Bisikletin en ihtişamlı, en büyük, en ünlü yarışı; zaferin rengi olan sarı ve mitlerle dolu bir tarih. Fransa Turu’nu uzun uzun tanıtmaya, nasıl bir yarış olduğunu anlatmaya gerek yok. Ne de olsa bisiklet sporunun bile önüne geçmiş, devasa bir organizasyondan bahsediyoruz. Önceki yıllardan alışkın olduğumuz klişeler de hâlâ geçerli: İlk haftadan yarışı kazanamazsınız ama kaybedebilirsiniz, sarı mayoyu erken almak takımı yorar ve hayır, Paris etabında fark ne olursa olsun atak yapılmaz.
Normal şartlarda, bu seneki yarış Kopenhag’daki zamana karşıyla başlayıp iki sprint etabıyla Danimarka’da devam edecekti. Fakat tahmin edilmesi zor olmayan sebeplerden bu plan bir yıl ileri atıldı ve Grand Départ, Bretonya’ya kaldı. Başlarda hafif tırmanışlı etaplar, sprint finişleri ve bir zamana karşı bulunurken ilk zirve finişi dokuzuncu etapta Tignes’de. Alplerde sadece iki gün geçiren yarış dinlenme günüyle birlikte batıya dönecek ve Mont Ventoux’nun iki kez tırmanılacağı etabı geçerek turun ilk bölümünü geride bırakmış olacak. Andorra etabı dışında Fransa dışına çıkılmazken son hafta Peyresourde, Col du Portet, Tourmalet, Luz Ardiden gibi yokuşlar ve Bordeaux etrafında bir zamana karşı var.
https://i.eurosport.com/2020/11/01/2927030.jpg
Bisiklet
Beklenen ve Beklenmeyen Günler
DÜN - 11:00
Sarı mayonun en büyük iddialıları ise Pogačar, Roglič ve en güçlü takım olan Ineos’un ortak liderleri. Mas, Lopez, Alaphilippe, Uran, Kelderman, Gaudu, Haig ve Martin gibileri de Paris’teki podyuma çıkma hedefiyle yarışacak bazı isimler.

Parkur

Sıradağlardan uzak konumlansa da Bretonya, Fransa’nın yokuşlu bölgelerinden biri. Alpler gibi uzun tırmanışlar değil fakat üçüncü veya dördüncü kategoriden kısa ve dik tepeler ilk iki günün menüsünde bolca bulunuyor. Daha ilk günden toplamda 2700 metrelik irtifa alınan etabın finişi üç kilometre, ortalama yüzde 5 eğimli bir tırmanışta. Mûr-de-Bretagne’ın iki defa tırmanılacağı ikinci etabın profili de ilk etabınkine bir hayli benzer. Van der Poel, van Aert, Alaphilippe gibi patlayıcı isimlerin yanı sıra Warren Barguil’in de uzun süredir bu iki etaba çalıştığı bir sır değil. Barguil Bretonyalı ve eğer Mûr-de-Bretagne’da sarı mayoyu alabilirse memleketi Lorient’dan başlayan üçüncü etapta ondan daha mutlusu olmayacaktır.
https://i.eurosport.com/2021/06/15/3153824.png
1956’da, yine Lorient’dan başlayan bir günde Roger Walkowiak kaçış grubuna girerek pelotonun 18 dakika önünde bitirmiş ve Fransa Turu’nu kazanmaya giden yolda en büyük adımı düz bir etaptaki kaçış grubuyla atmıştı. Fransızların ‘à la Walkowiak’ dediği, kolay ve şans eseri zaferler için kullanılan bu terimin doğdu kentte bu kez muhtemelen kaçış grubu sürpriz yapamayacak ve ilk sprint finişine tanıklık edeceğiz. Son 1500 metre, Fransa’da adını taşıyan toplamda 2800’den fazla caddeyle bu alanda lider olan Charles de Gaulle Caddesinde. Merak edenler için listenin ikinci sırasında Louis Pasteur, üçte Victor Hugo var.
