Haftanın oyuncusu: Pierria Henry
Haftanın takımı: Real Madrid
Haftanın koçu: Dimitris Itoudis
Basketbol
Euroleague: Haftanın bilançosu #10
07/12/2020 - 15:58
Haftanın hayal kırıklığı: Maccabi Tel Aviv
Zenit
Koronavirüsten en çok etkilenen takımların başında gelen Zenit, çift maç haftasında ilk olarak kendi evinde Khimki’yi ağırladı. Maça topu hücumda tempolu bir şekilde dolaştırarak başlayan Zenit, 10 asist yaptığı ilk çeyreği 27-19 önde geçti. İkinci çeyrekle birlikte Khimki’nin tam sahadaki temposuna ayak uyduramayan ve pota altı rotasyonunda güçlük çeken ev sahibi ekip farkı koruyamadı ve soyunma odasına 47-44 önde gitti. İlk üç çeyrek sonunda 18 asist yapan Xavi Pascual’in takımı, son çeyrekte yalnızca üç asistte kalınca yenilgi kaçınılmaz oldu. Hücum planlarının ve takım kimliğinin dışına çıkan Zenit, yay gerisinde Shved’i, orta mesafe ve faul alma kısmında ise McCollum’u savunmakta güçlük çekince sahadan yenik ayrıldı.
Çift maç haftasında Cuma akşamı Alba Berlin’le karşılaşan Zenit, maça oldukça ritimsiz başladı. Öte yandan, Alba Berlin’in de maça oldukça soğuk başlaması skorda dengeyi getirdi. İkinci çeyrekle birlikte savunma yoğunluğunu üst seviyeye çıkaran konuk ekip, Alba Berlin’in pota altı rotasyonundaki zaaflarını kullanma konusunda kararlı gözüktü. Sadece uzunlarla değil, aynı zamanda kısaların penetreleriyle de ev sahibi ekibin zaaflarına hücum eden Rus ekibi, ilk yarıyı 22-33 önde kapattı. Üçüncü çeyrekle birlikte Will Thomas’ın orta mesafeleri, Pangos’un daima doğru adamı bulma çabası ve Arturas Gudaitis’in boyalı alanda kurduğu üstünlük Zenit’i bir adım öne taşıdı ve Almanya deplasmanından yüzü gülen taraf Zenit oldu.
Khimki
Çift maç haftasında ilk olarak Zenit deplasmanına giden Khimki, maça alışıldık biçimde savunma yoğunluğundan eksik başladı. Savunmada konsantrasyon seviyesini yukarıya çekemeyen ve adam takibinde oldukça zorlanan Khimki, ilk yarı Zenit’in peşinden koşmak zorunda kaldı. İkinci yarıda tempoyu arttırıp koşmaya başlayan Khimki, Errick McCollum ve Alexey Shved’in birebirleriyle sonuca gitti ve Zenit deplasmanından galip ayrıldı. Savunmada bir varlık gösteremeyince işi hücumda çözebileceğinin farkında olan Khimki’de Shved’in yay gerisinden 4/9’le atması ve McCollum’un faul alma konusundaki becerisi maçı Khimki’ye getirdi.
Çift maç haftasının ikinci ayağında kendi evinde Anadolu Efes’i ağırlayan Rimas Kurtinaitis’in ekibi, karşılaşmaya tıpkı Zenit deplasmanında olduğu gibi savunmada sıkıntı çekerek başladı. Greg Monroe’nün eforsuzluğu, kanat rotasyonun birebir savunma konusunda yeterli düzeyde olmaması ve Shved-McCollum ikilisinin hücumu ön plana alan oyun anlayışları Khimki’nin işini bir hayli zorlaştırıyor. İlk çeyrekte yay gerisinden attığı 6/7 üçlükle maça tutunan ev sahibi ekip, ikinci çeyrekle birlikte maçın kontrolünü Efes’e verdi. Efes’in hücum planlarını bozamayan ve maçın ikinci yarısıyla birlikte oyun disiplininden kopan Khimki, sahadan 77-105 mağlup ayrıldı ve çift maç haftasını tek galibiyetle kapattı.
