Boks

Erkek egemen boks dünyasında bir Türk kadını: Melissa Takımoğlu

Share this with
Copy
Share this article

Melissa Takımoğlu

Image credit: Eurosport

ByEurosport Türkiye
18/10/2019 at 07:54 | Updated 19/10/2019 at 07:58

Son dönemde Britanya ve ABD’de düzenlenen önemli boks gecelerinde ünlü promotörlerin ve sansasyonel boksörlerin yanında yeni bir sima görüyoruz. Melissa Takımoğlu boks dünyasında adımlarını sağlam atarak önemli isimlerin temsilciliklerini yürütüyor. Cihat Gemici; Melissa Takımoğlu ile kurduğu şirket, Tyson Fury ve bir kadın olarak erkek egemen boks dünyasında edindiği yer hakkında konuştu.


Öncelikle sizi tanıyalım. Sıkı boks takipçileri; Terence Crawford, Tyson Fury gibi yıldızların yanında Melissa Takımoğlu ismini duyunca “kim bu kadın” diye merak etti.

Boks

Boksun efsaneleri #13 | Jack Dempsey

25/05/2020 AT 15:08

Londra merkezli boks promotörleri, boksörler ve diğer spor figürlerini medyada temsil eden Melt Pr isimli spor medyası/PR (halkla ilişkiler) ajansının direktörüyüm. Bugüne kadar şirketimiz Britanya medyasında beş dünya şampiyonluğu organizasyonunun medya ilişkilerini düzenledi. 10 yıldır PR işindeyim, bilgimi ve tecrübemi Türkiye’ye taşımak istiyorum.

Boksa ilginiz ne zaman başladı? Ben ilk olarak haksızlığa uğrayan bir boksörünüzle ilgili attığınız bir tweet ile sizi fark etmiştim. Birkaç yıl önceydi sanırım.

Beş yıl önce, o dönemki partnerim ağır sıklet boksörüydü. Ben de onun reklam işlerini yürütüyordum. 2017 yılında nakavt olduktan sonra beyninde bir sorun oluştu ve emekli olmak zorunda kaldı. Aslında bu olaydan sonra benim için zor bir karardı ama boksun içinde kalmak istedim. PR tecrübem ve bilgimle boks sektörüne bir değer katabileceğimi düşündüm. Kendi platformumu boksörlerin daha bilinir olması ve hikâyelerinin paylaşılmasına yardım etmek gayesiyle kullanmayı hedefledim.

İngiltere’deki kariyer geçmişiniz nedir? PR üzerine mi eğitim aldınız?

Ben Britanya’da doğdum. Ailem Emirganlı. Büyükbabam Baki Kızgınkaya 25 yıl o bölgede muhtarlık yapmış ve çok tanınan bir sima olmuş. Babam da İstanbul ve Londra arasında mekik dokuyan bir iş adamıydı. Ne yazık ki ben 15 yaşımdayken babamı bir trafik kazasında kaybettim. Londra’da kaldım ve Fransızca, işletme ve tiyatro çalışmaları okudum. Mezun olduğumda müzik sektöründe PR işinde çalıştım. Çok keyif aldım. Kariyerimin geri kalanı bu iş tecrübem üzerinden yürüdü. Üniversite, babamı kaybedip aileme bakmak zorunda kaldığım andan itibaren bir opsiyon olmaktan çıktı.

Top Rank’in Tyson Fury gecesindeydiniz. ABD’de nasıl bir ortam vardı? Tyson Fury için küresel bir yıldıza dönüştü diyebilir miyiz? Bu dönüşümde PR ne rol oynadı?

Tyson Fury her zaman şovu nasıl yöneteceğini çok iyi bilen bir boksör. Doğuştan gelen bir eğlence içgüdüsü var. Kesinlikle küresel bir yıldıza dönüşme yolunda ilerliyor. Gerçekten halkın şampiyonu. Akıl sağlığı ile ilgili sorunlar yaşadı ve bu hikâyeleri anlatmaktan çekinmiyor. Bu ve benzeri hastalıklarla uğraşan birçok insana yardımcı oldu. ABD’de çıktığı son iki maçında onunla çalışmaktan büyük keyif aldım. Tom Schwarz ve Otto Wallin maçlarında Britanya ve ABD medyasını bu gecelere kanalize ettik. Yine ring kenarında ESPN ve Top Rank’in sosyal medyaları için röportajlar ayarladık. Bu röportajlarda hem sağlık sorunlarından kurtuluşunu hem de ring içindeki kabiliyetlerini anlattı.

Bir şirkete dönüşme fikri nasıl doğdu?

