Formula 1

Yüzleş ve kazan: Robert Kubica & 2008 Montreal

Share this with
Copy
Share this article

Robert Kubica

Image credit: Eurosport

ByEurosport Türkiye
26/04/2020 at 15:32

Robert Kubica, 2007 yılında Kanada Montreal yarışında ölümden dönmüştü. Bir yıl sonra ise aynı pistte bu sefer podyumun zirvesine çıkıyordu. Anıl Baran Doğan, Kubica'nin kariyerine ve bu yarışa dair yazdı.

Kanada’nın Montreal kentinde bulunan Gilles Villeneuve Pisti, Formula 1 takvimine eklendiği 1978’den bu yana birçok unutulmaz olaya sahne oldu. Neredeyse her yıl kendine bir kurban bulan “Şampiyonlar Duvarı”, ilk viraj kaosları ve kaçış alanlarının az oluşu ile güvenlik aracı periyotlarına sıkça rastladığımız bu pistte birçok efsane sürücü podyumun zirvesine çıktı.

Michael Schumacher ve Lewis Hamilton, Montreal’de yedişer kez kazanırken Ayrton Senna, Nelson Piquet gibi efsaneler de burada önemli başarılar elde etti. Ancak birçok olaylı yarışa sahne olmasıyla ünlü bu pistin tarihinde birçok sürprizin de yaşandığını söylememiz gerekiyor. Robert Kubica da Montreal’in sürpriz galiplerinden biri. Polonyalı sürücü 2007’de ölümden döndüğü kazadan bir yıl sonra kariyerinin ilk ve tek yarış galibiyetini elde etti.

WRC

WRC şampiyonu Ogier!

06/10/2013 AT 17:09

O galibiyetten önce

7 Aralık 1984’te Krakow’da doğan Kubica, motorsporlarıyla çocukluk yıllarında tanıştı. Oğlunun arabalara olan ilgisini keşfeden baba Arthur Kubica’nın kendisine aldığı küçük off-road aracıyla pet şişelerden oluşturulan pistte yarışan Robert, yaş limiti nedeniyle Polonya Karting Şampiyonası’nda yarışmak için 1995 yılını bekledi. Burada üç yılda altı şampiyonluk elde eden Kubica, daha rekabetçi bir seride yarışmak için İtalya’ya gitti. Yarıştığı serilerde daha zorlayıcı rakiplerin olması Polonyalı sürücünün başarılarına engel olmadı ve 2000 yılında Renault’nun pilot geliştirme programına seçildi. Beş yıl boyunca Formula Renault araçlarıyla yarışan Kubica, 2005’te Dünya Şampiyonu oldu ve 2006 yılında BMW Sauber takımıyla Formula 1’e dâhil oldu.

Sezona test pilotu olarak başlayan Kubica, Jacques Villeneuve’ün Almanya’da kaza geçirmesinin ardından Macaristan GP’sine katılma şansı elde etti. Formula 1 tarihinin ilk Polonyalı sürücüsü, ilk yarışının sıralama turlarında kendisinden çok daha tecrübeli takım arkadaşı Nick Heidfeld’i mağlup ederken yarışı yedinci sırada tamamladı. Ama yarış sonunda aracın ağırlığının belirlenen limitin altında olmasıyla beraber diskalifiye edildi. Villeneuve’ün takımdan ayrılmasıyla yarış koltuğuna tam zamanlı oturan Kubica’nın büyük çıkışı iki yarış sonra gelecekti. Robert Kubica Monza’da kariyerinin üçüncü yarışında podyuma çıktı. Sezonun geri kalanında puan alamayan Kubica ilk sezonunu altı puanla 16.sırada tamamladı.

Yüzleş ve kazan

2007 sezonuna istikrarlı puan sonuçlarıyla başlayan Kubica, Kanada GP’sinde Jarno Trulli’yle temas ettikten sonra saatte 300 km hızla duvara çarptı. Görünüş itibariyle Formula 1’de yakın tarihin en korkutucu kazalarından birinden sadece bileğini burkarak kurtulan Kubica sadece bir yarış kaçırdı. ABD GP’sinde koltuğunu Sebastian Vettel’e devreden Polonyalı yıldız, Fransa’da dördüncü olarak pistlere geri döndü. Podyum derecesi elde edememesine rağmen istikrarlı performansı onu Formula 1’in önemli isimlerinden biri haline getirdi. 39 puanla altıncı sırada tamamladığı sezonun ardından çok iyi gelişim kaydeden BMW-Sauber ile Kubica 2008 sezonuna harika bir başlangıç yaptı. Sezonun ilk yarışı Avustralya GP’sinde yarış dışı kaldıktan sonra Malezya’da ikinci olan Polonyalı yıldız, kariyerinin ilk pol pozisyonunu Bahreyn’de elde etti. Bu yarıştan Ferrari’lerin arkasında üçüncülükle ayrılan Kubica, İspanya ve İstanbul’da dördüncü oldu. Yağmur altında yapılan Monako yarışında ikinci sırayı aldı. Sıradaki durak ise önceki yıl ölümden döndüğü Kanada’ydı.

