Wout van Aert, Kopenhag’daki sandalyesinde, zamana karşının bitmesini beklerken kazandığını düşünüyor olmalıydı. Erken sevinmesi durumunda yaşayabileceği hayal kırıklığı ihtimali belki de yüzünü donuklaştırıyordu ama kazandığına inanmıştı. Mantıklı insanların da yapacağı buydu zaten. Ganna, Pogačar, van der Poel, Küng gibi etabı kazanabilecek isimlerin hepsi parkura çıkmış; hiçbiri onu geçememişti. Zeminin kuruması ve Lampaert’ın kazanması, bir mucizeydi.
O zamanlar farkında olmasak da van Aert’ın Fransa Turu anlatısını özel kılan bu ikincilikti. Eğer o gün zamana karşıyı kazanıp sarı mayoyu alsa en büyük hedeflerini ilk günden gerçekleştirmiş olacak, geriye yapılacak pek de bir şey kalmayacaktı. Şimdi ise, ‘neredeyse kazanacak olan’ van Aert’ın önünde aşılması gereken bir engel vardı.
Yarış Fransa’ya döndüğünde aradaki etapları ikinci bitirerek sarı mayoyu sırtına geçirse de asıl gösterisini Calais’de, tek başına finişe gelirken yapacaktı. Genel klasmanda vakit kazanmak amacıyla başlatılan atakta van Aert fazla hızlı gidince ne Roglič ne de Vingegaard takım arkadaşının tekerine tutunabildi. 10 kilometre boyunca pelotona karşı tek başına direndi, çizgiyi geçerken ise kanatlandı. Bu ihtişamlı sevinç, onun görevini tamamladığını gösteriyordu. İlk üç etapta ikinci olan Belçikalı, kendi deyimiyle ‘bu kez risk almak istememişti’.
Bisiklet
Nairo Quintana, İspanya Bisiklet Turu'ndan çekilmek zorunda kaldı
18 SAAT ÖNCE
https://i.eurosport.com/2022/07/05/3404739.jpg
Roubaix etabında takım arkadaşlarına yardımcı olurken mayoyu bir şekilde korudu, Longwy’de ise epik tiyatronun son bölümünü oynadı. Lozan’da gördüğümüz üzere, pelotonda kalsa etabın en büyük favorisi olacaktı ama kaçmak istedi. Kaçışa girene dek çok kez denedi, nihayetinde başarılı oldu. Tek sorun, grubun finişe ulaşmayacağının açıkça belli olmasıydı. Jakob Fuglsang ve Quinn Simmons, pelotona karşı koymaya yeterli değildi. Kazanamayacaklarını fark eden Fuglsang, bir noktada vazgeçti. Derdini van Aert’a da anlattı ama Belçikalı onu dinlemedi. Van Aert biraz sonra Simmons’ı da dökecek ve yoluna tek başına devam edecekti. Yol kenarında, sarı mayoyu tek başına kaçarken gören seyirciler şaşırmış olmalıydı. Bu, yüz yıl öncesinin bisikletiydi. “Önde tek başına bir adam var;mayosu güneş sarısı, adı Wout van Aert.”
Elbette Wout van Aert bir noktada yakalandı, ardından da geride kalarak sarı mayosunu kaybetti. Bir kahramanlık gösterisine şahit olan sarı mayonun sıradaki durağı etabı da kazanan Tadej Pogačar’dı. Roglič’in tekerini o kadar kolay takip etmiş ve ikinci Matthews’e öyle bir fark açmıştı ki henüz altıncı etaptan, ‘Fransa Turu bitti.’ sesleri yükselmeye başlamıştı. La Super Planche des Belles Filles’de ise Pogačar’ın en azından bir rakibi olduğunu gördük. Jonas Vingegaard, Slovenyalıyı çizgiye kadar zorlamayı başarmıştı.
Çakıl taşlı bölümün başında görevini tamamlayan Majka, geriye doğru düşerken yaptığı kol hareketiyle sahneyi Pogačar’a devrediyordu. Yaptığı hareket, “Hadi şimdi git etabı kazan!” der gibiydi. Pogačar’ın son iki yılda kurduğu dominasyon o kadar belirgindi ki Majka dahil herkesin aklında sadece ne zaman, nasıl kazanacağı vardı. Kämna metreler kala yakalandı, Vingegaard atak yaptı, Pogačar biraz geç de olsa takip etti ve son anda etabı kazandı. Fakat Vingegaard’nun atağındaki güç ve Pogačar’ın bir anlık da olsa sendelemesi en azından elimizde bir yarış olduğunu gösteriyordu.
