Basketbol
Euroleague

Efes en zor deplasmandan çıktı! Fenerbahçe, Fenerbahçe gibi oynadı! | Euroleague'de haftanın notları

Share this with
Copy
Share this article

Shane Larkin | Barcelona-Anadolu Efes | Euroleague

Image credit: Eurosport

ByEurosport Türkiye
12/01/2020 at 09:54

Daniels Süha Özkaya, Euroleague'in 18. hafta maçları hakkında yazıyor.

  • Haftanın koçu: Dragan Sakota (Kızılyıldız)
  • Haftanın takımı: Anadolu Efes
  • Haftanın oyuncusu: Shane Larkin (Anadolu Efes)
  • Haftanın hayal kırıklığı: Valencia

Euroleague

Anadolu Efes rekorun eşiğinde

03/03/2020 AT 11:09

Alba Berlin-Maccabi Tel Aviv

İki takımın mücadelesi, beklenildiği gibi yüksek tempoda geçti. Maccabi Tel Aviv, Scottie Wilbekin’in dönüşüyle birlikte ideal kadrosuna kavuşmuştu. Alba Berlin ise alıştığımız hızlı tempo basketbolu ve dış şut eksenli hücum yapısını sergilemeye çalışmasına rağmen dış şutlar konusunda istediği başarıyı sağlayamadı. Ev sahibi ekip karşılaşmayı %25 dış şut yüzdesiyle tamamladı. Bunda en önemli pay her ne kadar yüksek tempo basketboluna izin verse de dış şutlara karşı özellikle perdelemelerde iyi oyuncu değişen ve yardımlaşan Maccabi savunmasının oldu. Hücumda kısalarla skor üreten Maccabi, Wilbekin’in dönüşüyle top paylaşımı ve hücum ritmi konularında bir seviye yukarı çıkmayı başardı. Deni Avdija’nın ilk çeyrekte kenardan gelip ürettiği sekiz sayıyla aradığı ekstra skor katkısını da bulan Maccabi, deplasmanda ipleri eline aldı. Alba’nın dış şut savunması yine epey açık verirken Maccabi’nin %51,9’luk dış şut yüzdesi bu durumun özeti gibiydi. Berlin ekibi maçın son bölümünde hamle yapıp aradaki farkı dörde kadar indirse de Maccabi hata yapmadı ve maçı kazanmayı başardı.

Olimpia Milano-Panathinaikos

Haftanın en yüksek skorlu mücadelelerinden biriydi bu maç. Milano ekibi maç boyunca bu sezon en çok sıkıntı yaşadığı noktalardan biri olan top paylaşımı sorununu aşmayı başardı. Milano’nun Panathinaikos karşısında fark yarattığı temel nokta kısa verimliliği ve kısaların skor katkısı oldu. Özellikle Sergio Rodriguez’in lider skorer rolünü üstlenip kenardan da Keifer Sykes’ın 17 sayılık katkı vermesi, Milano’nun maçı rahat kazanmasını sağladı. İtalya ekibinin bulduğu 96 sayının 53’ü kenardan gelen oyuncular üretti. Panathinaikos ise Nick Calathes’in top dağıtıcı yaratıcı olduğu düzeni bozmadı. Calathes’in skor katkısı kısıtlı kalsa da koç Rick Pitino’nun gününde olan Jimmer Fredette’in üzerinden hücumları bitirme tercihiyle Pao, skorerini buldu ve böylelikle kısalarda rol paylaşımı da yapılmış oldu. Hücumda Deshaun Thomas, fizik avantajını kullanarak, özellikle bire birler üzerinden sayı üretmeyi başardı. Thomas savunmada yine aksasa da Panathinaikos’un savunmadaki temel problemi perdelemelerde ve penetrelerde yardımlaşma konusunda aksamaları oldu. Milano ilk çeyrek sonrasında domine ettiği maçı kazanarak play-off yolunda çok önemli bir galibiyet aldı.