Anadolu Efes
Sezona geçen seneki formunu aratarak giren Anadolu Efes, son haftalarda sahaya tam kadro çıkmakta zorlanıyor. Sertaç Şanlı’nın koronavirüse yakalanması, Bryant Dunston’ın göz retinasındaki yırtık ve Shane Larkin’in durumu derken çift maç haftasında ilk olarak evinde Bayern Münih’i ağırladı. Bayern Münih, maç öncesinde ligin en iyi ribaund alan dördüncü takımıydı. Bayern Münih karşısında da geçen seneki bildiğimiz Efes’ten uzak bir görüntü çizen temsilcimiz, Krunoslav Simon maçın içine giremeyince hücumda bir hayli zorlandı. Bayern Münih’in kısalara ve kısaların pas kanallarına yaptığı baskı sonucu hücum etmekte zorlanan Lacivert-Beyazlılar, soyunma odasına giderken 37-42 geride olan taraftı. Üçüncü çeyrekte rakibine sadece sekiz sayı izni veren temsilcimiz, son çeyrekte Jalen Reynolds’ın boyalı alanda kurduğu dominasyona engel olamayınca işler tersine döndü. Chris Singleton ve Adrien Moerman’dan katkı alamadığında sıradan bir takıma dönüşen Anadolu Efes, maç içinde bazen Vasilije Micic’le, bazen Simon’la, bazense Shane Larkin’le Efes gibi hücum etse de bunu maçın geneline yayma noktasında zorlandı. Maç içinde ritim kazansa da süreklilik anlamında başarısız olan Efes sahadan mağlup ayrılan taraf oldu.
Çift maç haftasında Perşembe akşamı Khimki’ye konuk olan Anadolu Efes, ilk çeyreğe oldukça verimli hücumlarla başladı. Topun dolaştığı, Micic ve Simon gibi top yönlendirici kısaların organizasyonu üstlendiği ve Singleton’ın dışarı açılarak alan açtığı hücumlarla ilk yarıyı 51-58 önde geçti. Hücumda ritim azanan ve Alexey Shved’i savunmada Doğuş Balbay’la durduran Efes, 10-0’lık seriyle girdiği üçüncü çeyrekte atarak savunma yaptı ve rakibini sindirdi. Temsilcimiz, 4 numaradan katkı aldığında ve hücum opsiyonlarını çeşitli hâle getirdiğinde nasıl tehlikeli bir takım olduğunu tekrar hatırlattı. Doğru pas sonucunda doğru şutları bulan ve hareket hâlinde kalan Efes, ikinci yarıda bu sezonun en iyi hücum performanslarından birine imza atan Efes, Khimki karşısında 77-105 galip geldi ve alıştığımız Efes’in sinyallerini yavaş yavaş vermeye başladığını gösterdi.
Bayern Münih
Bu sezonun en formda ekiplerinden Bayern Münih, çift maç haftasında ilk olarak İstanbul’daydı. Maça adam değişme savunmasıyla başlayan Bayern Münih, Efes’in yapmak istediklerini sınırlamak isteyen bir anlayıştaydı. Efes guardlarının topla oynamasına fırsat vermek istemeyen ve Krunoslav Simon’u yavaşlatan Bayern Münih savunması, ikinci çeyrekte ribaundlarda kurduğu üstünlükle soyunma odasına 37-42 önde gitti. Üçüncü çeyreği sadece sekiz sayı atarak geçmesine rağmen maçtan oyun olarak hiç kopmayan Bayern Münih, son çeyrekte Jaylen Reynolds’ın dominant oyunuyla fark yarattı ve Efes deplasmanından da galip ayrıldı. Wade Baldwin’in Vladimir Lucic’in maçın içine giremediği günlerde eşzamanlı olarak hem skor yapacak gücünün hem de organizasyonu çekip çevirecek potansiyelinin olduğunu göstermesi, Bayern adına sezonun en kritik noktalarından biri belki de.
Çift maç haftasının ikinci ayağında kendi evinde CSKA Moskova’yı ağırlayan Andrea Trinchieri’nin ekibi, ribaundları toplama konusunda sıkıntı çekti. Pota altında Shengelia-Milutinov ikilisiyle rakiplere zor anlar yaşatan CSKA, Bayern’e ters gelmesi en muhtemel takımlardan biri. Beş top çaldığı ilk çeyrekte hızlı hücumlarla hem maça hem de skora tutunan Bayern Münih, ikinci çeyrekte de CSKA’yı birebirlere zorladı. Rakip takımı hücum planının dışına itme konusunda Euroleague’in en iyi ekiplerinden biri olan Bayern Münih ilk yarıda dokuz asist yaparken CSKA’nın asist hanesinde yalnızca dört yazıyordu. Üçüncü çeyrekte de suyun üstünde kalıp rekabetçi olmaya çalışan Bayern Münih’te maçın bitimine sekiz dakika kala Wade Baldwin’in dördüncü faulünü alması planları bozdu. CSKA’nın kısalara yaptığı baskıyla başa çıkamayan Bayern Münih, 66 ribaundun yalnızca 26’sını aldığı bir akşamda sahadan yenik ayrıldı.
