Eurosport
Fransa Turu’ndan Beklentiler
Tarafından
Yayınlandı 04/07/2025 - 10:45 GMT+3
Mattias Skjelmose, Arkea B&B Hotels, en ünsüz bisikletçi, eğlenceli bisiklet videoları… Emre Köseoğlu, Fransa Turu’nun ilgi çekebilecek yönlerini derledi.
Pogacar ve Vingegaard, tek başlarına.
Görsel kaynağı: Getty Images
Tarihin en büyük rekabetlerinden birini izliyor olsak bile Fransa Turu tek bir sürece odaklanmak için çok uzun. Zaten Pogacar çok formda ve rekabetin nereye kadar devam edeceği meçhul gözüküyor. Belki Paris’e, belki de Pireneler'deki bir köye dek. Bu yüzden, 21 günün sakin yarış saatlerinde takip edeceğim bisikletçiler, hikayeler ve ihtimalleri derledim. Belki sizin de ilginizi çekenler olur...
Pogacar ve Vingegaard: Hayır, maddelerin hepsi bu kadar sıkıcı değil. Ama bir Tour de France yazısına Pogacar ve Vingegaard’dan bahsetmeden başlamak imkânsız. Pelotondaki diğer bisikletçiler yaprak ise onlar rüzgâr. Hatta belki dağ, tepe, vadi, ova ve tırmanış. Dauphine’de gördük ki artık coğrafyanın limitlerini geride bıraktılar. Düz etaplarda atak yapabiliyor, yokuş etaplarında sprint atabiliyorlar. Hem de bu atakları bazen Vingegaard başlatıyor.
Önümüzdeki Tour de France’ta bu iki ismin karakterleri hakkında daha çok şey öğrenmek istiyorum. Geçtiğimiz haftalarda fark ettim ki, bu rekabetteki iki bisikletçiyi de seviyorum, ama o sırada rekabeti kazanan tarafın yaptığı her şey sinirimi bozuyor. Mesela Vingegaard birkaç sene önce Tour’da yenilmez gözükürken ben onun korkak olduğunu, bu yüzden 10 Tour de France kazansa bile bir Pogacar etmeyeceğini düşünüyordum. Şimdiyse Pogacar’ın şımarık olduğunu düşünüyorum ve gereksiz bir atak yapıp kendini en yenilmez sandığı anda Tour de France’ı kaybetmesini istiyorum. Vingegaard’nun korkak olmadığının, Pogacar’ın da şımarık olmadığının farkındayım. Bu, benim 7.6 w/Kg ile baş etme yolum.
Şimdi bile taraf seçmekte zorlanıyorum. Düne kadar Pogacar'dan sıkılmıştım ve Vingegaard'yu destekleyeceğimden emindim. Takım tanıtımını bir gösteriye çevirdiğinde ise sanırım yeniden Pogacar'cı oldum. Paris'e dek birkaç kez daha taraf değiştirebilirim.
/origin-imgresizer.eurosport.com/2024/07/11/4001129.jpg)
Vingegaard, Pogacar'ı Le Lioran'da yeniyor.
Görsel kaynağı: Getty Images
Roel van Sintmaartensdijk: Kim olduğunu bilmiyorum, Intermarche’de yarışıyor. Arkasındayız.
Simon Yates: Son hafta okula gitmeye gerek yoktur ama ne var ne yok diye öylesine gidilir ya, o rahatlıkla geliyor.
İlk Haftanın Kaybedenleri: “Yarışın kazanılamayacağı ama kaybedilebileceği gün.” diye bir Tour de France klişesi vardır. Basit ama doğru olduğundan her edisyon 21 etabın en az yarısı için kullanılır. Bu yılın parkurunun ilk haftasındaki bütün etaplarda da bisikletçilerin aklında olacak. Çünkü ilk hafta boyunca Kuzey Fransa’dayız ve tırmanış etabı diyebileceğimiz bir gün yok. Genel klasmanda farklar açılmayacak, sarı mayo arka arkaya el değiştirecek ve gerginlik pelotonun üzerinde kalmaya devam edecek.
Daha da ilginci (hatta tehlikelisi), ilk yedi etaptan dördü patlayıcı finişlerle bitiyor. Yani puncheur’lerden kaçışa, genel klasmancılardan sprinterlere herkes için bir şans var. Herkes önde olmak isteyecek ve kaçınılmaz olarak kazalar yaşanacak. Giro’nun ilk haftasında Roglic ve Ayuso kaza yapmış, en büyük iki favori genel klasmanın dışında kalmıştı. Visma ve Emirates’in mega Fransa Turu takımları bir benzerine izin vermeyebilir ama ilk hafta sona erdiğinde bir sürü genel klasman liderinin şansı sona ermiş olacak.
