Bradley Wiggins caner eler

Fransa Bisiklet Turu'nda kritik dönemece girildi. Bradley Wiggins şampiyonluğa mı gidiyor? Caner Eler'e sorduk.

Eurosport

Görsel kaynağı: Eurosport

Fransa Bisiklet Turu'nda bugün çok kritik bir etap koşulacak. Yarın yine tırmanış etabı var. Genel klasman savaşında Bradley Wiggins’a meydan okuyan çıkar mı?Artık son iki dağlık etapta şanslar denenecek. Çünkü Bradley Wiggins’in rakipleri açısından onunla mücadelede işi zamana karşıya bırakmak intihar olur. Cadel Evans ve Vincenzo Nibali’nin onu dağlarda izole edip, doğru yerlerde atak yapmaları gerekiyor. Fakat iki gün üst üste zirve finişi olmayacağı için bu iki ismin de genel klasmanda liderliği almaları için gereken farkı oluşturmaları çok zor olacak. Zira karşılarındaki ekip çok kuvvetli. Ama mutlaka ısırmaya çalışacaklar. Ya da parkurun yapısı nedeniyle bize aksiyon anlamında durgun gelen Tour'da bunu umuyoruz durmaksızın.
İki tane çok sert dağlık etap üst üste gelecek. Team Sky’daki kraliyet askerlerinin ne kadar çalışacağı ve son tırmanışlarda Wiggins’le Chris Froome’un başbaşa kaldığında ne olacağını merak ediyoruz. Fakat eğer orada Wiggins formsuz olursa, güçsüz hissederse Froome gider mi? Bu sarı mayonun el değiştirmesi açısından en olası senaryo gibi gözüküyor. Cadel Evans’ın ve Nibali’nin atakları olacaktır fakat bu bence zamana karşıda Wiggins tarafından etkisizleştirilebilecek farklar yaratabilir gibi geliyor ancak. Lakin Froome’un böyle bir şansı var. Britanyalı liderine orada da kafa tutabilir. Daha önce bize bu izlenimi verdi.
Peki sence takım içi dengeler açısından Team Sky’da neler olur? Chris Froome gerçekten de liderine karşı başkaldırı gerçekleştirir mi?Şu ana kadar Bradley Wiggins’in dokunulmazlığı sürüyor. Lakin dışarıdan gelecek ataklar bunu bozabilir. Team Sky’ın Tur’un başından beri süregelen, Kraliyet'in zamanında dünyaya hükmettiği parallelikte ilerleyen hegemonyasında en kritik nokta dışarıdan herhangi bir zorlama gelmemesiydi. Ne Nibali ne de Evans o güçlü atakları sergileyebildiler. Gücü içeriden bölemediler. İkisi de harika bisikletçi olsalar da eninde sonunda gereken asap bozuculuğu gösteremediler. Eğer biraz onlar güç koyabilirlerse, Team Sky’da takım içi çatırdamalar olabilir.
Chris Froome’un geçen gün L’Equipe’e verdiği röprotajda gözden kaçan bir detay var. Herkes farklı ifadeleri başlıklara çekmeyi tercih etti ama bir yerde şöyle söylüyor: “Tur’u kazanma fırsatı hayatta karşısınıza bir kere çıkabilir!”
Tüm o konuşmanın içerisinde kanımca en mühimi buydu. Hani şu açıklaması “Bu sene Wiggins alsın, seneye Froome kazanır nasıl olsa” dememizi de engelliyor. Çünkü seneye Froome aynı formda olmayabilir, rota bu sene olduğu ölçüde ona uymayabilir. Mesela gözden kaçan bir detay var ama bu seneki parkur Froome’a da çok uyuyor. Öte yandan gelecek yıl rakipler de daha kuvvetli olacak. Alberto Contador ve And Schleck dönecek.
Chris Froome açısından şöyle bir durum var. Lideriyle ve genel klasmanda önünde yer alan tek adamla arasında 2 dakika var. Şampiyonluğa uzaklığı o kadar yani. Murray'nin Wimbledon'ı, İngiltere'nin futbolda Dünya Kupası'nı, krikette İngiltere'nin The Ashes'ı, Mo Farah'ın 5000 bin metre Olimpiyat Şampiyonluğu'nu kazanmasına bir adım kalması gibi düşünmek lazım. Bir yandan da liderine yardım etmesi gerekiyor. Arada kaldığı ikilem çok büyük ve bir ihtimal sarı mayo terazide ağır basabilir. Sonuçta o da tutkularıyla, hisleriyle yaşayan bir insan...
Seneye Team Sky’da liderlik ona geçebilir mi? Bu da bir soru işareti. Bradley Wiggins eğer bu sene şampiyon olursa, seneye aynı konsantrasyonla gelmeyebilir. Aynı çalışmayı yapmayabilir. Sonuçta Olimpiyat madalyaları var, Fransa Bisiklet Turu’nu kazanacak, zamana karşıda bir sürü başarısı var. Bu sene hayatını tamamiyle buna odakladı belki ama seneye bunu yapacağını kimse garanti edemez. Gelecek yıl belki Team Sky, şu an ikinci adam rolündeki Chris Froome’un liderliğiyle gelebilir.