Baskonia-Fenerbahçe Beko

Fenerbahçe Beko, Baskonia karşısında maça sezonun en iyi savunmalarından birisini yaparak girdi. Özellikle dış şut savunmasında yardımlaşmayla Baskonia’nın en önemli silahlarından birisini etkisiz hale getiren Fenerbahçe, ilk çeyrekte etkili dış şut performansıyla skor üstünlüğünü ele geçirdi. Leo Westermann’ın bu sezonki en etkili hücum performansını sergilemesi, temsilcimizin bu sezon en çok sorun yaşadığı konulardan biri olan ekstra skoreri bulamama problemini çözdü. Westermann karşılaşmayı sekizde yedi üçlük ve 21 sayıyla tamamladı. Yeni transfer Malcolm Thomas, Fenerbahçe’nin ihtiyaç duyduğu çok yönlü katkı veren uzun rolünü bu üstlenmeyi başardı. Sarı-lacivertliler adına süren temel sorunlar ise hücum ribaundu vermek ve pota altında bire bir savunma şeklinde özetlenebilir. Baskonia’nın hücumda dış şut setleri dışında uygulama yatkınlığı olan bir temel stratejisi olmaması ve savunmada birkaç uzunu dışında sert savunma yapabilen oyuncusu olmaması, Fenerbahçe’nin işini bir hayli kolaylaştırdı. Derrick Williams’ın pota altında gömülü bir uzun olmaması ve sürekli olarak dışarıya çıkıp dış şut araması, temsilcimizin hücumdaki en önemli silahlarından biri hâline geldi. Ayrıca Fenerbahçe’nin, diğer maçlardan farklı olarak hücumda başarılı olduğu nokta ise uzunlar arasındaki top trafiği oldu. Uzunların pasör rolü üstlenip top dağıtımı, pas temposu, pas paylaşımı gibi konularda bir bağlantı oluşturması, Fenerbahçe Beko’nun geçen yıl seyretmeye alıştığımız tempoya ve düzene yaklaşmasını sağladı. Koç Zeljko Obradovic’in öğrencileri, bu etkili pas trafiği sayesinde karşılaşmayı %59,3’lük dış şut yüzdesiyle tamamladı. Böylelikle Baskonia deplasmanında kıymetli bir galibiyet çıkaran temsilcimiz, play-off potasına bir adım daha yaklaşmış oldu.

Real Madrid-Zalgiris Kaunas

Real Madrid, maça fiziksel avantajı kullanmak adına topu pota altına indirme stratejisiyle başladı. Zalgiris Kaunas, bu durumun çözümünü pota altında yardımlaşma ve ikili sıkıştırma ile aradı. Real ise bu yardım savunmasını pota altından dışarıya top çıkararak ya da Trey Thompkins gibi dış şutu olan uzunları kullanarak cezalandırdı. Maç baştan sona Real Madrid’in kontrolünde geçse de Zalgiris maç içerisinde belli bölümlerde rakip pota altında hücum ribauntlarıyla etkili olarak aradaki farkı düşürdü. Dış şutlar konusunda Zalgiris’in gününde olmaması Real’in işini kolaylaştırdı. Facundo Campazzo yine tempoyu belirleyip oyunu dikte eden temel oyuncu olurken; Real, Campazzo kenardayken hücum verimliliği konusunda kendi seviyesinin altında kaldı. Haftayı galibiyetle kapatan Madrid ekibi liderlik için iddiasını sürdürdü.

Khimki Moskova-Zenit

Khimki, Alexey Shved’in parkelere döndüğü karşılaşmada top paylaşımında zorlandı. Shved-Janis Timma ikilisi toplamda 22 dış şut kullanıp yalnızca sekiz isabet bulunca hücum epey aksadı. Hücum düzeninin ve top kullanımının bu iki oyuncuda yoğunlaşması, diğer yan parçaların top kullanımını ve hücum verimliliğini sınırlarken bu durum Khimki’nin sorunlu savunmasıyla birleşince mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Zenit ise hücumda, Khimki’nin aksine, topu paylaşarak fark yarattı. Özellikle pota altına top indirerek sayı üreten Zenit, Dimitry Khostov’un hücumu yönlendiren kısa rolünü üstlenmesiyle bu sezonki en büyük eksiğini doldurdu ve deplasmanda Khimki’yi mağlup etmeyi başardı.

Bayern Münih-CSKA Moskova

Byern Münih, hafta içinde koç Dejan Radonjic ile yolları ayırmıştı. Koç değişikliği yaşansa da sorunlar CSKA karşısında da sürdü. Hücumda Greg Monroe’nun verimli tek opsiyon olması ve kenardan gelen katkının kısıtlılığı, hücumdaki temel sorunlardı. Oyun yapısı anlamında baktığımızda ise her topun içeriye indirilerek oynanması, yan parçaların verimliliğini kısıtlayan temel unsur olarak dikkat çekiyor. Kısa savunmasında ve penetrelere karşı sorunların sürmesi, CSKA Moskova’nın en iyi değerlendirdiği nokta oldu. Janis Strelnieks’in yokluğunda hücum anlayışını top paylaşımını yerine atletizm ve pota altına penetreler üzerine kurdu CSKA. Bu tercih Bayern’in kısa savunmasındaki zaafıyla birleşince Moskova ekibi maç boyunca tempoyu kontrol edip istediği farkı yakaladı ve maçı rahat kazandı.