Zalgiris Kaunas
Sezona dörtte dörtle başlayan ancak daha sonrasında mağlubiyetlerle tanışan Zalgiris Kaunas, bu hafta ilk olarak evinde CSKA Moskova’yı ağırladı. Zalgiris adına yarı saha hücumlarında işler, ilk haftalara nazaran pek iyi gitmiyor. Topun dolaşmadığı ve toplu-topsuz hareketliliğin sınırlandığı günlerde sıkıntı yaşayan Zalgiris, CSKA karşısında da aynı dertten muzdaripti. CSKA’nın fizikselliği ön plana alan savunması karşısında tempoyu yukarı çekmekte zorlanan Zalgiris, takım kimliğinde olmayan top kayıpları sonrasında ilk yarıda 38-45 gerideydi. İkinci yarıda Mike James’in savunmasında hiçbir önlem alamayan Zalgiris, âdeta teslim oldu ve sahadan yenik ayrıldı.
Çift maç haftasında Cuma akşamı Mediolanum Forum’a çıkan Zalgiris Kaunas, Olimpia Milano karşısında maça oldukça iyi başladı. Rokas Jokubaitis’in de oyuna dahil olmasıyla hücumda asist üzerinden üretimi yukarı seviyeye çeken ve oyunu dikte eden Zalgiris, ilk çeyreği 21-25 önde geçti. Ancak ikinci çeyrekle birlikte işler değişti. Savunmada adam takibinde zorlanan ve boş atışlar veren Zalgiris, 31 sayı yediği ikinci çeyrek sonunda 52-40 gerideydi. Soyunma odasından dönüşte Jokubaitis-Lekavicius ikilisi ve pota altında Augustine Rubit’in çabasıyla farkı tek hanelere kadar indirip o psikolojik eşiği geçmeyi başarsa da maç sonunda gülen taraf oldu Olimpia Milano oldu.
CSKA Moskova
Çift maç haftasında ilk olarak Litvanya’ya hareket eden CSKA Moskova, maça yine oldukça fiziksel bir beşle başladı. Tornike Shengelia ve Nikola Milutinov’la savunmada sertlik ortaya koyan CSKA, Darun Hillard’ın aktif rol aldığı hücumlarla sonuca gitti. Savunmadaki fiziksel üstünlüğüyle Zalgiris Kaunas’ı raydan çıkaran Dimitris Itoudis’in ekibi, ikinci yarıda da Mike James’in de oyuna ortak olabilmesiyle Zalgiris Kaunas deplasmanından galibiyeti çıkarmayı başardı. Mike James, ikinci yarısında 22 sayı attığı maçın yıldızı olurken CSKA ise Bayern Münih deplasmanının yolunu tuttu.
https://i.eurosport.com/2020/10/29/2924928.png
Bayern Münih karşısında da maça Shengelia-Milutinov ikilisinin boyalı alanda üstünlüğüyle başlayan CSKA, ribaundları toplayıp ikinci şans sayılarını bulsa da top kayıplarına engel olamadı. Top kayıplarından daha da kötüsü, Bayern Münih’in ilk yarıda altı top çalmasına müsaade etti. Bayern Münih’in hızlı hücumlarına çare üretemeyen CSKA, soyunma odasına geride gitti. Üçüncü çeyrekte işi tamamen birebirler üzerine kuran CSKA, bu yolla hem Mike James’in maça ısınması sağladı hem de top kayıplarını olabildiğince sınırladı. Dördüncü çeyrekle birlikte Bayern Münih’te top yönlendirici rolünü alma potansiyeli olan oyunculara baskıyı arttıran CSKA, Münih deplasmanından galibiyetle döndü ve haftayı iki galibiyetle kapattı.
