Bu yazı, 23 Ekim 2019 tarihinde The Guardian internet sitesinde "Paralympic gold medalist Marieke Vervoort ends her life in Belgium" başlıklı makalenin çevirisidir.

Vervoort, günü geldiğinde ötenazi için kağıtları imzalayacağını ve hayatını sonlandırmaya hazırlandığını söylemişti. Geçtiğimiz Salı günü o gün geldi. Sporcunun ölümü, Belçika’daki Diest bölgesinde gerçekleşti.
Paralimpik
Paralimpik Yüzme Milli Takımımızdan 14 madalya
18/04/2021 - 20:02
Paralimpik atlet 40 yaşındaydı. 2012 Londro Paralimpik Oyunları’nda tekerlekli sandalye yarışında altın ve gümüş madalya kazanmıştı. Ayrıca, üç yıl önceki Rio Paralimpik Oyunları’nda da iki madalya daha almıştı.
Vervoort, Rio Paralimpik Oyunları esnasında verdiği bir röportajda, aralıksız ve tedavisi olmayan bir acıyla, dejeneratif omurilik hastalığı ile yaşamayı tanımlamıştı. Bazı geceler acıları nedeniyle yalnızca on dakika uyuduğundan, diğerlerinin onu yalnızca izlemelerine neden olan şiddetli acılardan bahsediyor ve sporun onu nasıl hayatta tuttuğundan bahsediyordu.
2016 yılındaki röportajında “Benim vücudum için çok zor!” diyordu Vervoort. “Her antrenman esnasında acı çekiyorum. Her yarış için sıkı antrenman yapıyorum. Ancak antrenman yapmak, bu aleti sürmek ve yarışmalara katılmak bana bir ilaç gibi geliyor. Çok zorluyorum, korkularımı ve her şeyi ardımda bırakmak için kelimenin tam anlamıyla kendimi çok zorluyorum.”
Vervoort, Belçika’da yasal olan ötenaziyi seçebilme hakkının güçlü bir savunucusuydu. Tıpkı antrenman yapmak gibi, ötenazi hakkına sahip olmak da ona kontrolü ve kendi hayatı hakkında söz sahibi olma şansını veriyordu.
Bu konuda tam olarak şöyle demişti Vervoort: “Gerçekten korkuyorum. Ancak bu ötenazi belgeleri zihnimi rahatlatıyor. Çünkü biliyorum ki o noktaya geldiğimde, bu belgelere sahibim. Eğer sahip olmasaydım, şimdiye kadar intihar etmiş olurdum diye düşünüyorum. İnanıyorum ki bir ülkede ötenazi hakkı olursa oradaki intihar sayısı da düşecektir. Herkesin bunun intihar olmadığını ve insanın ömrünü uzattığını fark etmesini umuyorum.”
https://i.eurosport.com/2016/08/01/1903046.jpg
Vervoort, ayrıca 2014 yılında makarna yaparken bacaklarına kaynar su dökmüş ve bu da onun epilepsi nöbeti geçirmesine sebep olmuştu. Başarılı sporcu, bu nedenle dört ay hastanede kalmıştı.
Zenn adlı Labrador cinsi sadık bir köpek nöbet meydana gelmeden önce Vervoort’un dibinden ayrılmamaya başlamış ve onu patisiyle uyarmaya çalışmıştı. Zenn ayrıca Vervoort’a çoraplarını çekmeceden çıkarması için yardım ediyor, alışverişten sonra eğer çok fazla eşya varsa onun poşetlerini taşıyordu. “Epilepsi krizi geçirmeden bir saat önce Zenn beni uyarıyordu.” diyor Vervoort. “Nasıl hissettiğini bilemiyorum.”
Vervoort, herhangi bir zamanda ve herhangi bir kimse için gelebilecek ölüm gününü erteledeğini söylüyordu. Yine söylediğine göre, bir dakika boyunca acı çekmeyebiliyor, ancak sonrasında birkaç dakika boyunca acıdan kıvranıyordu. Konu hakkındaki düşüncelerini şöyle detaylandırmıştı: “Hayatı gün gün yaşamalı ve küçük anlardan keyif almalısınız. Herkes bir sonraki gün trafik kazası yapıp ölebilir, ya da kalp krizi geçirip ölebilir. Yarın ölmek herkes için olası.”
Belçikalı paralimpik atlet kendisini “çılgın kadın” olarak tanımlıyordu. Bir F-16 savaş uçağıyla uçmaktan, bir ralli arabası kullanmaktan, ona nadir bir hastalık teşhisi konulduğu 14 yaşına geri dönüp bir müze küratörlüğü yapmak istediğinden bahsediyordu. Dikenli saçları vardı ve her zaman gülen, her zaman gülümseyen bir kadın olarak hatırlanmak istiyordu.
“Birkaç yıl öncesine göre ölüm hakkında daha farklı hissediyorum.” diyordu Vervoort. “Benim için ölüm, sizi ameliyat etmeleri gibi bir şey. Bir kere uyuyorsunuz ve asla uyanmıyorsunuz. Benim için ölüm huzurlu bir şey.”
Paralimpik
Emine Seçkin'den İki Madalya
06/04/2021 - 13:34
Paralimpik
Pistorius'a bir kötü haber daha
11/04/2018 - 09:59