Bu yaznın orijinaliı the New York Times sitesinde yayımlanmıştır.

Kelimeleri yazıya dökecek olursanız içeriğin kendisi aslında pek de etkileyici gelmiyor. Bir adamın ayakkabılarını bağladığı 15 saniyelik bir videosuna rastlayabilirsiniz. Gördüğünüz şey karlı bir günde telefonunu kontrol ederken ya da otobüste otururken çekilmiş bir fotoğrafı da olabilir. Belki de koltuğuna oturmuş patlamış mısır yiyorken de çekilmiş olabilir o fotoğraf.

Futbol
Frank Ribery'den Leroy Sane'ye destek
14 SAAT ÖNCE

Gerçekten de dikkatli bir şekilde fotoğraflara bakacak olursanız hiçbirinin mükemmel olmadığını fark edecekseniz. Fotoğrafların çekildiği açı genellikle biraz kaymış durumda. Perspektife nadiren dikkat edilmiş. Işıklandırmaya da pek önem verilmemiş. Birden fazla fotoğrafa bakılacak olursa, fotoğraf konusunda az buçuk bir şeyler bilen biri çoğu fotoğrafta objektifin asıl konuya odaklanmamış olduğunu rahatlıkla görebilir.

Bu küçük kusurlardan hiçbiri yılın en beklenmedik dönüşümünü engellemiş değil: José Mourinho’nun içinden, hakiki bir Instagram sansasyonu çıktı.

Tabii ki de Tottenham teknik direktörü Mourinho’nun 10 ay içerisinde –hesabının var olduğunu hatırlamasına kadar geçen süreyi de çıkarırsak 6 ay– yaklaşık 1,6 milyon takipçi kazanmayı başarması sürpriz değil. Ne de olsa Portekizli, iki on yıldan uzun süredir futbol dünyasının en ünlü ve etkileyici figürlerinden biri.

https://i.eurosport.com/2020/07/11/2848686.jpg

Lakin Mourinho’nun Instagram hesabının sahip olduğu şöhretin arkasında futbol kimliği yatmıyor. Kabaca bakılacak olursa Mourinho normal şartlarda Instagram’a bu kadar çabuk adapte olması beklenemezdi. 57 yaşındaki Mourinho, teknolojiyle yetişmiş kuşağın da bir parçası değil. Aslında sosyal medyaya karşı pek de belirgin bir ilgisi olmayan bir insan. Paul Pogba, Manchester United’da oynarken Mourinho’nun sosyal medyaya olan yaklaşımından bir enstantaneye tanık olmuştuk. Mourinho, bu konuda bir düşünceye sahipse o da bu konuyu dert olarak görmesi olsa gerek.

Mourinho hiçbir zaman kendi kişisel ya da profesyonel hayatının kapılarını taraftarlara açacağı izlenimini vermemişti. United’da bulunduğu süredeki Instagram kullanımının amacınınsa sponsorları memnun etmek olduğunu dile getirmişti. Mayıs 2018’de Instagram hesabını silene kadar isteksizce hesabını kullanmayı sürdürmüştü. Arkadaşları son zamanlarda bu Instagram işiyle iyice sıkıldığını da belirtmişti.

Spurs’teki ilk yılında Amazon Prime belgeseli “All or Nothing”i hazırlayan ekiplerin her yerde bulunmasından gerçekten rahatsız olmuştu. Bir keresinde “Sadece tuvalete gittiğim vakit arkamdan gelmiyorlar.” bile demişti. Kameramanlar ve yapımcı tesislerden ayrıldığında ne kadar mutlu olduğunu dile getirmişti çünkü Mourinho’ya göre bu, “Artık yaşananlar içimizde, kendi aramızda kalmaya devam edebilir, tam da benim sevdiğim gibi.” anlamına gelmekteydi.

Bütün bunlara rağmen, son hadiseler Mourinho’nun Instagram’a karşı doğal bir yatkınlığı olduğunun göstergesi. Instagram’daki ilk hareketleri küçük çaplıydı. Hesabını yeniden aktive edişinin ilk dört ayında yarım düzine gönderi paylaşmıştı, bir tanesi de sponsorlarından birinin yararınaydı.