Asvel-Kızılyıldız

Asvel maça pota altını efektif kullanarak ve topu hızlı dolaştırarak başladı. Bu sayede atletizm avantajını kullanan Asvel, ilk çeyrek sonunda 17 sayılık farkı yakaladı. Savunmada ise ilk yarıda Lorenzo Brown’ı yavaşlatması Asvel’e oyun ritmini kontrol etme fırsatını sağladı. İkinci yarıda daha geniş bir rotasyonla oynamaya başlayan Kızılyıldız; Kevin Punter, Dejan Davidovac gibi kenardan gelen oyuncuların katkı vermesi ve Vladimir Stimac’ın savunmada pota altını kapatmasıyla birlikte maça geri döndü. Son çeyrekte Kevin Punter ve Lorenzo Brown ikilisinin aynı anda sahada kalması Kızılyıldız’ın maçı kazanmasını sağladı.

Valencia-Olympiakos

Valencia, Olympiakos karşısında son dönemde yakaladığı ivmeyi sürdürmek istiyordu. Yüksek tempolu geçiş hücumlarına dayalı oyun düzenini bu karşılaşmada da sürdüren Valencia, savunmada Oly’nin fizikli forvetlerine karşı oldukça zorlandı. Hücumda ise İspanyol ekibi adına temel sorun, pota altından skor katkısı alamamalarıydı. Yine de bu sorunu kısalardan aldıkları ekstra skor katkısıyla aşmayı başardılar. Yunanistan ekibi, Vassilis Spanoulis’in top dağıtıcı ve temel karar verici olduğu düzenle birlikte hücumda ne yaptığını bilen bir yapıya kavuştu ve bu sayede skor üretiminde potansiyeline kavuştu. Forvetlerin hücum verimliliği ve etkili pota altı savunması, Valencia deplasmanında Oly’ye galibyeti getiren temel unsurlar oldu.

Barcelona-Anadolu Efes

Anadolu Efes, Vasilije Micic’in oynayamadığı maçta Shane Larkin’in hem skorer hem de top dağıtıcı rolünü üstlenmesiyle Micic’in yokluğunu tolere etmeyi başardı. İlk yarıda dış şut savunmasında zorlanan Efes, Malcolm Delaney’in altıda beş üçlük atmasına engel olamadı. Hücumda ise temsilcimiz adına en önemli artı, kenardan gelen oyuncuların oyun içi verimliliğinin yüksek olmasıydı. Barcelona’da üçüncü çeyrekte üretilen tüm sayıların Brandon Davies’ten gelmesi, maça dair en ilginç notlardan biri olurken Efes’te ise bunun tam aksine top kullanımı daha heterojen olarak gerçekleşti. Efes, pota altında Nikola Mirotic’i bu sezon en iyi yavaşlatan takımlardan biri olurken, Barcelona’da Kyle Kuric kenardan verdiği katkıyla maçın momentumunu takımına çeviren isimdi. Ergin Ataman’ın son çeyrekte aldığı iki teknik faul maçın kırılma noktası oldu. Anadolu Efes, Ataman’ın maçtan ihraç edilmesinden sonra momentumu ele aldı ve Larkin’in liderliğinde maçı kazanmayı başardı. Barcelona’da üçüncü çeyreğin yıldızı olan Davies’in son çeyrekte süre almaması ve koç Svetislav Pesic’in rotasyon tercihleri, kötü serbest atış performansıyla birleşince mağlubiyet kaçınılmaz oldu.

Euroleague

Sarunas Jasikevicius ve Zalgiris Kaunas oyuncuları ile Kaunas, Euroleague ve basketbol üzerine

10/02/2020 AT 16:54
Euroleague

Çift maç haftasına mükemmel başlangıç: Efes, CSKA deplasmanında | Euroleague maç notları

04/02/2020 AT 15:42
Related Topics
BasketbolEuroleague
Share this with
Copy
Share this article

Latest News

Basketbol

Karmaşıklıktaki zarafet

19 SAAT ÖNCE

Latest Videos

Basketbol

1996 Atlanta Olimpiyatları: ABD-Yugoslavya | Geniş Özet

00:05:07

Most popular

WEC

The Race All-Star - 16/05

16/05/2020 AT 13:47
View more