58 TUR. SEKIZINCI VIRAJ. FELIPE MASSA. FERRARI. TUZLA.

Yukarıdaki kelimeler bir araya geldiğinde Formula 1 hayranlarının kafasında tek bir çıkarım ortaya çıkar, İstanbul Grand Prix. 21 Ağustos 2005’te Hermann Tilke’nin mimarlığında yapılan pist, 2011’e dek motorsporlarının bir numaralı organizasyonu olan Formula 1’i ağırladı. Fakat bazı sorunlar nedeniyle Türkiye Grand Prix, takvimden çıkarıldı.

Formula 1
Alex Albon ile Tayland, Red Bull’a geçişi ve Peaky Blinders üzerine
DÜN - 01:25

Geçtiimiz ay sonunda yapılan açıklamada ise İstanbul Park’ın yeniden takvime girdiği ve yarışın 15 Kasım 2020’de koşulacağı açıklandı. Felipe Massa’nın üç kez galibiyet alıp bu alanda liderliği taşıdığı pist, birçok “yeni” yüzü ağırlayacak. Bu röportajımızdaki iki isim, Lando Norris ile Nicholas Latifi bu yeni isimler arasında yer alıyorlar. Şimdi gelin, mail ve Zoom üzerinden sınırlı dakika izinleriyle yaptığım röportajlarda önce McLaren’in turuncu garajına uğrayalım, Norris’le biraz konuşalım, oradan güler yüzüyle bizi bekleyen Daniel Ricciardo’ya kulak verelim ve en sonunda Kanadalı sürücü Nicholas Latifi’nin düşüncelerine göz atalım.

LANDO NORRIS

Bu pistte ilk kez yarışacaksınız. İstanbul Park’ın geometrisine dair neler düşünüyorsunuz?

Daha önceden Türkiye’ye seyahat etme şansı bulamamıştım. Öncelikle bu fırsatı yakalayacağım için mutluyum çünkü oraya dair çok güzel şeyler duydum, özellikle de yemekler konusunda… Piste dönecek olursam, onlarca kez simülasyon üzerinde çalıştım. Sekizinci virajın ününü biliyorum. Orayı iyi geçmek için bazı numaralarım var ama yarışa yaklaştıkça işleri keskinleştirmem daha doğru olacak. Pist genel anlamda ne çok hızlı ne de çok yavaş. Önemli dönüşler var. Size hız kazandırabilecek virajlar var. Aracın dengesini ayarlamak ve konsantrasyon seviyenizi çok çok yukarılara taşımak önemli olacak.

Bu hafta İtalya’dasınız. Bugün Instagram hesabınızdan yeni tasarımlı kaskınızın görüntüsünü paylaştınız. Bu konularla ne kadar ilgilisiniz?

Açıkçası bazı zamanlarda bu tarz estetik, sanat konularına zaman ayırmayı seviyorum. Evet, bizler çok çalışkan ve disiplinli sporcularız ama rahatlamak için, insan olarak iyi bir seviyeye ulaşabilmek için bakış açımızı genişletmemiz gerekiyor. Kask tasarlamak, fikirler üretmek bu konuda bana yardımcı oluyor. Mükemmel miyim? Asla. Ama, eh, ilerleme kaydettiğim söylenebilir.

https://i.eurosport.com/2020/09/10/2884192.jpg

Espor’la çok ilgilisiniz. Bu hobiniz nasıl başladı? Şu ana dek nasıl geri dönüşler aldınız?

Karantinadayken Espor üzerine daha fazla düşünmeye, daha fazla şey yapmaya başladım. Dürüst olacağım, 2000 kuşağının teknoloji çılgınlığına kapılan bir insanım. Teknolojiyle iç içe olmayı ve sürekli aktif kalmayı seviyorum. Açıkçası yayınları ilk başlarda yaptığım zaman biraz çekiniyordum. İnsanlar ne diyecek, nasıl geri dönüşler olacak gibi. Fakat günün sonunda zaten bir Formula 1 sürücüsü olarak yeteri kadar baskı hissediyordum, yani değişen bir şey olmayacaktı. Beklediğimden çok daha iyi geri dönüşler aldım. Kısa sürede inanılmaz bir seyirci kitlem oldu. Sanalda yarışmak, heyecanlanmak güzel ama gerçekteki bir tur, sanaldaki tüm yarıştan daha keyifli. Bu bir gerçek.

Peki diğer sporlarla, basketbol, futbol gibi sporlarla aranız nasıl?

Mükemmel bir basketbol, futbol takipçisi değilim. Genelde Moto GP yarışlarının tekrarlarını izliyorum. Zaman bulduğumda bazı NBA maçlarını takip ediyorum. Fakat bunu istikrarlı bir şekilde yaptığım söylenemez.


DANIEL RICCIARDO

2011’de kariyerinizdeki ilk Formula 1 sezonunda İstanbul Park’ta antrenmana çıktınız. Pist takvime yeniden döndü. Neler hissediyorsunuz?

