Boks

Boksun efsaneleri #6: Anthony Joshua | Yenilenme zamanı

Share this with
Copy
Share this article

Anthony Joshua

Image credit: Getty Images

ByEurosport Türkiye
01/05/2020 at 15:21

Cihat Gemici, boksun efsanelerini yazıyor.

Profesyonel boksun tarihi gong sesinden sonra kanvasın üzerinde, iplerin arasında birbirlerine meydan okuyan cesur eldivenlerle yazılmıştır. Yayınlayacağımız yazı dizisinde boksun ilk dönemlerinden günümüze dek uzanan unutulmaz efsanelerin hayat öyküleriyle dünyanın farklı yerlerinde tarihi bir yolculuğa çıkacağız.


Yeni sevilir. Eve alınan yeni bir eşya, yenilenen bir araba, değiştirilen bir ev, yeni tanışılan bir insan çoğu zaman insanın ruh halini değiştirir. Sonra insan zamanla her şeye alışır. Eleştiriler, şikâyetler başlar. İşte o zaman yeninin de kendini yenilemesi gerekir. Yoksa o da eskiler gibi yenilenir. Anthony Joshua boksun yeni yıldızı olarak spor kamuoyuna ihtişamlı bir şekilde sunuldu. Yakışıklı, karizmatik, nerede ne konuşacağını bilen, profesyonel bir boksördü. Zirveye doğru emin adımlarla giderken eskileri bir bir sildi. Sonra bir gün onun da yenilenme zamanı geldi.

Boks

Boksun efsaneleri #13 | Jack Dempsey

BIR GÜN ÖNCE

Avluda süklüm püklüm dökülerek dolaşan bir deli sürüsü, kimseyi umursamıyorlar o kadar güçlü ve korkusuzlar ki soranlara biz şeytanın sürüsüyüz diyorlar. İri cüsseli genç bir adam Reading Zindan’ında bu kalabalığın içinde yapayalnız ağır adımlarla volta atıyor. O, diğerlerinden biraz farklı, gerçeği artık anlamış. Onlar şeytan değil sadece basit bir maskara sürüsü.

Anthony Joshua; 18 yaşında sokak kavgaları ve benzeri birçok suçtan dolayı Reading Hapishanesi’nde iki hafta boyunca tutuklu olarak yargılandı. Bu süre zarfında düşünmek için yeterince zamanı oldu. Joshua o günlerden şöyle bahsediyordu: “Hapishanede fazlasıyla aptal vardı. Bu adamları gördükten sonra kendinizi neyin içine soktuğunuzu fark ediyorsunuz. İçeride hayatınız yazı turaya bağlı ve hiçbir değeriniz yok. Mahkemede suçlu bulunursanız hayatınız bitebilir. 10 yıllık bir cezayla karşı karşıyaydım. 28 yaşına kadar demir parmaklıkların ardından olacaktım. Ben bütün bunları düşünürken koruyucu meleğim cezamın kaldırılmasını istedi ve hayatımı mahvedecek bu çıkmazdan kurtuldum.”

Anthony Joshua, hapisten çıktıktan sonra bir yıl boyunca ayak bileğine takılı elektronik cihazla denetim altında kaldı. Boksa hayatını vakfetme kararını bu dönemde aldı. Artık dışarıda gece takılmaları azalmıştı; akşam sekizde evde oluyordu. Bu disipline edilmiş hayatın yanına bir de okuma alışkanlığını ekledi. Joe Louis, Mike Tyson, Bernard Hopkins gibi sorunlu yıldızlar hapse girip çıkmışlar ama okuyarak zihnen ve bedenen gelişmişlerdi. Kendisini onlara benzeten Joshua için o dönemde geçmişinde sorunlar yaşayan boks yıldızlarının hayatı ilham vericiydi.

Nijerya kökenlerine bağlı sağ omzunun üzerinde Afrika kıtasının bir haritası olan Anthony Oluwafemi Olaseni Joshua, yüzde 3i5’i siyahi Afrikalılardan oluşan Londra’ya 25 kilometre mesafedeki Watford’da büyüdü. Çocukluğunun bir bölümünü Nijerya’da geçirdikten sonra İngiltere’ye dönerek öğrenim hayatına devam etti. Okulda futbol ve atletizm ile uğraşıyordu. 100 metreyi 11,5 saniyede koşarak okul rekorunu kırmayı başardı.

