“İçimde kimsenin görmediği sevgi var. İçimde asla kaybolmaması gereken öfke var. Birinden memnun olmazsam diğerini şımartmaya çalışırım.” (Frankenstein’ın yazarı Mary Shelley)
Siyah beyaz sayfalarda maceralarını sıralayan ve okuyucuları kendisine çeken çizgi roman endüstrisi, milenyumun getirdiği informatik teknolojiyle birlikte beyaz perdenin de vazgeçilmezleri arasına girmiştir. Tabii hikâyelerde bir iyi bir de kötü karakterler yer alır. İzleyiciyi veya okuyucuyu asıl çeken şey genelde iyi karakterlerdir. Ancak her hikâyenin kötü karakter hayranı da vardır. Hatta bu sayı bazen iyilerden bile yüksektir. Villain olarak adlandırılan bu karakterler genelde psikolojik olarak sorunlu, güçlü ve acımasızlardır. Her birinin sahip olduğu “felsefi çekim etkisi” onlara sempati duymamızı ve onlarda kendimizi bulmamızı sağlayabilir.
Daniil Medvedev, Gotham şehrinin nefretinden beslenen Joker gibi bir karakter. Biraz sinirlendirici biraz da felsefi... Amerika Açık üçüncü turunda Feliciano Lopez’a karşı çetin bir maç çıkaran Medvedev, kaybettiği bir puanın ardından top toplayıcının elindeki havluyu sinirle almış ve sonrasında aynı sinirle fırlatmıştı. Fitil ateşlenmişti.
Tenis
Thiem mi Medvedev mi?
22/11/2020 - 14:41
Rus raket daha sonra orta parmağını apaçık görünen bir şekilde seyirciye doğru kaldırmıştı. Fitil daha da alevlenmişti. O, korttaki olumlu veya olumsuz enerjiden beslendiğini belirttikten sonra yaptığı hareketin çok uygunsuz olduğunu söylüyordu. Aynı zamanda olumsuz havayı pozitif güce çevirmenin öneminden bahsediyordu. Kafası gerçekten de karışık gibiydi.
https://i.eurosport.com/2019/08/31/2666269.png
Geçtiğimiz pazar Dominik Koepfer’i dört sette mağlup eden Medvedev, maç sonu fileye gelirken yine yuhalanıyordu. Ama o, bu yuhalamalar arasında dans etmeyi ihmal etmiyordu. Maç sonu röportajında seyirciler olmadan galibiyet alamayacağını söylüyor ve hali hazırda iyice hararetlenen ateşi iyice harlıyordu.
5 Eylül 2019. Daniil Medvedev’in Instagram hesabında bir fotoğraf; karenin önünde Medvedev, Hemen ardında Arthur Ashe’nin taraftarları… Kimisinin elinde telefon, kimisinin yüzünde bilinmez bir heyecan. Joker, sanki Gotham’ın merkezinde…
Ve Rafael Nadal… Rolland Garros’taki krallığını sürdürerek Wimbledon’a geçen Nadal, çok güçlü bir Federer’e, üstelik çim kortta denk gelmiş ve ona yarı finalde mağlup olarak elenmişti.
Amerika Açık’a gelindiğindeyse, son güncelleştirmelere ulaşan bir robot gibi turnuvaya gelen Novak Djokovic ve sert kortun daimî favorilerinden olan Roger Federer ikilisinden birinin turnuvayı kazanacağı ön görülüyordu. Nadal ise bu ikilinin hemen ardında gösteriliyordu.
Federer formsuz başladığı turnuvaya çeyrek finalde veda etti. Djokovic dördüncü turdaki maçı esnasında omzundaki sakatlıkla daha fazla baş edemedi ve Stan Wawrinka karşısında setlerde 2-0 gerideyken maçtan çekilmek durumunda kaldı. İspanyol raket ise ikinci turunu rakibinin sakatlığı nedeniyle bay geçti, dördüncü turdaki tek seti bir kenara bırakırsak, rakiplerine set dahi vermedi.
https://i.eurosport.com/2019/09/08/2672469.jpg
Rafael Nadal bu hikâyenin başrolünde. Ne de olsa o, izleyiciyi asıl çeken unsur. Turnuvaya Joker gibi başlayan ancak daha sonra “face turn” (kötü karakterli bir kahramanın iyi karaktere dönmesi) geçiren Daniil Medvedev ise bu yılın en iyi erkek yardımcı oyuncusu olmaya aday.
Nadal’ın tutkusu ve obsesifliği bol oyununa karşın Medvedev’in sıkıcı ve göze hoş gelmeyen oyunu... Agresif forehand’lere karşılık sakin geri çizgi oyunu... Kısacası iki zıt kutup bu akşam tüm kozlarını ortaya koyacak. Kazananı bu akşam TSİ 23:00’te, Eurosport ekranında öğreneceğiz.
Hazırlayan: Kuzey KILIÇ
Tenis
ATP Finalleri: Nadal ve Thiem kazanarak başladılar
16/11/2020 - 12:14
Tenis
ATP Finalleri: Gruplar ve Sayılar
13/11/2020 - 17:02