Baskonia
Üst üste aldığı üç mağlubiyet sonrasında Fenerbahçe Beko karşısına daha bir iştahlı çıkması beklenen Baskonia, maça pek iyi giremedi. Fenerbahçe’nin Lorenzo Brown-Jan Vesely merkezli ikili oyununa engel olamayan bir yapıda gözüken ev sahibi ekip, kenardan gelen oyuncularıyla maça tutundu. İkinci çeyrekte sahaya adım atan Pierria Henry, maçın tüm havasını değiştirdi. Başta Rokas Giedraitis ve Alec Peters olmak üzere takım arkadaşlarını devreye sokan ve hücumu rahatlatan Henry sayesinde Baskonia, soyunma odasına 45-36 önde gitti. İkinci yarıda da Alec Peters’ı kullanmakta ısrarcı olan Baskonia, son çeyrekte rakibine sadece dokuz sayı izni vererek sahadan galip ayrıldı.
Baskonia, çift maç haftasında Cuma akşamı kendi evinde Panathinaikos’u ağırladı. Panathinaikos karşısında maça savunmada yumuşak başlayan Dusko Ivanovic’in öğrencileri, Tonye Jekiri’nin oyuna girmesiyle biraz olsun rahatladı. Youssoupha Fall’ın ikili oyun savunmasındaki zaaflarını kullanmak isteyen Panathinaikos’a Jekiri’yle karşılık veren Baskonia, Luca Vildoza ve Alec Peters’ın skor katkısını da cebe koyarak ilk yarıyı 46-39 önde tamamladı. Üçüncü çeyrekte Henry’nin oyunda ağırlağını iyiden iyiye hissettirir hâle gelmesiyle Baskonia, sahasında rahat bir galibiyet aldı ve çift maç haftasını ikide ikiyle kapatan ekiplerden biri oldu.
Fenerbahçe Beko
Fenerbahçe Beko, çift maç haftasında ilk olarak Baskonia deplasmanındaydı. Maça Lorenzo Brown-Jan Vesely ikili oyununu işleyerek giren Fenerbahçe, ilk çeyrekte sonuç aldı ancak ikinci çeyrekte guard rotasyonunda Pierria Henry, pota altında ise Tonye Jekiri önderliğinde savunma dozajını arttıran Baskonia karşısında birebirleri oynamak zorunda kaldı. Hücum planının dışına çıkmak zorunda kalan Fenerbahçe, yay gerisinden ritim bulacak oyuncuyu bulmakta zorlanınca soyunma odasına 45-36 geride gitti. Baskonia, Pierria Henry’nin liderliğinde Alec Peters başta olmak üzere birçok oyuncusunu devreye sokmaya çalışırken Fenerbahçe ön plana çıkarabileceği oyuncuyu arama konusunda zorluk çekti. Nando de Colo’dan yoksun kalan ve takım arkadaşlarını devreye sokacak kısa oyuncu eksikliğinde güçlük çekeceği belli bir takım olan temsilcimiz, son çeyreğinde yalnızca dokuz sayı atabildiği karşılaşmayı 86-68 kaybetti.
Çift maç haftasının kapanış maçlarından olan maçta Wizink Center’a çıkan Fenerbahçe, karşılaşmaya top kayıplarıyla başladı ve Real Madrid’in temposuna ayak uyduramadı. Facundo Campazzo’nun yaratıcılığına, Anthony Randolph’un köşe üçlüklerine, Alberto Abalde’nin penetrelerine ve Walter Tavares’in boyalı alandaki üstünlüğüne engel olamayan temsilcimiz, soyunma odasına 49-36 geride gitti. Üçüncü çeyrekte de hücumda ritmini kaybetmeyen Real Madrid karşısında maç içinde sinen Fenerbahçe, hücum planının dışına çıkmak zorunda kaldı. Kısalar bireyselliği ön plana çıkarmak zorunda kalınca verimsiz hücum eden ve devamında savunmada düşün temsilcimiz sahadan 94-74 mağlup ayrıldı. Geçen hafta Barcelona karşısında 4 numara rotasyonundan yenen toplam 36 sayı, bu hafta Alec Peters’ın 25, Anthony Randolph’un 14 sayısı düşünülünce Fenerbahçe’nin 4 numara savunmasındaki sıkıntıları kompanse etmesi hâlâ oldukça zor gözüküyor. Topu yere vurabilen, topla üretebilen ve en önemlisi takım arkadaşlarını devreye sokabilecek oyuncu eksikliğini her hafta daha çok hissetmeye başlayan Fenerbahçe’de Alex Perez transferi sonrası ne olacağı ise merak konusu.