PR işini, beş yıl önce en basit seviyede, boksta yapmaya başladım. Boksörlerin PR ve medya işlerini tek elden yürüten bir şirket olmadığını fark ettim. Şirketi kurdum ve kendi adımın kısa halini verdim: Melt T. Basit ve hoş.

Sıfırdan başlayarak Bob Arum’a kadar uzanan serüvenden biraz bahseder misiniz?

İlk olarak üst seviyede 2018 yılında Paul Dogboe ile görüşmemizle başladık. Oğlu Isaac Dogboe, Philedelphia’da Jesse Magdaleno ile maça çıkacaktı. Bizden reklam işlerini yürütmemizi istedi. Isaac WBO şampiyonu oldu. Britanya’da Aralık 2018’e kadar temsilcisiydim. Ardından Top Rank ile görüştük. Terence Crawford-Amir Khan maçında medya ilişkileri ve basın toplantıları görevini aldım. Üç farklı basın toplantısı düzenledik. Matchroom ve Frank Warren ile de çalıştım. Khan, Crawford, Vasyl Lomachenko, Teofimo Lopez, Fury gibi isimlerle çalıştık. Şimdi de Regis Prograis-Josh Taylor maçı için Matchroom ile birlikte çalışıyoruz.

Fury ring dışında nasıl birisi? İstekleriyle ya da davranışlarıyla sizi en çok şaşırtan isim kim oldu?

Fury çok kibar ve resmi. İnancına sadık, kendisini baba ve eş olmaya adamış. Çok fazla talebi yok. Dibi gördükten sonra insanlara ilham olmak için uğraşıyor.

Aslında Lomachenko’nun çok ilginç bir boksör olduğunu söyleyebilirim. Çok garip antrenman metodları var. Kiev’de onun antrenman kampında olduğum için çok şanslıydım. Luke Campbell maçına hazırlanırken balık tutmaya gitti, tenis ve voleybol oynadı, son olarak da güreşti. Her aktivite, kendi içinde bir mantığı olan boks maçına hazırlık kapsamındaydı. Daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim. Ona neden tüm sıkletlerin en iyisi dediklerini orada anladım.

Türkiye’de boks pek ilgi çeken bir spor değil. Dışarıdan bakıldığında Türk sporunu nasıl görüyorsunuz?

Türkiye’de spor severler takım sporuna daha yatkınlar. Bu yüzden futbol birinci sırada yer alıyor. Bence boksu da seviyorlar ama henüz yeterince bilgi sahibi değiller. Türkiye’nin boks adına önemli bir pazar olduğunu düşünüyorum. İstanbul’da iş yaparak hem boksu tanıtmak hem de Türk kadınlarının çok çalışıp kafalarına koyduklarında her şeyi başarabileceklerini göstermek istiyorum.

Sporda halkla ilişkiler kariyeri yapmak isteyenlere ne önerirsiniz?

İlk olarak hangi sporda ilerlemek istediğinize karar vermelisiniz. Bu alandaki en iyi yazarları ve muhabirleri tanımalısınız. Alanı hem içerden hem dışarıdan çok iyi bilmelisiniz. Spor dalıyla ilgili organizasyonlarda iletişim ağınızı kuvvetlendirmelisiniz. PR’ın bir okul ile öğrenileceğini düşünmüyorum. Kendiniz yaratıcı olmalısınız.

Erkek egemen bir sporda bir kadın olarak en üst seviyede işleri yürütmenin zorlukları mı daha fazla yoksa avantajları mı?

Erkek egemen bir sektörde sağlam durabilmelisiniz. Bu önemli. Kendimi farklı olarak görmüyorum. Odadaki her hangi bir kişiyim. Diğerleri masaya ne getiriyorsa ben de daha iyisini getirmeye çalışıyorum. Belki kadın olarak dikkat çekmek bir avantaj olarak görülebilir. Ama bu avantajı yeteneğiniz ve ortaya çıkardığınız işlerle pekiştirmelisiniz. Bu şekilde saygı görebilirsiniz. Tüm günün sonunda isteyeceğiniz şey bu oluyor. Saygı.

Boks

Boksun efsaneleri #12 | Joe "Smoking" Fraizer

22/05/2020 AT 14:28
Boks

Boksun efsaneleri #11 | Ölümcül İçgüdü: Deontay Wilder

18/05/2020 AT 14:45
Related Topics
Boks
Share this with
Copy
Share this article

Latest News

Boks

Boksun efsaneleri #13 | Jack Dempsey

25/05/2020 AT 15:08

Latest Videos

Boks

Boksör ringden böyle kaçtı

00:00:34

Most popular

WEC

The Race All-Star - 16/05

16/05/2020 AT 13:47
View more