Barcelona başkanı Josep Maria Bartomeu “Eğer herhangi bir sorun olmazsa, yeni menajer Ronald Koeman olacak.” dedi ve en azından bu sefer bir sorun olmadı. Salı gecesi yeni menajer Ronald Koeman’ın gelişi netleşti, Quique Setien ve sportif direktör Eric Abidal’in kovulmasından iki gün sonraki Çarşamba sabahıysa resmî açıklama yapıldı. Resmî açıklamada “Evine hoş geldin!” deniyordu, kulübün web sitesindeyse Ronald Koeman’dan “bizden biri” olarak bahsediliyordu.

Blaugrana efsanesinin dönüşü” gerçek olmuştu, görevlerinin en başında da diğer efsaneleri takımdan yollamak geliyordu, kendisinden bile başarılıadamları yollamak... “Efsanelerle yollarımızı, onları onurlandırarak ayırmanın zamanı” dedi Bartomeu. Bu efsanevi oyuncuların kimlikleriyse ‘transfer edilemez oyuncular’ listesinden çıkmalarıyla gün yüzüne çıktı. Açılış tabii ki de bir karşılama videosuylaydı: Koeman’ın Barcelona’da oynarken attığı en güzel 10 gol. Seçilebilecek sayısız jeneriklik golü olsa da hiçbiri 1992 Şampiyon Kulüpler Kupası Finali’ndeki Barcelona’ya ilk Kupa 1’ini getiren serbest vuruşundan daha önemli değildi. En azından kulübün başta kendisine iyi niyetle yaklaşacağı garantiydi. Koeman’a ‘Wembley Kahramanı’ diyorlardı. Bir de ‘Tintin’.

Futbol
Video oyunlarının altın çağı
14 SAAT ÖNCE

Koeman’ı seçtik çünkü Barcelona’yı biliyor.” demişti Bartomeu. “Biz de onu iyi biliyoruz: nasıl biri olduğunu, nasıl düşündüğünü ve takımlarını nasıl oynattığını. Ayrıca da deneyimini, Johan Cruyff’un Rüya Takımı’nda olduğundan ve futbolu yorumlama şeklinden. Bizim felsefemizi, nasıl oynadığımızı biliyor.” Ajax, Barcelona, Cruyff: A, B, C. Bir klasik.

Koeman Ajax’tan doğrudan Barcelona’ya gelmedi ama orada Cruyff’un sistemiyle oynadı. Sonrasında da Barcelona’da Cruyff’a katıldı. Stoper ya da bir başka deyişle Cruyff’un sistemindeki ilk hücumcu (tabii kaleciyi saymazsak) olarak kullanılan bir orta saha oyuncusuydu, 6 sezonda topu ağlarla 88 kere buluşturdu. Bu 6 sezonda Barcelona bir kere Avrupa Kupası’nı ve üst üste 4 sezon La Liga’yı kazandı. Koeman, daha yeni yeni yetişen ve tamamen farklı bir şahsiyet olan Pep Guardiola’ya yakındı. Üstüne Louis van Gaal’ın asistanı olmuştu. Hollanda milli takımı hariç dokuz takım çalıştırmıştı ki bunlardan ikincisi Ajax’tı.

Hayalinin Barcelona’yı çalıştırmak olduğunu asla saklamamıştı ki bu durum Everton’da çalışırken başına birkaç dert de açmıştı. “Bu onun hayali” demişti Bartomeu ve bu içi hiç de boş bir laf değildi. Hollanda milli takımını Euro 2021’e götürmesine bu kadar elverişli bir ortam varken Barcelona’ya gelmişti. Bunun dışında her şey yolunda gitse bile 9 ay sonra kendisini Barcelona’ya getiren başkanın seçimle gitmesi ve kendisinin de bundan direkt olarak etkilenme ihtimali de masada.

Barcelona ve Cruyff’un birbiriyle bağlantısı tek başına bile birçok kapıyı açıyor. Hatta daha takımın başına gelmeden oluşan endişeleri bile hafifletiyor. Everton taraftarları belki yeterince etkilenmemiş olabilir ama ortada olmuş bitmiş olayların tekrarlanacağına dair bir kaide yok.

https://imgresizer.eurosport.com/unsafe/0x0/filters:format(jpeg):focal(1329x547:1331x545)/origin-imgresizer.eurosport.com/2020/08/20/2867322.jpg