Bütün bunlar şirazeyi çok çabuk değiştirebilecek konular. Team Sky yönetiminde de sonuçta çok akıllı adamlar var. Dave Brailsford, Rod Ellingworth bu işe yıllarını vermiş insanlar. Onlar da planlarını yapmıştır. O yüzden ne olursa olsun, Froome’un son anda o sarı mayo hayalini geriye atıp Wiggins’in yanında kalacağını düşünüyorum.
Zira 2012 Fransa Bisiklet Turu’nda her şey Bradley Wiggins’in şampiyonluğu için tasarlandı. Her ince ayrıntısına kadar. Hem Britanya hem de dünya bunu bekliyordu aylardır. Garip ama bu seneki parkura baktığınızda bile her şeyin sanki Wiggins’in şansına uygun olarak düzenlendiğini görüyorsunuz. Bazıları, ASO’nun yani Tur’u düzenleyen şirketin bunu bilerek yaptığını, Alberto Contador’un yokluğundaki seneyi böyle geçirmeyi tercih ettiğini düşünüyor. Elbette bu bir komplo teorisi ama bu teoriyi destekleyen yönler de yok değil. Neticede, ASO kar odaklı işleyen bir şirket. Anglosakson basının, Britanya ekonomisinin bisiklette böyle büyük bir pay almasını tercih etmiş olabilirler. Bu spora ekonomik krizden farklı şekillerde zarar gören İtalya, İspanya ve İtalya gibi ülkelerin yanısıra o pazara yöneltmeleri çok olası. Mesela bugün dünyanın en saygın gazeteleri arasında yer alan Guardian’ı, Independent’ı ve benzerlerini açıyorsunuz, Fransa Bisiklet Turu hep manşetlerde. Bu eskiden böyle değildi.
Team Sky’ın da bu işe soktuğu paralar inanılmaz düzeylerde. Alberto Contador’un doping cezasına rağmen Fransa Bisiklet Turu hiç yaralanmadı. Çünkü bisikleti krizdeki Avrupa ülkelerinden uzakta tutup Ada pazarına götürmeleri çok kritik oldu. Tek neden bu değildi fakat bu da Tur’u yükselten neden oldu.
Hep yan detaylardan bahsettik ama ne olursa olsun etkilemiştir parkur tasarımını. Ne olursa olsun, bir şekilde akıllarını çelmiştir. Bradley Wiggins’in bu seneki olası zaferinin neyi, nasıl etkileyeceğini onlar da görmüşlerdir. O yüzden yinelemek gerekirse Britanyalı bisikletçinin kazanacağını düşünüyorum. Şunu unutmamak lazım, üçüncü haftalar her zaman farklıdır, senaryolar yeni baştan yazılır. Elbette bir problem yaşayabilir, elbette bir sorun olabilir fakat neticede bir şekilde işi zamana karşıya taşıyacağını ve bir şekilde sarı mayoyu Buckingham Sarayı'na taşıyacağını ve Sir unvanını alacağını düşünüyorum.
Peki Cadel Evans neden bu kadar gerilere düştü? BMC’de ne yanlış gitti? Çok iddialı girdikleri bu sezonda istediklerini alamadılar.BMC’nin birkaç sorunu var. “Büyük Üçlü” olarak anılan Cadel Evans, Philippe Gilbert ve Thor Hushovd’a bakalım. Üçü de geçen sene kariyerlerinin en büyük yıllarını geçirmiş isimler diyebiliriz. Bu kadar yoğun başarılardan sonra aynı konsantrasyonu sağlamak zor. Bir ikincisi, hepsi üzerine takım inşa edilen adamlar. Özellikle de kariyerlerinin bu dönemlerinde kendileri için, sadece kendileri için çalışan bir takıma ihtiyaç duyuyorlar.
Thor Hushovd, çok iyi bir sezondan sonra hastalıklar, sorunlar yaşadı. Philippe Gilbert, çok yoğun, olağanüstü bir sezonun akabinde aynı konsantrasyonu sağlayamadı. Bu da normal. Hani şey gibi bu, Djokovic nasıl geçen sezon yaptıklarını bu yıla yansıtamadı. Aynısı Gilbert için de geçerli. Ekstra olarak biraz da şanssızlığını neden olarak gösterebiliriz.
Bir başka handikapları da geçen seneki kadroyla aralarındaki fark. Cadel Evans’ın şampiyonluğunda o takım desteği epey mühimdi. Bu yıl onu fazla bulamadılar. 2011 BMC takımına bakalım, Ivan Santaromita ve Steve Morabito Cadel’in şampiyonluğunda büyük rol üstlendiler. Ve geçen yıl takım sadece Avustralyalı liderin üstüne kurulmuştu. Bu sene öyle değil. Hushovd var, Gilbert var, daha henüz Büyük Tur tecrübesi kazanmamış bir Tejay Van Garderen var.
En önemlisi de tabii bu sene zamana karşısı Cadel Evans’tan daha iyi olan bir genel klasman adayı var: Bradley Wiggins. Geçen seneye dair en büyük fark bu.
Uygulamada 3M+ kullanıcı'a katılın
En son haberler, sonuçlar ve canlı spor yayınları ile güncel kalın
İndir
Bu yazıyı paylaş
Reklam
Reklam