Nazlıcan İnci & Bengisu Erçetin: “Olimpiyatlar’da Türk badmintonu için tarih yazmak istiyoruz”

Nazlıcan İnci ve Bengisu Erçetin, Avrupa Şampiyonası’ndaki gümüş madalya sürecini, çift olarak yakaladıkları uyumu, sakatlıklarla geçen zorlu sezonu ve Olimpiyat hedeflerini Eurosport Türkiye’ye anlattı.

Nazlıcan İnci & Bengisu Erçetin

Görsel kaynağı: Eurosport

Farklı karakterler, ortak hedefler ve yıllar içinde oluşan güçlü bir uyum… Nazlıcan İnci ve Bengisu Erçetin, Türk badmintonunun çiftler kategorisinde en dikkat çeken ikililerinden biri olarak başarı yolculuklarını sürdürüyor. Avrupa Şampiyonası’nda elde ettikleri gümüş madalyayla özgüvenlerini pekiştiren milli sporcular, sakatlıklarla geçen zorlu bir sezonun ardından yeniden yükselişe geçtikleri süreci Eurosport Türkiye ile paylaştı.
picture

Nazlıcan İnci & Bengisu Erçetin

Görsel kaynağı: Eurosport

Badmintonla tanışma hikayeleriniz nasıl başladı? Bu spor hayatınıza ilk girdiğinde sizin için ne ifade ediyordu?
Bengisu: Badmintonla küçük yaşta tanıştım. Başta sadece eğlenceli bir aktiviteydi ama zamanla hayatımın merkezine oturdu. Disiplin, mücadele ve kendimi ifade etme alanım haline geldi.
Nazlıcan: Spora 6 yaşında jimnastik ile başladım. Bengisu da geliyordu. Orada uğur hocam anneme teklif etti ‘badmintona başlar mı?’ diye. Ben en başta hiç istememiştim. Ama annem başlamamı istemişti. Sonra annemin isteğiyle başlamış oldum.
Badmintona ilk başladığımda benim için hobiydi. Meslek olarak görmüyordum, algılayamıyordum. Çünkü o zamanlar ailem de tedirgindi gelecek konusunda. Fakat daha sonra başarı ve madalya geldikçe profesyonel olarak bakmaya başladım.
Birlikte oynamaya nasıl karar verdiniz? Çift olarak ilk kurulduğunuz dönemi nasıl hatırlıyorsunuz?
Bengisu: Birlikte oynama kararı aslında süreç içinde doğal gelişti. İlk başlarda birbirimizi tanımaya ve uyum sağlamaya çalıştığımız bir dönemdi ama enerjimizin tuttuğunu fark ettik.
Nazlıcan: Biz 13 yaştayken birlikte oynamaya başladık. O dönemde antrenörlerimiz partnerlerimizi belirliyordu. Ama biz Bengisu ile hiç anlaşamıyorduk...
Birlikte ilk oynadığınız turnuvada hissettiğiniz duygu nasıldı? O gün, bugünkü noktaya geleceğinizi düşünüyor muydunuz?
Bengisu: Heyecan çok yüksekti. Açıkçası o an sadece iyi oynamaya odaklıydık ama içten içe daha büyük hedeflerimiz vardı. Bugünkü noktayı hayal ediyorduk diyebilirim.
Nazlıcan: İlk maça çıktığım heyecanla şu an ki heyecanım hiç değişmedi. Tabii hayallerimiz hedeflerimiz hep bu yöndeydi. Kolay olmayacağını da biliyorduk. Bence hayallerimizden daha güzel şeyler yaşıyoruz.