Valencia
Bu sezonun en formda ekiplerinden biri olan Valencia, ilk olarak evinde Panathinaikos’u ağırladı. Valencia, tıpkı ilk haftalarda olduğu gibi iyi savunma sonrası kaptığı toplarla hızlı çıkıp yakaladığı ters eşleşme avantajlarını kullanma odaklı bir oyunla ilk yarı sonunda 45-41 önde olan taraftı. İlk yarıda Panathinaikos kısalarının çembere gitmesine müsaade eden Valencia, son çeyrekte savunma dozajını yukarı çıkardı ve sahadan galip ayrıldı. Klemen Prepelic’in saha içinden 6/7 attığı, Derrick Williams’ın oyunun içine dahil olabildiği, Bojan Dubljevic’in altı asist yaptığı, Mike Tobey’nin ise 2/2 üçlük attığı bir akşamda galibiyet eğer gelmese şaşırtıcı olurdu.
Çift maç haftasının ikinci ayağında kendi evinde Maccabi’yi ağırlayan Jaume Ponsarnau’nun ekibi, maça Klemen Prepelic’in skorer oyunuyla başladı. Perdelerden çıkıp attığı şutlarla sonuca giden Valencia, rotasyonu geniş tuttuğu ilk yarı sonunda 43-37 önde olan taraftı. Dubljevic ve Tobey gibi uzunlarını kullanmasını iyi bilen, kısalarından da geçiş oyunlarında verim alan, ek olarak Derrick Williams’a da, işler yarı sahaya kalsa dahi, hücumda aktif bir rol verebilen Valencia’da işler yolunda gidiyor.
Panathinaikos
CSKA Moskova ve Anadolu Efes’e karşı alınan mağlubiyetlerden sonra çift maç haftasını bir fırsat olarak görmek isteyen Panathinaikos, Salı akşamı Valencia deplasmanındaydı. Maça kısalarıyla çembere giderek başlayan Yunan ekibi, ilk çeyrekten istediğini aldı. Ortaya gözle görülür bir efor koyan Panathinaikos, ikinci çeyrekle birlikte Valencia’nın geçiş oyunlarında geriye koşmakta oldukça zorlandı. Her ne kadar savunmada ve hücumda ribaundları toplasa da Valencia’nın koşmasına izin verdiğiniz sürece kazanma şansınız gittikçe azalıyor. 28 asist yapan Valencia karşısında, son çeyrekte varlık göstereyemen Panathinaikos, karşılaşmadan mağlup ayrıldı.
Valencia’dan Vitoria-Gasteiz’e geçen Panathinaikos, Perşembe akşamı Baskonia karşısındaydı. İkinci çeyrekle birlikte savunmada gerekli eforu sahaya yansıtamayan Panathinaikos, ilk yarıyı geride kapattı. İkinci yarıda Pierria Henry’nin üzerindeki baskıyı hiç arttıramayan, onu rahatsız edemeyen ve Alec Peters-Luca Vildoza ikilisinin yay gerisindeki ritmini bozamayan Panathinaikos, 93-72 mağlup oldu ve İspanya’dan ikide sıfırla ayrıldı.
Real Madrid
Çift maç haftası öncesinde Real Madrid cephesi, zaman zaman Campazzo belirsizliğinin sıkıntılarını çekiyordu. Çarşamba akşamı kendi evinde Maccabi Tel Aviv’i ağırlayan Madrid, ilk çeyreğe her zaman olduğu gibi Campazzo’nun asistleriyle başladı. Dümene geçtiğinde takımı nasıl yönlendireceği konusunda en ufak şüphe uyandırmayan Arjantinli guard’ın altı asist yaptığı çeyreği Madrid, 29-18 önde geçti. İki takımın da hücumda üretmekte zorlandığı ikinci çeyrekte rakip kısaların ritim bulmasına engel olan ev sahibi ekip soyunma odasına 45-32 önde gitti. İkinci yarıda Sergio Llull-Walter Tavares ikili oyunu ve bu oyunun yarattığı hücum opsiyonlarını kullanan Real Madrid, Maccabi karşısında rahat bir galibiyet aldı.
