1983 sezonunun ikinci yarışı Birleşik Devletler'in batısında, Long Beach'te start almak üzereydi. Ferrari pilotları Patrick Tambay ve René Arnoux sıralama turlarında ilk çizgiyi kapatmış, son şampiyon Keke Rosberg ve takım arkadaşı Jacques Laffite bu ikilinin hemen arkasına yerleşmişti. Sırasıyla; Elio De Angelis, Derek Warwick, Michele Alboreto, Alain Prost, Danny Sullivan ve Jean-Pierre Jarier gridde ilk onu tamamlayan diğer isimlerdi. Ancak bu isimlerden hiçbiri günün sonunda zafere ulaşamayacaktı. Kazanan çok daha gerilerdeydi.

Zaferin adı, bu mücadeleden 37 yıl önce, 1946 yılında Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast'ta koyuldu. John Watson, Formula 1 ile 1972 yılında Brands Hatch'te tanıştı. İlk resmi yarışına ise bir yıl sonra Silverstone'da çıktı. Bu yarıştan üç ay sonra Birleşik Devletler'de de boy gösterdi. 1974'e gelindiğinde ise Brabham takımının direksiyonlarından birinin tam zamanlı sahibiydi.

Formula 1
Pistte ve ötesinde bir efsane: Lewis Hamilton
28/11/2020 - 09:26

Kariyerinin ilk puanını Monako'da, üstelik de 23. cepten başladığı yarışı altıncı sırada bitirerek elde etti. Henüz ilk tam sezonunu geçiren bir pilot için son derece güzel bir başarı olmakla birlikte ilerisi için yalnızca bir fragman niteliğindeydi. İlk podyum ve ilk galibiyet ise iki yıl sonra Penske takımı ile birlikte, sırasıyla Fransa ve Avusturya'da geldi. Asıl macera ise 1979 sezonunda McLaren'e katılmasıyla başladı.

Kuzey İrlandalı, McLaren çatısı altında karakter olarak adeta ikiye bölündü. Cumartesi günleri başka, pazar günleri ise bambaşka bir performans sergiliyordu. Sıralama turlarında genellikle ilk onun dışında kalıyor fakat yarışları ilk onun ve hatta zaman zaman puan barajının içinde bitiriyordu. Takımdaki ilk sezonunda 19. sıradan başladığı Belçika ve 17. sıradan başladığı Kanada GP'lerinden altıncı olarak birer puan almayı başardı. Bir sonraki sezon Long Beach'te 21. cepten başladığı mücadeleyi 4. sırada bitirerek podyumun eşiğinden döndü. Sezon boyunca sıralama turlarında çoğunlukla çaylak takım arkadaşı Alain Prost'a mağlup olsa da sezon sona erdiğinde Fransız sürücünün bir puan önündeydi.

https://i.eurosport.com/2019/04/11/2563217.jpg

1981 yılında cumartesi ve pazar performansları biraz daha dengeliydi. 1982 yılında ise ortaya çıkan grafik oldukça enteresandı. Zaten o sezon yalnızca Watson için değil, herkes için oldukça inişli çıkışlıydı. Sezon sona erdiğinde hiçbir pilot üç kez galibiyete ulaşamamış ve tam beş isim ikişer kez zafer sevinci yaşamıştı. Watson da o isimlerden biriydi. Zolder'de ve Detroit'te damalı bayrağı ilk sırada görmüştü. Üstelik bu iki yarışta da favoriler arasında değildi. Belçika'daki yarışa onuncu, Birleşik Devletler'deki mücadeleye ise 17. cepten başlamıştı. Bu zaferlerden önce, sezonun ikinci yarışında da benzer bir yükselişe imza atmış ve 12. sıradan başladığı Brezilya GP'sini podyumun ikinci basamağında noktalamıştı. Ancak padok geneline yayılan istikrarsızlık virüsü, onun da yakasını bırakmamıştı. Sezonu şampiyonun yalnızca beş puan gerisinde, üçüncü sırada tamamladı.

Ertesi sezona motor problemiyle yolda kalarak giriş yaptı. İkinci yarışta ise günümüzde hâlâ kırılamamış olan bir rekora imza atarak tarihe geçti. Patrick Tambay'ın kariyerinde ilk kez pole pozisyonuna yerleştiği Birleşik Devletler Batı GP'sine Watson 22. cepten başladı. Onuncu turun sonunda 19. sıradaydı. Sonraki turlarda ön sıralar karışmaya başladı. Önce lastiği patlayan Warwick yolda kaldı. Daha sonra Alboreto ve Jarier temas yaşadı ve bu temas Alboreto'ya pitte tam üç dakika kaybettirdi. Bu olaydan üç tur sonra ise yarışı ilk iki sırada götüren Tambay ve Rosberg, meslektaşlarına oranla daha büyük bir temas yaşadı ve her iki pilot da yarışa veda etti. Bir tur sonra Jarrier'nin yarışı da sona erdi. 28. tur geride kalırken John Watson, takım arkadaşı Niki Lauda'nın hemen arkasında, dördüncü sıradaydı. 33. turda Lauda'yı da geçerek üçüncü sıraya yükseldi. 44. turda Ricardo Patrese de Watson Kasırgası'ndan nasibini aldı. Bir tur sonra ise sıra yarış lideri Jacques Laffite'e gelmişti. 45. turda liderliği ele geçiren Watson, damalı bayrağa kadar dönüp ardına bile bakmadı ve günün sonunda "en geriden başlayarak yarış kazanan pilot" unvanının sahibi oldu.

Sezonun devamında başka bir zafere imza atamasa da benzer performanslar sergilemeye devam etti. 24. sırada başladığı San Marino'dan beşinci, 21. sırada başladığı Detroit'ten üçüncü, 20. sırada başladığı Kanada'dan altıncı, 23. sırada başladığı Almanya'dan beşinci ve 15. sırada başladığı Hollanda'dan üçüncü olarak ayrıldı. Sezon boyunca ilk dokuz cebi göremedi fakat damalı bayrağa ulaşabildiği bütün yarışları ilk dokuz içerisinde tamamlamayı başardı. Ancak bu mükemmel pazar günü gösterilerine rağmen sezon sonunda takım patronu Ron Dennis'le yeni bir sözleşme için anlaşamadı ve aktif Formula 1 kariyeri sona erdi. İki yıl sonra 1985 Avrupa GP'sinde bileğinden sakatlığı bulunan Niki Lauda'nın yerini alarak Brands Hatch'te son kez izleyenlerin karşısına çıktı. 21. sırada başladığı yarışı yedinci sırada tamamladı ve motor sporlarının zirvesine, Formula 1 ile tanıştığı yerde, adına yakışır bir şekilde veda etti.

Formula 1
Nico Rosberg: Formula 1'e dönebilirim ama sürücü olarak değil
16/03/2017 - 18:12
Formula 1
Mercedes, Rosberg'in boşluğunu doldurdu
17/01/2017 - 10:37