Eurosport
Bradley Wiggins Olimpiyat
Tarafından
Yayınlandı 01/08/2012 - 09:05 GMT+3
Bradley Wiggins, Olimpiyat yolculuğunun son halkasında zamana karşıda altın için yarışacak. Britanya'nın beklediği adamı İnan Özdemir yazdı.
Eurosport
Görsel kaynağı: Eurosport
Londra 2012'nin açılış gününde Bradley Wiggins'ten daha mutlusu yoktu. Tören başlamadan evvel sahneye çıkmış, sarı retro Tour de France tişörtüyle milyonların önünde çanı çalan insan olmuştu. Danny Boyle'un tasarladığı gecede her şey onun için hazırlanmış gibiydi, The Jam'den The Kinks'e Britanya müzik tarihine saygı duruşunda bulunan eserler çalarken akıllara gelen isimlerden biri de Britanyalı bisikletçiydi. Wiggo, çığlıklar arasında cool bir şekilde görevini yerine getiriyordu.
Her şeyi başlatan bir Olimpiyat Oyunları'ydı. 1992 Barcelona'nın nasıl koca bir ulusu, İspanya'yı sporda yukarılara taşıdığı, bir jenerasyona nasıl bir ilham kaynağı olduğu tanıdık hikayedir. Doğrudur bu, bir eksikle.Sadece etkilenen küçük yaştaki İspanyollar değildir. Vatandaşı Chris Boardman'ın oradaki altın madalyasını televizyon başında izleyen Bradley, annesinin de telkiniyle o yaştaki bütün çocukların hayali olan futbolu bırakıp bisiklete başlamıştı.
Olimpiyat Oyunları, sadece ilham değildi Bradley Wiggins için. Başarı demekti, madalya demekti, tarih yazmak demekti. 2000 Sydney'de 20 yaşında aldığı bronz, o güne kadarki en büyük başarısıydı. 2004 Atina'da bir altın, bir gümüş, bir bronzla koleksiyonuna yeni parçalar ekliyordu. 2008 Pekin, kariyer zirvesi oldu. Aldığı iki altın, onu pist bisikleti tarihinde özel bir yere koydu.
Madalyalar, başarıları, ödüller arasında Bradley Wiggins bir şeyi daha keşfetmişti. Olimpiyat Şampiyonu olmak seni bir anda her şey yapmıyor. Nasıl? Bir gecede çok zengin olmuyorsun, bir gecede harika bir hayatın olmuyor, bir gecede dünyanın en ünlü insanı olmuyorsun. Atina'daki üç madalyasından sonra rahat bir şekilde evine dönmüştü. Başarısının tadını çıkarıyor, sabahtan akşama kadar içki içiyordu. Olimpiyat Oyunları'ndan önce başladığı mortgage ödemeleri onu zorluyor, karısı Cath'le birlikte maddi anlamda çok zorlanıyorlardı. Atina dönüşü her şeyin değişeceğini umuyordu ve aslında hiçbir şey değişmedi. Wiggins depresyona girdi.
"Bütün bunlara değer mi?" 2004 Olimpiyat Oyunları sonrası Wiggo'nun kendi kendine sorduğu soruydu. Kendini salmıştı ve uzun bir süre idare etti. Bugün öyle düşünmüyor. 2012 Fransa Bisiklet Turu şampiyonu olduktan, bir bisikletçinin hayatında ulaşabileceği en büyük zaferlerden birine ulaştıktan iki gün Olimpiyat çalışmalarına geri dönüyor, sıkı antrenman yapmayı sürdürüyor. Yolda Mark Cavendish'i taşımak, zamana karşıda kendi madalyasını almak için. İlki olmadı, sıra ikincisinde...
Britanyalı bisikletçi için tarih yolculuğu 12 önce başladı. İspanya Bisiklet Turu'nu üçüncü, Dünya Zamana Karşı Şampiyonası'nı ikinci, sırasıyla Paris-Nice'i, Dauphine'yi ve Fransa Bisiklet Turu'nu zirvede bitirmeden önce evinde oturup bunları nasıl yapacağını düşünen bir adamdı. Kendi ifadesiyle hayatı boyunca gerçekten çok sıkı antrenman yaptığı bir dönem yoktu. Bu sene oldu, karşılığını aldı. Yoruldu, ailesinden uzak kaldı, dayanılmaz bir medya ve taraftar baskısının altında terlediği zamanlar oldu. Bir şekilde her şey yolunda gitti. Şimdi son bir hedefi var. Olimpiyat Zamana Karşı Yarışı'nda altın madalya alıp Britanya tarihinin en çok madalya kazanan sporcusu olmak.
Daha iyi bir zamanlama olamazdı. Londra'da henüz altınla tanışmayan Britanya'da yük onun sırtında olacak. Bir kez daha, bu kez her şeyin son noktası olarak tarih yazmak isteyecek. Ardından yoğun, stresli, sıkıntılı ve başarılı geçen bitiren muzaffer bir komutan edasıyla Mallorca'ya ailesiyle tatil yapmaya gidecek ve belki de dünyanın en komik tweet'lerini atacak. Her şey bir Olimpiyat Oyunları ile başladı, her şey bir Olimpiyat Oyunları ile bitebilir. Wiggins, 21. yüzyılın bir kahramanı. Şimdi 21. yüzyıl da onun olabilir.
Benzer Konular
Reklam
Reklam