Mayıs demek, Giro d’Italia demektir. Güneyin masmavi denizi, kuzeyin uçsuz bucaksız bağları, Dolomitlerin karlı zirveleri demektir. Bisiklet lügatinin Belçika topraklarından alınıp İtalya’ya geçmesi; ultimo chilometro, gruppo compatto, traguardo volante’nin üç haftalığına yeniden hatırlanması demektir.
Yarış geçen sene zor da olsa yapıldı fakat ekimde bir şeylerin eksik kalması kaçınılmazdı. Tarihi bisiklet yarışlarının tamamında olduğu gibi Giro’yu da özel kılan, taşıdığı miras. Bu mirasın önemli iki parçası olan seyirci ve gelenek yarışın dışında bırakılınca haliyle farklı bir yarış oldu. Zaten son haftada yaşananlar ve Milano’daki podyumun tuhaflığı da bunu destekler nitelikte.
İlk ve son etapta olmak üzere iki zamana karşı, ikinci haftada bulunan bir Strade Bianche etabı ve Monte Zoncolan parkurun öne çıkan detaylarıyken genel klasmanda iddialı olabilecek isim sayısı bu sene bir hayli fazla. Belki de eksi olarak söylenebilecek tek ayrıntı, sprinter kadrosunun zayıflığı olabilir.
Bisiklet
Bisiklet Masalı Asla Eskimeyecek
31/05/2021 - 14:00
https://i.eurosport.com/2021/05/02/3125276.jpg

Parkur:

Parkura bakış atmadan söylemek gerek ki, profiller ve haritalardan çıkarım yapmak adına önce bir bağlama sahip olmak gerek. O gün liderlik mayosu hangi takımda, kaçışı kovalamak isterler mi, hava şartları nasıl, önceki etapta yoruldular mı, genel klasman farkları ne durumda, kimler yarışta, kimler değil? Bu yüzden ilk günlerdeki etaplarda neler yaşanabileceği biraz olsun belliyken haftalar ilerledikçe denklemdeki bilinmeyenler artacak ve yarış bambaşka bir hale bürünecek. Kim derdi ki Giro d’Italia’nın sonunda Geoghegan Hart ve Hindley arasından kimin daha iyi zamana karşıcı olduğunu tartışacağız?
İtalya’nın birleşmesinin yüz ve yüz ellinci yıl dönümlerinde yarışı Torino’dan başlatıp Milano’da bitiren organizasyon, yüz altmışıncı yıl için de aynı uygulamayı seçti. İlk etap, şehir içinde sekiz kilometrelik kısa bir zamana karşı. Parkur teknik değil ve neredeyse tamamen Po Nehri’nin iki yakası boyunca ilerliyor. Eğer favorilerin başlangıç zamanları arasında hava koşullarında önemli bir değişim yaşanmazsa büyük farklar oluşmayacaktır.
İkinci etap Stupinigi’den başlıyor, Giuseppe Saronni’nin memleketi Novara’da tamamlanıyor. Son birkaç kilometreye kadar etabın Piemonte manzaraları dışında bir çekiciliği olmayabilir çünkü etap sprint için hazırlanmış oldukça kolay bir profile sahip. Pazartesi geçilecek üçüncü etap ise keyifli olmaya aday. Oropa’nın hemen altındaki Biella’dan başlayan ve kısa kısa tırmanışlarla zorluk katılmış etabın en kritik noktası 15 kilometre kala tamamlanacak olan iki kilometrelik patlayıcı tırmanış. Farklar henüz açılmadığından pembe mayoyu birkaç günlüğüne de olsa giymek isteyenler atak yapacaktır fakat biraz daha küçük bir grupla da olsa sprint finişi en muhtemel senaryo.
https://i.eurosport.com/2021/05/02/3125144.jpg
Genel klasmancıların gözüne kestirdiği etaplardan ilki Piacenza-Sestola etabı. Finişe iki kilometre kala geçilecek, dört kilometre %10 eğimli Colle Passerino’da farklar oluşmak zorunda. Kimin pembe mayo için aday olduğunu, kimin olmadığını bu etap göstermiş olacak. Atakların sayısını arttıracak ve herkesin zorlamasını sağlayacak bir başka etken ise bir sonraki günün Modena-Cattolica arasındaki sakin bir sprint etabı olması. Bisikletçiler o gün dinlenirken seyirciler için de yarış muhteşem bir Emilia-Romagna gezisine sahne olacak. Modena, Bologna, Imola, Forli, Faenza, Cesena ve Rimini parkur boyunca geçilecek kentler arasında yer alıyor. Doğduğu kent Cesena ve hayatını kaybettiği kent Rimini’den geçtiğimiz için Marco Pantani’nin adı gün boyunca sıklıkla anılacaktır.