Avrupa Şampiyonası deneyiminizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu seviyede mücadele etmek size neler kattı?
Bengisu: Avrupa Şampiyonası bize seviyemizi net gösterdi. Hem mental hem fiziksel olarak gelişmemizi sağladı. Bu seviyede oynamak özgüven kazandırıyor.
Nazlıcan: Geçen sene talihsiz bir şekilde ikinci turda yenilmiştik. Bu durum biraz özgüvenimizi olumsuz etkilemişti. Ayrıca yılın başında geçirdiğimiz sakatlıktan dolayı da antrenmanlarımızı istediğimiz seviyede tamamlayamamıştık. Ama her gün madalyaya odaklandık ve modumuzu düşürmeden hedeflerimiz için elimizden geleni yapmaya çalıştık. Ve sonucunu da aldık. Bu seviyede yüksek performans gösterebildiğimizi gördükçe kendimize olan güvenimiz her geçen gün arttı. Korta çıktığımızda bir önceki maçtan daha cesur oynamaya başladık. Ve böylece gümüş madalyanın sahibi olduk.
Çiftler badmintonunda uyum en kritik konulardan biri. Saha içinde birbirinizi nasıl tamamlıyorsunuz?
Bengisu: Birbirimizin güçlü yönlerini iyi biliyoruz. Sahada konuşmadan bile ne yapacağımızı hissedebiliyoruz. Bu da bizi güçlü kılıyor.
Nazlıcan: Bengisu’yla uzun zamandır birlikte oynuyoruz ve birlikte çalışıyoruz. Kortta hareketlerimizi, adımlamalarımızı ezberlemeye başladık. Tabii anlaşamadığımız toplar oluyor. O anlarda da topa vurmadan önce ‘bende/sende’ gibi birbirimizle iletişim kuruyoruz.
Maç içinde iletişiminiz nasıl oluyor? Zor anlarda birbirinize nasıl destek veriyorsunuz?
Bengisu: İletişimimiz net ve kısa. Zor anlarda birbirimizi sakinleştiriyoruz, pozitif kalmaya çalışıyoruz. Küçük bir bakış bile yetiyor bazen.
Nazlıcan: İkimizin de aynı anda düştüğü zamanlar nadir oluyor. Genelde birimiz düşerken diğeri onu motive edici konuşmalar yapıyor.
Birbirinizin en güçlü yönlerini nasıl tanımlarsınız?
Bengisu: Birimiz daha agresif, diğerimiz daha dengeli. Bu denge sahada büyük avantaj sağlıyor.
Nazlıcan: Bengisu daha sakin, daha soğukkanlı bana göre. Ve kort içinde arka bölgede benden daha iyi.
Kaybedilen maçlardan sonra birlikte toparlanma süreciniz nasıl ilerliyor?
Bengisu: Maçtan sonra gün boyu daha az iletişimle geçiyor. Herkes kendi kabuğuna çekiliyor ve düşünüyor diyebilirim.
Nazlıcan: Yenildikten sonra bir süre maç hakkında konuşmuyoruz. Çünkü o anlarda birimiz daha sinirli veya daha üzgün olabiliyor. Bu yüzden birbirimize zaman tanıyoruz. Bu durumlarda en sevdiğimiz yönümüz yenildikten sonra dünyanın sonuymuş gibi davranmıyoruz birbirimize. Çünkü biliyoruz ki bir sonraki turnuvada daha iyi olacağız.
picture