Bretonya’daki son gün olan dördüncü etap bir başka sprint finişiyle sonlanacak. Eğer rüzgâr şiddetli olmazsa ortalama hızın düşük olduğu, kaçıştaki Intermarché ve Arkealı başta olmak üzere etaba tanık olan herkesin sabrının zorlanacağı bir gün olabilir. Sonraki etap ise Fransız bisikletinin ünlü baroudeur’lerinden Jacky Durand’ın evindeki bir zamana karşı. 27 kilometrelik ve ufak tırmanışlar dışında genellikle düz ilerleyen etap genel klasman iddialıları arasında ciddi farkların açılacağı ilk gün olacak. Fakat en büyük üç favori olarak kabul edilen Pogačar, Roglič ve Thomas’ın zamana karşı seviyeleri birbirine çok yakın. Hangisinin avantaj sağlayacağını kestirmek zor.
Tours’dan Châteauroux’ya gidilen altıncı etap düşük tempoda bir başka sprint finişi. Yedinci etap ise her sene ilk haftada bir benzeri geçilen, Alplere ulaşmak için konulmuş 250 kilometrelik bir geçiş etabı ve kaçışa gitmesi mümkün. Peloton bu gibi uzun etaplarda genellikle kaçışı kovalamak istemez ve genel klasmanda tehdit barındırmayan bir grup gittiği anda sadece zaman limitini düşünür.
Alplere ulaşmamızla birlikte genel klasmanı etkileyecek gerçek tırmanış etapları da başlıyor. Bunlardan ilkinde son bölümde arka arkaya Col de Romme (9 km, %9) ve Col de la Colombière (7 km, %8,5) tırmanılacakken finiş, biatlonun Fransa’daki merkezi Le Grand-Bornand’da. Genellikle ilk tırmanış etapları bisikletçilerin birbirlerini ufak tempo ve ataklarla test etmesiyle geçer ama uzun bir zamana karşı geride kalmış olacağından Lopez, Quintana veya Carapaz gibi genel klasmanda vakit kaybetmiş isimlerden fark kapamak adına ataklar da olabilir.
https://i.eurosport.com/2021/06/15/3153925.png
Pazar gününün menüsünde bir hors-catégorie, iki birinci kategori ve iki de ikinci kategori tırmanış bulunuyor. Kısacası fark açmaya uygun, çok zor bir etap ve her bir domestiğin önemi büyük. Özellikle Ineos ve Movistar gibi birden fazla liderle gelen takımlar tempoyu ilk tırmanışlardan arttırıp son bölümde sayıca üstünlüklerinden yararlanabilir. Tignes zirve finişinin ortalama eğimi yüksek olmasa bile 21 kilometre uzunluğunda olması, neredeyse bir saat süreceği anlamına geliyor.
Birçok sporcunun irtifa kampı yaptığı Tignes, aynı zamanda ilk dinlenme gününe ev sahipliği yapacak. İkincinin haftanın ilk etabı ’92 Kış Olimpiyatlarının düzenlendiği Albertville’den başlayıp Valence’ta bitecek ve bir sprint olması muhtemel gözüküyor. Fakat Avrupa’nın net bir farkla en fazla kavşak bulunduran ülkesinde dümdüz bir sprint yapmak her zaman mümkün olmuyor. 200 metre kala çok yüksek hızda girilecek bir kavşak var ve pelotonun kaza yapmamak için oldukça dikkatli olması gerek.
11. etap, parkur açıklandığından bu yana merakla beklenen günlerden biri. En son tırmanıldığında motosiklet kazası yaşanan ve Froome’un koşarak çıktığı Mont Ventoux Fransa Turu’na geri dönüyor, hem de çift tırmanışla. İlk önce üç seçenek arasından en kolay olan taraf Sault, ardından da alışkın olduğumuz ve en zorlu taraf Bedoin’dan tırmanılacak. Atakları engelleyebilecek tek etken, çevresine göre çok yüksek irtifada bulunduğundan ve yol boyunca herhangi bir korunak olmadığından sıklıkla rastlanan şiddetli kafa rüzgârları. Etap finişi ise 20 kilometrelik bir inişin ardından Malaucène’de.
