"Türkiye’de Bu Branşa İnanan Herkese Umut Vermek İstiyorum"
TarafındanMelih Aydoğmuş
Güncellendi 21/11/2025 - 17:02 GMT+3
6-22 Şubat 2026'da İtalya'da düzenlenecek Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyatları'na katılım için iddialı isimlerin arasında yer alan Muhammed Ali Bedir ile spora nasıl başladığını, bugüne kadar elde ettiği başarılardan Olimpiyat hedeflerine, antrenman rutini ve çok daha fazlasını konuştuk.
Muhammed Ali Bedir
Görsel kaynağı: Getty Images
2000 doğumlu kayakla atlama sporcusu Muhammed Ali Bedir, ülkemiz sporunun yükselen umut ışıklarından biri. Erzurum doğumlu genç sporcumuz, kayakla atlama branşında bir ilki başardı ve 27 Ocak 2023’te Avusturya’nın Kulm tepelerinde gerçekleştirdiği 212,5 metrelik atlayışla Türkiye rekorunu kırarak tarihe adını yazdırdı.
Muhammed Ali Bedir, Norveç'te katılacağı bir turnuva öncesinde Eurosport Türkiye ekibinden Kaan Meriç'in sorularını cevapladı. Muhammed'in spora başlama hikayesi, elde ettiği başarılar, olimpiyat hedefleri, antrenman rutini ve zorlayıcı profesyonel spor rutininin perde arkası...
Kayakla atlama ile tanışmanız nasıl oldu? Sizi bu dalda spora yönlendiren neydi?
Spora ilk olarak alp disiplini ile başladım. Daha sonra kayakla atlama için sporcu seçmesi yapıldığını duydum ve katılmak istedim; ancak kayakla atlamanın nasıl bir branş olduğunu, hatta ülkemizde henüz 2 yıllık, ev rampası bile olmayan çok yeni bir branş olduğunu bilmiyordum. Seçmelere girdim ve takıma seçildim, bu haberi de ailemden öğrendim.
Kayakla atlama branşını takip ettikçe adrenalin dolu ve eğlenceli bir spor olduğunu keşfettim. Bu sporda bir şeyler başarabileceğimi düşündüm. 2009 yılında Slovenya’da eğitim atlayışlarına başladım ve katıldığım ilk uluslararası yarışta şampiyon oldum. Böylece ülkeme ilk kupayı kazandırdım.
Kariyerinizin başında yaşadığınız en büyük zorluk neydi ve o dönemi nasıl aştınız?
Yabancı bir dil bilmiyordum, hocalarım ise yabancıydı. Tabii bize yardımcı olan Türk hocalarımız vardı ama asıl tekniği öğreten kişilerin söylediklerini hep ikinci bir ağızdan dinliyordum. Aynı zamanda, kayakla atlama sporunda iyi bir yere gelebilmem için yeme içmeme çok dikkat etmem gerekiyordu. Ne yazık ki tatlıyı çok seviyordum. Sürekli sokakta oyun oynadığım ve düzenli bir uyku düzenine sahip olmadığım için bu durum beni oldukça zorluyordu; çünkü burada bir şeyleri başarmak istiyorsam gerçek bir disiplin gerekiyordu.
Bu süreç uzun bir süre devam etti. Şimdi düşününce, o dönem bir psikolog ve diyetisyenle çalışabilseydim hem bu süreci daha hızlı atlatır ve temelimi daha sağlam atardım hem de başarıya olan açlığımı belirli bir programla, sağlam adımlarla sonuca ulaştırabilirdim.
/origin-imgresizer.eurosport.com/2025/11/20/image-8cc6d4e1-d9f6-4b1d-8a29-52f83c50d4a0.png)
Muhammed Ali Bedir
Görsel kaynağı: Getty Images
27 Ocak 2023’te Kulm’da 212,5 metre ile Türkiye rekoru kırdınız. Bu atlayışı zihninizde yeniden anlatabilir misiniz? O an ne hissettiniz?
Spora başladığımda en büyük hayalim, 200 metre üzeri uçan ilk Türk olmaktı. Bunu gerçekleştirebilmem içinse uçuş rampalarında sakin kalmam ve iyi bir teknik kullanmam gerekiyordu. Çünkü uçuş rampasında antrenman yapma şansınız yok; bu yasaktır. Sadece yarıştan önce 2 deneme atlayışınız olur, bazen bu sayı 1’e bile düşebilir. Tıpkı yarışta olduğu gibi tulumunuz, kilonuz, kısacası her şeyiniz kontrol edilir; çünkü dünya rekoru bu atlayışlarda da gelebilir.
