Henüz Görmediğimiz Yüzler | Tur Günlükleri #1
TarafındanSami Eriş
Güncellendi 26/04/2026 - 02:05 GMT+3
Türkiye Turu’nun 61. edisyonu, aşina olmadığımız birçok bisikletçinin katılımıyla bugün başlıyor. Şimdi bize hiçbir şey hatırlatmayan bu yüzler, sekiz gün sonra çağrışımlarla dolu olacak.
Türkiye Bisiklet Turu
Görsel kaynağı: Eurosport
Türkiye Turu’ndaki basın mensubu sayısı 80, 80’in ikili kombinasyonu 3160. Yani basın kafilesi cuma akşamı Çeşme’ye indiğinden beri ‘Parkur yalnız bu sene tersten gidiyor…’ sohbeti tam 3160 kez falan yapılmış. ‘Ne olacak bu yarışın hali’, ‘Çeşme’de bu mevsimde denize girilmez’, ‘Pazar akşamki derbiye ne diyorsun’ sohbetleri de az defa yapılmadı. Zaten bahsettiğim grup bir bisiklet medya kafilesi olsa bile, Türkiye’de 80 kişilik bir grubun ‘Abel Balderstone mi Henok Mulubrhan mı favori?’ tartışması yaptığına inanmayız herhalde.
Yarışın bu yılki start listesi, herhangi bir bisiklet tartışması yapmayı da epey güçleştiriyor. Gaviria’ya, Crabbe’ye ve birkaç isme dair söylenebilecek şeyler var elbette. Ancak şimdilik Türkiye Turu’ndaki bisikletçiler, Football Manager’da yeni başladığınız bir alt lig kariyerindeki futbolcular gibi. Finishing ve dribbling gibi özelliklerinin yerini Procyclingstats’teki sonuçlar alıyor, bisikletçilerin niteliklerini ancak nicel dönüşümler üzerinden tahmin edebiliyoruz.
Bu yüzden, şimdilik bisikletçileri sayılar kullanmadan anlatmanın bir yolu yok. Jegat geçen sene Fransa Turu’nu onuncu bitirmiş, Casper van Uden bir Giro etabı kazanmış, Gaviria’nın kariyerinde 52 galibiyet varmış… Bazılarını az tanıyoruz, bazılarını hiç tanımıyoruz. Yapabileceğimiz tek şey, sırtımızı sayıların objektif olduğu inancına yaslamak.
/origin-imgresizer.eurosport.com/2026/04/25/image-92160b4e-f4ce-4dd1-8988-69d372a6bfcb.jpeg)
Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu; Türkiye, Çeşme-İzmir
Görsel kaynağı: Getty Images
Ancak, önümüzdeki sekiz günde bisiklet hikayeler yaratacak. Bugüne dek adını bile duymadığımız bu adamların bazıları, sekiz günün sonunda bizim haklarında konuştuğumuz insanlar olacak. Yarışta yaptığı bir atak, imza töreninde yaptığı bir şaka, kazandığı bir etap sonrası verdiği röportajdan bize doğru bir pencere açılacak. Biri erken sevinip sprintte geçilirse Alaphilippe gibi kaybetti diyeceğiz, ama bir daha biri erken sevinip kaybettiğinde kaybeden ‘onun’ gibi kaybetmiş olacak.
Bugün, peloton Çeşme’den start alıp Selçuk’a giderken biz de TUR alışkanlıklarımıza geri döneceğiz. Biraz unuttuğumuz, ama yeniden duyduğumuzda çok iyi hatırlayacağımız sesler duyacağız, kokular koklayacağız. Starttaki güneş kremi kokusu, finişteki ter kokusu, bisiklet ayakkabılarıyla yürüme sesi, 5-6 saniyelik döngüde dönen TUR jeneriği ve trafik yönlendirme düdüklerini o kadar çok duyacağız ki, beynimiz artık onları işlemeyi bırakıp başka şeylere odaklanacak.
Bisiklet ve TUR sohbetleri de bu duyularla birlikte başlayacak. Pavlov’un zilin sesini duyunca salyası akan köpeği misali, güneş kremi kokusunu alıp basın servisine bindiğimizde biz de izlediğimiz TUR’ları, Çeşme-Selçuk arasındaki anılarımızı anlatmaya başlayacağız. Seferihisar tarafında bir keresinde tost yediğimiz köy kahvesi gibi, arkeoloji aşığı olduğumuzu sanarak Efes’e gidip sırılsıklam olduğumuz gün gibi.
İlk etabın televizyon yayını ise 12.30’da HBO Max ve Eurosport 2 ekranlarından başlayacak, tahmini 14.15 civarı sona erecek. Geçen sene tam tersini koştuğumuz ve Viviani’nin kariyerinin son galibiyetini aldığı bu etap, bir üçüncü kategori tırmanış, bir sprint kapısı ve bir Türkiye güzellikleri kapısı içeriyor. Düz diyebileceğimiz bu etap, Türkiye Turu’nun 161 karakterinden sprinter olanları bize tanıtacak.
Yazı: Emre Köseoğlu
Benzer Konular
Reklam
Reklam