Koeman, rakip sahada pres yapan ve oyunu kendi sahasında kurmayı seven bir oyun yapısı hakkında konuşuyor, sistemindeki faydacılık ve saha koşullarına adaptasyondan da bahsediyor. Sonrasında, “Cruyff’u her zaman zevk veren bir oyun anlayışına sahip olduğundan takdir etmişimdir ama ben savunmaya dayalı bir anlayışa sahibim. Bir şeyleri düzeltmem gerektiğini düşünürüm ve bu da düşüncelerimi bu yönde etkiledi.” diye ekliyor. Barcelona’nın hala Cruyff’un mantalitesine sahip bir kulüp olduğunu söylemek zor. Diğer taraftan, Koeman’ın, Bartoemu’nun “bizim oyun anlayışımız” dediği anlayışa ne kadar sahip olduğu da çok açık değil.

Ayrıca, teknik direktörler her zaman istediklerini yapmazlar, yapabileceklerini yaparlar. Bu noktada da bir değişikliğe ihtiyaç var çünkü Barcelona eski Barcelona değil ve sorun da burada.

Son birkaç günde, Ocak 2019’dan Koeman’la yapılmış olan ilginç bir röportaj gün yüzüne çıktı. Esport3’ten Ricard Torquemada’yla yaptığı röportajda Koeman, Barcelona’nın geleceği hakkında uyarıda bulunuyor. “Suarez 30’un üstünde, Messi 30’un üstünde, Pique 30’un üstünde, Sergio (Busquets) 30’un üstünde. Evet, hala birkaç yılları kalmış olabilir ama peki ya sonrası?”

“Değişime ihtiyaçları var çünkü bu oyuncuların hepsi takımın iskeletinde önemli rollere sahipler. Kaleciniz olacak ama stoperiniz, santraforunuz, hücumcunuz ya da Messi’niz olmayacak. Yani... iyi şanslar.”

Göründüğü gibi “birkaç yıl” biraz iyimser olmuş. Takımın iskeletini değiştirmek tam olarak Koeman’ın şu anki görevi. Ortada, gücün soyunma odasındaki ekipten geri alınması için verilen mücadeleden ve 2019-2020 sezonundan kalan 300m€’luk borcun azaltılmasından kaynaklanan politik ve ekonomik zorluklar var. Olay yalnızca yaş ya da devir teslim değil. Yine de Barcelona’nın planı, yüzünü gençlere dönmek. Daha doğrusu, yeniliklerin önünde duranları bir an önce yeni isimlerle değiştirmek.

Salı günü, Bartomeu’ya hangi oyuncuların satılık olmadığı soruldu. Bartomeu da Marc-André ter Stegen, Clément Lenglet, Ousmane Dembélé, Nelson Semedo, Frenkie de Jong, Ansu Fati ve Antoine Griezmann’ın isimlerini verdi. 30 yaşın üstünde ise tek andığı isim Messi’ydi. Asıl nokta; Piqué, Busquets, Suárez ya da Jordi Alba’dan bahsetmemesi. Bu kadar vurucu olmasa da Ivan Rakitic, Arturo Vidal ya da Philippe Coutinho’dan da bahsetmedi.

İstisna isim, Koeman’ın Ocak 2019’da bahsettiği gibi Messi. “Messi’nin özgürlüğe ihtiyacı var. Diğer oyuncularınsa sahada gerekli çabayı gösterip Messi’nin en iyi pozisyonda olduğundan emin olmaları lazım.” demişti Koeman. Bartomeu’ysa ısrarla “Koeman, bana Messi’nin planının en önemli noktası olduğunu söyledi.” dedi. Messi, uzun süredir tedbirli davranarak sessizliğini koruyor. Dolayısıyla, Messi’nin bu söylenenlerle hemfikir olduğuna dair herhangi bir kesinlik yok. Başkanın yaptığı itirafa bakılırsa Messi’nin akıl danıştığı tek kişi babası Jorge.

https://imgresizer.eurosport.com/unsafe/0x0/filters:format(jpeg):focal(1365x585:1367x583)/origin-imgresizer.eurosport.com/2020/08/18/2866633.jpg

Messi eski dostlarıyla biraz daha oynamak yerine gençlerin takıma alışma sürecinde onlara liderlik edebilir. Zaten bu da Barcelona’nın yapmak istediği ya da en azından bize öyle söylüyorlar. İşte burada karşımıza Koeman çıkıyor. “Biz Hollandalıyız.” demişti Torquemada’ya. “Biz gençleri sahaya sürmekten korkmuyoruz, bu duruma alışığız. Her zaman demişimdir, eğer elimde 30 yaşında bir oyuncu ve bir de 22 yaşında bir oyuncu varsa ben 22 yaşındakini tercih ederim çünkü gelecek gençten yana.”