Yarıştan birkaç hafta önce çok istekli biçimde çalışıyordum, hedefe fazla odaklanmıştım ve bunun sonucunda bazen hatalı atlayışlar yapıyordum. Yarış günü geldiğinde bakış açımı değiştirdim, birinci atlayışımda "Ben iyi bir uçucuyum ve bunu başarabilirim," diyerek çıkış kapısına oturdum. Hocamın çıkış iznini aldıktan sonra yaklaşık 100 km/s hıza varan süratte sakin kalarak yalnızca yapmam gereken take-off’u uyguladım. Havaya çıktıktan yaklaşık 40 metre sonra, az bile atlasam uçuş pozisyonumu bozmayacağım düşüncesiyle devam ettim. 50. metreden sonra giderek daha fazla yükselmeye ve hız kazanmaya başladım.
Kırmızı 200 metre çizgisini görür görmez inişe geçtim, psikolojik olarak rahatlamıştım ve çocukluk hayalim gerçek olmuştu. O an çok duygulandım. 212,5 metrelik bir uçuş yaparak hayallerimi hafife almamam gerektiğini, onlara giden yolun bir süreç olduğunu ve başarmanın emekle mümkün olduğunu kendime kanıtlamıştım.
2026 Kış Olimpiyatları’na katılma hedefiniz olduğu biliniyor. Bu sizin için ne kadar büyük bir motivasyon kaynağı?
Olimpiyatlar, bir sporcunun ulaşabileceği en büyük vitrin. Ben çeşitli sebeplerden dolayı 2022’de bu hedefime ne yazık ki ulaşamadım. Orada olmak için duyduğum arzunun ne kadar büyük olduğunu anlatmam gerçekten çok zor. Elimden gelen her şeyi yapıyor, ekstra çalışmalarla kendimi geliştirmeye devam ediyorum. 2026 Kış Olimpiyatları’na adımı yazdırmak istiyorum.
Olimpiyat kotası almak için ne tür teknik, fiziksel veya psikolojik hazırlıklar yapıyorsunuz?
Teknik olarak diğer başarılı sporcuların atlayışlarını analiz ediyorum ve kendi atlayışlarımla sürekli kıyaslıyorum. Fiziksel olarak bir eksiğim yok; bu konuda fiziğimi korumaya çalışıyorum. Daha çok psikolojik olarak yoruluyorum çünkü henüz hedefime ulaşmamış olmanın getirdiği bir zihinsel yük oluyor. Neyse ki kotayı almak için hala 2 ayım var. Her atlayış yeni bir hikâye, şanssızlıkların da bir sonu vardır. Ben çalışmaya devam edeceğim.
Antrenmanlar esnasında ya da kamp dönemlerinde sizi daha çok zorlayan şey fiziksel yorgunluktan öte mental baskı mı öyleyse?
Evet, açıkçası mental baskıyı daha çok hissediyorum. Hedeflerime ulaşmak beni çok mutlu edecek, elbette bana inananları mutlu etmek de isterim. Bu sebeple kotaya odaklanmadan, yarış yarış yoluma bakıyorum ve bu sürecin sonunda olimpiyata giderek hedeflerime ulaşacağıma inanıyorum.
Kayakla atlama sporu hem teknik hem de fiziksel olarak çok zorlu. Günlük antrenman rutininiz nasıl? Atlayış, kondisyon, kuvvet antrenmanları arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz?
Aslında buna şöyle bir cevap vermem daha doğru olur: Kayakla atlamada kuvvet ve kondisyon çok önemli bir detaydır. Çalıştığınız kişilerin antrenman yükünü iyi hesaplaması ve periyotlamayı doğru yapması gerekir; yoksa kötü sonuçlar kaçınılmaz olur. Ama kayakla atlamada asıl önemli olan şey, atlayıştaki o gizemli hissiyatı geri kazanmaktır. Çünkü kayakla atlamada hemen hemen herkesin oturmuş bir tekniği vardır; bu, temelden gelen karakteristik bir tekniktir.
Ancak atlayışta, özellikle take-off anında, inanıyorum ki her sporcunun hissettiği gizemli bir duygu vardır. Bunu anlatmak biraz zor fakat o hissi geri kazandığınızda veya o hissi ne kadar iyi korursanız, atlayışlarınız da o kadar iyi devam eder.
Yarış öncesi zihinsel hazırlığınız nedir? Görselleştirme, nefes çalışmaları ya da başka ritüelleriniz var mı?
Yarışa gitmeden önce atlayış analizlerimi yapıyorum ve rampaya gidince ısınma sırasında mümkün olduğunca iyi atlayışlarımı hayal ederek hazırlanıyorum. Üstümü değiştirirken ve rampaya çıkarken de nefes egzersizleri yapıyorum.
