Geçtiğimiz seneyi tek kelimeye indirgemenin imkansız olduğuna karar veren Oxford İngilizce Sözlük yazarları, “vax” (aşı) sözcüğünü yılın kelimesi ilan etti. 2020’de daha ne olduğunu anlayamadan hayatımıza giren Covid-19’u yenmenin tek yolu, şüphesiz aşı oldu ve olmaya devam edecek gibi duruyor.
Spor müsabakalarında ise aşı konusu gündemde kalmaya devam ediyor. Pandemi gündeminin devam etmesi ile düzenlenen organizasyonlara aşı zorunluluğu getirildi. Aşı zorunluluğu getirilmeyen organizasyonlarda ise 14 günlük karantina süreçleri devam ediyor. Tek ya da çift doz aşı olmayan kişilerin müsabakalarda oynamasının yasaklanması söz konusu oluyor.
Tenis dünyası, kendisini bir anda aşı krizinin içinde buldu ve oyuncular ikiye ayrıldı. 2022 Ocak ayında düzenlenecek olan Avustralya Açık, daha başlamadan aşı tartışmalarının odak noktası oldu. Aşı olmak veya olmamak tamamen kişinin tercihine kalan bir durum olsa da yapılan araştırmalara göre aşı olmak, hem bireyi hem de toplum sağlığını koruyor. Alman teknik adam Jurgen Klopp’un da dediği gibi, “Aşı olmamak alkollü araba kullanmak gibi. Bunun nasıl özgürlükleri kısıtlayan bir şey olduğunu anlamıyorum çünkü eğer öyleyse alkollü bir şekilde araba kullanmanın yasak olması da özgürlüklere bir engel.”
Tüm Sporlar
Mavys Alvarez: "Maradona bana tecavüz etti"
23/11/2021 - 05:00
Tenis dünyasında birden fazla organizasyon olması, oyuncuları aşı konusunda hem daha özgür, hem de çaresiz bırakabiliyor. Bu durum ise bize birden fazla sorunun kapısını aralamaktan başka bir seçenek bırakmıyor. Sosyal medyanın etkisi ile birlikte de ‘linç kültürü’, aşısız kişilere yasak getirmek isteyen organizasyonları hedef alıyor. Bu durum, bu organizasyonlara büyük ölçüde zarar veriyor. Organizasyonların yanı sıra, sporcular da bu tartışmaların merkezinde yer alıyor. Tek erkeklerde dünyanın bir numarası ve Avustralya Açık’ta en çok zafere ulaşan isim Novak Djokovic(7), aşı olup olmadığını henüz açıklamayan raketlerden sadece biri. Kendisi de ‘linç kültüründe’ yer almak istemediğini açıkça ifade ediyor. “Aşı olup olmadığımı henüz açıklamayacağım. Bu özel bir mesele ve bugün çok fazla insan, bir şeyleri sorma iznine ve kınama özgürlüğüne sahip. Ne cevap verirsem vereyim, bunu kötüye kullanacaklar.” Aşısızlar için 14 günlük karantina kararı alan Avustralya Açık, bu kararından sonra aşısız sporcuları müsabakalara katılmasını engeller mi bilinmez fakat engellemesi halinde tenisin en iyilerini, senenin ilk Grand Slam’inde izleyemeyebiliriz.
Djokovic’i destekleyen bir diğer isim ise ATP Tekler Dünya Sıralaması’nda ikincisi sırada yer alan Daniil Medvedev oldu. Melbourne Park’ta oynamak istediğini belirten Medvedev, karantina kararına sıcak baktığını dile getiriyor ve kendisi de aşı olup olmadığını açıklamayan isimlerden birisi olarak karşımıza çıkıyor. Hükümet ve Avustralya Açık tarafından tartışılan bu konu, biz izleyiciler adına da önem arz ediyor. Dünyanın en iyilerini seyretmek için Melbourne Park’ın yolunu tutacak birçok seyirci, aylardır Avustralya Açık için gün sayan ekran başındaki izleyiciler, eğer aşısız tenişçiler oynayamazsa, hiç şüphesiz hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Biz izleyiciler olarak, yıldız raketleri ne kadar kortlarda görmek istesek de Djokovic ve Medvedev gibi birçok ismi aşı tartışmalarında bulundukları konumu destekleyenler de olabilir. Kim bilir, belki de tek çözüm 14 günlük karantinadır. Toplum sağlığını gözetmekle beraber hükümet ve organizasyonların aşı zorunluluğu konusunda biraz esneklik göstermeleri, aşı olmak istemeyen sporcular ve aşı zorunluluğunun yanında olan insanlar için bir ortak paydada buluşmaları, biz seyirciler adına umut verici olabilir.
https://i.eurosport.com/2021/10/14/3236501.jpg
Tenis camiasının yanı sıra NBA’de de benzer bir durum karşımıza çıkıyor. New York takımı Brooklyn Nets, aşı olmayan yıldızı Kyrie Irving’i sezon başlamadan önce kadro dışı bırakmıştı. Kadro dışı kalan Irving ile tartışmalar da çığ gibi büyüdü. NBA’de oyuncuların aşı olma oranının %95 olduğunu söylersek,NBA’in, takımların ve oyuncuların aşı tartışmalarındaki tutumu hakkında fikir sahibi olabiliriz. NBA’de aşı oranının %95 olması, ortaya şu soruyu çıkarıyor: Aşı olmayan diğer isimler kim? Bu soruya iki cevabımız var, Washington Wizards’tan Bradley Beal ve Denver Nuggets’tan Michael Porter Jr.