Pablo Laso’nun ekibi, çift maç haftasının son maçlarından birinde kendi evinde Fenerbahçe Beko’yu ağırladı. İlk haftalardaki temposuzluğu üstünden atan Real Madrid, Fenerbahçe karşısında da yarı saha hücumlarında oldukça iyi iş çıkardı. Daha ilk çeyrekte takım hâlinde 10 asist yapan Real Madrid, ilk yarıyı da 49-36 önde tamamladı. Facundo Campazzo’nun yaratıcılığı, Jaycee Carroll’un perdeden çıkıp attığı şutlar, Anthony Randolph’un köşe üçlükleri ve elbette Walter Tavares’in pota altındaki caydırıcılığını düşününce skor da anlamlı hâle geliyor. İkinci yarıda da Fenerbahçe kısalarını yarı sahada kilitleyen ve birebir oynamak zorunda bırakan Real Madrid, karşılaşmadan galip ayrıldı ve çift maç haftasını iki galibiyetle geçti. Sezona pek iyi başlayamasa da Real Madrid, hâlâ ne kadar tehlikeli bir takım olabileceğini gösterdi ve Campazzo bilmecesi artık çözüldü. Bundan sonra Real Madrid’in sahada nasıl bir yol haritasına sahip olacağı ise merak konusu.
Maccabi Tel Aviv
Sezona geçen seneki performansından yoksun başlayan Maccabi Tel Aviv, ilk olarak Real Madrid’e konuk oldu. Madrid deplasmanında maça oldukça tutuk başlayan Maccabi, bir asist yaptığı ilk çeyrekte 29-18 geriye düştü. Scottie Wilbekin’den dışında guard rotasyonundaki hiçbir oyuncusunu Real Madrid karşısında devreye sokamayan Maccabi, ikinci çeyrekte de formsuz oyununu sürdürdü. Tamamen Wilbekin’in oynadığı birebirlere kalan Maccabi, hücum etmekte oldukça zorlandı. Takım hâlinde maçı sekiz asistle tamamlayan ve Facundo Campazzo’nun üzerindeki baskıyı bir an olsun arttıramayan İsrail ekibi, karşılaşmadan 79-63 mağlup ayrıldı.
Çift maç haftasının ikinci ayağında Valencia’ya konuk olan Maccabi, maça ilk çeyrekte Klemen Prepelic’in savunmasında zor anlar yaşayarak başladı. Scottie Wilbekin’in birebirleriyle sonuca gitmeye çalışan Maccabi, ilk yarı sonunda 43-37 gerideydi. Üçüncü çeyrekte Maccabi, Angelo Caloiaro’nun hücumdaki aktif rolü ve savunma yoğunluğun üst seviyeye çıkmasıyla öne geçse de bunu maçın geneline yaymakta güçlük çekti. Son bir buçuk dakikasına altı sayı farkla önde girdiği maçı, yaptığı skandal hatalar sonrası kaybeden Maccabi haftanın en büyük hayal kırıklarından birine imzasını attı. Günün sonunda topu daha iyi dolaştıran ve daha net atışlar bulan Valencia gülen taraf oldu. Savunmada hem 3’ten hem de 4’ten görev alan Quincy Acy sonrası, geçen seneki savunma seviyesine çıkmakta zorlanan Maccabi’nin savunmadan güç alabilmesi için daha farklı bir yol seçmesi gerekecek.
Alba Berlin
Çift maç haftası öncesinde tek galibiyeti olan Alba Berlin, ilk olarak evinde Asvel’i ağırladı. Moustapha Fall’ın boyalı alandaki üstünlüğüne engel olamayan Alba Berlin, oyunun temposunu yukarı çekme konusunda güçlük çekince ilk yarıyı geride kapattı. İlk üç çeyreğinde 15 top kaybı yaptığı maçta, son çeyrekte top kayıplarını sınırlayan ve konuk ekibin ribaundları toplamasına müsaade etmeyen Alba Berlin, maçın içinde kalmayı ve farkı yavaş yavaş eritmeyi başardı. Son üç dakikasına sekiz sayı geride girdiği maçta Niels Giffey ve Peyton Siva’nın attığı üçlüklerle gülen taraf ev sahibi Alba Berlin oldu.