Altıncı etap aynı zamanda yarışın ilk zirve finişi. Birinci kategoriden herhangi bir tırmanış barındırmasa da arka arkaya geçilecek iki ikinci kategori tırmanış fark yaratmak isteyenler için yeterli zorluğu sağlayacaktır. Tek sorun, tırmanışın ilk haftada geçiliyor olması. Genellikle en büyük favoriler erken etaplarda hamle yapmayı sevmez.
https://i.eurosport.com/2021/04/16/3115771.jpg
Yedinci etap Adriyatik boyunca güneye inilen bir sprint etabı ve rüzgar dışında heyecan verici fazla bir faktör bulundurmuyor. Bir sonraki gün Puglia’ya, yarışın en güney noktasına ulaşmış olacağız. Foggia’dan başlayan etap kaçış grubu için elle çizilmiş gibi. Etabın startı kaçış grubunun oluşmasını hızlandıracak bir tırmanışla başlıyor. Son bölümüyse sprinterler için çok zor, genel klasmancılar içinse biraz kolay.
İlk haftanın kraliçe etabı, gün boyunca Apeninlerde tırmanış ve inişlerle geçecek. Joe McGinniss’in şehrin futbol takımını konu aldığı The Miracle of Castel di Sangro kitabı dışında pek tanınırlığı olmayan Castel di Sangro’dan başlayan günde yaklaşık 3500 metre irtifa kazanılacak. Peloton son tırmanışa gelene kadar yorulup ufalanacaktır fakat günün en heyecan verici bölümü son iki kilometrede. Campo Felice’deki son, kayak merkezini de tanıtmak adına çakıl taşlı bir kayak pistinde. Ortalama yüzde dokuz eğim değeri bulunsa da, burası aslında gerçek bir yol olmadığından eğim her metre değişiyor. Belki 2019’da kullanılan uzatılmış Planches des Belles Filles’e benzetebiliriz, erken ataklar da görmek mümkün fakat asıl fark son kilometrede yaratılacak.
https://i.eurosport.com/2021/04/16/3115776.jpg
Pazartesi kısa bir sprint etabıyla peloton ilk haftayı tamamlarken salı da dinlenme günü olacak. Dinlenme gününü iyi değerlendirmek her zamankinden daha önemli çünkü sıradaki etabın son 70 kilometresinin 35’i sterrato’larda, Strade Bianche sokaklarında geçiyor. Tırmanışlı sektörler de bulunduğundan genel klasmanda büyük farklar görülmesi, genel klasman şansını tamamıyla kaybeden isimlerin olması mümkün. En son 2010’da böyle bir etap geçilmiş, Cadel Evans kazanırken yağmur ve çamur yarışı dağıtmıştı. Aynı zamanda Giro’nun bu seneki şarap etabı olan bu parkurun hafta içine konması talihsiz olmuş ama en azından Türkiye’deki izleyiciler etap 19 Mayıs günü koşulacağından biraz daha şanslı.
https://i.eurosport.com/2021/04/16/3115778.jpg
Strade Bianche etabını Montalcino’da kapattıktan hemen sonra sıradaki etap Siena’da başlıyor, Floransa’dan geçiyor ve Bagno di Romagna’da sona eriyor. Şehrin en önemli iki spor etkinliğinden biri olan Strade Bianche’yi iki ay önce bitiren Siena, Piazza del Campo’yu artık Il Palio’ya, at yarışına hazırlıyor ve Giro kentin dışından start alacak. İkişer ikinci ve üçüncü kategori tırmanış bulunduran parkur ilk bakışta kaçış grubuna uygun gözükse de etabın kaderi muhtemelen önceki etabın sonucuna göre belirlenecek. Sterrato’larda vakit kaybeden genel klasmancılar kaybettiklerini geri almak isterse farklı bir senaryo görebiliriz ama bacakları tüketen zorlu etaplardan sonra peloton genellikle kaçış grubuna izin verir.
