Montreal'de bulutlu bir pazar günüydü. Saint Lawrence Nehri üzerindeki Notre Dame Adası oldukça kalabalık ve hareketliydi. Formula 1'de 1995 sezonunun altıncı ayağı başlamak üzereydi ve yarışa ilgi çok büyüktü. Sabah saatlerinde etkili olan yağış, pisti sular altında bırakmış fakat daha sonra bulutların çekilmesiyle birlikte yüzünü gösteren yaz güneşi zemini kurutmuştu.
Sezon başında tasarladıkları araçları yıl içerisinde geliştirmeye çalışan bazı takımlar, çoğu yarış öncesinde olduğu gibi Kanada GP'sine de birtakım güncellemeler eşliğinde gelmişlerdi. O takımlardan biri de Ferrari'ydi. Jean Alesi, yeni bir direksiyon simidi kullanacaktı. Ancak bu yeni simit, kırmızı kokpitte beşinci sezonunu geçiren yetenekli ismin sürüş tarzını değiştirmeyecekti. Fransız pilot bu yeni direksiyonu da herkesin görmeye alışık olduğu şekilde tepeden tutacak, ellerini olabildiğince yukarıda konumlandıracaktı.
Sıralama turlarının yıldızı ve haliyle pole pozisyonunun sahibi, son şampiyon Schumacher'di. Onu Williamslar ve Ferrariler takip ediyordu. Berger dördüncü, Alesi ise beşinci cepteydi. Startın ardından mücadelenin ilk saniyeleri temiz geçildi fakat turun sonlarına doğru ortalık karışmaya başladı. Günün ilk olayı Alesi'nin hemen arkasında gerçekleşti. Altıncı sıra için çekişen Herbert ve Hakkinen temas yaşadı ve iki isimde yolda kaldı. Peşindeki rakiplerin birbirine girmesi Alesi'nin işine yaradı. Turun sonunda yarışa başladığı noktada olan Fransız pilot, arka tarafı unutabilir ve tamamen öndeki mücadeleye odaklanabilirdi.
Formula 1
"Alonso'dan çok şey öğrendim"
DÜN - 14:28
https://i.eurosport.com/2019/02/15/2523759.jpg
Yarış hakemleri tarafından Herbert ve Hakkinen'in asfalt üzerindeki araçlarına henüz müdahale edilmekteyken ikinci bir olay daha meydana geldi. İkinci turun orta noktasında, sekizinci virajdan hemen önceki köprünün altında aracının kontrolünü kaybeden David Coulthard, çakıl havuzundaydı. Bu sırada Ferrariler, Coulthard'ı yalnızca birkaç metre geriden takip ediyordu ve Alesi, hemen önündeki takım arkadaşını geçmek üzere atağa kalkmıştı. Spin atan Williams ile gerçek anlamda "burun buruna gelen" Ferrari ikilisi frenlere sonuna kadar asıldı ve büyük bir kaza ucuz atlatıldı. Bu ufak karambolden karlı çıkan isim, Alesi oldu. Dördüncü sıraya yükselmek için Berger'e karşı yaptığı hamle, Coulthard'ın da hatasıyla birlikte onu üçüncü sıraya taşıdı.
27 numaralı kırmızı aracın bir sonraki atağı 17. turda geldi. Montreal'in meşhur "U" virajında geç bir frenajla içeri dalan Alesi, Damon Hill'i güzel ve cesur bir atakla geride bıraktı. Artık ikinci sıradaydı ve kariyerinin başından beri bir türlü ulaşamadığı galibiyetle arasında yalnızca Michael Schumacher vardı. Ancak bu son engeli geride bırakmak pek kolay olmayacaktı. 30. tura girilirken ikinci, lideri 12 saniye geriden takip ediyordu. Pit stopların ardından mesafe daha da açıldı. 40. turda fark 26 saniyeye çıktı ve 50. turun başında 31'e kadar yükseldi. Son şampiyon oldukça hızlıydı ve onu yakalamak imkansız gibiydi. Bir mucize yaşanmalıydı.
58. tur, yarışın dönüm noktası oldu. Schumacher'in Benetton'u bir anda üçüncü viteste takılı kaldı ve büyü bozuldu. Yavaş bir şekilde pite yönelen Alman pilot, büyük bir fark yarattığı mücadelede liderlikten olduğu yetmezmiş gibi bir de uzun süren pit stop sebebiyle ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı sıraları da kaybetti ve yarışa yedinci olarak döndü. İki tur önce 1 numaralı Benetton'u 33 saniye geriden takip eden Alesi, şimdi ise o Benetton'un neredeyse bir tur önündeydi.
https://i.eurosport.com/2015/06/04/1606585.jpg
Mücadelenin kalan kısmı yokuş aşağıydı. Yarışı en yakın rakibinin yarım dakika önünde sürdüren ve 69 turun ardından damalı bayrağı ilk sırada geçen Fransız pilot, kariyerinde bir ilke imza attı. 27 numaralı Ferrari'nin bu zaferi, Kanadalı taraftarları sevince boğdu. Gilles Villeneuve'un memleketinde, yarışı Gilles Villeneuve kazanmışçasına büyük bir coşku yaşandı. Öyle ki seremoniyi izlemek için sabırsızlanan birçok seyirci, henüz tüm pilotlar bitiş çizgisine ulaşmadan piste hücum edince damalı bayrağın yanına bir çift de sarı bayrak eklendi. Pit yolunda, bitiş çizgisinde ve ilk iki virajda oluşan insan seli, son turun iptal edilmesine ve klasmanın 68 tur üzerinden değerlendirilmesine sebep oldu. Ancak bu durum Alesi'yi hiçbir şekilde etkilemedi. Fark oldukça büyüktü ve dolayısıyla kazananın kim olduğu, hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortadaydı.
O gün takvimler 11 Haziran'ı gösteriyordu. Jean Alesi dünyaya gözlerini açalı tam 31 yıl olmuştu ve doğum günü çocuğu için kutlama zamanıydı. 1995 Kanada GP'si, Alesi'nin Formula 1'deki 91. yarışıydı. Geride kalan 90 yarışta 15 kez podyuma çıkmış, başka bir deyişle o güne kadar kariyerinin altıda birini podyumda geçirmişti. Fakat hiçbir zaman en üst basamakta yer almamıştı. 31. yaş gününde ise dünyanın en büyük partilerinden birini verdi ve bu özel günü, olabilecek en güzel yerde, podyumun tepesinde kutladı.
Yazı: Engin Bakırburç
Formula 1
"Bir daha asla"
DÜN - 08:24
Formula 1
Hamilton, Formula 1'i sanat formuna benzetti
03/04/2021 - 13:24