Joshua, çocukluğundan itibaren atletik özellikleriyle dikkat çeken ve umut vadeden bir isim oldu. Vücudu ne kadar onun için avantajsa o dönemde zihni de bir o kadar dezavantajdı. Aklı havada bir tipti. Babası 15 yaşında kolundan tutup boks salonuna götürdüğünde Joshua hafta sonu gece dışarı çıktığında kızlara iyi görünmenin birkaç havalı tipe dersini vermenin derdindeydi. Salonda bokstan ziyade vücut geliştirme yapıyordu. Havalı arabalar, lüks evler ve güzel kızlar genç Joshua’nın aklını daha fazla meşgul ediyordu.

18 yaşında peşinden koştuğu düzensiz hayatın bir sonucu olarak yüz yüze geldiği hapishane gerçeği Joshua’yı istediği hayatı yasal biçimde kazanabileceği tek gerçek olan boksa yöneltti. Boksun alternatifinin duvar örücülüğü olduğunu düşünürsek seçtiği yol mantıklıydı. İki buçuk yıl içerisinde İngiltere Amatör Ağır Siklet Şampiyonu oldu. Herkes onun için seferberdi. Salona ilk gelen son çıkan adamdı. Diyetisyenden fizyoterapiste her imkânı vardı. Tavsiyelere kulak veriyordu.

Kendisini boksa verdiğinde bir süper yıldıza dönüşeceğinden şüphe yoktu ama Joshua’nın uslanmaya niyeti yoktu. 2010 yılında üzerinde Büyük Britanya Milli Takımı eşofmanları varken arabasında esrarla yakalandı. Federasyon tarafından bokstan men edildi. Eşyalarını toplayıp Watford’a geri döndü. 12 aylık kamu hizmeti cezasına çarptırıldı. Ve 100 saatlik ödemesiz çalışma zorunluluğu verildi. Eski yaşamı onu geri çağırıyordu gece kulüpleri ve kızlar onu pençesine alacaktı. Çok şeyler vaat eden kariyer sona eriyordu.

Boks kariyerinin bittiğini düşünüp başıboş arkadaşlarıyla takılmaya başlamışken İngiltere Boks Federasyonu’ndan gelen teklifle boksa geri döndü. “Dünya Şampiyonası’ndan önce kendime şöyle dedim: ‘Adamım artık değişmelisin. Boks sayesinde kazanabileceklerine inandığın bir fırsatın var. Bütün enerjini boks için harcamalısın’

Doktor ve Martin McFly ile zaman makinesi içinde gelecekteki muhteşem kariyeri ve saplantılarla dolu başıboş geçmişi arasında gidip gelen Anthony Joshua son dönüşüyle gerçek zamana ulaştı. Artık geri dönüş yoktu. Salona vücut geliştirme için değil boks yapmak için gidecekti. Ankara’da düzenlenen 2011 Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandı. Bu şampiyona sırasında hâlâ sürmekte olan bir davası vardı. Önüne baktı ve aynı yıl Bakü’de düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda bir gümüş daha kazandı. Amatörde bazı maçları kaybediyordu ama profesyonelliği kazanıyordu. İki maçta da yenildiği rakiplerini tebrik etti.

Joshua, kendisine Azerbaycan’da düzenlenen Amatör Dünya Şampiyonası finalinde yenildiği Magomedrasul Majidov sorulduğunda kendisinin henüz 2,5 yıllık bir boksörün olduğunu, görünüş olarak korkutucu olmayan rakibi karşısında kolay bir galibiyet alacağını düşünmüş. Fakat ikinci rauntta aldığı bir yumrukla kontrolünü kaybetmiş ardından kırışmaya girmiş ve 21-20 yenilmişti. “Bu yenilgi sonrası gözyaşlarımı tutamadım.”

Joshua’nın beklentileri karşılaması en büyük sahnede gerçekleşti. 2012 Londra Olimpiyatları’nda tıpkı örnek aldığı şampiyonlar gibi altın madalyaya ulaştı. Bu madalya sonrası kendisine boks camiasında saygın bir yer edindi. Kendi yolunu çizmek için dünyayı dolaştı. Önemli promotörlerle görüştü fikir aldı. Son olarak eski dünya şampiyonu İngiliz boksör Lennox Lewis ile konuştu. Bütün değerlendirmelerin sonunda Eddie Hearn ile anlaştı.

Yeni neslin Don King’i ünlü promotör Eddie Hearn, Joshua ile olan anısını şöyle anlatıyor: “Promotörü olduğum Carl Froch ile salonda beraberdim. Salonda bugün bile hala aklımdan çıkmayan bir gürültü vardı. Dönüp sesin geldiği tarafa baktığımda ağır kum torbasının delicesine sallandığını gördüm. Zincirleri yerinden çıkacak gibiydi. Ne gördüğüme inanamamıştım. O kum torbasının arkasındaki çocuk Anthony Joshua’ydı.”