https://i.eurosport.com/2021/06/15/3153934.png
Sıradaki iki etap Nimes ve Carcassone’da tamamlanacak ve sprinte uygun iki profil var. Christian Prudhomme ve Thierry Gouvenou’nun bu etapları çizmekteki amacı çapraz rüzgârlarla yarışa heyecan katmak. Lakin bu plan her zaman işe yaramıyor ve rüzgâr tam kafadan geldiğinde kaçış grubunun hiç oluşmadığı, ortalama hızın 40 kilometrenin altında olduğu durağan etaplar da ortaya çıkabiliyor.
Quillan’da sonlanacak 14. etap, kaçışçıların not aldığı etaplardan biri. Etapta toplam beş kategorize tırmanış bulunsa da finişe 17 kilometre kala geçilecek Col de Saint-Louis (5 km, %7,4) günün en kritik noktası. İkinci haftanın son etabı efsane biatlet Martin Fourcade’ın kenti Ceret’ten başlıyor ve Andorra’da tamamlanıyor. Birçok bisikletçinin Andorra’da yaşamasının ilk sebebi vergiler olsa da yüksek irtifa ve güzel tırmanışların payı da azımsanamaz. 2408 metreyle bu senenin en yüksek noktası Port d’Envalira ve zirvesine 14 kilometre kala ulaşılacak Col de Beixalis irtifaya hazır olmayanların genel klasman iddiasını bitirebilir.
https://i.eurosport.com/2021/06/15/3153981.png
Andorra’nın dağlarında geçen dinlenme gününün ardından bisikletçiler üçüncü haftaya sakin başlayacaklar. 16. etabın ilk 40 kilometresi tamamen iniş ve eğer kaçışın oluşması uzun sürmezse peloton kalan bölümü sakin geçebilir. Başka bir günde geçilse favorilerin risk alabileceği bir etap olabilecekken çok zor iki günün öncesine eklenince ve tırmanışlar da finişten uzak olunca daha çok Pirenelerin batısından doğusuna geçme etabı olarak kullanılacak.
2018’deki 65 kilometrelik etabı ve haftalarca bekletip hiçbir aksiyon yaşatmayan grid sistemini hatırlarsınız. Quintana kazanmış, genel klasmanda beklenen ataklar gelmemişti. Bu yıl son 65 kilometre yine neredeyse aynı fakat etabın başına tamamen düz olan 115 kilometrelik bir bölüm eklendi. Birinci kategoriden Col de Peyresourde ve Val Louron-Azet, ardından da zirve finişi olarak Col du Portet (16 km, %8,7) var. Son tırmanış başlı başına bir canavar, en ufak zafiyet dakikalara mal olabilir.
https://i.eurosport.com/2021/06/15/3153990.png
18. etap zamana karşı öncesi fark yaratmak isteyenler için son şans. Arka arkaya iki hors-catégorie tırmanış, Tourmalet ve Luz-Ardiden geçilecek. Hem sarı hem de kırmızı mayo için yarışın en kritik günlerinden biri.
https://i.eurosport.com/2021/06/15/3153992.png
Sıradaki etap zamana karşının da yapılacağı Libourne’a ulaşmak için eklenmiş bir sprint günü. Merckx’in 1969’daki tarihi etabı kazandığı Mourenx’tan başlıyor ve profili oldukça sade. Fakat yarışın bu noktasına gelene kadar bacaklarda biriken yorgunluk, sprinterlerin bazılarının çekilmiş olması ve yeşil mayonun çoktan belirlenmesi bu tip etaplarda sürprizlere yol açabiliyor. Eğer kalabalık bir grup kaçarsa dönüşü olmaz.
20. etap 30 kilometrelik, genel klasmanın son şeklini alacağı bir zamana karşı ve Giro’nun sık sık yaptığı gibi şarap teması etrafında kurgulanmış. Yarış Bordeaux’nun merkezine girmeyecek, yolun büyük bölümü şehrin etrafındaki üzüm bağları arasında.