Thibau Nys: En sevdiğim bisikletçilerden biri ama beklentim düşük. İlk Tour’unda pozisyon almakta sıkıntı yaşayabileceğini düşünüyorum.
46 Yıl Sonra Sarı – Yeşil Dublesi: Bu yılın parkuru sprinterler için büyük bir ödülle başlıyor. Altı yıl sonra, açılış etabı bir sprint. En büyük sprinterler için bile sarı mayoyu giymek kariyerleri boyunca bir ya da iki kez gelen bir fırsat. Mesela Cavendish’in 35 etabı, sarı mayoda ise sadece bir günü var.
1, 3, 8, 9 numaralı etaplar bu yarışın dört garanti sprint etabı. İlk ve ikinci hafta sonu koşulacak dört etaptan üçünün sprint etabı olması can sıkıcı. Prime time’da Damien Touze ve Jordan Jegat’yla kaçış keyfi izleyeceğiz.
Bu kadar az sprint etabı olması ve patlayıcı finişlerin bir kısmında maksimum puanların dağıtılıyor olması Pogacar’ın sarı ve yeşil mayo dublesi ihtimalini kuvvetlendirdi. Bunu son başaran bisikletçi Bernard Hinault, 1979’da Champs-Elysees’deki sprinti kazanmıştı.
En Ünsüz Bisikletçi: Adaylar: Emiel Verstrynge, Tim Naberman, Fabian Lienhard. Bence Naberman burun farkıyla en ünsüz.
Salı Dinlenme Günü: 14 Temmuz Bastille Günü pazartesi olduğundan o gün yarış var, 10. etabın ardından salı dinlenme günü olacak. Salı yapılacak dinlenme günü kışın yapılan Dünya Kupası gibi hissettirdi.
Velogames: Eurosport Türkiye olarak Tour de France için bir Velogames ligi açtık. 219164533 koduyla girebilirsiniz. Pogacar’ın 32 puanlık fiyatı, yakın zamanların en yüksek fiyatı. Vingegaard 24, Remco 18. Lige Eurosport ekibinden katılanlar da var, herkesi bekleriz.
Wout ve Mathieu: “Bir gün bizden daha genç biri, saçlarımızdaki aklara bakıp şu kaçınılmaz soruyu soracak: van der Poel mu daha iyiydi, yoksa van Aert mı? Biz de kupalara, madalyalara, sonuçlara bakıp şöyle diyeceğiz: Van der Poel. Ama hemen ardından ekleyeceğiz: Ama van Aert da ne bisikletçiydi! Van der Poel, van Aert’sız olmazdı. Onun yokluğunda gelen bir zafer, o formunda değilken koşulan bir klasik, ya da onun lastiği patladığında kazanılan bir yarış... Aile evinde alıştığımız bir yemeği dışarıda yemek gibiydi. Farklı bir tat, eksik bir malzeme olduğunu bilirdik." – Leonardo Piccione, Filippo Cauz, Bidon, 2023.
Zaman Limitini Birkaç Saniyeyle Kurtaran Bisikletçi: Beş saatlik etapta zaman limitini bir dakikanın altında farkla kurtarmak gerçek olamayacak kadar güzel. Emeğin ve talihin içimizi umutla dolduran bir birleşimi. Fakat bu her sene yaşanıyorsa biraz şüphe edebiliriz. Ya sportif direktörlerin matematik hesapları çok iyi, ya da kameralar ve hakem araçlarından uzak noktalarda bisikletçiler takım araçlarından biraz destek alıyor.
Mattias Skjelmose: Skjelmose hiçbir zaman en iyi veya en kötü bisikletçi olmadı. Ama yıllar boyunca kendisini bu iki etiketten birine ait hissetti.
Danimarkalı, bir zamanlar Kopenhag’ın kanalizasyon atıklarının boşaltıldığı ve işçi sınıfının yaşadığı Amager ilçesinde büyümüştü. Rouleur’e verdiği bir röportajda, çocukluğunu “içe kapanık, şişman ve utangaç” olarak tanımlıyor. Arkadaşı yokmuş, daha da üzücüsü, buna önem veren bir ailede büyümediği için arkadaşlarının olması gerektiğini bilmiyormuş.