Mourinho, hazirandan beri Instagram’ı gitgide daha fazla ve daha iyi bir etki yaratma gücüyle kullanıyor. 24 Aralık itibariyle hesabındaki 68 gönderiden sadece 12’si bir tür ticari beklenti sonucunda paylaşılmış durumda. 8 tane gönderi de büyük ihtimalle profesyonel fotoğrafçılar tarafından çekilmiş ve Mourinho’nun Instagram hesabında paylaşılmak için yeniden düzenlenmiş. Kendisine yakın hissettiği oluşumlarla ilgili beş adet gönderi var, bunların başında da Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı geliyor.

https://i.eurosport.com/2020/12/17/2957020.jpg

Geri kalan 15 video ve 27 fotoğrafsa kişisel içerikler. Ya Mourinho tarafından ya da onun isteğiyle çekilmişler. Mourinho, düzenli olarak telefonunu en yakınında bulunan Tottenham oyuncusuna ya da personeline uzatıp Instagram hesabı için kendisinin bir fotoğrafını çekmesini istiyor.

Her ne kadar sponsorların kendisinin siteye yeniden katılması yönündeki isteğini kırmamış olsa da halihazırda herhangi bir ajansla çalışmıyor. “Birkaç yıl önce hesabımı kapattığımda birkaç milyon takipçim vardı ve o an sponsorlarım pek de mutlu olmamışlardı.” demişti Mourinho. Ayrıca Tottenham’ın da Mourinho’nun kişisel Instagram hesabı üzerinde herhangi bir etkisi söz konusu değil.

Mourinho, Instagram’a yalnızca şöyle bir bakış atmak için geldi ancak sonradan bunu “insanın, kendi dünyasını tüm dünyaya açma fırsatı” olarak gördü. Mourinho’yla daha önce çalışmış bir danışmana göre Mourinho böyle bir etkinin farkına Amazon’daki belgesel yayınlandığında vardı. Instagram’daki varlığı, takipçileri için en azından saha kenarında bulunduğu anlar veya taktiksel kararları kadar etkileyiciydi.

Mourinho ayrıca gerçek bir Formula 1 taraftarı ve hatta Instagram hesabındaki ilk videolarının birinde antrenör ekibiyle birlikte bir Grand Prix izliyor. Başka hiçbir kişi olan bitenle onun kadar ilgili gözükmüyor. “Böyle büyük bir takımın, sürücülerin, takım patronunun nasıl çalıştığını öğrenmek isterdim.” diyor Mourinho. Ardından da “İnsanlar içeride nelerin olup bittiğini öğrenmek için can atarlar çünkü görmediklerini bir başka severler.” diye ekliyor.

Mourinho’nun Instagram hesabı bize kendi dünyası dışında birçok noktayı sunuyor: ofisinde antrenmanlardan birini analiz ettiği bir an, Spurs soyunma odasına -bazıları için futbolun en kutsal yerlerinden biri- bir bakış ve bir de kendi zihnine açılan bir kapı sunuyor bizlere.

Paylaştığı bazı fotoğrafların altında kendi futbolcularını övdüğü yorumları var, mesela Harry Kane’in şut atarken çekilen bir fotoğrafının altına “En iyi oyuncular, takım oyuncularıdır.” yazması gibi. Bazen de tüm takımı eleştirdiği yorumları var: “Umarım bu fotoğraftaki herkes en az benim kadar mutsuzdur”. Ve tabii ki de Mourinho, kendisini Mourinho yapan değerlerinden geri adım atmıyor, kendisini memnun etmeyen durumlarda sert bir dil kullanmaktan geri adım atmıyor. Geçtiğimiz uluslararası maç döneminde Covid-19 protokollerine uyulmadığını düşündüğü durumlarda aynı şekilde sert bir dille eleştiride bulunmuştu. Geçtiğimiz günlerde, Liverpool’a 2-1 kaybettikleri ve sonunda Klopp ile atıştıkları çekişmeli maçın ardından da yedek kulübesindeki koltuğunda biraz somurtkan bir ifadeyle maçı izlediği fotoğrafı, “Direğin hak ettiğimiz maçı elimizden aldığı an. Hepinizle gurur duyuyorum çocuklar.” yorumuyla paylaştı.

https://i.eurosport.com/2020/09/25/2893379.jpg

Mourinho Instagram’ı kutlama yapmak, somurtmak, söylenmek ve insanların başının etini yemek için kullanıyor ve tüm bunları filtresiz, apaçık ve tamamıyla içten bir şekilde yapıyor. Her ne kadar planlanmış artistik bir seçim olsa ya da teknik eksiklik -Mourinho’nun Amaro ya da X-Pro gibi filtreleri bilmiyor olması gayet mümkün- olsa da yaptıkları işe yarıyor.