Kapanış elbette Paris’te. Güneş batarken bisikletçileri Jeanne d’Arc bekliyor olacak ve sola kıvrılacaklar. Ardından helikopter batan güneşin parlattığı dikilitaşı kadraja alarak sprint trenlerini çekecek. Son metrelerde ise raylı kameraya geçilecek ve kraliyet sprinti, üç haftanın son perdesi olacak.

Favoriler

Başta Fransa Turu olmak üzere tüm organizasyonlar son 10 yılda zamana karşı kilometrelerini azaltırken kısa ve sert yokuş finişlerini arttırdılar. Her spor gibi bisiklet de bir televizyon eğlencesine dönüşmüştü ve seyirciler bisikletçileri kafa kafaya mücadele ederken görmek, yüzde 15 eğimli bir tırmanışta tükenmelerini izlemek istiyordu. Bir de Pinot ve Bardet gibi yerel sporcuların zamana karşıları zayıf, Sky/Ineos sporcularının güçlü olunca 2000’li yılların başında 100 kilometreyi geçen bireysel zamana karşı kilometreleri son dört yılda en fazla 36’yı görebildi. Bu yılın toplam 58 kilometrelik iki zamana karşı içermesi trendin aksine ve kararın sebebi büyük ihtimalle geçen senenin son günündeki epik zamana karşı. Bunun yarış üzerindeki etkisine gelecek olursak ortalamanın altında zamana karşıya sahip olan tırmanışçıların bu yarışı kazanamayacağını söyleyebiliriz.
https://i.eurosport.com/2021/06/24/3160070.jpg
Bir diğer faktör ise elbette takım gücü. Her takım Fransa Turu’na en iyi bisikletçileriyle gelse de Ineos, Jumbo-Visma ve Emirates kalite bakımından ayrı bir seviyede. Bu da demek oluyor ki etapların kaçışa gidip gitmeyeceğine, kimin atağının takip edileceğine ve yarışın nasıl koşulacağına bu üç ekip karar verecek. İtalya’da kaçış grubunun çok sayıda etap kazandığını görmüştük, bu üç takım sadece birbirini kollarsa bir benzerini Fransa’da da görebiliriz.
Tadej Pogačar, son Fransa Turu başlarken favorilerden biri değildi. Atak yaptığında anlık tepki almıyor, zamana karşıda neler yapabileceği bilinmediğinden yaklaşık bir dakikalık fark yeterli gözüküyordu. Fakat Pogačar artık en büyük favori olduğu için hem o hem de takımı daha farklı yarışmak, pelotonu üç hafta boyunca kontrol altında tutmak zorunda. Criterium du Dauphiné ve Tour de Suisse’te yarışmaması performansını diğer favorilerle kıyaslamamıza engel olsa da görece zayıf rakiplere karşı Slovenya Turu’nda oldukça iyiydi. Formolo, Majka, McNulty ve Hirschi gibi domestiklere sahip olan Pogačar, yarışın iplerini elinde bulunduran kişi.
Üçüncü haftalarda düşen performansına bir türlü çözüm üretemeyen Primoz Roglič, Liège-Bastogne-Liège’den bu yana 61 gündür yarışmıyor. Yarış eksiğinin ona kötü gelebileceği söylense de Egan Bernal’in 52 gün yarışmadan Giro’yu kazanması bu yöntemin işe yarayabileceğine ve hatta gelecekte yaygınlaşabileceğine dair önemli bir gösterge. Roglič iki ay boyunca çoğunlukla Tignes’deydi ve Tour’da geçilecek yokuşları tırmandı. Kuss, van Aert, Kruijswijk, Vingegaard ve Gesink gibi tırmanış domestiklerinden oluşan kadro belki geçen seneki kadar güçlü ama rakipleriyle aralarındaki büyük fark artık yok. Tüm yarışı tek başlarına kontrol edemezler.
