Riccardo Patrese, 1954 yılında İtalya'nın Padova şehrinde dünyaya geldi. Çoğu meslektaşı gibi pistlere karting ile merhaba dedi. 1974 yılında Dünya Karting, 1976 yılında da Avrupa ve İtalya F3 şampiyonu oldu. Formula 1 macerası ise 1977 yılında Monako'da başladı.

İlk yarışını dokuzuncu sırada tamamladı. Bir çaylak için hiç de fena bir sonuç değildi fakat bu sonuca rağmen ilk sezonu pek de parlak geçmedi. O yıl katıldığı dokuz yarışın yedisini tamamlayamadı. Yine de Japonya'da kariyerinin ilk puanını alarak güzel bir sezon finali yaptı.

Formula 1
1994
16/09/2020 - 10:52

Ertesi yıl sezonun Güney Afrika'daki ikinci yarışında ilk kez liderliğin tadına baktı. Her ne kadar 63. turda motor arızası ile yolda kalsa da 37 tur boyunca mücadeleyi en ön sırada götürmeyi başardı. Sezonun ilerleyen yarışlarında da rekabetin içinde yer almayı sürdürdü. Long Beach'te ve Monako'da birer puan aldı, İspanya'da ise ikinci oldu ve ilk kez podyuma çıktı.

İtalya'daki mücadelede ise yılın genelinden farklı olarak yalnızca o sezonun değil, bütün bir kariyerinin en kötü gününü yaşadı. Monza'da formasyon turu sona ermek üzereydi. İlk çizgideki Mario Andretti ile Gilles Villeneuve yerlerini almış ve startı beklemeye koyulmuştu. Diğer araçlarsa henüz start düzlüğüne yerleşmemişlerdi. Yarış tam da bu sırada, hatalı bir şekilde başlatılınca öndeki iki araç durarak start alırken diğer pilotlar hareketli bir başlangıç yaptı ve bu durum pist üzerinde büyük bir sıkışıklığa neden oldu. Arka grup, ön gruba çok fazla yaklaştı. Pist oldukça dardı ve kaza kaçınılmazdı. Yaşanan büyük karambolde aracı alev alan Ronnie Peterson ağır yaralandı. Pist görevlilerinin ve kazayı yara almadan atlatan meslektaşlarının yardımıyla aracından çıkarılarak hastaneye kaldırıldı fakat kurtarılamadı.

Karambolden ve dolayısıyla Peterson'ın ölümünden sorumlu tutulan isim Riccardo Patrese'ydi. Diğer pilotlar ve özellikle de James Hunt, Patrese'nin Hunt'ı tehlikeli bir şekilde sıkıştırdığı ve kazanın bu yüzden meydana geldiği düşüncesindeydi. Bir sonraki yarış öncesinde rakipleri ortak bir açıklama yaparak Patrese'nin yarışmasına izin verilirse yarışı boykot edeceklerini açıkladı. Patrese ise kazaya kendisinin sebep olmadığını savundu ve yarışa katılacağını ifade etti. Buna rağmen Arrows takımı, padoktan yükselen tepkiler üzerine Patrese'nin aracını yarıştan çekti. İtalyan pilotun yaşadıkları bununla da sınırlı kalmadı. Kazanın meydana geldiği İtalya'da hakim karşısına çıktı. Üç yıl süren yargılama neticesinde beraat etse de kazaya ilişkin tartışmanın alevi hiçbir zaman sönmedi.

https://imgresizer.eurosport.com/unsafe/0x0/filters:format(jpeg):focal(1177x609:1179x607)/origin-imgresizer.eurosport.com/2015/10/30/1722595.jpg

Kötü bir dönem geçiriyor olsa da yarışma hevesini hiçbir zaman kaybetmedi. Rakipleri tarafından protesto edildiği yarışın ardından güzel günler için pistlere geri döndü ve mücadeleye kaldığı yerden devam etti. 1981 yılında ilk pole'ünü, 1982 yılında da ilk galibiyetini elde etti. Yıllarca hayalini kurduğu zafere kariyerine başladığı yerde, Monako'da ulaştı. Üstelik bu zafer sırf Patrese için değil, tüm Formula 1 camiası için unutulmazdı.

Kaosun hüküm sürdüğü mücadelede yarışı lider götüren bütün isimler çeşitli badireler atlattı veya atlatamadı. Kendisi de o isimlerden biriydi. Son iki tura lider olarak girdi fakat Loews virajında spin attı ve bir süre için yolda kaldı. Hareket edip yarışa geri döndüğünde üçüncü sıradaydı fakat son turda ilk iki sıradaki rakipleri yolda kalınca liderlik tekrar kendisine geçti. Ortalık öylesine karışmıştı ki damalı bayrak sallandığında yarışı kaçıncı sırada bitirdiği konusunda hiçbir fikri yoktu. Pite dönmek için attığı tur aslında bir zafer turuydu fakat o bunun farkında bile değildi. Yarışı kazandığını ancak podyum seremonisine davet edildiği zaman anladı.

İkinci zafer 1983 yılında, Kyalami'de geldi. Üçüncü zafer içinse 1990 yılının Mayıs ayına kadar yaklaşık altı buçuk yıl bekledi. Bu bekleyiş sırasında, 1989 sezonun Brezilya'daki açılış mücadelesinde kariyerinin 177. yarışına çıkarak Formula 1 tarihinde bir ilki gerçekleştirdi. 177 yarış, daha önce hiçbir pilotun ulaşamadığı bir sayıydı. Ertesi sezon Silverstone'da 200 yarış barajına ulaşan ilk isim oldu. 1993 yılının sonunda emeklilik kararı aldığında ise altısı zaferle sonuçlanan 256 yarışı geride bırakmıştı.

Kariyerinin ilk yarışında rakiplerinden biri, ilk olarak 1972 yılında şampiyonluğa ulaşan Emerson Fittipaldi'ydi. 256. yarışında ise son olarak 2004 yılında şampiyonluk sevinci yaşayacak olan Michael Schumacher ile takım arkadaşıydı. Fittipaldi ve Schumacher ile birlikte Senna, Prost, Lauda, Hunt, Andretti, Piquet, Mansell, Hakkinen ve daha pek çok büyük isme karşı mücadele etti. Bu isimlerin arasında bir kez dünya ikinciliğine, iki kez de dünya üçüncülüğüne uzandı. Ayrıca 1992 sezonunda Williams ile takımlar şampiyonluğu yaşadı.

Pistlere veda ettiğinde "Formula 1'de en çok start alan pilot" unvanının sahibiydi. 26 Mart 1989'da Brezilya'da kırdığı rekoru 7 Kasım 1993'e kadar geliştirdi ve 8 Haziran 2008'e kadar da elinde tuttu. O tarihte ise 36 yaşında bir Brezilyalı, Kanada'da kariyerinin 257. yarışına çıktı ve unvanı Patrese'den devraldı.

Formula 1 tarihinin yalnızca bir parçası değil, adeta kendisiydi. 17 sezona altı farklı takım, 25 farklı araç ve dördü dünya şampiyonu olmak üzere 18 farklı takım arkadaşı sığdırdı. Belki bir şampiyon olamadı fakat zaman zaman şampiyonların dahi eleştirildiği bu acımasız dünyada "vazgeçilmez" olmayı başardı.

Formula 1
Yıldızlar geçidi
11/09/2020 - 23:59
Formula 1
Her şeye rağmen
02/09/2020 - 13:37