"Gaza veya frene sonuna kadar basmıyorsanız, hızlı bir virajda aracınız kaymıyorsa yeteri kadar hızlı gitmiyorsunuzdur." Motor sporlarında mücadele veren bütün sürücülerin temel felsefesidir bu cümleler. Kazanmak için en hızlı olmak, en hızlı olmak için de limitleri zorlamak gerekir. Yarış pilotlarının büyük bir çoğunluğu bu konuda hiç de zorluk çekmez çünkü işleri budur. Fakat bu hissiyatı sporu dışarıdan takip edenlere de yansıtabilenlerin sayısı oldukça azdır.

O pilotlardan birinin hikayesi, Güney Amerika kıtasının kuzeybatısında, Kolombiya'nın başkenti Bogota'da başladı. Asfaltın kokusunu ilk olarak bir karting aracı üzerinde henüz beş yaşındayken içine çeken bu yetenek, 20 yaşında rotasını Avrupa'ya çevirdi. 1996 İngiltere F3 Şampiyonası'nı genel klasmanda beşinci sırada tamamladı. Ertesi yıl Avrupa kendisine dar geldi ve tamamen dünyaya açıldı. Uluslararası F3000 Şampiyonası'nı 1997 yılında ikinci, 1998 yılında ise şampiyon olarak tamamladı.

Formula 1
"Kariyerimi itibarlı bir şekilde tamamlamayı hedefliyorum"
11 SAAT ÖNCE

1999'a gelindiğinde Formula 1'e adım atmaya hazırdı fakat aradığı şansı bulamadı. Kariyerine Kuzey Amerika'da, CART serisinde devam etti. Sezon başında nasıl bir performans göstereceği merak konusu olan çaylak isimlerden biriydi. Sezon sona erdiğinde ise yedi galibiyet ve 212 puanla birlikte şampiyondu. 2000 yılına da CART'ta devam etti fakat aklının bir köşesinde sürekli olarak Formula 1 vardı.

Sezonun ortalarına doğru telefonu çaldı. Williams, 2001 yılı için kendisine teklifte bulunuyordu. Bir yıl gecikmeli de olsa hayalleri gerçek olmuştu ve dolayısıyla "Hayır!" demek gibi bir lüksü yoktu. Yine de kendisini oldukça zor bir savaş bekliyordu. Takımdaki diğer koltuğun sahibi Ralf'ti ve Formula 1'de kalıcı olmak istiyorsa onun gerisine düşmemeliydi. Herkes bir Schumacher'e karşı mücadele verirken Juan-Pablo Montoya'nın karşısında iki Schumacher birden olacaktı.

Formula 1'e dikkat çekici ancak felaket bir giriş yaptı ve ilk sekiz yarışın yedisini tamamlayamadı. Brezilya ve Avusturya'da lider geçilen turlar ve damalı bayrağa ulaşılan tek yarışta elde edilen podyum, bu felaketi gölgelemek için yeterli değildi. Sezonun ikinci yarısında hızını ve konsantrasyonunu artırarak Almanya'da ilk kez pole pozisyonuna yerleşti. Belçika'da bu başarıyı tekrar eden Kolombiyalı, İtalya'da ise yalnızca tekrar etmekle kalmadı ve sıralama turlarındaki hızını yarışa da taşıyarak henüz ilk sezonunda galibiyetle tanıştı. Sezon sona erdiğinde yalnızca altı yarış bitirmiş fakat bu altı yarışın dördünde podyuma çıkmıştı.

2002 yılında çok daha hızlı ve istikrarlıydı. Sezon boyunca zafer sevinci yaşayamasa da beşi üst üste olmak üzere tam yedi kez pole pozisyonunun sahibi oldu. 17 yarışın 13'ünde damalı bayrağa ulaşmayı ve bu yarışların 12'sinden puan almayı, ayrıca yedi kez de podyuma çıkmayı başardı. Sezon sona erdiğinde pilotlar şampiyonasında 50 puanla üçüncü sıradaydı. Takım arkadaşı ise 42 puanla dördüncüydü.

https://imgresizer.eurosport.com/unsafe/0x0/filters:format(jpeg):focal(1286x357:1288x355)/origin-imgresizer.eurosport.com/2015/05/25/1575398.jpg

2003 sezonunda rekabetin tam ortasındaydı. Belki de kariyerinin en sert fakat en başarılı sezonunu geçiriyordu. Sekizi üst üste olmak üzere 16 yarışın dokuzunda podyuma ulaştı. Hatta Monako'da ve Almanya'da zirvedeydi fakat yeterli olmadı. Ralf'i denize dökse de Michael'e yetişemedi. Şampiyonluğu 11, ikinciliği ise dokuz puanla kaçırarak bir kez daha üçüncü oldu.

