah spor takımları vardır.

“Obradovic’in maç içerisinde bağırmasında hiçbir sorun yok, tabii maç dışında da. Çünkü o, bağırdığı sırada yapıcı oluyor. Sizin gelişmenizi istiyor. Ve bunun için ‘sert bir dil’ kullanmaktan çekinmiyor. Üniversitedeyken çok sevdiğiniz fakat size sınavda düşük not veren profesörünüz gibi o.”

Melih Mahmutoğlu – Fenerbahçe Beko oyuncusu - 16 Mayıs 2019’daki röportajımızda.

Eğer Tarık Biberovic maç kadrosundaysa genelde sahaya çıkan ilk isim olur. Obradovic, kenarda, sandalyesine oturur, yanına Gherardini gelir ve ikili Biberovic’e bakıp bir şeyler konuşurlar.

Eğer Biberovic o gün kadroda yoksa Obradovic, genelde birkaç dakika ayakta dikilir, serbest atış çalışan Gigi’yi veya mobiliteye odaklanan Ahmet’i izler. Rakip takıma çok kısa bir süre göz atar, sol eli sol kaşına gider, önce sağ eli sonra sol eli ceplerine gider ve soyunma odasına döner.

“Ah, Obradovic, eğer onu tek kelimeyle tanımlamamı isteseniz sanırım bunu yapamazdım. Onunla mükemmel bir ilişkimiz vardı. Birbirimizi seviyorduk. Takıma ilk geldiğim zaman özellikle steps konusunda kritik çalışmalar yapıyorduk. Hatta biliyor musun, şampiyon olduğumuz sezonda yarı final öncesinde iki saat turnike antrenmanı yapmıştık. Obradovic böyle biri. Basit şeyleri en önemli yerde en karmaşık şeymiş gibi kullanan ve bundan verim alan biri.”

Ekpe Udoh – Beijing Ducks oyuncusu – 31 Mayıs’taki röportajımızda.

Maç saatine doğru bu sefer lacivert veya siyah takımlarıyla gelir kenara. Soyunma odasından çıkıp tünelin başında görüldüğünde, takımın bench’inin tam sağ çaprazında kalan bir bölümde oturan bir ağabey borazan benzeri bir sesle işareti verir. Sonrasında tüm salon ayağa kalkar. “Obradovic, Obradovic, Obradovic” tezahüratları yankılanırken alkışlar da duyulur.

Obradovic kenara gelir. Sandalyesine oturur. Genelde yaslanmaz. İki omzu hafif düşük oturur. Yanına gelen yardımcılarına birkaç bir şey söyler. Sonrasında yaslanır. İki elini bağdaş yapar. Rakip takımın idmanına göz atar. Sonrasında hemen kendi takımına döner.

Hava atışı yapılır. İlk hücum-savunma ne olursa olsun yüzündeki ifade genelde takımın bir hata yaptığını anlatır adeta. Birkaç dakika içerisinde ayağa kalkar. “Gigi, Gigi, Gigi” veya “Kosta, Kosta, Kosta” uyarıları yankılanır. Islık çalar. Shoulder setlerini işaret eder. Savunmada yapılan hata sonrasında bench’e döner. İki elini açar ve kenardaki oyuncularına uyarılar yapar. Sonraki hücumda reklam panosunun sonlarına doğru gider. Hücumu gözlemler.

“Obradovic ile çalışıyorsanız işinizi ciddiyetten uzak ya da plansız yapma şansınız yoktur. Nasıl ki idmanda ya da maçta her adımın hesabını yapıyor ve her hatayı görüyorsa, saha dışındaki detaylara da aynı şekilde dikkat eder. Sizi her gün daha iyi ve daha doğru çalışmaya motive eden böyle biriyle iş yapmak müthiş.

Obradovic neredeyse 30 yıldır bu işi en üst seviyede yapıyor. O, bu işi yapmaya başladığındaki kamera sayısı ve etkinliğiyle günümüz arasındaki fark korkunç. Eğer medya sorumlusuysanız bunu iyi idrak etmeli ve koçun hassasiyetlerine özen göstermelisiniz. Koç, çok profesyonel bir insan. Oyunun her alanında olduğu gibi medya kısmında da üzerine düşenleri yapar. Ancak siz de ona yaklaşırken idman, maç ve soyunma odasının onun özeli olduğunu bilmelisiniz.