5 Ekim 2013’te Profesyonel hayatına ilk adımı İtalyan Emanuele Leo karşısında attı. Profesyonel kariyerinde o güne kadar 18 maça çıkan Joshua’ya sadece iki boksör -Dillian Whyte ve Breazeale- üç raunttan daha fazla dayanabilmişti. Bu iki boksör de yedinci rauntta nakavt oldular.

9 Nisan 2016’da Charles Martin’i ikinci rauntta nakavt ederek Tyson Fury’den boşalan IBF kemerini kazandı. Bu unvanla Joshua idolü Muhammad Ali’den yaklaşık bir yıl önce Dünya Şampiyonu olmayı başardı.

Anthony Joshua, 18 maçlık profesyonel boks kariyerinde rakiplerine şunu gösterdi; Watford’lu bu haşara çocuk çabuk ayakları ve şimşek gibi yumrukları ile size vurup etrafınızda dolaşabilir. Fakat aynı zamanda yere sağlam bastığında beklenmedik bir power punch ile sizi bir saniyede nakavt edebilir. İşte bu yumruk gücü onu farklı bir kategoriye çıkarıyordu. Eğer maç içinde ritmini bulursa rakip kim olursa olsun Joshua karşısında işi çok zordu.

Joshua kendi stilini şöyle anlatıyor: “Ben Mike Tyson gibi köşesinden uçarak gelen bir boksör değilim Tyson’a göre daha sakinim mesafemi koruyorum ve bekliyorum zamanı geldiğinde ise Bum!”

Joshua kariyer basamaklarını hem yeteneği hem halkla ilişkiler faaliyetlerini iyi yapması nedeniyle çok hızlı tırmandı. GQ dergisi tarafından 2016 yılının spor adamı seçildi. Ali’nin kendisi için söylediklerini günümüzde Joshua için söyleyebiliriz. Genç, yakışıklı, hızlı ve yenilmez. İngilizler ve boks dünyası yeni yıldızını bulmuştu. Bütün başarılara rağmen eleştiriler de vardı. Joshua yeterince iyi bir boksörle henüz ringe çıkmamıştı. Kondisyonun ne kadar iyi olduğunu test edecek bir rakip karşısına çıkmamıştı. Gerçek bir unvan maçında neler yapabilirdi?

Anthony Joshua bütün bu sorulara cevabı herkesin beklediği maça imzasını atarak verdi. 29 Nisan 2017’de ağır sıklet efsanesi Wladimir Klitschko ile Wembley’de ringe çıkmayı kabul etti. Joshua Klitschko kardeşlerin bir nevi hayranı gibiydi. Onların ağır sikleti domine edişini ve kazandıklarını yönetme kabiliyetlerini yerinde görmek için kamplarını ziyarete dahi gitmişti. “Bokstan çok para kazanabilirsiniz ama hapishaneden ve fakirlikten gelen insanlar için bu parayı yönetmek çok zordur. Bu nedenle bu konuda hassas davranıyorum. Klitschko’lardan bu konuda tavsiye almaktan çekinmedim.”

Joshua, Klitschko ile karşılaşmaktan hiçbir zaman çekinmedi aksine her röportajında bu maçın bir gün mutlaka gerçekleşeceğinden bahsetti. “Gerçek şampiyonlar kendilerinden önceki kralı tahtından indirenlerdir. Tıpkı zamanında Tyson’ın Trevor Berbick’e yaptığı gibi Klitschko’nun devrini bitirmeliyim.”

Bu iddialı sözlere rağmen basın toplantısında iki boksör de birbirine karşı alışılagelmişin dışında oldukça saygılıydı. Wlad bu maçın eşit şanslara sahip iki boksörün karşılaşması olduğunu ve boy yaş gibi unsurların sadece birer rakamdan ibaret olduğunu söyledi. Joshua da Lennox Lewis ve sonrasında Klitschko kardeşlerin kendisine ilham veren sporcular olduğunu söyleyerek rakibine olan hayranlığını gizlemedi.

Joshua rakibi Klitschko’ya olan saygısını ve sevgisini hiç gizlemedi. Ama unvanı kazanma hırsını ve arzusunu da her fırsatta vurguladı. Joshua’nın hayatının en önemli maçını kazanması için tekrar 18 yaşına Reading Zindanı’na dönmesi gerekecek. Wilde’ın dediği gibi “Oysa herkes öldürür sevdiğini bunu böyle bilin, kimi hazin bir bakışla öldürür, kimi latif bir sözle, korkaklar öperek öldürür, yürekliler kılıç darbeleriyle!