Markalarla dijital stratejiler üzerine çalışan bir danışmanlık şirketi olan Light Years’ın kurucusu Lucie Greene “Z Kuşağı, yaratıcılık ve mizaha değer veriyor” diyor. “Y kuşağı için yeni Condé Nast olarak Instagram genellikle merak uyandırıcı bir yaşam tarzı olayı. Bir tık yaşlı ‘influencer’lar ise kendi kişiliklerini cilalayıp pazarlamaktansa daha gerçekçi olmaya yatkınlar.”

“Mourinho’ysa daha sabırlı bir insan olarak karşımıza çıkıyor. Yaptığı paylaşımlar istek uyandırıcı değil. Kendini ağırdan satmak yerinde kullanıldığında stratejik de olabilir. Biraz da insanın kendini küçümsemesi olabilir: bazı paylaşımlarının altında toplu bir PR durumunu da görebilirsiniz.”

Instagram’ın son zamanlarda yaşlılara, özellikle de yaşlı erkeklere hitap ettiğini söylüyor.

“Orta yaşlılar için Instagram bir başka tüketim makinesi, yaşlılar için ise daha topluma yönelik bir platform; insanlarla iletişim kurmak ve düşünceleri paylaşmak için bir fırsat.”

Mourinho’nun tam anlamıyla toplum için Instagram’da olmadığını söylemek yanlış olmaz. Yalnızca 13 takip ettiği var: sponsorları, iki aile üyesi, Creative Artists’teki -sıra dışı bir kişilik olan- temsilcisi ve emektar doğabilimci David Attenborough. Eski ya da güncel oyuncularından hiçbirini takip etmiyor.

Greene, onun Instagram hesabının daha ziyade bir görüntülü günlük olduğunu söylüyor: kendi dünyasına açılan sahici ve katıksız bir pencere. Yalnızca galibiyetlerden sonra değil, mağlubiyetlerden sonra da paylaşım yapıyor.

Gönderilerinde inceden bir kendini beğenmişlik söz konusu değil. Yani tatile gittiğinde “Bugünkü ofisim” diyerek sahil boyunca uzanan altın sarısı kumlar ve masmavi gökyüzünü paylaşmaktansa önlerinden geçen ve onlarla ilgilenmeyen bir yunusa çıplak sırtı kameraya dönük halde baktığı amatörce fakat samimi bir fotoğrafı tercih ediyor. Fotoğraflar, hayatını süslemeksizin yansıtıyorlar.

Hala sosyal medya konusunda pek rahat hissetmiyor. “Ben, özümde, bir Instagram adamı değilim.” dedi bu sezon Tottenham kulüp kanalına. Yine de bir bakıma, o bir Instragram adamı.

https://i.eurosport.com/2020/11/25/2943096.jpg

Mourinho, Benfica günlerinden beri, ne zaman kameraların karşısına geçeceğini bilerek ve olay yaratıcı olduğu kadar aynı zamanda stratejik demeçler vererek titizlikle bir imaj oluşturdu. Instagram da basit şekilde kendisini kendi istediği şekilde göstermesi için -bu aşamada bu daha kapsamlı ve daha insani anlamına geliyor- sonraki adım.

Ve kendisine rağmen bu işten oldukça hoşlanıyor gibi gözüküyor. “Kesinlikle yaptığından keyif aldığı görülebiliyor” diyor Greene.

O da Mourinho’nun hesabında aşağılara indikçe bizzat tanıdığı birçok kişinin gönderilerini beğenmiş olduğunu görüyor ve futboldan uzak birisi olarak buna şaşırıyor. Patlamış mısır yiyen adam ya da otobüste somurtan adam, pek sanatsal çalışmalar değiller. Pek ilham verici oldukları da söylenemez. Fakat inkâr edilemez, su götürmez şekilde, son zerrelerine kadar Mourinho’lar.

Şampiyonlar Ligi şampiyonu, Premier Lig şampiyonu, Instagram fenomeni: karşınızda Jose Mourinho.

Yazı: Rory Smith

Çeviri: Doruk Alp Mutlu

Orijinal Link: https://www.nytimes.com/2020/12/15/sports/soccer/jose-mourinho-instagram.html

Futbol
FIFA Kulüpler Dünya Kupası'nda Eşleşmeler Belirlendi
DÜN - 07:46
Futbol
Arsene Wenger’den Mesut’a destek
DÜN - 16:41