Bradley Beal ve Porter Jr’ın, Kyrie Irving kadar medyada yer almamasının sebebi ise, her iki oyuncunun da takımlarının ve bulundukları eyaletlerin yasak uygulamamaları. San Francisco ve New York eyaletleri, aşı olmayan sporcuların arenalarda sahaya çıkmasına izin vermiyor. New York’ta arenalarda sahalarda ye alabilmek için bir doz aşı yeterli olurken, San Francisco’da çift doz aşı olmayanlar arenalarda yer alamıyor. Bu nedenle Nets yıldızı Irving, kendi sahalarında maça çıkamıyor. Deplasmanlarda oynama yasağı olmamasına rağmen Irving’e, Nets yönetiminden izin çıkmadı. NBA Başkanı Adam Silver, aşı zorunluluğu olması gerektiğini savunuyor olsa da, bu kararın oyuncular arasında verilmesi gerektiğini dile getirdi. NBA’in her konuda eşitliği sağlamaya çalıştığını biliyoruz. Fakat NBA’in aşı politikası konusunda eşitliği sağlamada başarısız olduğunu, Adam Silver’a sorulan soruya verdiği cevaptan anlayabiliriz. Bradley Beal ve Porter Jr.’ın oynayıp, Kyrie Irving’in oynamaması sizce adil mi sorusuna Adam Silver, şu cevabı veriyor; “Bence bu konuya adil çerçevesi açısından bakmak doğru bir yaklaşım türü olmaz çünkü virüs adil değil. New York ve diğer şehirlerin hem arenaları ziyaret edenlere, hem de orada çalışanlara bir aşı kanunu getirmesini uygun buluyorum. Bu kararın halk sağlığı için alındığı bir gerçek. Brooklyn Nets’te bu durumun içinde. Bu durum artık Irving ve New York Şehri arasında. Bu ligin bir problemi değil, fakat herkes aşı olsaydı, bu durum hepimiz için bir artı olabilirdi.”
Adam Silver, verdiği demeçler ile ne kadar aşı zorunluluğunun yanında olduğunu gösterse de, sorumluluk almaktan kaçınıyor. Bahsettiğimiz ortak payda burada yine karşımıza çıkıyor. NBA yönetimi, New York eyaleti, Kyrie Irving ve aşı zorunluluğu üçgeninde kalarak kendini sıkışmış hissediyor olabilir.Peki taraftarlar bu aşı zorunluluğu hakkında ne düşünüyor? NBA’de sezon açılış maçı öncesi Barclays Center’ın önünde toplanan yaklaşık 100 kişilik bir grup, “aşı zorunluluğuna hayır, Kyrie’nin yanındayız” sloganları ile Irving’in yanında olduklarını gösterdiler. Bu protestoların arkasında tabii ki Irving’in lig başlamadan yaptığı açıklamalarının da etkili olduğunu dile getirmekte fayda var. “Aşı olmamayı seçtim ve bu benim kararım. Ben sadece bu karara saygı duymanızı bekliyorum. Bu politik bir şey değil, NBA ile ilgili değil, hiçbir organizasyon ile ilgili değil. Bu benim hayatım ve yapmayı seçtiğim şey ile ilgili.” Hiçbir kurum, organizasyon ve takımı hedef olarak göstermeyen Irving, ne kadar profesyonel bir sporcu olduğunu göstermiş oldu. Yazımızın başında bahsettiğimiz gibi, aşı olmak hem kendinizi, hem de toplumu koruduğu yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkan bir gerçek. Irving’in daha önceden de bilim ile nasıl imtihan verdiğini, dünyanın düz olduğunu iddia ettiğini biliyoruz; fakat aşı durumu, insanın kişisel bir tercihi olduğu için Irving’i kınamak, neden aşı olmadığını sorgulamak, bizi çözüme değil, daha çok sorun yaratmaya itebilir.
NBA gibi büyük organizasyonların, hem toplum için, hem de oyuncular için ortak paydada buluşmaları, pandemi gibi küresel sorunlarda daha elzem bir meseleye dönüşüyor. Hükümet ve eyaletlerin dahil olduğu aşı zorunluluğu ile ilgili yasalarda, oyuncuların veya NBA’in bu konuda söz hakkı olur mu, olursa ne kadar dikkate alınır bilinmez, biz taraftarlar olarak bu sezon ya ‘Uncle Drew’un akıllarda yer edinmiş ‘dribbling’ hareketlerini göremeyeceğiz ya da Irving attığı bu adımdan geri dönecek. Aşı zorunluluğunun kalkması da bir seçenek tabii ki, bunun mümkün olup olmadığını ise bize zaman gösterecek.
Tüm Sporlar
Sambo Dünya Şampiyonası | En iyi 10 hareket
15/11/2021 - 12:21
Tüm Sporlar
Trans Kızlar için yasa tasarısı kabul edildi
27/10/2021 - 22:09