Batı Roma’nın son başkenti Ravenna ve daha iki sene önce tarihi arenasında Giro’yu tamamladığımız Verona arasındaki etap sprinterler için son şans. Caleb Ewan gibi Fransa Turu’nda da yarışmayı planlayan sprinterler bu etaptan sonra yarışı bırakacak, siklamen mayoyu hedefleyenler Milano’ya kadar kalacaktır. Tabii sonraki etap çok daha önemli. Görece ‘kolay’ tarafından tırmanılan 14 kilometre %8.5 eğimli Zoncolan bu Giro’nun en zor tırmanışı. İlk bölümünde atak yapmak ilerleyen kilometrelerde yarışı kaybetmenize yol açabilir. Son üç kilometre neredeyse düz duvara tırmanılacak, %27 eğim bekliyor bisikletçileri. O noktaya gelindiğinde kimin kaç domestiği olduğunun bir önemi kalmayacak ve sadece bacaklar konuşacak.
https://i.eurosport.com/2021/04/16/3115781.jpg
Pazar etabında yarış kısa süreliğine birkaç kez Slovenya’ya uğrasa da başlangıç ve finiş İtalya’da. Kaçışa uygun, kısa tırmanışların bulunduğu bir etap olduğundan Matej Mohoric ve Jan Tratnik gibi Slovenleri ön tarafta görebiliriz. İlginç şekilde, yarışın ikinci dinlenme günü de pazartesi değil. Haftanın yorgunluğunun üzerine pazartesi yarışın kraliçe etabı geçilecek. Startın hemen ardından birinci kategoriden La Crosetta tırmanışıyla başlayan etapta Dolomitlerin ünlü tırmanışlarından Passo Fedaia, Passo Pordoi ve Passo Giau geçilirken 2026 Kış Olimpiyatlarına ev sahipliği yapacak Cortina d’Ampezzo’da etap sonlanacak. Tabii 2000 metrenin üzerinde üç zirve bulunduğundan hava şartlarının etapta bir değişikliği zorunlu kılabileceğini not etmekte fayda var.
https://i.eurosport.com/2021/04/16/3115783.jpg
Dinlenme gününün ardından yarış son haftaya Sega di Ala’daki zirve finişiyle başlayacak. 38 kilometre kala geçilecek Passo di San Valentino ana grubu epey azaltacakken 11 kilometre %9.8 ortalama eğimli Sega di Ala kazananı belirleyecek. Genel klasmanın durumu netleştikçe bu etabın senaryosu da belli olacaktır. Eğer bu noktaya büyük farklar olmadan gelinirse San Valentino’da ataklar beklememek gerek. Çünkü iki zor tırmanış etabı daha bisikletçileri bekliyor olacak.
https://i.eurosport.com/2021/04/16/3115784.jpg
Son haftanın dinlenebileceğiniz tek etabı Stradella’daki düz etap. Son bölümdeki küçük tırmanışlar ve yarışta sprinter kalmama ihtimali bu etabın kaçışa gideceğinin işaretçisi. Buna rağmen mesafe 231 kilometre olduğundan kesinlikle kolay bir etap beklemiyor bisikletçileri. Geçen sene son hafta 250 kilometrelik tamamı düz bir etaba başlamayarak grev yapan bisikletçiler acaba bu sene de benzer bir aksiyonda bulunur mu? Kaçıştaki 15 kişi dışında herkesin formaliteden tamamladığı, çok zor bir haftanın ortasındaki etabın uzunluğundan şikâyetçi olmaları gayet doğal.
İlk haftaları Apeninler ve Dolomitlerde geçiren yarış, Alplere son iki yol etabında uğrayacak. Birinci kategoriden iki tırmanış bulunduran etabın en zor tırmanışı, zirve finişine ev sahipliği yapacak Alpe di Mera. 10 kilometrelik tırmanışın ikinci yarısında eğim çift haneden aşağı hiç düşmüyor. Toplam 24 viraj barındırmasından Alpe di Mera’nın bu yönüyle İtalya’nın Alpe d’Huez’i olduğu söylenebilir.