Nazlıcan İnci

Görsel kaynağı: Eurosport

Sizi tekrar ayağa kaldıran en önemli şey nedir?
Bengisu: Hedeflerimiz. Neden başladığımızı hatırlamak bizi tekrar motive ediyor.
Nazlıcan: Kazanma hissi, inanç, gücümüz bizi tekrar ayağa kaldırıyor.
2025 yılı oldukça yoğun geçti. Bu tempoyu fiziksel ve mental olarak nasıl yönettiniz?
Bengisu: 2025 yılı bizim sakatlık yılımız oldu. Sakatlıklarımızı atlatmaya çalıştık diyelim uzun süre turnuvalara bile gidemedik. Moralimizi hep yüksek tutmaya çalıştık. Bu süreç bizim için yorucu ve zor geçti diyebilirim.
Nazlıcan: Duygularımızı yaşamak için izin verdik. Vücudumuzu dinledik. Çünkü artık nerede ne yapmamız gerektiğini daha iyi biliyoruz ve anlıyoruz.
2026 sezonu da yoğun görünüyor. Bu yıl için nasıl bir planlama yaptınız? Önümüzdeki dönemde sizin için en kritik turnuvalar hangileri?
Bengisu: Sezonu bloklara ayırdık. Ana hedef odaklı gidiyoruz. Bizim için büyük şampiyonalar her zaman öncelik ama diğer turnuvalara da hazırlanıyoruz en iyi şekilde.
Nazlıcan: Nisan ayında en önemli turnuvalarımızdan birini başarılı bir şekilde atlattık. Yıl boyunca da uluslararası puan turnuvalarımız var. Mayıs ayında Dünya Kadın Takım Şampiyonası, ağustos ayında Ferdi Dünya Şampiyonası’na katılacağız. Aralık ayında karışık takım Avrupa Şampiyonası ön eleme etabına katılacağız.
Olimpiyat hedefiniz sizin için ne ifade ediyor? Bu yolda kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Bu hedef doğrultusunda çift olarak neyi farklı yapmayı planlıyorsunuz?
Bengisu: Olimpiyat en büyük hedef. Bu yolda her gün kendimizi biraz daha geliştirmeye odaklıyız. Çift olarak detaylara daha fazla odaklanıyoruz. Küçük farkların büyük sonuçlar getirdiğini biliyoruz.
Nazlıcan: Her sporcunun hayalidir Olimpiyatlara katılabilmek. Bizim için daha da önemli. Çünkü daha önce Türkiye’de çiftler kategorisinde katılım sağlanamadı. Türk badmintonu için bir tarih daha yazmak istiyoruz.
Çiftler badmintonunda sizi rakiplerinizden ayıran en önemli teknik özellikler neler? Maç içinde stratejinizi rakibe göre nasıl şekillendiriyorsunuz?
Bengisu: Hızlı oyun ve uyum bizim en büyük avantajımız. Rakibe göre tempoyu ve oyun planını değiştirebiliyoruz.
Nazlıcan: Bu dönemde bizim kadar birlikte oynayıp tecrübe edinen çok fazla çift kadın yok. Bu yüzden bizim korttaki uyumumuz diğerlerinden daha iyi. Maç içinde stratejimizi rakibe göre sürekli güncelliyoruz. Maçtan önce rakibin oyun stilini analiz etsek de asıl belirleyici olan maç içindeki gözlemlerimiz oluyor. İlk birkaç sayıda rakibin tempo tercihlerini, hangi vuruşlarda zorlandığını ve baskı altında nasıl karar verdiğini anlamaya çalışıyoruz. Eğer rakip hızlı oyunda rahatsa ralliyi biraz daha yavaşlatıp hataya zorlayabiliyoruz; tam tersi durumda ise tempoyu artırarak onları konfor alanının dışına çıkarmayı hedefliyoruz. Aynı şekilde, zayıf gördüğümüz bölgelere daha fazla oynayarak oyunu oraya yönlendiriyoruz. En önemli nokta ise iletişimimiz. Sürekli birbirimize küçük geri bildirimler vererek anlık uyum sağlıyoruz. Yani tek bir plana bağlı kalmak yerine, maç içinde okuyup adapte olan bir oyun anlayışımız var.
picture

Bengisu Erçetin

Görsel kaynağı: Eurosport

Arkadaşlık ilişkiniz sahaya nasıl yansıyor?
Bengisu: İyi anlaşmamız sahaya direkt yansıyor. Güven ve rahatlık performansı artırıyor.
Nazlıcan: Tabii sosyal hayatımızdaki arkadaşlığımız kortta bizi olumlu yönde etkiliyor. Daha heyecanlı, istekli oynuyoruz. Zaman zaman tartıştığımız, aramızın iyi olmadığı anlarda da hiçbir zaman korta ya da maça yansıtmıyoruz. Çünkü biliyoruz ki kazansak da kaybetsek de birlikte alıyoruz bu sonucu.
Badminton oynamak isteyen çocuklara en önemli tavsiyeniz ne olurdu?
Bengisu: Sabırlı olsunlar ve sürecin keyfini çıkarsınlar. Başarı zamanla geliyor.
Nazlıcan: İşinizi sevin, sabırlı olun, pes etmeyin, vazgeçmeyin. Sadece fiziksel olarak değil mental olarak da kendinizi geliştirin.
Kariyerinizin sonunda sizin için nasıl bir hikaye yazılmasını isterdiniz?
Bengisu: Vazgeçmeyen, mücadele eden ve ülkesini en iyi şekilde temsil eden bir takım olarak hatırlanmak isterim.
Nazlıcan: Kariyerimizin sonunda bizim için yazılacak hikayenin sadece kazandığımız madalyalarla değil, sahada verdiğimiz mücadeleyle ve bıraktığımız izlerle anılmasını isteriz. İnsanların bizi izlediğinde ‘asla vazgeçmeyen, her zaman sonuna kadar savaşan bir çift’ olarak hatırlaması bizim için çok değerli.
Aynı zamanda Türkiye’de badmintona katkı sağlayan, genç sporculara ilham veren ve onların hayallerini büyüten bir hikayemiz olsun istiyoruz. Sadece başarılı değil, örnek alınan sporcular olarak anılmak bizim için en büyük hedef.
Uygulamada 3M+ kullanıcı'a katılın
En son haberler, sonuçlar ve canlı spor yayınları ile güncel kalın
İndir
Bu yazıyı paylaş
Reklam
Reklam