“Eğer altyapıdan gelen oyuncuların kapasitesi varsa onları sahaya sürmelisiniz. Bu görüşten yanayım çünkü altyapıdan gelenler Barcelona’nın nasıl oynadığını biliyor, böyle oyuncular yoksa da onları kulübün dışında aramalısınız.”

Koeman’ın Hollanda’nın genç takımıyla olan başarısı, bu görev için doğru adam olduğu düşüncesini destekliyor. Ve tabii sonra soyunma odasının sözü geçen isimlerini takımdan sürdüğü 2008’deki Valencia tecrübesi de var. “Nabzı değişmeyecek”, son günlerde Koeman hakkında konuşurken en sık kullanılan ifadelerden biri. Bir diğeri de “demir yumruk”. Başka bir deyişle Ernesto Valverde and Setién’in sahip olmamakla suçlandığı sinirlere, güce ve kişiliğe sahip. Oyuncuların karşısında duracak, onların alışmış olduğu sisteme ayak uydurmayacak. Kısacası, onları zorlayacak.

Fakat iş‘yaşlı oyuncuları yollamak’ kadar basit değil. Barcelona “taze kan”a ihtiyaç duyduğunda kenara çekileceğini söyleyen Pique konusunda bile, işler o kadar basit değil. Yönetimden destek bulmakta sıkıntı yaşayan Valverde ve Setién’e yöneltilen suçlamalar gerçek dışı oldukları kadar fırsatçıydı da.

30’unu geçmiş oyuncuların bu kadar yüklü sözleşmeleri varken yollanmaları zaten zor. İstenmediklerinin açık açık söylenmesi, transfer pazarının şu anki durumu, bir yıl içinde yüksek ihtimalle başkanın da teknik direktörün de gitmiş olacağı gerçeği ve futbolcuların tüm bunların ne anlamlara geldiklerini bilmeleri, işi daha da zorlaştırıyor. Barcelona’da başkanlık seçiminin favori adayı Victor Font çoktan Koeman ne kadar iyi bir performans sergilerse sergilesin Xavi’yi takımın başına getireceğini açıkladı.

Barcelona geçen yaz Rakitic’i satmayı denemiş ve başarısız olmuştu. Sergi Roberto ve Sergio Busquets’in temsilcisi ise temsil ettiği oyuncuların takımdan ayrılma niyeti olmadığını söylemişti. Daha geçenlerde Jordi Alba sözleşme yeniledi. Ve Suarez’in hiç acelesi yok. Eğer onlar gitmezse, kim gidecek? Güç üst makamlardan gelir ancak Barcelona’nın başkanı koltukta nasıl kalacağını kesinlikle bilirken güç kullanmaya pek meyilli değil.

Koeman’ın Valencia deneyimini bir taslak olarak incelerken karşımıza çıkan merak uyandırıcı birkaç ayrıntı daha var. Koeman, bu dönemde başkan Juan Soler’e yakın bir konuma sahip olmayı tercih etti. Buna yalın bir inançtan daha sıkı bağlandı ve sonucu tam bir felaketti: fazlasıyla tatsız 5 ay… 19 yaşındaki Juan Mata eline geçen fırsat için minnettardı ve Valencia Copa del Rey’i kazanmıştı fakat sürgün edilenler durumu mahkemeye taşımış ve oyuncular takımı zafere götürenin menajer değil oyuncular olduğu konusunda ısrar etmişlerdi. İzole ve yalnız kalan Koeman kupanın kaldırıldığı gece gözlerden uzaktaydı ve günler sonra kovulduğunda takım küme düşme hattının sadece 2 puan yukarısındaydı.

Koeman hakkında konuşulduğunu duyuyorum. Umarım bir gün Barcelona’nın başına geçebilir.” diye bir tweet atmıştı eski Valencia kaptanı Albelda 2014’te. “Bu sayede ligde güçler biraz daha dengelenir.”

Valencia’daki kriz Koeman’ın krizi değildi ama ayrılışına üzülen kimseler de olmamıştı. Bu sefer de kriz Koeman’ın değil ama bir şekilde olayları çözüme ulaştırması lazım. Hem de hızlı bir şekilde… İyi şanslar Koeman. Buna ihtiyacın olacak.

Futbol
Liverpool, Thiago Alcantara transferini bitirmek üzere
16 SAAT ÖNCE
Futbol
İngiltere'de 10 maçta seyirci olacak
16/09/2020 - 21:49