Cortina d’Ampezzo’yla birlikte 5 yıldız verilen iki etaptan biri olan Valle Spluga etabı geçen sene Fransa’daki valilerin izin vermemesiyle iptal olan Colle dell’Agnello ve Izoard’lı etabın bir telafisi olarak konmuş. Filippo Ganna’nın şehri Verbania’dan başlanılan etapta İsviçre’deki 24 kilometrelik Passo San Bernardino ve dokuz kilometrelik Splügenpass geçiliyor. Final ise Alpe Motta’daki yedi kilometrelik %7.6 eğimli tırmanışta. Son tırmanış etabı olduğu için ataklar San Bernardino’dan başlayacak, finişe kadar durmayacaktır. Pembe mayo bir şekilde izole edilirse tahmin etmesi çok güç bir yarış olabilir.
https://i.eurosport.com/2021/04/16/3115787.jpg
Final son yıllarda sıklıkla olduğu gibi Milano’daki zamana karşıyla yapılacak. 30 kilometrelik parkurda iyi zamana karşıcılar ciddi fark kapatabilecekken önceki günlerde kendilerini fazla yoranlar da büyük zaman kaybedebilir. Geçen yılki gibi ilk iki son etaba aynı saniyede girmeyebilir ama zamana karşısıyla öne çıkan tırmanışçıların çoğu Fransa’da yarışacağı için bu etapta sürpriz performanslara tanık olabiliriz. Podyum ise artık klasikleşmeye giden yerinde, Duomo’nun karşısında olacak.

Favoriler:

Toplamda 39 kilometreyle, son dokuz senenin en az zamana karşı bulunduran Giro d’Italia’sı bu sene koşulacak. Bu da demek oluyor ki zamana karşı uzmanları bu yarışta pek yok, olanların da şansı az. 2200 metrelik bir Cima Coppi ve 2000 metrenin üzerine çıkılan sadece iki etap bulunduğundan bu yarışın kilit noktası olarak irtifa da gösterilemez. Asıl önemli olan, Zoncolan etabına gelindiğinde genel klasmandan kopmamış olmak ve ilk haftalar gereksiz yere yorulmayıp formunuzun zirvesine son hafta ulaşmak olmalı.
Son şampiyon Geoghehan Hart bu yarışta olmadığından bir numarayı takım arkadaşı Egan Bernal giyecek. Bernal, saf tırmanışçılara uygun bir parkurda akla gelen ilk isim fakat Tirreno-Adriatico’dan bu yana hiç yarışmadı. Şubat’ta Mont Ventoux’da, Mart’ta Strade Bianche ve Tirreno-Adriatico’da fena gözükmemişti lakin 52 gündür yarışmayan birini değerlendirmek mümkün değil. Acaba bu kadar uzun süre yarışmamayı kendi mi seçti yoksa sırt ağrıları yarışmasına izin vermiyor mu? Eğer ikincisiyse Bernal’in işi çok zor. Son Fransa Turu’nu da sırt ağrılarıyla koşmasına rağmen ilk hafta sorun yaşamamış, ikinci haftanın son günü ağrıları dayanılmaz olmuştu. Benzer bir durum bu yarışta da yaşanabileceğinden Ineos, Pavel Sivakov ve Daniel Felipe Martinez’i de genel klasmanın yukarılarında tutmak isteyecektir. Sivakov Alpler Turu’nda iyi gözükmüştü.
https://i.eurosport.com/2021/05/05/3126576.jpg
Sivakov’u geçerek kazandığı kraliçe etabın ardından Alpler Turu’nu da kazanan Simon Yates, favoriler arasında en formda isim. O yarışta Yates herkesten net bir farkla üstündü ve hedef olarak görse birden fazla etap kazanabilir, genel klasmandaki farkını daha da arttırabilirmiş gibi gözüktü. Bu yüzden Yates’in yarışa kuvvetli başlayacağına dair şüphe yok. Bacakları iyi durumda ve ilk haftadaki patlayıcı etaplar ona oldukça uygun. Fakat Yates’in üç sene önceki yarışta ilk haftalarda yaptığı ataklar dilini yaktı, artık gereksiz güç harcamamayı öğrenmiş olmalı. Bacaklarını son haftaya saklaması gerek. Eğer pembe mayoyu yarış sırasında sırtına geçirirse takımı önemli bir sınavdan geçecek. Tanel Kangert, Mikel Nieve ve Nick Schultz birinci sınıf tırmanış domestikleri sayılmazlar.