Cuma akşamı evinde Zenit’i ağırlayan Aito Garcia Reneses’in ekibi, ilk çeyreği oldukça ritimsiz geçen maçta ikinci çeyrekle birlikte zorlanmaya başladı. Landry Nnoko sonrası boyalı alan savunmasında güçlük çeken Alba Berlin, her ne kadar hücum olarak potansiyelli bir takım gibi gözükse de hücumda ritmini bulamadığında savunmada da maç içinde düşüş yaşıyor. Ben Lammers’ın yanına skorer koymakta zorlanan Alba Berlin, sahadan mağlup ayrıldı ve çift maç haftasını ikide birle kapattı. Bu maçla birlikte artık Alba Berlin’in pota altı rotasyonundaki zaaflar artık iyiden iyiye görülür hâle geldi. Pota altında adam takibinde, ikili oyun savunmasında, katlarda, kısacası her alanda adam geçişlerine izin veren Alba Berlin için ümitvari olmak oldukça güç.
Asvel
Çift maç haftasında ilk olarak Alba Berlin’e konuk olan Asvel, Alba Berlin’in pota altı rotasyonundaki zaaflarını kullanmaya çalıştı. Moustapha Fall’la boyalı alanda üstünlük kurmak isteyen Fransız temsilcisi, ilk yarıyı önde geçen taraftı. Fall ve yarattığı tehdit, Charles Kahudi, Allerik Freeman, David Lighty gibi oyuncuların katlarına önayak oldu ve Alba Berlin savunmasını zorladı. Soyunma odasından dönüşte Alba Berlin’in temposuna ayak uydurmakta zorlanan konuk ekip, son üç dakikasına sekiz sayı önde girdiği maçı Alba Berlin’e altın tepside sundu. Niels Giffey ile Peyton Siva’nın son saniyelerde attığı üçlüklere karşılık veremeyen Asvel, Almanya’dan mağlubiyetle döndü.
Çift maç haftasının ikinci ayağında Cuma akşamı oynanması gereken Asvel-Olympiakos karşılaşması, Olympiakos’taki koronavirüs vakaları sonrasında ileri bir tarihe ertelendi. Maçın hangi tarihde oynanacağı Asvel ile Olympiakos taraflarıyla yapılan görüşmelerden sonra Euroleague yönetimi tarafından açıklanacak.
Olimpia Milano
Koronavirüsten başı en çok ağrıyan takımlardan biri olan Olimpia Milano, bu hafta evinde ilk olarak Kızılyıldız’ı ağırladı. Karşılaşmaya hücumda ritimsiz başlayan ev sahibi ekip, çizgiden 10/10 attığı ilk çeyrekte maçın içinde kalmayı başardı. Sakatlıktan yeni dönen oyuncular, koronavirüs vakaları derken rotasyonu geniş tutmak isteyen ve takımın maç içinde ritim yakalamasının önüne geçen Ettore Messina’nın tek çaresi, Kevin Punter ve Malcolm Delaney gibi oyuncularının oynayacağı birebirler oldu. İlk yarısını 44-48 geride kapattığı karşılaşmada ikinci yarıda da birebirler üzerinden sonuca gitmek zorunda kalan Milano, sahadan mağlup ayrıldı. Olimpia Milano, maç boyunca yarı sahada üretmekte zorlanan, topun hücumda en az birkaç oyuncunun eline değmediği ve kısmen bu sebeple savunmadaki konsantrasyonu yüksek seviyede tutamayan bir takım görüntüsü çizdi.
Cuma akşamı Mediolanum Forum, çift maç haftasının en güzel maçlarından birine ev sahipliği yaptı. Kendi evinde Litvanya temsilcisi Zalgiris Kaunas’ı ağırlayan Milano, maça Kevin Punter’ın birebirleriyle girdi. Yarı sahada topun dolaşmadığı Shavon Shields, Kevin Punter gibi oyuncuların birebirleriyle sonuca gitme odaklı bir basketbol oynarken ikinci çeyrekte işler değişti. Topu paylaşarak Malcolm Delaney, Zach Leday ve Shavon Shields gibi birçok oyuncusunu maçın içine dahil eden Milano hücumu, bu çeyrekte 31 sayı buldu. Zalgiris’in pas kanallarına yaptığı baskılarla top kayıplarına zorlayan ve geçiş hücumlarında da sonuca giden Milano, soyunma odasına 52-40 önde gitti. Soyunma odasından dönüşte de tıpkı ikinci çeyrekteki gibi yarı sahada topu dolaştıran ve savunmanın dengesini bozarak doğru atışları bulan Milano, hücumdaki potansiyelini gösterdi. Savunmada Augustine Rubit’i savunmakta zorlanan ev sahibi ekip, üçüncü çeyreğin sonunda farkın tek hanelere inmesine engel olamasa da son çeyrekte Malcolm Delaney’in harika performansı sonrasında çift maç haftasını tek galibiyetle kapattı.