Sezonun ilk altı yarışı geride kaldığında zirvedeki çekişme dikkat çekiciydi. Lewis Hamilton, Kimi Raikkonen, Felipe Massa ve Robert Kubica, altı puan içinde arka arkaya sıralanmıştı. Sıralama turlarında şampiyona lideri Hamilton zirveyi kimseye bırakmadı. İlk çizgiyi tamamlayan isim ise

Kubica’ydı. Kırmızı cephede ise işler çok iyi gitmiyordu: Raikkonen üçüncü, Massa ise altıncı sıradan yarışa başlayacaktı. Sonraki gün ise grid pozisyonlarının pek bir önemi kalmayacaktı.

İyi start alan Hamilton, yarışın kontrolünü elinde tutuyordu. Kubica ve Raikkonen de yerlerini korumuş, genç İngiliz sürücüyü takip ediyordu. 16. turda arka sıralardaki Adrian Sutil’in vites kutusu problemi nedeniye yarış dışı kalması, Montreal’de bütün dengeleri değiştirecekti. Üçüncü virajın çıkışında kalan Sutil’in aracı, güvenlik aracını gerekli kıldı ve bütün zirve adayları aynı anda pite geldi.

Ferrari garajı burada çok iyi iş çıkarmış ve Kimi Raikkonen, Kubica ile Hamilton’dan önce pitten ayrılmıştı. Güvenlik aracı prosedürü gereği pit çıkışı kapalıydı ve sürücülerin yeşil ışık yanana dek konvoy oluşturması gerekliydi. Raikkonen’den sonra pitten çıkan Kubica oldu. Geriye düşen Hamilton, kırmızı ışıkları fark etmedi ve hızını düşürmeyince olanlar oldu...

Raikkonen’e arkadan çarptı ve iki sürücü de yarış dışı kaldı. Ferrari’nin hayal kırıklığı bu olayla sınırlı kalmayacaktı. Kazadan bir tur sonra yakıt deposunda problem yaşayan Massa, pite tekrar gelip son sıraya geriledi. Pit stopların ardından yeni lider Nick Heidfeld’di. Heidfeld 28. turda pite geldi ve pite henüz gelmemiş olan Rubens Barrichello liderliğe yükseldi.

Daha hafif araca sahip olan Kubica, Heidfeld’i bir tur sonra geride bıraktı ve yarışın “gerçek” lideri oldu. İlk sıra 13 tur içinde üç kere daha el değiştirecekti ancak liderliği alan sürücülerin hiçbiri pit stop yapmamıştı. 41. turda Timo Glock’un da pite gelmesiyle ilk sıraya yerleşen Kubica 29 tur boyunca hata yapmadı ve hem kendi kariyerinin hem de BMW-Sauber takımının ilk galibiyetine imza attı.

Takım arkadaşı Heidfeld ikinci sırayı alırken Fernando Alonso’nun Alman pilotu geçmeye çalışırken ön kanadını kırmasıyla üçüncülüğe yükselen David Coulthard kariyerinin son podyum derecesini elde etti. Felipe Massa, en arkaya düşmesine rağmen yarışı beşinci sırada tamamladı. Bu yarış, Massa’nın yakıtla ilgili bir problem yaşayacağı son yarış değildi. Singapur’da aracına takılı kalan yakıt hortumu onu şampiyonluktan edecekti.

Kubica, Kanada’da kazanıp pilotlar şampiyonasında liderliğe yükseldi. Ancak sezonun geri kalanında sadece üç kez podyuma çıkınca şampiyonayı ancak dördüncü sırada tamamlayabildi. BMW-Sauber’le geçen 2009 ve Renault’ya transfer olduğu 2010 sezonlarında yavaş araçların azizliğine uğradı. Bu iki sezonda da podyum dereceleri elde Kubica, ne kadar değerli bir sürücü olduğunu kanıtlamıştı. Ancak 2011 yılının şubat ayında geçirdiği ralli kazası onu çok daha büyük başarılardan mahrum bıraktı.

Sakatlık nedeniyle uzun süre pistlerden uzak kalan Kubica, 2018’de verdiği bir demeçte 2012 sezonu için Ferrari ile ön protokol imzaladığını ancak yaşadığı ağır sakatlık nedeniyle bu transferin gerçekleşmediğini belirtti. Geri dönmesinin neredeyse imkansız olduğunun söylenmesine rağmen 2012’de rallilere dönen Kubica, Top Gear dergisi tarafından “Yılın Adamı” seçildi ve WRC’de geçen yılların ardından geçtiğimiz yıl Williams takımıyla Formula 1’e döndü. Kubica’nın hayatı ve yaptığı geri dönüşler sporun en ilham verici öykülerinden. Kubica ve onun gibi “gözü kara” kahramanlar motorsporlarını bir asıra yakın süredir ayakta tutmaya devam ediyor.

WRC

Kubica’nın hedefi şampiyonluk değil

05/06/2013 AT 13:29
Portekiz Rallisi

Kubica sıralamaların en hızlısı

25/04/2013 AT 14:30
Related Topics
Formula 1WilliamsRenaultRobert Kubica
Share this with
Copy
Share this article

Latest News

Formula 1

Formula 1'de yeni sezonun açılış takvimi belli oldu

BIR GÜN ÖNCE

Latest Videos

Formula 1

İşte Mercedes'in yeni Formula 1 aracı

00:00:48

Most popular

WEC

The Race All-Star - 16/05

16/05/2020 AT 13:47
View more