Formula 1

Formula 1’in gümüş kadrosu: Kazanamayanlar

Share this with
Copy
Share this article

Stirling Moss

Image credit: Getty Images

ByEurosport Türkiye
24/05/2020 at 11:56

Formula 1'in altın kadrosunda doğal olarak kazananlar bulunur. Daimi kazananlar. Peki, gümüş kadroda hangi takımlar ve sürücüler var? En başarılı "galibiyetsiz"ler kimler? Engin Bakırburç'un yazısı.

"İkinci olmak, kaybedenlerin birincisi olmaktır."

Ayrton Senna'nın bu sözünden hareketle Formula 1 tarihinin en iyi kaybedenlerinin anlatıldığı bu yazıda, hedefe en çok yaklaşanları fakat hiçbir zaman ulaşamayanları, varını yoğunu ortaya koysa da bir türlü altın adam olamayanlar işlenmiştir.

Formula 1

Rüya

3 SAAT ÖNCE

Başlıktan da anlaşılacağı üzere "kazanan" sıfatını bir kez bile elde etmiş olan pilotlar ve takımlar incelemeye dâhil edilmemiştir.

Örneğin her ne kadar katıldığıyarışların 43'ünü ikinci bitirerek bu alandaki rekoru (Mayıs 2020 itibariyle) elinde bulunduruyor olsa da Michael Schumacher’e kaybeden veya kazanamayan diyemeyiz, değil mi?

Gönüllerin şampiyonu: Stirling Moss

Formula 1 tarihinin en iyi ve en güzel kaybeden ismidir Stirling Moss. Kariyerinde dünya şampiyonluğu bulunmayan İngiliz pilot, toplam dört kez sezonu ikinci bitirerek sürücüler şampiyonasının en iyi kaybedeni unvanını elinde bulundurmaktadır. Moss, şampiyonluğu 1955, 1956 ve 1957 yıllarında Juan Manuel Fangio'ya kaybetmiştir.

Moss'un 1958 yılındaki dördüncü ikinciliği içinse ayrı bir parantez açmak gerekir. Son üç yıldır şampiyonluğun eşiğinden dönen Moss, o sezon şampiyonluk için vatandaşı Michael Hawthorn ile çekişmektedir. Portekiz'de koşulan sezonun sondan üçüncü yarışı sırasında Hawthorn, pistin yokuş yukarı bir bölümünde spin atar ve aracı stop eder. Bunun üzerine aracını vurdurarak tekrar çalıştırabilmek için yönünü yokuş aşağı, yani yarışgüzergâhının tersi istikamete çevirir.

Yarış sona erdiğinde Moss birinci, Hawthorn ise ikincidir. Fakat Hawthorn'un yaptığı manevra, yarış komiserlerinin gözünden kaçmaz ve yarıştan ihraç edilir. İkincilikle elde ettiği altı ve en hızlı tur sebebiyle elde ettiği bir puan kendisinden geri alınır.

Şampiyonadaki en yakın rakibi Moss, yarış sırasında Hawthorn'un ihraca konu manevrasını görmüştür ve bu manevranın kurallara aykırı olmadığını düşünmektedir. Yarış komiserlerinin kararıyla şampiyonluk yolunda büyük bir avantaj elde eden Moss, bu avantajı elinin tersiyle iter ve yarış komiserlerine Hawthorn'un yanlış bir şey yapmadığını söyler.

Bunun üzerine Hawthorn, yarıştan elde ettiği yedi puana (6+1) yeniden kavuşur. Sezon sonunda ise Moss, şampiyonluğu yalnızca bir puan farkla kaybeder. Kendisinin 41 puanına karşılık Hawthorn 42 puan toplamıştır. Şampiyonluk hasretine rağmen Moss, şerefli bir ikinciliği, olası bir haksız şampiyonluğa tercih etmiş ve şampiyonayı üst üste dördüncü kez ikinci sırada tamamlamıştır.

