Eurosport
Elia'nın Sabiti | Tur Günlükleri #7
Tarafından
Yayınlandı 03/05/2025 - 19:26 GMT+3
Elia Viviani, Türkiye Turu'nda bir etap kazandı. Hem de ilkinden 15 yıl sonra.
Elia Viviani, Fotoğraf: Brian Hodes
Görsel kaynağı: Eurosport
Kuşadası’nda ağzına kadar çocuklu aile dolu bir otelin lobisindeyiz. İçeride çocuklar koşuşturuyor, gürültü hat safhada. Bir yandan oturacak yer arıyoruz, bir yandan da o gürültüde Attilio ve Elia Viviani ile yapacağımız röportajın ses kaydını nasıl alabileceğimizi düşünüyoruz. Lobi sesli, alt katta oturacak yer yok, dışarıda ise Marmaris - Aydın etabını iptal ettiren yağmur devam ediyor.
Biz bütün bu karmaşanın ortasındayken Attilio Viviani’den bir mesaj geliyor: Yanlış oteldeymişiz. Arabaya atlayıp iki dakikada doğru otele gidiyoruz ve önce Attilio’yla sonra da Elia’yla selamlaşıp koltuklara geçerek röportaja başlıyoruz.
Tam da bu noktada, beklemediğimiz bir şey oldu. Attilio’yla röportaj öncesinde az biraz tanıştığımızdan samimi bir başlangıç yaptık ama Elia’nın yıldız sporcu tavrını beklemiyorduk. Yanlış anlaşılmasın, Elia tabii ki bir yıldız. Sadece bizim beklentimiz farklıydı. Şimdiye dek çok sayıda sıradan bisikletçiyle röportaj yaptığımızdan Elia’nın da onlar gibi neşeli ve samimi olmasını beklemiştik. Birkaç gün önce Kristoff bile bizi odasına çağırmış, yatağa uzanıp şakalaşarak yarım saat boyunca sohbet etmişti.
Elia ise henüz ikinci sorumuzda bizi tersledi. İptal olan etap hakkında bir soru yönelttiğimizde, çok ciddi bir ses tonuyla “Dinleyin, buraya bunu konuşmak için mi geldik?” dedi. Tecrübesizliğimizden dolayı korktuk ve gerildik. İlk refleksimiz, sanki bir psikiyatri seansındaymışız gibi, kaybettiğimiz huzuru bulmak için Elia ve Attilio’yu sorularla çocukluğa döndürmek oldu.
Röportajın tam hali Eurosport’ta ayrı bir dosya olarak yayınlanacağından detayına çok girmeyeceğim. Fakat o röportajda gergin başlayan sohbetimizin kilidini açan soru Elia’nın 2010 Türkiye Turu’nda Antalya’da aldığı etap galibiyetiydi. Elia, ilk profesyonel zaferi olan o yarışı anlatırken sanki o günü ve son kilometreyi tekrardan yaşıyordu. Bizimle bir yandan konuşuyor, bir yandan da virajları, kazaları ve atakları elleriyle gösteriyordu. “O anki duygularımı çok iyi hatırlıyorum. Son kilometre çok kaotikti. Kafam çok karışıktı. Son virajda büyük bir kaza oldu, Greipel düştü. Biri atak yaptı. Onu takip etmeye çalıştım, atağını kovaladım. Sonra bekledim ve onu geçtim.”
/origin-imgresizer.eurosport.com/2025/05/03/4122175.jpg)
Elia Viviani, Fotoğraf: Yücel Çakıroğlu
Görsel kaynağı: Eurosport
Elia’nın ilk profesyonel zaferini aldığı o günden bu yana 5495 gün geçti. Elia 13 büyük tur koştu, 6 kez takım değiştirdi, 9 dokuz büyük tur etabı kazandı, Olimpiyat ve Avrupa şampiyonu oldu. Verona’da bir bisiklet dükkânı açtı, futbolcu kardeşi Luca emekli olup dükkâna bakmaya başladı, küçük kardeşi Attilio bisikletçi oldu, üç kardeş sık görüşmeyi bıraktı. Elia 20’lerinde İtalyanları yenilikleri ciddiye almamakla suçlayarak Team Sky’a transfer oldu, başarılı oldu, ayrıldı, başka takımlarda başarısız oldu, 30’larında bir daha Team Sky’a (INEOS) döndü, aynı yenilikçi yapı 30’larındaki Elia’ya iyi gelmedi. Evlendi, 36 yaşına geldi ve kendi söylediğine göre bir veya iki sene içerisinde emekli olmak üzere.
Bunlar Elia Viviani’nin son 15 yılda yaşadıkları. Hepimizin olduğu gibi, Elia’nın hayatında da 15 yılda neredeyse hiçbir şey aynı kalmamış. Hâlâ bisiklet sürüyor ve hâlâ Türkiye Turu’nda etap kazanıyor. 21 yaşındaki; genç, hırslı ve geleceğe dair kaygılar taşıyan Elia ile 36 yaşındaki; yıllarca ilginin merkezinde olmuş, para ve şöhret kazanmış, bisikletten de biraz bunalmış gibi gözüken Elia’nın az sayıdaki ortak noktasından biri, Türkiye Turu’nda etap kazanmış olmaları. Elia’nın kariyerindeki görece önemsiz bir yarış, dünün ve bugünün paylaştığı eşsiz bir hatıra.
Elia, bugünkü zaferiyle birlikte kariyerindeki 90. zaferine ulaştı. Yarın İzmir’de favorilerden biri olacak ve 100. zafere bir adım daha yaklaşacak. Fakat yarınki yarışın favorisi Elia, ne yazık ki 100. zafer yarışının favorisi değil. Bugün santimlerle geçtiği rakibi Kristoff 97, Demare 97, Pogacar da 95 zaferde. Acaba 100’e ilk ulaşan Pogacar mı olacak yoksa Pogacar mı?
Yazan: Emre Köseoğlu
Benzer Konular
Reklam
Reklam