292 Sayfa, Tek Soluk: Björn Borg - Heartbeats
Eurosport on GoogleBjörn Borg, zaferler, iniş çıkışlar, dramalarla dolu hayatını kitap haline getirdi: Heartbeats 23 Eylül'de ABD'de raflarda!
Björn Borg
Görsel kaynağı: AFP
Spor dünyasının ünlü simalarının yazdıkları otobiyografi kitapları her zaman merakla okunan ve geçmişteki birçok olaya ışık tutan, okuması çoğunlukla keyifli eserlerdir. Kronolojinin ve hatta sonucun büyük oranda biliniyor olması dahi bu kitapların merak uyandırmasına engel değildir. Hele ki bu isim Ice-Borg lakaplı Björn Borg ise…
1970’lerin sonu 80’lerin başına damga vuran İsveçli eski tenisçi Björn Borg, kısa süreye çok şey sığdırdığı profesyonel tenis kariyeriyle birlikte fırtınalarla dolu hayat hikayesini "Heartbeats" (Kalp Atışları) adını verdiği otobiyografide anlattı.
Biz de bu kitapta okuyucuları nelerin beklediğini derledik.
Heartbeats, Borg’un kendini tedavi etmek amacıyla kullandığını ifade ettiği alkol, uyuşturucu ve hapların aşırı dozda kullanımına bağlı olarak yatırıldığı Hollanda’daki bir hastanede başlıyor. Son nokta ise efsane tenisçiye konulan prostat kanseri teşhisiyle yapılıyor.
İçeriğe geçmeden önce ilk olarak kitabın 23 Eylül’de Amerika Birleşik Devletleri’nde, Diversion Books tarafından yayımlanacağını ve 292 sayfa olacağını da belirtelim.
Çocukluğu, ailesi ve sonra kendi çocuklarıyla olan ilişkilerini anlatan Borg, kortta ona "Ice-Borg" lakabı takılmasının doğal bir süreç olmadığını söylüyor. Çocukken kortta çok kötü davrandığını, küfürler ettiğini, hile yaptığını ve akla gelebilecek en kötü davranışları sergilediğini belirten Borg, tenis kulübünden 6 aylığına menedilmiş. Döndüğünde tekrar uzaklaştırılmaktan korkan genç tenisçi sonrasında kortta suskun kalmış.
John McEnroe ve Jimmy Connors gibi daha ateşli oyuncularla kıyaslanmasının sebebi de yine çocuk yaşlarında yaşadığı bu acı deneyimlermiş.
Kitapta duygularını kontrol etmesini gerektiğini bildiğini söylüyor Ice-Borg. "Ancak bunu bir haftada öğrenemezsin. Kortta nasıl davranmam gerektiğini anlamam yıllar aldı" diye de ekliyor.
"Heartbeats"te Björn’ün aşk hayatı, farklı farklı maceraları, pişmanlıkları ve 11 Grand Slam şampiyonluk kazanmasını sağlayan belirli maçlara dair detaylı hatıralar da var.
1974-1981 arasında 6 Roland Garros, 1976-1980 arasında ise üst üste 5 Wimbledon kazanan İsveçli efsane, Amerika ve Avustralya Açık’ta finalist olsa da şampiyon olamamıştı.
ABD Açık finallerini rakibi John McEnroe'ya kaybeden Borg, artık bittiğini o dönemde anlamış. Bu durumu okuyucularına, "Finalde kaybettikten sonra ne üzüldüm ne de sinirlendim. Ve bu benim kişiliğim değil. Kaybetmekten nefret ederim. O sırada tek düşünebildiğim hayatımın ne kadar sefil bir hale geldiğiydi" şeklinde anlatıyor.
/origin-imgresizer.eurosport.com/2025/09/18/image-928dd0b9-bee8-447e-81f5-728d9572380f.jpeg)
Björn Borg- Heartbeats
Görsel kaynağı: Getty Images
Çok genç yaşta gelen11 Grand Slam şampiyonluğu, şöhret, yoğun baskı ve sürekli dikkatli yaşam zorunluluğu sonucunda Borg henüz 25 yaşında tenisi bıraktı.
Maç kaybettikçe artık umursamamaya başlamıştı.
Borg, 20’li yaşlarındayken ve emekli olduktan sonra bile özel hayatında çok şey saklamıştı.
Kitapta panik ataklarına yer veren ve 1982’de başlayan uyuşturucu kullanımını da anlatan Borg, "İlk kez kokain denediğimde, tenisteyken hissettiğim coşkuyu hissettim" diyor.
Hollanda’da bir hastane yatağından babasını görmek için başını kaldırdığında yaşadığı anı ise hayatındaki "en büyük utanç" olarak tanımlıyor. Borg daha önce İtalya’da 1989’da meydana gelen aşırı doz olayının ise intihar girişimi değil, kazara olduğunu açıklıyor.
Uyuşturucularla ilgili "Böyle şeylere bulaşmak aptalca bir karar. Gerçekten seni mahvediyor" diyen Björn Borg devamında ise şu cümleleri kullanıyor; "Tenisten, o hayattan uzaklaşmaktan mutluydum ama ne yapacağımı bilmiyordum. Beni doğru yöne yönlendirecek kimsem yoktu."
Ice-Borg kitapta genel olarak oldukça çalkantılı ve sıradan olmayan bir hayat tablosu çiziyor.
1977 ABD Açık öncesi su kayağı sırasında yaşadığı omuz sakatlığı; 1981 ABD Açık sırasında aldığı ölüm tehditleri; nakit para almak, silah zoruyla soyulmak; bir kadının oğlunun babası olduğunu iddia etmesi gibi olaylar da yine bu kitapta anlatılıyor.
Her şeyden öte bu sıradan bir sporcunun otobiyografisi değil.
Heartbeats’te Yaser Arafat’a gönderilen bir mesajı okuduktan 5 sayfa sonra "Andy Warhol’u sevmek kolaydı" cümlesini görecek, Donald Trump, Nelson Mandela, Tina Turner, ve Hugh Hefner gibi pek çok isme rastlayacaksınız.
"İnsanlar gerçekte ne olduğunu görünce çok şaşıracaklar," diyor Björn Borg.
"Bunca yıl sonra, yaşadıklarımın ardından -zor zamanlar geçirdim- ortaya çıkmak benim için rahatlatıcı oldu. Kendimi çok daha iyi hissediyorum. Artık sır yok…"
Benzer Konular
Reklam
Reklam
/origin-imgresizer.eurosport.com/2025/09/16/image-4d29bd34-a8cd-4492-b63f-1f1808113ef9-68-310-310.jpeg)