Gümüş takımlar:

1958'den beri düzenlenmekte olan takımlar şampiyonasında en iyi kaybedenin hangi takım olduğuna bakacak olursak karşımıza üçfarklı takım çıkıyor: BAR, BMW Sauber ve Ligier. Bu üç takım dışında şampiyonayıikinci sırada tamamlayan bütün takımların bugün itibariyle (Mayıs 2020) tarihlerinde en az bir adet şampiyonluk da mevcut. Bu üç takım ise birer kez ikincilik elde ettiler. Fakat asla birinciliği alamadılar.

1976 yılında kurulan Fransız takımı Ligier, 1980 yılını 120 puan toplayan Williams'ın ardından, 66 puanla ikinci sırada tamamladı. O sezon 14 yarışta iki galibiyet elde eden Ligier takımı, üç kez ikincilik, beş kez de üçüncülük sevinci yaşadı. Takım, 12 yarıştan puan çıkarmayı başarsa da bu performans Williams'ı alt etmeye yetmedi. O şampiyonluk, o zaman için Ligier gibi genç bir takım olan ve şampiyonada henüz altıncı yılını tamamlayan Williams'ın ilk şampiyonluğuydu.

1999'da Formula 1'e adım atan BAR, en iyi performansını 2004 yılında Honda motoru eşliğinde gösterdi. Jenson Button'un istikrarlı performansı ile üst sıralara tutunan takım, sezon boyunca hiç yarış kazanamasa da dört kez ikincilik, yedi kez de üçüncülük elde etti. O sezon elde edilen 11 podyumun 10'u Button'a aitti. 18 yarışın 17'sinden puan çıkarmayı ve 11'inde podyuma ulaşmayı başaran takım, 15 galibiyet elde ederek sezonu domine eden ve 262 puan toplayan Ferrari'nin ardından 119 puanla ikinci olma başarısını gösterdi.

En iyi kaybeden olma başarısını 2007 yılında gösteren BMW Sauber'in hikâyesi ise diğerlerinden oldukça farklı. Sezon boyunca hiç yarış kazanamayan ve yalnızca iki yarışta podyum görebilen (birer ikincilik ve üçüncülük) BMW Sauber'in aslında bu performansla birlikte sezonu üçüncü sırada tamamlaması gerekiyordu fakat sezon sonuna doğru McLaren ile Ferrari arasında cereyan eden "casusluk skandalı" neticesinde McLaren, takımlar şampiyonasından ihraç edildi. Bu kararla birlikte BMW Sauber, puan tablosunda ikinci sıraya yükseldi ve sezonu ikinci tamamladı.

Galibiyetsizlerin galibi: Nick Heidfeld & Christopher Arthur Amon

Schumacher, 43 ikincilikle Formula 1 yarışlarında en çok ikincilik elde eden pilot konumunda fakat kendisine "kaybeden" demeye dilimiz varmıyor ve bu sebeple yarış sonuçları bakımından en iyi kaybedeni, hiç galibiyet yüzü görmeyen pilotlar arasından belirlemek daha doğru olacaktır.

Kariyerine 2000 yılında başlayan ve 2011 yılı sonunda Formula 1'den ayrılan Nick Heidfeld, mücadele ettiği 12 sezon ve 183 yarış boyunca sekiz ikincilik elde etmesine karşın hiç yarış kazanamadı. Bu yazının kaleme alındığı tarih itibariyle sekiz veya daha fazla ikinciliği bulunan diğer tüm pilotların kariyerlerinde en az bir de galibiyet bulunduğu göz önüne alındığında Heidfeld bu performansıyla birlikte en başarılı galibiyetsiz pilot konumunda yer alıyor.

Heidfeld kadar ikincilik elde edemese de galibiyete en az onun kadar yaklaşan bir başka isim daha var: Christopher Arthur Amon. Lider gittiği tur sayısı, onu galibiyete bu kadar yaklaştıran istatistik.

Kariyeri boyunca tam 183 turu lider tamamlayan Chris Amon, start aldığı 96 yarışın hiçbirinde damalı bayrağı ilk sırada görme başarısını gösteremedi. Hiç yarış kazanmadan en fazla lider giden pilot unvanına sahip olan Amon'un CV'sinde üç ikincilik, sekiz üçüncülük bulunuyor.

"Belki bir gün..."