Ineos Grenadiers, bu sezon tek haftalık yarışların en iyi takımıydı. Katalunya’da podyumun tamamında onlar vardı, Romandie’de Thomas birinci Porte ikinciydi, Dauphiné’de Porte kazandı Thomas üçüncü bitirdi ve İsviçre Turu’nda da şampiyon Carapaz oldu. Bu yüzden, en güçlü lidere sahip olmasalar bile en fazla üst sınıf tırmanışçıya sahip olan takım Ineos. Zamana karşı kilometresinin de etkisiyle takımın A planı Geraint Thomas gibi gözüküyor. Bu sene klasiklere hiç uğramayan Thomas, tamamen genel klasman odaklı bir sezon geçirdi ve tek haftalık yarışlarda neredeyse kusursuzdu. Kaza yapmaya yatkınlığı ve bu sezon Pogačar ya da Roglič’e karşı yarışmamış olması onun hakkındaki soru işaretleri.
Richard Carapaz Ineos’taki en iyi tırmanışçı ama zamana karşısı diğer genel klasman favorilerine göre zayıf. Bu yüzden Thomas pelotonda beklerken Carapaz’dan hem zaman çalmaya hem de diğer takımları yıpratmaya yönelik ataklar görebiliriz. Eğer yarışın başlarında fazla vakit kaybederse de Martinez’in Giro’daki rolüne geçebilir. Richie Porte ve Tao Geoghegan Hart ise başka takımlarda iyi sonuçlar elde edebilecek kalitede fakat Ineos’taki hiyerarşide domestik olmak zorundalar. Kwiatkowski, van Baarle, Castroviejo ve Rowe da Ineos’un kadrosunu tamamlayan diğer domestikler.
Birden fazla liderle gelen takımlardan biri de Movistar. Hatta Ineos gibi bir takım yapıları da bulunmadığı için getirdikleri dört tırmanışçının da kendi yarışlarını koşacağını tahmin etmek mümkün. Miguel Angel Lopez, geçen yıl Giro’nun ilk etabında kaza yaparak sezonu kapatmış ve yeni sezon başlamak üzereyken koronavirüse yakalanmıştı. Bu yüzden Nisan ayının sonuna kadar yarışamayan Kolombiyalı son bir ayı oldukça yoğun geçirdi ve Dauphiné’yle birlikte zirve formuna ulaşmış gözüküyor. Özellikle Mont Ventoux Dénivelé Challange’da şahane bir yarış koştu. Ona dair en büyük soru işareti her zaman olduğu gibi zamana karşı performansı olacak. Geçen sene son zamana karşıya genel klasmanda üçüncü başlamış, altı dakika kaybederek altıncılığa gerilemişti.
Enric Mas, hem Tour hem de Vuelta’da ilk beş yaparak potansiyelini kanıtladı ve sıradaki hedefi podyum olmalı. Fakat Mont Ventoux’da takım arkadaşı Lopez çok daha güçlü gözüktü ve zamana karşılar Mas için de bir problem. Lopez dışında tamamı İspanyollardan oluşan takımda Alejandro Valverde ve Marc Soler etap kovalayacaktır.
Wilco Kelderman kariyeri boyunca WorldTour seviyesinde bir etap dahi kazanamamış olsa da haftalık yarışlarda bu sezonun en istikrarlı isimlerinden biriydi. Geçtiğimiz yıl Giro’yu podyumda tamamlayan Hollandalı, bu yarıştaki parkurdan avantaj sağlayacak isimlerden biri. Zorlandığı tırmanışlar az, zamana karşılar fazla. Buchmann ve Konrad gibi tırmanış domestikleri de ona yardımcı olacaktır.
İsviçre Turu’nu ikinci bitirerek kendi beklentilerinin bile üzerine çıkan Rigoberto Uran, zorlu bir sürecin ardından yeniden ilk beş adaylarından biri haline geldi. Katalunya Turu’nun ardından verdiği pozitif koronavirüs testi onu hem yeni doğmuş kızından uzak tuttu hem de bahar aylarında bir daha yarışamamasına neden oldu. Şimdi ise oldukça güçlü gözüküyor ve iki hafta önce Andermatt’taki tırmanışlı zamana karşıyı çok rahat kazandı. Zamana karşıların uzunluğu ve tırmanışların genel profili onun gibi defansif yarışan bir bisikletçi için uygun. Sürpriz yapabilecek isimlerden biri.