Tırmanış domestikleri bakımından şanslı takımlardan biri Bahrain-Victorious. Mikel Landa etrafında kurdukları kadroda Pello Bilbao, Damiano Caruso ve Gino Mader gibi üç iyi tırmanışçıya sahipler. Eğer Landa bir büyük turda podyuma çıkacaksa kariyeri boyunca eline geçecek en büyük fırsat bu olabilir. İyi bir takım, bol tırmanış ve minimum zamana karşı kilometresi. Bir diğer Bask Pello Bilbao aslında sezonun ilk bölümünü Landa’dan daha iyi geçirdi. Ortalıkta fazla gözükmediği için hatırlanan bir sonuç olmasa da geçen sene Fransa Turu’nu domestik olarak tamamlamış, sadece iki haftalık bir dinlenme süresinin ardından Giro d’Italia’ya gidip beşinci olmuştu. Yarışın ilk iki haftası Bilbao’ya daha uygun, Montalcino etabı geride kaldığında Bahrain’de zorunlu bir lider değişimi görülebilir.
La Vuelta’daki podyumuyla birinci sınıf tırmanışçılar arasına katılan Hugh Carthy, eliyle bir parkur çizse muhtemelen bu yarışı çizerdi. Ortalama bir zamana karşı yeteneğine sahip olan Carthy’nin en sevdiği tırmanışlar, geçtiğimiz sene kazandığı Angliru gibi belirli bir uzunluğun üzerinde ve çift haneli eğimlerde olanlar. Başta Zoncolan olmak üzere bu yarışta bol sayıda bulunan zirve finişlerini kazanmak için en büyük adaylardan biri. Simon Carr, Tejay van Garderen, Ruben Guerreiro ve Alberto Bettiol gibi isimleri barındıran EF kadrosu; en az Rapha’nın Giro için hazırladığı özel takım forması kadar iyi.
https://i.eurosport.com/2021/05/07/3127707.jpg
Aleksandr Vlasov, sezonun fazla görünmeyen ama iyi sonuçlar alan isimlerinden biri. Paris-Nice’teki ikinciliği ve Alpler Turu’ndaki üçüncülüğü doğru yolda ilerlediğine dair önemli işaretler. Buna rağmen, Vlasov’un üç haftalık bir yarış koşma konusunda hâlâ önemli eksikleri var. Şimdiye dek iki büyük tur koşarken bunlardan birini ikinci etapta bıraktı, diğerinde de ancak 11. olabildi. Bu iki yarışın ilki olan Giro’yu hastalanıp bırakmış, Vuelta’da ise daha ilk günden dört dakika geride kalmıştı. Takımı zayıf, kendisi için de biraz erken. Yeteneğe sahip, üç haftalık bir turda yarışmayı da zamanla öğrenecektir.
Jaws afişine Trofeo Senza Fine’yi ekleyerek yaptıkları paylaşımla lo squalo’nun Giro’da yarışacağını açıklayan Trek-Segafredo, bu yarışa başlayacaklar arasında Giro’yu daha önce kazanan tek bisikletçiye sahip. Aslında Vincenzo Nibali 14 Nisan’da el bileğini kırmış ve yarışı kaçıracağı söylenmişti. Lakin üç hafta içerisinde geri döndü ve oldukça güçlü bir takımın liderliğini yapacak. Henüz geçen sene Annemiek van Vleuten, Giro Rosa’da bileğini kırdıktan bir hafta sonra Dünya Şampiyonası’na katılıp ikinci olmuştu. Yani Nibali’nin bileği beklendiği kadar sorun yaratmayabilir. Asıl sorun, neredeyse iki senedir yarış kazanamıyor olması ve bu süre zarfında yakın geleceğe dair bir umut da vermedi.
