Hazırlayan: Engin Bakırburç

Formula 1, ortaya çıktığı ve emekleme dönemini geçirdiği 50'li yıllarda günümüzdeki kadar profesyonel değildi. Kurallar daha esnek, teknoloji daha sade, araçlar daha yavaştı. Araçları idare edebilmek ve rekabete ortak olabilmek için günümüz pilotlarının sahip oldukları kadar fit bir vücuda ihtiyaç duyulmuyordu. Diğer taraftan güvenlik önlemleri de günümüze kıyasla bir hayli ilkeldi. Hız, güvenlikten daha ön plandaydı ve dolayısıyla araba yarışları "çocuk oyuncağı" değildi. Haliyle o gün yarışan pilotların profilleri, bugünün pilotlarına göre oldukça farklıydı.

Formula 1
"Baskı yok"
DÜN - 10:42

2015 yılında Max Verstappen, Avustralya GP'si ile Formula 1 zeminine ilk adımını attığında henüz 17'sindeydi. Daha o yaşta hızı zaman zaman saatte 300 km'yi aşan bir rekabetin tam ortasında yer alıyor fakat yarış sona erdiğinde ehliyeti olmadığı için kaldığı otele tek başına dönemiyordu. 60 yıl önce ise tablo bambaşkaydı. 1955 Monako GP'sine katılan pilotların yaş ortalaması 36'nın üzerindeydi ve makas oldukça genişti. Gridin en genç üyesi Cesare Perdisa o gün 22 yaşındaydı ve kariyerinin ilk yarışına çıkıyordu. Günün ve aynı zamanda Formula 1 tarihinin en yaşlı ismi Louis Chiron ise o yarışın koşulduğu 22 Mayıs 1955 tarihinde 55 yıl, 9 ay, 19 günlüktü.

Yaşı tutmadığı için trafiğe çıkamayan yetenekli "çocuğun" puanla tanışması çok da uzun sürmedi. Avustralya GP'sinden yalnızca iki hafta sonra, sezonun Malezya'daki ikinci ayağını yedinci sırada bitiren Verstappen, hanesine altı puan yazdırdığı sırada 17 yıl, 5 ay, 29 günlüktü. Formula 1 tarihinin ilk sezonunda ise senaryo bunun tam tersiydi. 1950 İtalya GP'si, tarihin en yaşlı mücadelelerinden biriydi. Damalı bayrağı beşinci sırada gören Philippe Etancelin, "puan alan en yaşlı pilot" unvanını kimselere kaptırmamak üzere ele geçirdiğinde tam 53 yıl, 8 ay, 6 günlüktü. O yarışın ardından Formula 1 macerasına iki yıl daha devam eden Fransız sürücü, kariyerini sona erdirdiğinde 55 yaşındaydı ve en yaşlı pilot unvanının Louis Chiron'dan önceki sahibiydi.

Kariyerine oldukça erken yaşta başlayan Max, doğal olarak ilk galibiyetini de erken bir yaşta elde etti. 2016 İspanya GP'si öncesinde Toro Rosso'dan Red Bull'a terfi eden genç yetenek, yeni takımı ile çıktığı ilk yarışta, henüz 18 yıl, 7 ay, 15 günlükken galibiyete ulaştı. Rekor masasının diğer ucundaki isimse Luigi Fagioli'ydi. Verstappen'den 65 yıl kadar önce masaya oturan Fagioli, 1951 Fransa GP'sini ilk sırada bitirmeden yalnızca 22 gün önce 53 yaşına basmıştı. Daha önce katıldığı altı yarışın beşini tamamlayan ve bu yarışların hepsinde de podyuma çıkan Fagioli, galibiyet içinse yedinci yarışı beklemişti. Belki rekoru daha da ileri taşıyabilirdi fakat ömrü vefa etmedi. Fransa'da gelen zaferin ardından Formula 1 kariyerini zirvede noktalayan yaşlı kurt, bu zaferden yaklaşık bir yıl sonra Monako'da geçirdiği bir yarış kazasında hayatını kaybetti.

https://i.eurosport.com/2020/10/10/2911122.jpg

Max'ın kariyerine başladığı 2015 sezonunda gridin en yaşlı ismi, 2020 sezonunda da bu unvanı korumaya devam eden Kimi Raikkonen'di. 1979 doğumlu Fin sürücü, her ne kadar son yıllarda gridin yaş ortalamasını yukarıya çeken isimlerin başında gelse de bugünkü haliyle 1951 Belçika GP'sinde yarışma imkanına sahip olsaydı, yaş ortalamasını düşüren isimlerden biri olacaktı. O yarışın gridi, Formula 1 tarihinin en yaşlı gridiydi ve start alan pilotların yaş ortalaması 42'nin üzerinde ve hatta 43'e yakındı. Asfalt üzerindeki en genç isim, yaklaşık bir ay sonra 32'nci yaşını kutlayacak olan Alberto Ascari'ydi. Günümüzdeki gibi 18, 19 yaşlarındaki gençleri direksiyon başında görmek bir yana, o gün pist üzerinde yirmilerindeki delikanlılardan bile eser yoktu.

70 seneyi deviren Formula 1, gün geçtikçe tazelendi. Senaryosu yıllara yayılan bu uzun metrajlı aksiyon filminin 13 Mayıs 1950 tarihinde, Birleşik Krallık'ta çekilen açılış sahnesinde rol alan aktörlerden en küçüğü 29, en büyüğü ise 53 yaşındaydı. Zaman ilerledikçe teknoloji gelişti, araçlar hızlandı, kurallar sıkılaştı ve pilotlar gençleşti. Başlangıçta bedenlerinin ve zekalarının sınırlarını keşfeden hız tutkunları, daha sonra bu sınırları zorlamayı, hatta kimi zaman aşmayı denedi. Hal böyle olunca Formula 1, "kır saçlı beyefendilerin" kalkışacağı bir iş olmaktan uzaklaştı ve hikayenin başında zaman zaman kırkları bulan yaş ortalaması, ilerleyen yıllarda yirmilere kadar düştü. Takipçileri ise Formula 1'i geçmişten günümüze, her haliyle sevdi. Hani diyor ya şarkıda: "Her yaşın ayrı bir güzelliği var."; öyle işte...

Formula 1
PATRON
03/12/2020 - 15:27
Formula 1
JACKIE STEWART’IN MİRASI
02/12/2020 - 08:45