Mükemmel! İstanbul’da sadece bir kez sürebildim ve bundan çok memnun değilim. Pistin kendine özgü bir doğallığı, zorlayıcı sınırı var. Sadece sekizinci virajdan bahsetmiyorum, pistin geneli çok sürpriz dolu. Bazen simülasyonlarda aracın hız sınırını ve viraj kontrolünü ayarlamak için bu pisti seçiyorum. Her anlamda eğitici ve zorlayıcı. Kasım’da Türkiye’de olmak, oradaki yemekleri yemek mükemmel olacak. Umarım koronavirüs nedeniyle bir sorun yaşamayız.

Kondisyoneriniz Michael Italiano ile yaptığım röportajda sizin fiziksel antrenmanınıza dair, “Çalışıyor ama çalıştığı kadar eğleniyor” demişti.

Ah, evet. Kas kütlesine sahip olmak Formula 1 sporcuları için önemli bir şey değilmiş gibi görünüyor ama aslında işler hiç de öyle değil. Evet, karşımızdan gelen güce karşı koymak için belirli bir boyun antrenmanı yapıyoruz ama vücudumuzun her kısmında kas kütlesine sahip olmamız gerekiyor. Geliştirilmiş kas kütlelerine. Çünkü araçta dengeyi ayarlamak için buna ihtiyacımız var. Demek istediğim, yoğun bir fitness programım var ve bu program arasında eğlenmek, özellikle Michael gibi mükemmel bir insanla şakalaşmak gayet iyi hissettiriyor. Bir de herkesin bildiği gibi, ağlamak, geleceğe dair kötü düşünmek, felsefemin tamamen dışında olan şeyler. Mutluluk, eğlence ve disiplin gibi şeyler odak noktamda. Bu yüzden gülmeyi, her anımda eğlenmeyi seviyorum.

https://i.eurosport.com/2020/07/18/2851839.jpg

Koronavirüs periyodunda padokta yer almak nasıl hissettiriyor peki?

İlginç, çok ilginç. Kask içerisinde maske takmaya alışığız ama gittiğimiz her yerde maskeli olmak, hiçbir yere temas etmemek, temas ettiğimizde tonlarca dezenfektan kullanmak ilginç geliyor. Pistte heyecana, adrenaline kapıldığınız için yere adım attığınızda bazen maskeyi ve diğer her şeyi çıkarıp normal hayat devam ediyormuş gibi yaşamak istiyorsunuz. Ama birkaç saniye içinde dünyayı tamamen bitiren bu olayın gerçeklerini yeniden hatırlıyorsunuz. Bu berbat.


NICHOLAS LATIFI

Bir önceki ana röportajımızda Türkiye’ye dair düşüncelerinizi sormuştum. Şu anki konuşmamızda İstanbul Grand Prix, takvime dâhil edildi. Bu piste dair neler düşünüyorsunuz?

Mutluyum. Çünkü alt kategorilerde yarışırken bazı tavsiye aldığım insanlar, bu pistin yapısına benzer yerlerde antrenman yapmamın faydalı olabileceğini söylediler. Yalan söylemeyeceğim, çok zor bir pist. Özellikle de benim gibi Formula 1’de ilk yılını geçiren sürücüler için. Fakat aynı zamanda bu tarz zorluklarla yüzleşmek iyi olacak. İlk yılımda olabildiğince gelişmek, yol kat etmek istiyorum ve İstanbul Park, virajları, hızlı geçitleriyle bunu kazandırabilecek bir pist.

Sezonun şu ana dek olan bölümüne dair neler söylersiniz?

Herkesin gördüğü gibi normallikten tamamen uzak olan bir atmosferde yarışıyoruz. Maskeyle birlikte dolaşmak bazen zorlayıcı olabiliyor. Padoktaki sıcaklık tahmin ettiğinizden daha fazla. Ayrıca yarış haftası boyunca belirli yerler dışına çıkamamanız zihinsel anlamda yıpratıcı ama tabii ki sağlık en önemli şey. Yani evet takımda birçok şey yaşıyoruz, yarışlarda birçok şey yaşıyoruz ama pistin dışında yaşananlar sezonun her bölümünü etkiliyor. Mükemmel miyiz? Hayır. Fakat biraz gelişim gösterdiğimizi söyleyebilirim.

Claire Williams takımdan ayrıldı. Ona dair neler söylersiniz?

İnanılmaz bir insan. Claire ile çok kısa bir dönem çalıştım maalesef, kariyerim boyunca onunla çalışmayı isterdim. Çünkü hem eğlenceli hem çok bilgili hem de yardım etmeyi çok seven bir insan. Fakat şartlar bunu gerektirdi. Sporun aradığı tüm kazanma isteğine, odağa ve disipline sahip fakat bazen sizin yeteneklerinizin dışında bir şeyler gelişir. Şans ve bazı geçiş unsurlarının yer aldığı şeyler.

Formula 1
Pistte ve ötesinde bir efsane: Lewis Hamilton
DÜN - 09:26
Formula 1
İNSANÜSTÜ
27/11/2020 - 14:33