Gattuso Haklı mı? Dünya Kupası Elemelerinde Avrupa'ya Haksızlık Yapılıyor mu?
TarafındanMelih Aydoğmuş
Güncellendi 18/11/2025 - 16:23 GMT+3
Bu haftayı pek de mutlu geçirmeyen İtalya teknik direktörü Gennaro Gattuso’nun Dünya Kupası’na katılım şartlarını sorguladığı cümleleri spor kamuoyunda tartışılmaya devam ediliyor.
Unzufrieden: Gennaro Gattuso
Görsel kaynağı: SID
İtalya'yı bir kez daha play-off'a mahkum eden eleme sistemiyle ilgili sorulan bir soruya "Bu benim için bir soru değil, kuralları ve grupları kim belirliyorsa ona sorun" sözleri ve devamındaki eleştiriler futbol kamuoyunda yankılanmaya devam ediyor.
Gattuso bu cümleleri pazar günü evlerinde kaybettikleri 4-1’lik Norveç maçı öncesinde söyledi. O gün İtalya’nın 2026 Dünya Kupası’na katılabilmek için play-off turu oynamak zorunda olması henüz kesinleşmemişti. Ancak İtalya’nın önündeki Norveç’in acımasız oyunu ve Haaland’ın keskin bitiriciliği daha o günden bazı endişelere yol açmıştı. Ülkesinin 2018’de İsveç, 2022’de ise Kuzey Makedonya’ya play-off’larda elenerek dev organizasyonu üst üste iki kez kaçırmasını unutmayan Gattuso’nun söylemleri anlaşılabilir.
Önümüzdeki yaz Meksika, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenecek olan 2026 Dünya Kupası’na ilk kez 48 ülke katılacak.
Grubunu ikinci sırada tamamlayan İtalya, 1934, 1938, 1982 ve 2006'da kazandığı Dünya Kupası'na katılmak için iki tek maçlık play-off oynayacak.
İtalya Milli Takımı Gattuso yönetiminde aslında fena olmayan bir eleme turu geçirdi. Gök Maviler 8 maçta 6 galibiyet ve 2 mağlubiyetle gruplarını ikinci sırada bitirdi. Fakat doğrudan katılım hakkı kazanmaya yeterli olmayan bu performansa karşılık Güney Amerika’dan 6, Afrika’dan ise 9 ülkenin direkt katılım hakkı elde edecek olması Gattuso’yu kızdırdı.
Peki Gattuso kızmakta haklı mı yoksa sadece karamsar mı?
Gattuso ne dedi?
İtalya teknik direktörü geçen cuma günü konuştuğunda henüz Norveç ile oynamamışlardı ve kazanmaları halinde kaderlerini averajlar belirleyecekti.
Gattuso, "Benim zamanımda en iyi grup ikincisi doğrudan Dünya Kupası'na giderdi, şimdi kurallar değişti" dedi.
1990 ve 1994’te iki Afrika takımının finallerde yer aldığını, bu sayının günümüzde dokuz olduğunu dile getiren Gattuso, bir ihtilaf veya çekişme olmadığını ancak arada gün farklarının olduğunu söyledi.
47 yaşındaki teknik adam, "Güney Amerika'ya bakarsak, 10 takımdan altısının doğrudan Dünya Kupası'na gittiği ve yedincisinin Okyanusya'dan bir takımla play-off'a kaldığı bir ortamda, bu belli bir üzüntü yaratıyor. İşte hayal kırıklığı bu. Avrupa'daki sistemin değişmesi gerekiyor." sözlerini dile getirdi.
Öncelikle Gattuso'nun söylediklerinde bazı olgusal yanlışlıklar var.
İlk olarak, 1994 Dünya Kupası'na üç Afrika ülkesi katıldı. Güney Amerika'da yedinci olan Bolivya'nın, Okyanusya'dan bir takımla, yani Yeni Kaledonya ile play-off oynayacağı ise kesin değil. Henüz takımlar belli değil ve kuralar çekilmedi. Yeni Kaledonya ile oynasalar bile, Dünya Kupası'na katılım hakkı elde edebilmek için üst sıradaki iki ülkeden biriyle oynayacakları yarı final maçına da çıkmak zorunda kalacaklar.
Ayrıca, 1990'da ikinci olanların hepsi otomatik olarak katılma hakkı elde etmemiş, Danimarka ise kupayı kaçırmıştı.
Peki bunlara rağmen Gattuso'nun şikayetlerinde bir haklılık payı var mı?
Öncelikle, Avrupa Dünya Kupası elemelerinin neden bu şekilde işlediğini ele almamız gerekiyor.
Eskiden uluslararası futbol oynayan ülke sayısı bugün olduğundan çok daha azdı. 1990'da 32 UEFA ülkesi elemelere katılırken, 1994'te bu sayı 39'du.
Bugün, gelecek yaz yapılacak Dünya Kupası finallerine katılacak 16 Avrupa takımından biri olmak için yarışan 54 UEFA ülkesi var.
Daha fazla takım, daha fazla maç anlamına gelir. Özellikle de grup birincileri ve ikincileri eleme sistemini sürdürmeye çalışıyorsanız. Teknik olarak bunu altı veya yedi ülkeden oluşan sekiz grup oluşturarak yapabilirsiniz.