Emanuel Buchmann, Dauphine’de yaptığı kazadan geri dönüş sürecine devam ediyor. Hâlâ dördüncü olduğu Fransa Turu’ndaki kadar güçlü değil ama Jebel Hafeet’teki dördüncülük ve Bask Turu’nda kazanmaya yaklaştığı etap genel klasman adaylarından biri olarak sayılması için yeterli. Eğer kendini iyi hissetmezse Felix Grossschartner, Matteo Fabbro ve Giovanni Aleotti’ye kaçışlara dahil olma izni çıkabilir.
Muhteşem geçen bir sezonun ardından DSM bu sezona hiç iyi başlamadı, hiç de iyi devam etmiyorlar. İtalya’ya gelirken umutları en az bir etap almak ve genel klasmanın üst basamaklarında yer edinmek olmalı. Jai Hindley’nin ne durumda olduğunu takım dışından kimse bilmiyor, belki kendi bile tam bilmiyor olabilir. Paris-Nice’te Benoot için çalıştığından kendini test edemedi, Katalunya ve Alpler turlarını ise yarıda bırakmak zorunda kaldı. Diğer genel klasman adayı Romain Bardet ise yeni takımında vasatın üzerine hiç çıkamadı. Arka arkaya iki sene Fransa Turu podyumuna çıkan Bardet’yi yeniden zirvede görmek için en azından biraz daha beklemek gerek.
https://i.eurosport.com/2021/04/12/3035367.jpg
Ve geriye kaldı Deceuninck Quick-Step. Remco Evenepoel, Joao Almeida ve Fausto Masnada; Torino’daki start çizgisinde eş güçler olarak başlayıp yarış ilerledikçe aralarındaki hiyerarşiyi belirleyecekler. Remco Evenepoel hiç büyük tur koşmamasına, ağustosta yaptığı kazadan beri ilk kez yarışmasına ve 21 yaşında olmasına rağmen bahis şirketleri tarafından bu yarışın en büyük üçüncü favorisi olarak gösteriliyor. Akıl almaz bir çılgınlık olsa da yeni nesil böyle, aleyhine işleyecek birçok faktöre rağmen ‘Evenepoel kesinlikle kazanamaz.’ demek mümkün değil ve o bunu defalarca kanıtladı. Quick-Step de zaten bunu bildiğinden genç yıldızla 2026’ya kadar sözleşme imzaladı ve geçen senenin yarıştaki en başarılı isimlerinden Almeida da kadrodayken (kâğıt üzerinde liderliği temsil eden) 1 ile biten numarayı ona verdiler. Eğer kazanırsa Haziran’da çok başka şeylerden konuşuyor oluruz, kazanamazsa da klişenin belirttiği gibi kaybetmeyi öğrenir.
Joao Almeida’nın Evenepoel’ün yanında bu yarışa gelmesi birçok şekilde yorumlanabilir. Zamana karşı kilometresi göz önüne alındığında Tour’a gitmesi kesinlikle daha makul olurdu ve genel klasmanı daha iyi bir noktada bitirebilirdi. Fakat oraya göndermeyip Giro’ya gitmesini istediklerine göre farklı ihtimallerden bahsedilebilir: Ya Evenepoel’e yardım etmesini istediler, ya Tour’da Alaphilippe’le sarı mayoyu kazanmak istiyorlar ya da Almeida hazır formdayken kullanalım dediler. Zamana karşı ve etap sonlarından topladığı bonifikasyonlarla bir süreliğine pembe mayoyu giymesi mümkün gözüküyor.
Son olarak bir de Fausto Masnada var. Tour de Romandie’yi üçüncü bitirerek harika bir performansa imza attı fakat ondan haftalar ilerledikçe muhtemelen domestik olması istenecek. Geçtiğimiz sene Stelvio’da pembe mayo Almeida geride kaldığında yardım etmeye gönülsüz gözükmüştü, Evenepoel’ün aşırı özgüvenini de hesaba kattığımızda ‘kurt sürüsü’nde bir takım içi çatışma yaşanabilir.
Genel klasman için direkt tehdit olmayan ama ilk 10’a adım atması muhtemel tırmanışçılar olarak Dan Martin, Marc Soler, George Bennett, Clement Champoussin, Davide Formolo, Domenico Pozzovivo, Rudy Molard, Jefferson Cepeda ve Jan Hirt sayılabilir.

