Florent Malouda: Messi ile otururken telefonum çaldı, arayan Hacıosmanoğlu'ydu

Trabzonspor'un yıldızı Malouda Trabzonspor'a transferini ve Türkiye'deki günlerini anlattı.

Eurosport

Görsel kaynağı: Eurosport

Türkiye maceran nasıl geçiyor?33 yaşındayım. Eşim, 3 kız ve 1 erkek çocuğumla Trabzon’da mutluyum. Buraya hayran kaldım. Türkiye’de olmaktan mutluyum. Ateşli bir taraftar topluluğu önünde oynamak güzel. Futbolu bilen ve seven taraftarlara sahibiz. Bu beni heyecanlandırıyor. Benim oynadığım takım şampiyon olmalı. Ve olacağız...
Çok sayıda ünlü hoca ile çalıştın. Kim iz bıraktı?Avram Grant, Scolari, Ray Bilkins, Guss Hiddink, Carlo Ancelotti, Vias Boas, Di Matteo ve Rafael Benitez. Her biri değerliydi. Hepsinden bir şeyler öğrendim. Bana bir şeyler kattılar. Öğrenmenin sonu ve yaşı yok. Mustafa Reşit Akçay da son hocam. Öğrenmeye aç futbolcunun, ne istediğini bilen bir yapısı var. Hem hoca hem de bizim için arkadaş. Müthiş bir insan. Her maçtan sonra özeleştiri yapıyoruz. Hocam, komplekssiz ve egosuz.
Trabzonspor'a nasıl geldin. Kim ikna etti seni?Chelsea ile kontratım bitmişti. Fransız Guyana’sındaki evimde oturuyordum. Messi de yanımdaydı. Onun yardıma muhtaç insanlar için kurduğu bir derneği var. Bu dernek için projeler üretmek adına konuşuyorduk. Telefonum çaldı. Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’ydu arayan. 15 dakikalık bir görüşme yaptık yaklaşık. Değer veren konuşmalar yaptı. Avrupa’dan cazip teklifler geliyordu. Başkan beni ikna etti ve Trabzonsporlu oldum. Kulübüne aşık bir başkan İbrahim Hacıosmanoğlu. Müthiş bir başkana sahibiz.
Sence bu kadroyla nereye kadar gidebilirsiniz?Ligde de Avrupa’da da camiamızın beklentisini karşılamak zorundayız. Takım olarak bu güveni veriyoruz. Potansiyelli ve güçlü bir takımız. Lider Fenerbahçe’ye çelme taktık. Biz de zirve yarışındayız. Artık zorlu bir parkura giriyoruz. Bu zorlu parkurdan da en az zararla çıkmalıyız.
Bir çok yıldızla oynadın. En unutulmazı kimdi?En iyi Zidane’dır benim için. Hayrandım ona. Onun yanında staj yaptım. Aşırı yeteneğinden çok, idmandaki çalışma disiplinine hayrandım. Saha içinde nerede sorumluluk alacağını çok iyi bilirdi. Makalele de gerçekten müthiş bir oyuncuydu.
Trabzon nasıl bir şehir. Türkiye nasıl bir ülke?Öncelikle takımda her dinden insan var. Osmanlı tarihini okumuştum. Herkes o dönemde dinini özgürce yaşayabiliyor. Şimdi de öyle. Türkiye’deki en güzel şey, bir cami ve yanında da bir şapel var. Bir mescit var, yanında da bir kilise. Bu, dünya için örnek bir tablo. Her dine, her dile açık, şeffaf ve demokrat bir yapı görüyorum ülkenizde. Trabzon’a gelirsek. Hiç bir şikayetim ve mutsuzluğum yok. Bu şehirde ve bu takımda olmaktan dolayı keyifliyim.
Drogba ile Türkiye’de yeniden buluştun. Görüşüyor musunuz?Onun bende yeri ayrıdır. Kankam olur... Beşiktaş ile oynadığımız maç öncesi İstanbul’da görüştük. İnsanlığı, futbolculuğu, yardımseverliği tartışılmaz. Onun gibi bir oyuncunun Türkiye’de olması büyük şans. İspanyol ve İngilizler peşindeydi. Galatasaray Drogba transferiyle büyük iş başardı. O, benim İngiltere’ye transferimde önemli rol oynadı. Liverpool beni çok istiyordu. Real Madrid’e gidecektim. Fakat, Drogba devreye girdi. Chelsea atağa kalktı. Görüşmeler sonrası mavilere imza attım. Benitez beni gördüğünde sürekli, “Keşke, Liverpool’a gelseydin” der.
Uygulamada 3M+ kullanıcı'a katılın
En son haberler, sonuçlar ve canlı spor yayınları ile güncel kalın
İndir
Bu yazıyı paylaş
Reklam
Reklam