Kızılyıldız
Üst üste aldığı üç mağlubiyetten sonra çift maç haftasını bir çıkış yolu olarak görmek isteyen Kızılyıldız, Çarşamba akşamı Olimpia Milano’ya konuk oldu. Jordan Loyd, Corey Walden ve Langston Hall guard rotasyonuyla zaman zaman tehlike bir takım hüviyetine sahip olan Kızılyıldız, maça önceki haftalardan farklı bir görüntü çizerek başladı. Langston Hall’ın saha içindeki lider rolünü alıp, topu yönlendirdiği hücumlarda takım hâlinde oynayan Kızılyıldız, ilk yarıyı 44-48 önde geçti. Loyd-Walden ikilisine bağlı kalınmadığında da potansiyeli yüksek bir takım görüntüsü çizen Sasa Obradovic’in ekibi, üçüncü çeyrekte savunmasıyla Milano’yu püskürttü. Son çeyrekte Walden ve Loyd’un da maçın içine tam anlamıyla girmesi, Kızılyıldız’ı uzunca bir aranın ardından galibiyete götürdü.
Çift maç haftasının kapanış maçlarından birinde Barcelona’ya konuk olan Kızılyıldız, Milano karşısındaki performasından oldukça uzak gözüktü. Barcelona’nın guardlara yaptığı baskıyla başa çıkamayan Kızılyıldız, ilk çeyrekte yalnızca altı sayı atabildi. Barcelona’ın fizik üstünlüğüne yanıt vermekte zorlanan konuk ekip, ikinci çeyrekte üstündeki ölü toprağını atmaya çalışsa da ilk yarısını 39-22 geride kapattığı maçtan beklenildiği gibi yenik ayrıldı. Loyd’un skora giremediği, Hall’un organizasyonu sağlayamadığı bir gecede Kızılyıldız’ın yapabileceği tek şey tempoyu yukarı çekip tam sahayı kullanmak olabilirdi ancak Barcelona’nın yetenek tavanını düşününce bunun da iyi niyetli bir hülya olduğunu anımsıyor insan.
Barcelona
Çift maç haftasının ilk ayağında oynanması gereken Barcelona-Olympiakos maçı, konuk ekipteki koronavirüs vakaları sonrasında 8 Aralık’a ertelendi. Cuma akşamı evinde Kızılyıldız’ı ağırlayan Barcelona, maça savunmada inanılması güç bir savunmayla başladı. Son haftalarda birçok takıma karşı savunmadaki fiziksel avantajını kullanarak oynayan Barcelona, pota altında Nikola Mirotic-Pierre Oriola ikilisi ve kanat rotasyonundaki Cory Higgins’le Kızılyıldız’a göz açtırmadı. İlk çeyrekte Jordan Loyd ve Corey Walden’ın maça girmesine müsaade etmeyen Barcelona, rakibinin sadece altı sayı atmasına izin verdi. İkinci çeyrekte top kayıpları yapmaya başlasa da savunmadaki yoğunluğunu kaybetmeyen Barcelona, 17 sayı farkla soyunma odasına gitti. İkinci yarıda da rotasyonu geniş tutup farkı koruyan Barcelona, Kızılyıldız karşısında galip geldi ve liderliğini sürdürdü. Sarunas Jasikevicius, bu maçta 12 oyuncusunun tamamından yararlanıp skor katkısı almayı başarırken aynı zamanda oyuncuların süre dağılımı konusunda da oldukça iyi iş çıkardı.
Olympiakos
Olympiakos’ta çıkan koronavirüs pozitif vakalar sonrasında yerel yönetim, zorunlu karantina mevzuatını devreye sokunca Olympiakos’un oynayacağı maçlar Euroleague yönetimi tarafından ileri bir tarihe ertelendi. Maçların hangi tarihlerde oynanacağı Olympiakos, Barcelona ve Asvel taraflarıyla yapılan görüşmelerden sonra Euroleague yönetimi tarafından açıklanacak.
Basketbol
Topsuz oyun sanatı
07/12/2020 - 08:54
Basketbol
Euroleague: Haftanın bilançosu #9
29/11/2020 - 11:15