Ancak, yedi takımlı bir grup için 12 maç günü gerekir ve uluslararası maç takviminde her yıl yalnızca 10 maç yeri bulunur. Bu durumda, Dünya Kupası elemelerinin kapsamını artırmanız ve UEFA Uluslar Ligi'ni kaldırmanız gerekir.
UEFA, elemelerin yoğunluğunu azaltmak için dört ya da beş ülkeden oluşan daha küçük gruplarla oynamaya karar verdi. Bugün uygulanan sistem, Gattuso'nun önerdiğinin tam tersiydi.
İtalya, grubundaki seri başı ülke olsa da son yılların en hızlı gelişen ülkelerinden biri olan ve kadrolarında Haaland’ı barındıran Norveç ile aynı gruba düştüler. Bu onlar adına belki de bir talihsizlikti. İtalya iki maçı toplamda 7-1’lik bir skorla kaybetti.
Güney Amerika'nın işi çok mu kolay?
Gattuso’nun hedefinde görece daha zayıf ülkelerin katılımını sorgulamak var ancak Brezilya altı maç kaybetmesine rağmen Dünya Kupası'na katılmaya doğrudan hak kazandı. Futbol kamuoyunda pek de tartışılan bir konu olmadı.
Güney Amerika'da sadece 10 ülke Dünya Kupası elemelerine katılıyor ve altısı otomatik olarak finallere gidiyor. Bu, UEFA'nın %29,62'sine kıyasla %60'a denk geliyor.
Ancak konfederasyonların göreceli güçlü yönlerini de göz önünde bulundurmamız gerekiyor.
Güney Amerika'nın en düşük sıradaki ülkesi 76. sıradaki Bolivya iken, 10 ülkeden sekizi ilk 50'nin içinde yer alıyor. Bu, açık ara en yüksek üst düzey ülke oranı.
UEFA'nın ilk 50'nin içinde 26 takımı var. 54 ülke olduğu düşünüldüğünde %50'nin biraz altına tekabül ediyor. 76. sıradaki Bolivya'dan daha düşük sırada bulunan 20 ülke var. Bu 20 ülke arasında yalnızca Kosova'nın hala eleme şansı var.
Elbette, Bolivya'nın 10 mağlubiyet almasına rağmen hala Dünya Kupası'na katılma şansı olması dikkat çekici. Dünyanın en iyi 20 takımıyla sekiz maç oynadıklarını da unutmamak gerek.
Rakamlara bakıldığında İtalya'nın işi çok daha kolaydı. Norveç Avrupa elemeleri başlarken 43. sıradaydı. Aldıkları sonuçlarla şu anda 29. basamağa kadar yükseldiler.
Ayrıca bir de seyahat konusu var. Güney Amerika’nın en iyi oyuncuları iki yıl boyunca dokuz ayrı iki maçlık uluslararası devrede 18 eleme maçı için Avrupa'dan Güney Amerika'ya uçmak zorunda. Genellikle bir maçı evinde, bir maçı deplasmanda oynuyorlar ve bu da daha fazla seyahat anlamına geliyor.
Seyahat meselesi başlı başına bir zorluk iken İtalyan futbolcular ise bu süreçte nispeten az seyahatle sekiz maç oynadı.
Gattuso Afrika konusunda haklı mı?
Gelecek yıl ilk kez sahneye çıkacak olan Yeşil Burun Adaları hariç, Afrika'nın elemelerdeki tüm ülkeleri dünya sahnesinde daha önce yerlerini aldı: Cezayir, Mısır, Gana, Fildişi Sahili, Fas, Senegal, Güney Afrika ve Tunus.
Afrika’dan katılım sağlayacak 6 ülke dünyanın en iyi 50 ülkesi arasında kendine yer bulurken, Gana 73. sırada yer alarak dokuz ülke arasında en düşük sırada yer alıyor. Bu ülkelerden herhangi birinin bir Avrupa ülkesine göre orada olmayı hak etmediğini söylemek haksızlık olur.
Peki rakamlar bize ne anlatıyor?
UEFA'nın Dünya Kupası'ndaki yer alma payı 1990'lardaki %54'ten bugün %33,33'e düştü. Ancak Avrupa ülkelerinin neredeyse yarısı (%46,30) ilk 50'nin içinde yer alıyor.
Peki, FIFA'nın 2026 Dünya Kupası için 16 ek kontenjan koymasına rağmen Avrupa’ya artı üç kontenjan vermesi adil mi?
53 ülkeyle elemelere başlayan Afrika 9 ülkeyle temsil edilecek. Yani otomatik kontenjanların %21,43'üne sahipler. Bu ülkelerin yalnızca yedisi (%14) dünyanın en iyi 50'si içinde. Bu, az da olsa fazla ülkeyle temsil edildiklerini gösteriyor, ancak çok da fazla değil.
Concacaf, göreceli gücüyle doğru orantılı. Şu anda Dünya Kupası'nda altı ülke yer alıyor (%14,29) ve 32 takımından beşi (%15,63) ilk 50'de.
Asıl absürt olan ise, 46 katılımcı ülkesinden yalnızca dördü (%8,70) FIFA ilk 50'de yer almasına rağmen sekiz otomatik kontenjan hakkına (%19,05) sahip alan Asya kıtası.
Yani Gattuso'nun bir noktada haklı bir serzenişi olsa da pek fazla destekçi toplaması beklenmiyor.
Benzer Konular
Reklam
Reklam