Takvim yaprakları 19 Mayıs 1996'yı, saatler 14:29'u gösteriyordu. Monako'da caddeler boş, gökyüzü kara bulutlarla kaplıydı. Tribünlerle birlikte balkonlarda ve pencerelerde de nefesler tutulmuş, zaman adeta durmuş, yağmur damlaları havada asılı kalmıştı. I. Albert Bulvarı'na iki sıra halinde dizilen 21 araç, saniyeler sonra bütün bir şehri gürültüye boğacaktı.

Motor çığlıkları sona erdiğinde Monako sokakları yıllarca, belki de hiçbir zaman unutulmayacak bir senaryoya sahne olmuştu. Starttan önce yağan yağmur, asfalt üzerindeki lastik kalıntılarıyla birlikte yarışla ilgili bütün tahminleri de silip süpürmüştü. Mücadeleyi 21 pilottan yalnızca üçü tamamlamış, günün sonunda damalı bayrağa ulaşan bütün isimler podyuma çıkmıştı. Podyumun en üst basamağındaki isim, yarışa 14. cepten başlayan Olivier Panis'ti. Rakipleri ıslak zemin üzerinde başlayan mücadeleye birer ikişer veda ederken kendisi sessiz sedasız bir sürüşle oldukça ses getiren bir galibiyet elde etmişti.

Formula 1
1994
16/09/2020 - 10:52

1994 yılında Ligier takımı ile anlaşarak Formula 1'e adım attığında kendisinden beklentiler oldukça yüksekti. Beş yıl önce Formula Renault, bir yıl önce de Dünya F3000 şampiyonu olmuştu. Özgeçmişinde ayrıca 1991 Fransa F3 ikinciliği de bulunmaktaydı. Kalitesi ve yeteneği açıkça ortadaydı.

Ligier, sezonun iddialı takımları arasında yer almıyordu. Zirveden arta kalan puanları toplamayı planlıyorlardı. Sezonun orta noktası geçildiğinde tek puanları bile yoktu. İkinci yarının ilk yarışında ise büyük bir sürpriz yaşandı. Takım, henüz ilk turda on aracın kazaya karışarak yarış dışı kaldığı Almanya GP'de şanslarının da yardımıyla iki araçla birden podyuma ulaştı. Panis, damalı bayrak kendisi için sallandığı sırada takım arkadaşının hemen önünde, ikinci sıradaydı. Henüz ilk sezonunda kariyerinin ilk podyumunu yakaladı.

Ertesi yıl aynı başarıyı bu kez Avustralya'da tekrarladı. Bir yıl sonra da Monako sokaklarında kariyerinin ilk zaferini elde etti. Basamakları teker teker tırmanıyor, yıldızını yavaş yavaş parlatıyordu. Her sezon bir önceki yılın üzerine koyarak ilerliyor ve zirve mücadelesine bir adım daha yaklaşıyordu.

1997 sezonu başlarken Alain Prost, Ligier takımını satın aldı ve takımın ismini Prost GP olarak değiştirdi. Dört kez dünya şampiyonu Fransız isim, bir başka Fransız'ı adım adım dünya şampiyonluğuna taşıyacaktı.

Sezonun yedinci yarışı Kanada'daydı. Panis, ilk altı yarışta iki kez podyum görmüş ve 15 puan toplamıştı. Sürücüler şampiyonasını Jacques Villeneuve ve Michael Schumacher'in ardından üçüncü sırada götürüyordu. Alain Prost önderliğinde tatmin edici bir başlangıca imza atmıştı. Kanada'da ise rüzgâr ters esecekti.

https://imgresizer.eurosport.com/unsafe/0x0/filters:format(jpeg):focal(1215x608:1217x606)/origin-imgresizer.eurosport.com/2019/05/23/2594658.jpg

Montréal'deki mücadeleye onuncu cepten başladı. 52. tura girildiğinde yarışı yedinci sırada götürüyordu fakat beşinci virajın girişinde aracının kontrolünü kaybetti. Arkadan kayma yaşayan araç önce sağ taraftaki duvara dokundu, daha sonra da büyük bir hızla sol taraftaki lastik bariyerlere daldı. Çarpmanın etkisiyle bariyer lastikleri piste saçılırken aracın ön tarafı da tanınmayacak hale geldi. Korkunç bir kaza gibi görünüyordu ve ne yazık ki göründüğü kadar korkunçtu. Aracı terk etmesi beklenen Panis kokpitin içerisinde hareket ediyor fakat her iki bacağı da kırıldığı için araçtan inemiyordu. 55. turda kırmızı bayraklar sallandı ve yarış planlanandan 14 tur önce sona erdirildi.

Yaşadığı ağır kaza, onun için şanssız bir dönüm noktası oldu. Yedi yarış kaçıran Fransız pilot pistlere puan alarak geri dönse de eski formunu bir daha yakalayamadı. Sonraki iki sezonu da Prost GP'de geçirdi fakat bu sezonların ilkini puansız kapatırken ikincisinde ise yalnızca iki puan toplayabildi.

2000 yılında McLaren'de test pilotu olarak görev yaptıktan sonra 2001'de BAR takımı ile pistlere ikinci kez dönüş yaptı. İki yıllık BAR macerasının ardından iki yıl da Toyota için yarıştı. Her iki takımda da takım arkadaşları ile aynı seviyede performans sergilemeyi veya onlara karşı üstünlük kurmayı başardı fakat yarışlardan kendisi için tatmin edici sonuçlarla ayrılamadı.

2004 Japonya GP, kariyerinin son yarışı oldu. Bu yarışın ardından pistlere veda etti ve iki yıl boyunca Toyota için yalnızca test pilotluğu yaptı. 2006 yılı sonunda da Formula 1'i tamamen bıraktı.

Belki bambaşka bir hikayeyle adından söz ettirebilirdi fakat Kanada'da yaşadığı kaza onu olumsuz etkiledi. O günün ardından bir daha ne galibiyet yüzü görebildi ne de podyuma ulaşabildi. Yine de yeteneği hiçbir zaman tartışma konusu olmadı. Formula 1'in kaygan zemininde 11 sezon boyunca ayakta kalmayı başardı. Bu süre zarfında 158 yarışa katıldı, beş kere podyuma çıktı ve 76 puan topladı. Yalnızca bir kere kazandı ama "Monako'da" kazandı. Olivier Panis, bir zaferden çok daha fazlasıydı.

Formula 1
Yıldızlar geçidi
11/09/2020 - 23:59
Formula 1
Her şeye rağmen
02/09/2020 - 13:37