Bahrain-Victorious, bir büyük tura ilk kez genel klasman hedefiyle gelen Jack Haig için yarışacak. Mitchelton’dan ayrılmasıyla haftalık turlarda şans bulan Avustralyalı, şimdiye kadar iyi sonuçlar alarak Fransa Turu’nda Wout Poels ve Pello Bilbao’nun da bulunduğu takımda lider olarak yarışma fırsatı yakaladı. Podyum iyimser bir hedef, ilk 10 gerçekçi.
Dört kez şampiyon Chris Froome hedefinden vazgeçmese de beşinci Fransa Turu’nu kazanma ihtimali günden güne düşüyor ve bu ihtimalin halihazırda sıfır değilse bile göz önüne alınmayacak kadar küçük olduğunu söylemek gerek. Takımın daha formda gözüken tırmanışçısı Michael Woods ise büyük turlarda genel klasmana oynamaya yatkın değil. Konfor alanı olan patlayıcı yokuşlar dışında zorlanması beklenebilir, zamana karşısı da kötü.
Julian Alaphilippe etap galibiyeti hedefiyle gelse de senenin başından bu yana yaptığı bazı tercihler genel klasmanı deneyebileceğinin işaretçisi. Tour de la Provence’taki Mont Ventoux etabında bir prova yaptı, Olimpiyatlardan çekildi ve zamana karşısını çok iyi bir seviyeye çıkardı. Oğlunun doğumu için İsviçre Turu’ndan ayrılmasa yarışı podyumda bitirebilirdi. İlk iki etap ona çok uygun, sarı mayoyu bir kez sırtına geçirirse götürebildiği yere kadar gidecektir.
Fransızların yeni genel klasman umudu David Gaudu, Dauphiné’de kaza yapan Guillaume Martin, İsviçre Turu’nda mide problemleri yaşayana kadar iyi bir sezon geçiren Lucas Hamilton ve Dauphiné’nin formda isimlerinden Ben O’Connor genel klasmanda etki yaratabilecek potansiyele sahip. Nairo Quintana, Simon Yates, Esteban Chaves, Vincenzo Nibali ve Jakob Fuglsang ise genel klasmanı hedeflemediklerini ve etap istediklerini açıklayan üst düzey tırmanışçılar.

Sprinterler

Fransa Turu kadroları açıklanırken en büyük sürpriz Sam Bennett’ın diz ağrıları nedeniyle yarışamayacağını ve onun yerini Mark Cavendish’in aldığını açıklayan Quick-Step’ten geldi. Merckx’in 34 etaplık rekorundan sadece dört etap geride olan Cavendish’in üç yıl aradan sonra yeniden Fransa’da yarışacak olması özel bir hikâye olsa da beklentileri doğru tutmak önemli. Cavendish ne Bennett ne de kendisinin geçmişteki hali kadar hızlı ve Türkiye ile Belçika Turlarında aldığı galibiyetler Fransa Turu için kesin bir referans değil. Yine de yarıştaki en iyi trenlerden birine sahip ve Fransa Turu sprintleri onun en iyi bildiği şey.
Üç büyük turda etap kazanma hedefiyle sezona başlayan Caleb Ewan, Giro’da etap kazandıktan birkaç gün sonra diz ağrıları sebebiyle İtalya’dan ayrılmıştı. Belçika Turu’nda kazandığı iki etap gösterdi ki yeniden form tutmayı başarmış ve Fransa Turu’na yine sağlıklı geliyor. De Buyst, Kluge ve Van der Sande’den oluşan sprint treni fena sayılmaz. Sam Bennett’ın yokluğunda, Ewan’ın Démare ile birlikte bu yarışın en hızlı iki sprinterinden biri olduğunu söyleyebiliriz.