Türkiye’de kayakla atlama branşı nispeten küçük ve yeni gelişen bir alan. Sizce bu sporun Türkiye’deki durumu nasıl?
Kayakla atlama Türkiye’de gerçekten çok yeni bir branş ve gelişmeye oldukça açık. Ancak kat edilmesi gereken uzun bir yol var. Her şeyden önce bu yolu bilenlerin, bu branşa sahip çıkması gerekiyor. Kayakla atlamanın ruhunu gerçekten tanıyan, bu sporun ne hissettirdiğini bilen kişilerin çabalaması şart.
Eğer 2026 Kış Olimpiyatları’nda yarışma fırsatı bulursanız, oradan nasıl bir geri dönüş bekliyorsunuz? Madalya, final atlayışı ya da tecrübe odaklı mı olacaksınız?
2026 Kış Olimpiyatları’nda yarışma fırsatı bulursam, elbette her sporcunun hayal ettiği gibi madalya kazanmak isterim. Ama benim için asıl önemli olan, oraya gerçekten hak ederek gitmek ve yıllardır biriktirdiğim tecrübeyi en iyi şekilde piste yansıtmak. Olimpiyat atmosferini solumak, o rampada ülkem için atlayış yapmak bile başlı başına büyük bir gurur.
Elimden gelenin en iyisini yapıp final atlayışına kalmak ve orada güçlü bir performans göstermek isterim. Sonuç ne olursa olsun, oraya çıktığım anda hem kendimle hem de yıllardır verdiğim mücadeleyle gurur duymak istiyorum. Çünkü benim için bu yolculuk sadece madalya değil; aynı zamanda hayallerimi gerçekleştirmek, kendimi aşmak ve Türkiye’de bu branşa inanan herkese umut vermek.
/origin-imgresizer.eurosport.com/2025/11/20/image-eec2888c-b1ad-4361-8842-ecdb8262e113.png)
Muhammed Ali Bedir: Hayal edin, inanın, çalışın ve vazgeçmeyin.
Görsel kaynağı: Getty Images
Uzun vadede kayakla atlama sporu dışında başka bir spor, antrenörlük ya da sporla ilgili başka bir misyon düşünceniz var mı?
Açıkçası uzun vadede kayakla atlama dışında da sporda kalmak istiyorum. Çünkü bu sporu seviyorum, hayatımın büyük bir kısmı bu branşla geçti ve spordan kopmak gibi bir düşüncem yok. İleride antrenörlük yapmayı, özellikle de bu branşa yeni başlayan genç sporculara tecrübelerimi aktarmayı çok isterim.
Kayakla atlamanın ne olduğunu bilen, rampanın kokusunu tanımış, düşmenin acısını ve kalkmanın mutluluğunu yaşamış biri olarak, bu birikimi aktarmanın çok değerli olacağını düşünüyorum. Hem kendi yaşadığım zorlukları başkalarının yaşamaması için bir rehber olmayı isterim hem de Türkiye’de bu branşın gerçekten büyümesine katkı sağlamayı.
Kısacası, aktif sporculuk sonrası hedefim yine sporun içinde olmak ve bu camiaya başka bir rolde değer katmak.
/origin-imgresizer.eurosport.com/2025/11/20/image-2b2dc1ef-1880-4f71-817f-b033db74a282.png)
Muhammed Ali Bedir, 212.5 metre ile kayakla atlamada Türkiye rekorunun sahibi.
Görsel kaynağı: Getty Images
Gelecekte sizin gibi genç sporculara ne tür mesajlar vermek istersiniz? Kişisel bir manifestonuz var mı?
Genç sporculara vermek istediğim en önemli mesaj, hayallerinizi küçültmeyin ve asla pes etmeyin. Ben de spora başladığımda önümde zorluklar, bilinmezlikler vardı; ülkemizde yeni bir branş, rampalar sınırlı, kaynaklar kısıtlı… Ama bunlar hayallerimin önüne geçmedi.
Hayalleriniz ne kadar büyük olursa olsun, onlara inanırsanız ve disiplinle, sabırla çalışırsanız; üstesinden gelemeyeceğiniz engel yok. Tabii ki süreç kolay değil; düşmeler, kayıplar, motivasyon kırıcı anlar olacak. Ama her atlayış, her antrenman yeni bir fırsat ve her deneyim sizi bir adım ileri taşıyor.
Benim manifestom şu: "Hayal edin, inanın, çalışın ve vazgeçmeyin." Bu yolda kararlılıkla ilerlerseniz, hayalleriniz bir gün gerçek olacak ve o başarıyı yaşamak tüm emeğinize değecek.
Benzer Konular
Reklam
Reklam