2004 yılında performansı Williams ile paralel bir şekilde düşüşe geçti. Malezya ve San Marino'da podyuma çıkarak sezona hızlı bir başlangıç yapsa da devamını getiremedi ve Brezilya'daki son yarışa kadar podyum yüzü görmedi. O son mücadeleyi ise Raikkonen ve Barrichello'nun önünde kazanarak Williams macerasını zirvede noktaladı.

2005 yılında Williams'ta bir değişim rüzgarı esti ve Montoya McLaren'in, Schumacher ise Toyota'nın yolunu tuttu. Değişen kurallarla birlikte Ferrari de son yıllardaki etkileyici hızını büyük oranda kaybedince her iki Schumacher birden zirve mücadelesinin uzağında kaldı. Ancak Kolombiyalı'nın önünde daha büyük bir engel vardı: "McLaren MP4-20". Çok hızlı fakat bir o kadar da dengesiz ve sürüşü zor bir araçtı. McLaren kendilerine belki de o günün şartlarında ortaya çıkarılabilecek en hızlı aracı sunmuştu fakat test pilotları da dahil olmak üzere takımdaki hiçbir pilot araçtan memnun değildi. Yine de Montoya, sürmekten adeta nefret ettiği bir araçla üç kez zafere ulaşmayı ve omuz sakatlığı sebebiyle kaçırdığı iki yarışa rağmen sezonu dördüncü sırada tamamlamayı başardı. Ancak Raikkonen'in MP4-20 ile ilişkisi Montoya'ya kıyasla biraz daha iyiydi ve Montoya'yı puan tablosunda neredeyse ikiye katladı.

Uyum sorunu ertesi sezon da devam etti. Üstelik bu kez McLaren geçen seneyi adeta mumla arıyordu. Araç daha güvenilirdi fakat yavaştı. Geçen sezon ilk dokuz yarışın üçünü kazanan takım, 2006 takviminin dokuzuncu yarışı geride kaldığında ise tek bir galibiyet bile elde edememiş ve şampiyona tablosunda zirvenin bir hayli uzağında kalmıştı.

Sezonun onuncu yarışı Birleşik Devletler'deydi. Startın hemen ardından Montoya ile McLaren arasında halihazırda gerilmiş olan ipler kopma noktasına geldi. Montoya, henüz ilk virajda takım arkadaşı Raikkonen'e arkadan çarptı ve zincirleme bir kazaya sebep oldu. Bu kaza tam yedi pilotun yarışını daha ilk turda sona erdirdi. Damalı bayrağın sallanmasıyla birlikte herkes Fransa'da koşulacak olan bir sonraki yarış için Avrupa'nın yolunu tutarken Montoya Amerika'da kaldı.

Formula 1'de 94 kez start alan Montoya, bu yarışların hiçbirinde aracı tek başına kullanmadı. O gazı köklerken ekranları başındaki milyonlar da sağ ayağının altında pedal arıyor, virajlarda maruz kaldığı G kuvvetini taraftarlar da en az onun kadar boyunlarında hissediyorlardı. Belki hak ettiğinden daha kısa bir kariyer yaşadı ve sırf onun için yarışları takip eden milyonlarca insanın gönlündeki şampiyonluğa ulaşamadı fakat limitleri zorlayan tekniği, yenilgiyi kabullenmeyen karakteri ve insanlara oturdukları yerden yaşattığı sürüş keyfiyle Formula 1 tarihinde silinmez bir iz bıraktı.

Formula 1
Toz duman
06/10/2020 - 22:35
Formula 1
Limit
04/10/2020 - 07:16