Eurosport
Hüzünlü zafer
Tarafından
Yayınlandı 20/11/2011 - 08:17 GMT+2
Türkiye'nin maddi imkansızlıklar nedeniyle 1950 Dünya Kupası'na katılamama hikâyesini Ali Murat Hamarat yazdı.
Eurosport
Görsel kaynağı: Eurosport
20 Kasım 1949’da Türkiye, Suriye’yi ağırlıyordu. Futbola biraz hasret kalan Ankaralıların mutluluğu düşünülmüş, karşılaşma başkente alınmıştı. 1950 Dünya Kupası elemelerinde Suriye ve Avusturya ile aynı gruba düşen ay-yıldızlılar 19 Mayıs Stadı’na mutlak galibiyet parolasıyla ayak basıyordu.
İtalyan hakemin ilk düdüğüyle başlamıştı gol tufanı. Beşiktaşlı Fahrettin’in canavarlaşıp hat-trick yaptığı günde Bülent, Gündüz, Erol ve Lefter de fileleri havalandırmıştı. Tarihinde ilk resmi maçına çıkan Suriye, 7-0’lık farklı mağlubiyetle sahadan ayrılmıştı.
Brezilya’daki şampiyona için Avusturya’yı beklemeye koyulmuştuk... Fakat sonradan rakibimizin çekildiği haberi gelince, bir anda Suriye zaferiyle Dünya Kupası vizesini almıştık. Vize tamamdı da yolculuk çok ama çok masraflıydı! Zaten bir süre sonra her şey yalandı..
Topu büyük usta Halit Kıvanç’a uzatmalı, yazı bugünlük de böyle noktalanmalı.
“1938'den sonra... 1942 ve 1946 Kupaları Dünya Savaşı yüzünden yapılamıyor. 1950'de yeniden yüzler gülüyor: Harp yok! Maç var!.. ve ilk kez Türk Milli Takımı da futbolun bu en büyük kupasına girme hakkını kazanıyor. "amma..."
Futbol tarihimizde ilk kez bir Dünya Kupası'nda oynayacağız. Çünkü eleme maçında rakibimizi ezip geçmişiz. Kurada Suriye çıkıyor karşımıza... Ankara'da oynuyoruz bu maçı...
Sonrasında suriye kalesinde tam yedi gol... Fahrettin'in üç, Bülent, Gündüz, Erol ve Lefter'in birer golleriyle 7-0 galibiz. Muhteşem bir sonuç... Yukarda "amma" demiştim ya. "Amma" gidemeyecektik Dünya Kupası finallerine... O dönemde taaa Rio de Janeiro'ya gitmek, kolay değildi. Yetkililer "paramız yok" deyince... Hevesimiz kursağımızda kalacaktı. Sonraki yıllarda o günkü "parasızlık" mazeretinin doğru olmadığı söylentisi çıkacak, "gerçekte yeteri kadar hazırlanamadığımız için orada fena yenilir, rezil oluruz" diye korktuklarını ağzından kaçıran yetkililere rastlayacaktık. Hangisi mi doğruydu? Kupa şansını kaçırmıştık. Sadece o doğruydu.”
Benzer Konular
Reklam
Reklam