Nick Heidfeld ile aynı kadere sahip olan takımlar: Arrows ve Toyota.

İngiltere merkezli Arrows takımı, 1978, 1980, 1981, 1985 ve 1997 yıllarında birer kez podyumun ikinci basamağına çıkma başarısını gösterdi fakat aktif olarak yarıştığı 20 sezon boyunca takım, hiç galibiyet yüzü görmedi.

2002-2009 yılları arasında faaliyet gösteren Toyota da bu sekiz yıllık süreçte tıpkı Arrows gibi beş kez ikincilik yaşadı fakat katıldığı hiçbir yarışta damalı bayrağı ilk sırada göremedi.

Toplamda beş ikinciliği ve üç üçüncülüğü bulunan Arrows takımı, Heidfeld'in yanı sıra Amon'la da aynı kaderi paylaşıyor. Katıldığı yarışlarda tam 127 turu lider tamamlayan takım, hiç galibiyet elde edemeyerek bu alanda da rekoru elinde bulunduruyor. Toyota ise 66 tur lider gidebildi.

İki takım da şu anda aktif değil fakat belki bir gün tekrar faaliyete geçebilir ve hasret kaldıkları başarıyı yakalayabilirler.

Neden olmasın?

Pole'süzler kulübü:

Hiçbir cumartesi gününü lider tamamlayamayan bu kulübün en başarılı pilotları, dörder kez ikinci cebe yerleşen Jean Behra, Richie Ginther ve Eddie Irvine.

Formula 1'e 1951 yılında adım atan Fransız pilot Jean Behra, ikinci cebe ilk olarak 1957 yılında, Fransa'da yerleşti. Aynı yıl İngiltere'de bu başarıyı tekrarlayan Behra, 1958 ve 1959 sezonlarında birer kez daha (her ikisi de Monako'da) yarışa ikinci cepten başlamaya hak kazandı. Kariyerinde hiç pole pozisyonu bulunmayan Behra, 1959 sezonu devam ederken başka bir seride katıldığı bir araba yarışında hayatını kaybetti.

Richie Ginther'in Formula 1 macerası1960 yılında başladı ve 1966 yılı sonuna kadar sürdü. Bu süreçte pole yüzü görmeyen Amerikalı, katıldığı 52 yarışın dördüne ikinci sıradan başladı. İkinci cebi ilk olarak 1960 yılında Ferrari ile Monza'da alan Ginther, 1961 yılında iki ve 1962 yılında bir kez daha aynı başarıyı tekrarladı.

Kariyerinin son dört sezonunda ilk iki cebi göremeyen Ginther'in tek yarış galibiyeti ise 1965'te Meksika'da geldi. Amerikalı pilotun en başarılı olduğu yıl 1963'tü. O yıl şampiyonayıüçüncü sırada tamamlayan Ginther, bir daha o başarının üzerine çıkamadı.

1999 sezonunda dünya şampiyonluğunu yalnızca iki puanla kaçıran Eddie Irvine, kariyeri boyunca hiç pole pozisyonunun sahibi olmadı. Irvine, 1998 yılında bir, 1999 yılında da üç kez ikinci cebe yerleşti. Irvine'ın kariyerindeki bu dört ilk çizgi startının ortak özelliği, hepsini Ferrari ile elde etmiş olmasıydı.

Pole'süzler kulübünün takımlar lideri ise ikinci cebi üç kez elde eden Sauber. 1998 Avusturya ve 1999 Fransa GP'lerinde Jean Alesi; 2012 Belçika GP'de de Kamui Kobayashi ile ilk çizgiden start alan Sauber, katılım gösterdiği 373 yarışın hiçbirinde yarışa ilk sıradan başlama başarısını gösteremedi.

Belki bu takımların veya sürücülerin hiçbiri en azından somut olarak altın kadroya giremediler. Fakat gönüllerin altın kadrolarında gümüş patentleriyle yer aldılar.

Formula 1

Maestro

6 SAAT ÖNCE
Formula 1

Formula "Tek"

YESTERDAY AT 14:18
Related Topics
Formula 1
Share this with
Copy
Share this article