Tadej Pogačar bu kadar güçlü gözükürken onun en büyük favori olmadığını söylememek delilik olur. Şimdiye dek ne bir zaaf gösterdi ne de bir şanssızlık yaşadı. Mekanik problemin bile onu nötral alanda bulması, son üç senenin özetiydi. Buna rağmen, iki sene önce de çok benzer bir durumda bulunduğumuzu hatırlarsınız. Roglič ilk haftalarda yarışın en güçlü ismiyken farkı yeterince açamamış, 57 saniye avantajla girdiği son zamana karşıda tarihe en yakından tanıklık etmişti.
https://i.eurosport.com/2022/07/08/3407022.jpg
Benzer bir durum bu yarışta da geçerli. Pogačar an itibariyle yarışın en kuvvetli ismi fakat bunun kalan iki haftada da devam edeceğinin bir garantisi yok. Eğer yapabiliyorsa önümüzdeki Alp etaplarında Vingegaard ve Ineos liderleriyle olan farkını güvenli bölgeye çekmeli. Rakiplerini ister istemez küçümsemek, bu seviyedeki sporcular için gayet doğal ama bir o kadar da pahalı bir hata.
Pogačar’a karşı strateji geliştirmenin en zor yanı, onun her şeyi yapabiliyor olması. Yarış başlamadan rüzgârlı ve taşlı günlerde zorlanabileceği, takımının yetersiz kalabileceği konuşuluyordu. Belki takımından pek bir yardım görmedi ama kendisi hep en öndeydi. Rüzgârlı günlerde takip edilecek en iyi takımı seçti, Roubaix etabında ise klasikçilerden bile iyi yarıştı. Ön gruptan hiç düşmedi, biraz şanslı olsa genel klasman rakiplerine 13 saniyeden çok daha fazla fark atabilirdi.
Bu yüzden, Jumbo başta olmak üzere rakiplerin hiçbiri Pogačar’a karşı nasıl yarışacaklarından emin değil. Fransa Turu’nun bir önceki imparatoru Chris Froome, geleneksel bir genel klasmancı profilindeydi. Tırmanış ve zamana karşıda sorun yaşamazdı ama iniş, taşlı yollar, sprint, bisiklet kontrolü ve pelotonda pozisyon alma gibi ekstra becerilerde sorunları vardı. Pogačar ise bu konuların her birinde çok iyi.
Yine Chris Froome örneği üzerinde gördüğümüz gibi, dominasyon bir eşiği geçtiğinde sadece psikolojik faktörler bile sarı mayonun kaybetmesini engelliyor. Diğer bisikletçilerin inancı kırıldığında, ikincinin veya üçüncünün yaptığı atağı bile sarı mayonun geri getirmesine gerek kalmıyor. Genel klasmandaki diğer rakipler kendi pozisyonlarını korumak adına tempo yapıyorlar, sarı mayo da rakiplerini domestik niyetine kullanıyor.
https://i.eurosport.com/2022/07/11/3408498.jpg
Vingegaard, yarış başladığından beri uzun tırmanış etaplarını beklediğini yineliyor. Eğer bir şekilde Pogačar’ı konfor alanının dışına itecekse bunun Alplerde veya Pirenelerde olacağının farkında. Pogačar’ın finişlerden topladığı bonifikasyonları dert etmediğini, Fransa Turu’nun daha büyük farklarla sonuçlanacağını söyledi ve yarışma tarzı da bunu kanıtlıyor. Rakibi her sprinte, her saniyeye saldırırken Vingegaard sadece takip ediyor.
Ineos için de gayet iyi bir ilk hafta geride kaldı. Thomas ve Yates, yarışın üç ve dört numaralı favorileri olarak yollarına devam ediyor. Önümüzdeki üç etap, yarışın seyrini belirleyecek günler. Megève, Granon ve Alpe d’Huez etapları geçildiğinde; Fransa Turu’nun resmi çok daha net olacak.
Emre Köseoğlu
İspanya Turu
İspanya Bisiklet Turu | 1. Etap
19 SAAT ÖNCE
İspanya Turu
İspanya Bisiklet Turu (Vuelta a España) - Tanıtım
11/08/2022 - 21:31