11 yaşında, bir bisiklet kulübü onu kabul ettiği ve iyi davrandığı için orada yarışmaya başlamış. 15-16 yaşlarında bir sürü yarış kazanmaya başlayınca karakteri de değişmiş. Kaba, kibirli ve saygısız birine dönüşmüş. Onu eleştirenlere, yardımcı olmak isteyenlere sırtını çevirmiş. Bu süreçte, Skjelmose’nin çevresinde zaten az olan insan sayısı daha da azalmış.
Rouleur’e verdiği röportajda, bu yıkıcı halinin aslında kendi güvensizliğini saklamak için oluşturduğu bir kılıf olduğunu anlıyoruz. Skjelmose de bunu iki büyük olayın etkisinde anlamış: Pozitif doping testi ve en yakın arkadaşının bir yarışta hayatını kaybetmesi. Özellikle arkadaşını kaybetmesi, Skjelmose’nin bisikletle kurduğu bağı yeniden yapıcı bir bağa dönüştürmüş.
Başkalarının yanında duygularını göstermekte zorlandığını söylüyor Skjelmose. “Tek başıma; moralimi yerine getirmek, düşünmek, ağlamak ve yas tutmak için bisiklet sürüyordum. […] Bu deneyim bende bir ışık yaktı. Olgunlaştım ve yalnız kalmanın kaçılacak bir şey olmadığını fark ettim. Yalnız kalmaya ihtiyacım vardı, yalnız kalmaktan korkmuyordum. Hala yalnız bir insanım ama artık bu beni üzmüyor.”
/origin-imgresizer.eurosport.com/2025/07/03/4130016.jpg)
Skjelmose, Amstel Gold Race. Foto: Lidl-Trek Twitter
Görsel kaynağı: Eurosport
Skjelmose benim için yıllardır olabilecek en sıradan tırmanışçılardan bir tanesiydi. Tırmanıyor, beyaz çizgiye geldiğinde ilk 10 civarında oluyordu. Fakat bu röportaj sayesinde, merak ettiğim ve desteklediğim bisikletçilerden biri oldu. Başkalarından saklamak için onları kendinden uzaklaştırmayı bile göze aldığı güvensizliğini, bir mikrofon karşısında uzun uzun anlatması etkileyiciydi.
Umarım hastalık ve bir ton aksilikle geldiği Fransa Turu’nda istediğini elde eder. “Amager’de büyüyenler asla pes etmez.” demişti, şimdi bunu kanıtlama zamanı.
Eğlenceli Bisiklet Videoları: Skjelmose’nin yarattığı ağırlığı biraz dağıtalım. Frederik Frison’un Peter Sagan taklidi
Daniel Oss’un Peter Sagan taklidi
Danza Kuduro söyleyen Nairo
Groenewegen kılığında seyirci trolleyen Tour de Tietema
Tour’da her sene eğlenceli içerikler çıkıyor, bu sene de çıkacaktır.
Julian Alaphilippe: Kazanan Alaphilippe görmeyi hepimiz özledik. Etap kazanırsa arabada çekeceği dans videosunu da bir üst başlığa ekleyebiliriz.
10. Etap: Geçen sene Le Lioran’da Pogacar’ın atak yaptığı, Vingegaard’nun bir dakika fark eritip sonra sprintle kazandığı etabın bir benzeri. Güzel bir gün olacaktır. Her yıl bir kez yaşanan van der Poel - van Aert kaçış grubu etabı bu etap olabilir.
Bonifikasyon Kapılarının Kalkması: Jonas Vingegaard 2023’teki Combloux zamana karşı ve Loze tırmanış performansından birkaç gün önce “Tour de France’ı saniyeler belirlemez.” demişti. ASO da ona hak verdi, bonifikasyon kapıları kalktı.
Arkea B&B Hotels: İki sponsor birden sezon sonunda ayrılıyor. Her gün atak yapacaklar, her fırsatı deneyecekler. Hem kendilerini kurtarmak hem de takımı kurtarmak için. Belki Arkea’nın TdF kadrosuna girecek kadar iyi olan bisikletçiler profesyonel kontrat bulacaktır. Fakat bu yarışta kadroya giremeyenlerin gelecekleri de buradaki sekiz bisikletçinin elinde. Tahayyül edilemez bir baskı takımın omuzlarında.
Son İki Etap: 20. etap bir dağ etabı veya zamana karşı değil. Az tepeli bir kaçış etabı. Son etap ise Montmartre’ın eklenmesiyle bir gösteri etabı olmaktan çıktı. Güzel bir deney, umarım istedikleri sonucu alırlar.
Yazı: Emre Köseoğlu
Benzer Konular
Reklam
Reklam