Servet'in serüveni

Milli tekvandocu Servet Tazegül, Almanya'da yaşarken çocukluğunda izlediği Karate Kid gibi dövüş filmlerinden heveslenerek başladığı tekvandoda 22 yaşında dünya şampiyonluğuna ulaştı.

Eurosport

Görsel kaynağı: Eurosport

Güney Kore'de iki hafta önce gerçekleştirilen Büyükler Dünya Şampiyonası'nda erkekler 68 kiloda altın madalya kazanan ve şampiyonanın ''en değerli sporcusu'' seçilen Servet Tazegül, yaptığı açıklamada, 2012 Londra Olimpiyatları'nda da altın madalyayı hedeflediğini söyledi.
Olimpiyatlara ilk kez Pekin-2008'de katıldığını ve orada da altını hedeflemesine karşın bronz madalyada kaldığını anlatan Tazegül, ''Hedefimde olimpiyat var. Mutlaka 2012 Londra Olimpiyatları'na gitmek istiyorum'' dedi.
''Kendimden her zaman şampiyonluk'' bekliyorum diyen Tazegül, spora dövüş filmlerinden esinlenerek başladığını belirtti.
Ailesiyle Almanya'da yaşayan Tazegül, şunları anlattı:
''Tekvandoya beş yaşında başladım. 17 yıldır spor yapıyorum. Önceleri televizyonlarda, Jackie Chan, Jet Li Karate Kid filmlerini izlerken heveslendim. Sonra ablam karate salonuna götürdü ve ben de devam ettim. Babam da ilgilenmeye başladı ve peşimi bırakmadı. Dünyanın neresine gitsem peşimden geldi.''
Dünya veya Avrupa olimpiyat klasifikasyonunda Londra-2012 için kota alarak oyunlara gitmek istediğini ifade eden milli tekvandocu, ''Pekin-2008'e altın hedefleyerek gitmiştim. O zaman manuel sistemdi, biraz hakem oyunlarına geldik. Şimdi puanlamada elektronik sisteme geçildi. Hakem etkisini düşürdüler. Şimdi daha iyi çalışarak hakemlere bırakmayacağım. Çok çalışınca, kimse hakkını yiyemez. Hakem zorlayabilir, ama sen iyi sporcuysan, sayı farkını toparlayabilirsin'' diye konuştu.
Tazegül, Türk Milli Takımı ile 2004 yılında gençler dünya şampiyonu olduğunu anımsatarak, ''Bu tarihten önce Almanya milli takımına çağırdılar, ama kabul etmedim. Kendi ülkem adına dövüşmek çok güzel ve gurur verici. Alman Milli Takımı adına dövüşen Türk arkadaşlarım var, onlarda şu an bir mutsuzluk var. Dövüşürken, Almanya için dövüşme sevinçleri yok. Biz kendimiz için değil, Türk bayrağı, milletimiz için dövüşüyoruz. Orada ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek için dövüşüyoruz'' dedi.
Milli takım tercihi''Türk milli takımını seçerek doğru bir tercih yaptığıma inanıyorum'' diyen Tazegül, şunları kaydetti:
''Alman Milli Takımı yerine keşke senin gibi zamanında Türkiye'yi seçseydim diyenler var. Türk bayrağını göndere çektirdiğimiz de o arkadaşlar da gurur duyuyor. Sonuçta onlar da Türk. Keşke ben de senin gibi zamanında seçseydim, diyorlar. Almanya bana daha iyi şartlar da sunmuş olsa yine kabul etmezdim. Bu gönül işi. Ben Almanya doğumluyum, ama kendimi Türk gibi hissediyorum. 2004 yılından itibaren kamplar dolayısıyla Türkiye'ye geliyorum. Önceleri biraz değişik geliyordu, ama artık buraya alıştım. Çünkü, burası benim ülkem.''
Uygulamada 3M+ kullanıcı'a katılın
En son haberler, sonuçlar ve canlı spor yayınları ile güncel kalın
İndir
Bu yazıyı paylaş
Reklam
Reklam