Geçen sene Fransa Turu’na Démare’ı almayıp takımı Pinot etrafında kurarak büyük bir hata yapan Marc Madiot, bu sene altı kişilik bir sprint treniyle geliyor. Démare son zamanlarda yüksek profilli yarışlarda pek görünmedi ama Fransa’daki yerel yarışlarda kazanmayı başardı. Mesela dört etaplık Boucles de la Mayenne’de üç etap ve genel klasmanı kazandı, diğer etabı da üçüncü bitirdi. Bir sprint kazandığı anda Marc Madiot’nun bağırdığı, bir zamanlar eğlenceli olsa da artık ilginçliğini yitiren videolara bir yenisi eklenecektir.
Giro’da siklamen mayoyu kazanan ve Fransa’ya sekizinci yeşil mayo için gelen Peter Sagan, kaçışlara girmesi ve diğer sprinterlere göre daha iyi tırmanabilmesi sebebiyle bu klasmanda yine favori. Fakat toplu sprintlerde ondan hızlı birçok isim var. Eğer yarışa imza atmak istiyorsa ataklar ve kaçış grubu onun en büyük şansı.
Mathieu van der Poel, Olimpiyat hedefiyle geldiğinden kendini fazla yormayıp yarışa erken veda edebilir. Onun için en önemli etaplar ilk iki günde geçilecek. Dedesi Raymond Poulidor’un defalarca ucu ucuna kaçırdığı ve sekiz Fransa Turu podyumuna rağmen bir kez olsun giyemediği sarı mayoyu giymek hem o hem de takımının yarıştan mutlu ayrılması için yeterli. Yarışta klasik lacivert formalarını giyecek olsalar da takım tanıtımına Poulidor’u anmak adına tasarlanmış özel bir formayla çıktılar.
Wout van Aert toplu sprintler, puan mayosu klasmanı, zamana karşılar ve patlayıcı yokuşlarda önlerde olabilecek kaliteye sahip olsa da takımının ona ne kadar özgürlük tanıyacağı şüpheli. Pogačar ve Ineos’a karşı Roglič’in her bir domestiğe ihtiyacı olduğundan van Aert’ı bahar klasiklerinde olduğu kadar agresif göremeyeceğiz. Buna rağmen geçen sene fırsat ayağına geldiğinde sprintlere girmişti, yine benzer bir yaklaşımı olabilir.
Sagan’ın yarıştan atılması ve Kittel’in de son günlerde kaza yaparak ayrılması sonucu 2017’de Michael Matthews yeşil mayoyu kazanmış, Sagan’ın beş yıllık serisine son vermişti. Toplu sprintlere eskisi kadar girmediğinden yeşil mayoyu yeniden kazanması kolay değil fakat ilk iki etapta sarı mayoyu alabilir. Devamında da geçiş etaplarını kovalayacaktır.
Cees Bol, Mads Pedersen, Christophe Laporte, Andre Greipel, Tim Merlier, Alexander Kristoff, Nacer Bouhanni, Edvald Boasson Hagen, Alex Aranburu, Luka Mezgec, Max Walscheid ve Danny van Poppel; sprintlerde yer alacak diğer isimler.
İlk etap yarın başlayacakken ve önümüzde 23 gün varken sanki Fransa Turu hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor. Sıcak, uzun ve durağan sprint etaplarının sonu gelmeyecek gibi... 3414 kilometre yavaş yavaş devrilirken ikinci haftanın ortalarında yarışı izlemek sanki yıllardır her gün tekrar edilen bir rutinmiş gibi hissettirecek ve ancak Paris’e ulaştığımızda bittiğinin farkına varacağız. Mösyö Dufayel’in söylediği üzere: “Şans ve Fransa Turu benzer şeylerdir. Uzun süre gelmesini beklersin, bir gün gelir ve hızlıca geçer. Fırsatın varken değerlendirmelisin.”
Vive le Tour!
Yazan: Emre Köseoğlu
Tour of Britain
Tour of Britain | Etap #8 - Önemli Anlar
14/09/2021 - 04:31
İspanya Turu
La Vuelta | Etap #21 - Önemli Anlar
06/09/2021 - 04:24