İnsanlar onu hep kameraya yansıyan sinirli haliyle anıyor. Elbette maç kaybettiğimiz dönemlerde işin arka planındaki ruh hali de çok farklı olmayabiliyor. Ancak koçun normal şartlarda günlük hayatında çok pozitif biri olduğunu söyleyebilirim. O, çok iyi bir koç. Hatta gelmiş geçmiş en iyi isim diyebiliriz. Ama bunun ötesinde çok iyi bir insan. Ekibine ve dostlarına bağlılığı inanılmaz. Ekibi olmadan bir etkinliğe katılmak istemez, takım fotoğrafı çekilirken ekibinin dâhil olmadığı bir kareye girmez. Her takım yemeğine, ofisteki her birey dâhil tüm ekibi davet eder, herkesin gelip gelmediğini tek tek kontrol eder. Onun için ekip ruhu ve güven duygusu çok önemlidir. Taraftarı ve onların desteğini çok önemsiyor. Bunun içindir ki çoğunlukla teşekkür, nadiren de sitem içeren bölümlere rastlayabiliyorsunuz. O, bu oyunun taraftarsız hiçbir anlam ifade etmediğine inanıyor.

Obradovic’in oyunculuktan koçluğa geçişi ve genç yaştan itibaren başardıkları kadar, bu süreçte kendini geliştirdiği yönlerin çeşitliliği de inanılmaz bana göre. İngilizce zorunluluğu olan bölümler dışında İspanya’da İspanyolca, İtalya’da İtalyanca basın toplantısı yapabiliyor. Okumayı, eğlenmeyi, keyifli yemek yemeyi çok seviyor. Fırsat bulabildikçe ailesi ve arkadaşlarıyla vakit geçiriyor. Arta kalan zamanlarda da dünyanın en başarılı koçu oluyor. Daha ne olsun?”

İlker Üçer - Fenerbahçe Beko’da Medya Sorumlusu – 25 Aralık’taki Zeljko Obradovic dosyamız için verdiği demeçlerden.

Molalarda bağırır. Bu kimilerine göre doğrudur kimilerine göre yanlış. Fakat takım, bu “sert” uyarılara genelde olumlu reaksiyon verir.

Bu sahneler genelde bu şekilde ilerler. Eğer 37-38. dakikalarda takımın en az 10 sayı farkla üstünlüğü varsa Ataşehir’de karnaval başlar.

“Ben neredeyse 15 yaşımdan beri antrenörlük yapıyorum. 2010’da kazandığım şampiyonluk sonrasında, ‘Sanırım Euroleague’i en az üç kez daha kazanacağım’ demiştim. O günden beri Euroleague’i kazanamadım. İstikrarın ne kadar önemli ve zor bir şey olduğunu bir kez daha anladım. Fakat tüm Avrupa tarihinde bunu başaran neredeyse tek koç Zeljko Obradovic. Ve bunu farklı takımlarda başardı. Herkesin saygısını kazandı.”

Xavi Pascual – Zenit St. Petersburg baş antrenörü – 21 Haziran’daki röportajımızda

“Jan, Jan Vesely, uçalım Vesely”, “Kostas, Kostas, Kostas Sloukas, Sloukas, Sloukas, Kostas Sloukas”, “Ooo ooo Gigi Datome” gibi tezahüratlarla 12 oyuncu onurlandırılır. Sonlara doğru sıra Zeljko Obradovic’tedir.

Büyük bir, “Ooooooo” çekilir. Sonrasında salondaki herkes, “Obradovic, Obradovic, Obradovic, Ob-Ra-Do-Vic” tezahüratını söyler. Obradovic taraftarı alkışlar fakat oyuncularını gösterir. Kapanış İzmir Marşı’yla biterken maç da sona erer.

Eğer işler kötü gidiyorsa bir de mağlubiyet geliyorsa işler biraz değişir. Maç sonrasında takım ile taraftarlar yine bir bütün olurlar. Yalnızca karnaval havası salonda hissedilmez.

Son

Zeljko Obradovic, Fenerbahçe Beko başındaki son maçına 15 Mart’ta TOFAŞ karşısında çıktı. Takım o maçı kazandı. Fakat bu son “hayal edilen” sondan çok daha farklı bir son. Bu son elbette Hayat Güzeldir / La vita è bella tarzı iç karartıcı bir son değil. Fakat mutlulukla biten bir son da değil.

Zeljko Obradovic, takımdan ayrıldı. Bağırmasını, espri anlayışını, kültür değişimindeki rolünü kısacası onu işinde usta yapan her şeyiyle birlikte gitti.

Sanırım bu, her anlamda bir mutsuz son.

Basketbol

Jonathan Givony ile enine boyuna 2020 NBA Draftı ve fazlası

14/07/2020 AT 15:57
Basketbol

"40 yaşında değilim, 20 yaşımı iki defa doldurdum"

13/07/2020 AT 13:17
Related Topics
Basketbol
Share this with
Copy
Share this article