Sprinterler:

Pek güçlü sayılmayacak bir sprint kadrosunun bulunduğu bu yarışta Caleb Ewan, sprint etaplarını almak adına en büyük favori. Maksimum hız olarak rakibi sayılabilecek Bennett, Demare ve Ackermann gibi isimlerin hiçbiri bu yarışta bulunmadığından doğru pozisyondan sprintlere girdiği sürece geçen yıl dört etap kazanan Arnaud Demare’ın yaptığının bir benzerini yapmaması için bir sebep yok. Demare’dan tek farkı, Fransa Turu hazırlıklarına başlamak adına yarışı ikinci haftanın ortasında muhtemelen bırakacağından siklamen mayoyu kazanamayacak olması.
https://i.eurosport.com/2021/04/12/3036544.jpg
Peter Sagan, Giro’ya Katalunya ve Romandie’de kazandığı etaplarla geliyor. İki yarışta elit sprinterlerle mücadele etmese de uzun süre sonra toplu sprint kazanmış olması iyiye işaret. Ewan kadar hızlı olmadığı kesin fakat hedefinde siklamen mayo olan birinin zaten etap kazanması şart değil. En iyi yaptığı işi, ara sprint kapılarında ve finişte birkaç puan toplamayı yine başarırsa saf sprinterlerin yarışı birer birer bırakmasıyla Milano’da puan klasmanının zirvesinde olması yüksek bir ihtimal.
Polonya Turu’nda aldığı cezanın ardından Dylan Groenewegen, cumartesi ilk kez yarışma fırsatı yakalayacak. Geride kalan dokuz aylık süreçte birçok hakaret ve tehdide maruz kalan Hollandalı, mental olarak zor bir dönemden geçtiğini açıklamıştı. Fiziksel olarak ne kadar hazır olduğu da şüpheli. Bacaklarına yarış günü yüklemek için muhtemelen turu tamamlayacaktır ve yarış ilerledikçe güçlendiğini görebiliriz. David Dekker ise Jumbo-Visma'nın diğer sprinteri ve ilk büyük turuna hazırlanıyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nde ilk üçe girebilecek kadar hızlı olduğunu gösterdi, hangisinin sprint atacağına takım karar verecek.
Giacomo Nizzolo’nun şubatta Almeria’da kazandığı yarış Qhubeka-Assos’un hâlâ bu sezonki tek zaferi ve ikinci bir zafer için en büyük umutları yine o. Max Walscheid ve Victor Campanaerts gibi iki iyi domestiğe sahip olacak. Klasiklerde beklenildiğinden iyiydi, büyüdüğü şehir Milano’ya kadar yarıştan çekilmezse siklamen mayo için gerçekçi bir aday.
Alpecin-Fenix, Belçika yarı klasiklerinin öne çıkan isimlerinden Tim Merlier ile sprint etapları kovalayacak. Takımı zayıf olduğundan her etap sonunda önde olamayabilir. Ona daha uygun olan sprintler, tırmanış ve zor bir günün sonrasında atılanlar.
Bir süredir zirveden uzakta olan Elia Viviani ve Fernando Gaviria, Davide Cimolai, Andrea Pasqualon, Stefano Oldani, Matteo Moschetti ve Andrea Vendrame sprint finişlerinde görebileceğimiz diğer sprinterler.
Evet, artık sahne Giro d’Italia’nın. Üç hafta boyunca 184 bisikletçi daha önce Coppi’nin, Merckx’in geçtiği yollarda bisiklete binecek ve 1909’dan beri yazılmakta olan kitaba bir bölüm daha eklenecek. Herkes hikâyenin sonunu merak ederken yolculuğun keyfini de unutmamak gerek. Ne de olsa bu sadece bir yarış değil, aynı zamanda bir kutlama.
Yazı: Emre Köseoğlu
İtalya Bisiklet Turu
Giro d'Italia | Yirmi birinci etap profili
30/05/2021 - 06:17
İtalya Bisiklet Turu
Giro d'Italia | Yirminci etap özeti
30/05/2021 - 06:13