Joshua içerisinde git gellerin yaşandığı maçı teknik nakavtla kazanmasını bildi. WBA, IBF ve IBO kemerlerini kazanmıştı. Ağır sıkletin yeni kralıydı. Wembley’de 90 bin kişi önünde kazandığı Wlad maçının ardından Carlos Takam’la Cardiff’te yine müthiş bir kalabalık önünde ringe çıktı. 80 bin kişi bir boks maçı için Principality Stadyumu’ndaydı. Performansı eleştirildi, hakemin erken araya girdiği konuşuldu ama galibiyeti almayı unvanları korumasını bildi.

WBA, IBF kemerlerinin yanına WBO kemerini de eklemek istiyordu. Bu kemer Yeni Zelandalı Joseph Parker’daydı. Yine Galler’de on binlerce kişinin önünde yeni bir maça çıktı. Dört büyük kemerden üçünü birleştirmek istiyordu. Joseph Parker’ı puanla yenerek bu hedefini de gerçekleştirdi. Bu maçta da hakemin erken araya girmeleri tartışma konusuydu. Joshua eleştiriliyordu. Dört büyük kemerden sadece WBC kemeri elinde değildi. O kemer için Deontay Wilder ile ringe çıkması gerekiyordu. Bu beklenen maç bir türlü ayarlanamadı. Joshua da boş durmayarak eski dünya şampiyonu Rus Alexander Povetkin ile ringe çıktı. Maçın başlarında biraz duraksıyor gibi gözükse de sonrasında gücünü gösterdi ve teknik nakavtla kazandı.

Deontay Wilder maçı en önemli hedefti. Promotörü Eddie Hearn de ABD piyasasına giriş yapmış yeni kıtada maçlar düzenliyordu. Joshua’yı ABD seyircisine tanıtmak ve Wilder maçı öncesi beklentileri yükseltmek için Andy Ruiz Jr. Maçını ayarladı. Up filmindeki tombul çocuğa benzeyen hamburgerci çocuk diye dalga geçilen Andy Ruiz Jr. son anda belirlenen bir rakipti. Aslında Joseph Parker ile unvan maçına çıkmış ve Bob Arum’un elleri Ali kadar hızlı dediği yabana atılmayacak bir rakipti. Ama imajı komik adam olmaya uygundu. Bu maçı kimse ciddiye almadı. Belli ki Joshua da ciddiye almamıştı.

Tarihin en büyük sürprizlerinden birisi New York Madison Square Garden’da yaşandı. Tombul hamburgerci Meksikalı Andy Ruiz Jr., Anthony Joshua’yı perişan ederek teknik nakavtla yendi. Maçın ardından pek çok şey konuşuldu. Joshua uzun seyahati kaldıramadı, panik atak geçirdi vs. birçok şey söylendi. Ardından Joshua bir video yayınlayarak kaybettiğini ve burada sığınacak bir bahaneye gerek olmadığını açıkladı. İşte gerçek bir yıldız aslında o gün olmuştu.

Joshua yaşadığı Ruiz mağlubiyetiyle yenilendi. Belki öyle gözükmüyordu ama o da eskiyordu. Eleştirilerin dozu artıyordu. Spora saygısı olmayanlar onu balon diye nitelendiriyordu. Kabuğunu değiştirme vakti gelmişti. Suudi Arabistan’da yapılan rövanş maçında yenilenmiş Anthony Joshua Ruiz’i ortak kararla yenerek unvanlarını geri aldı.

Watford’dan çıkan Afrikalı çocuk geri döndü. Şimdi önünde Deontay Wilder’ı mağlup edip elinde olmayan tek kemerin sahibi, ağır sıklet şampiyonu, Tyson Fury var.

Boks

Boksun efsaneleri #12 | Joe "Smoking" Fraizer

22/05/2020 AT 14:28
Boks

Boksun efsaneleri #11 | Ölümcül İçgüdü: Deontay Wilder

18/05/2020 AT 14:45
Related Topics
Boks
Share this with
Copy
Share this article

Latest News

Boks

Boksun efsaneleri #13 | Jack Dempsey

BIR GÜN ÖNCE

Latest Videos

Boks

Boksör ringden böyle kaçtı

00:00:34

Most popular

WEC

The Race All-Star - 16/05

16/05/2020 AT 13:47
View more