Avrupa'da hareketli bir yaz transfer dönemi yaşanıyor. Yeni sezon öncesinde birçok takım önemli değişimlere imza attı. Öyle ki bazı transferler, liglerin çehresini dahi değiştirebilecek nitelikte. Bundesliga, en büyük iki golcüsünü La Liga ve Premier Lig'e gönderdi. Raheem Sterling, uzun yıllar sonra Manchester City’ye veda etti. Real Madrid’se devleri peşinden koşturan genç Fransız Tchouameni için kesenin ağzını sonuna kadar açtı.
Utku Sümeroğlu, yaz transfer döneminde öne çıkan bu dört hamleyi 10 üzerinden puanladı.

Lewa, Barça’ya kavuştu!

Futbol
Marc Cucurella: ''Burada olduğum için mutluyum''
DÜN - 16:05
  • Barcelona: 8/10
Messi'nin ayrılığı, saha içi ve saha dışındaki çeşitli sorunlar, Barcelona için geçtiğimiz sezonun ilk yarısını adeta bir kabusa dönüştürmüştü. Katalan ekibi, Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkamayıp, Avrupa Ligi'nde de çeyrek finalin ötesine geçemedi. Yine de ligi ikinci sırada bitirdiler ve Xavi önderliğinde takımın yeniden inşa edilme süreci başladı. Bu noktada, Barcelona'nın transfer piyasadaki varlığını yeniden hissettirecek olan Robert Lewandowski transferi, şüphesiz yazın en büyük olaylarından birisi oldu. 33 yaşındaki yıldız için ödenen 50 milyon euroluk transfer bedeli bazı futbolseverler tarafından fazla bulunsa da Polonyalı gol makinesi, Barcelona'ya 50 milyon eurodan daha fazlasını kazandırmayı ve kulübün prestijini yükseltmeyi vadediyor. Nitekim Ansu Fati, Gavi ve Pedri gibi genç yıldızlarınsaha içinde ve dışında Robert Lewandowski gibi bir yıldızın tecrübelerinden öğreneceği çok şey var.
https://i.eurosport.com/2022/07/21/3419368.jpg
  • Bayern Münih: 5/10
Alman ekibi adına bu transferi olumlu bir pencereden değerlendirebilmek oldukça zor. Lewandowski'nin son yedi yılda altı kez Bundesliga gol kralı olması, Bayern'in kaybının ne denli büyük olduğunu gözler önüne seriyor. Üstelik Sadio Mane ile Matthijs de Ligt'in takıma katılmasıyla hem hücum hem de savunma hattı daha da kuvvetli hale gelen Bavyera ekibi, Devler Ligi şampiyonluğu için her zamankinden daha büyük bir aday olabilirdi. Ancak zafere gidecek olan yolda Alman devi için şimdi büyük bir problem var: Yeryüzündeki en önemli golcülerden birinin yeri, nasıl doldurulacak?
Her şeye rağmen, Bayern adına bu transfer bir çerçeveden olumlu şekilde değerlendirilebilir. Finansal dengenin gözetilmesi, Bayern Münih için her zaman en kritik konulardan birisi oldu. Bu bağlamda, kulüpten ayrılmak istediğini açıkça belirten 33 yaşındaki bir futbolcudan 50 milyon euro kazanmak, Almanlar'ı muhtemelen biraz da olsa sevindirebilmiştir.
  • Robert Lewandowski: 7/10
Robert Lewandowski'nin Barcelona'ya gitmek istediği ve yeni bir maceraya atılmak istediği uzun süredir biliniyordu. Barcelona'nın yeniden doğuşuna öncü olabileceği bir dönemde bu hamleyi gerçekleştirmesi de transferi normalden daha fazla ilgi çekici kılıyor. Yine de yöneltilmesi gereken iki soru var; Bayern Münih'in güçlenen kadrosuyla konfor alanında kalıp, ikinci Şampiyonlar Ligi'ni kupasını kovalamalı mıydı veya şansını Premier Lig'de denemeli miydi?
İlk sorunun cevabı, büyük oranda Lewandowski'nin motivasyonuyla alakalı. Polonyalı yıldız, Bundesliga'da elde edebileceği her şeye ulaştı ve Alman ekibiyle halihazırda bir Şampiyonlar Ligi zaferi yaşamıştı. Yaşının da 33 olduğu düşünüldüğünde, kariyerinin son döneminde futbol tarihinin en ikonik takımlarından olan Barcelona'yla yeni bir maceraya çıkması normal karşılanabilir. Bu yanıt üzerinden, Premier Lig sorusuyla da bağlantı kurabiliriz. Lewa'nın Premier Lig'de daha rekabetçi bir ortam bulması olasıydı fakat Barcelona'nın yeni kralı olmak, kulağa fazlasıyla cazip geliyor.
Ayrıca, Robert Lewandowski'nin gelecekteki El Clasico performansları ve sezon boyunca Real Madrid'in golcüsü Karim Benzema ile nasıl yarışacağı da bir hayli ilgi çekici olacak.

Haaland, babasının izinde

  • Manchester City: 10/10
Futbol tarihinin en potansiyelli golcülerinden birini, mevcut piyasa koşullarında kendisi için uygun sayılabilecek 60 milyon avro karşılığında transfer etmek, çok büyük bir transfer başarısı. Haaland, henüz 21 yaşında olmasına rağmen saha içinde yetenekleri bağlamında birçok şeyi kanıtladı ve büyük başarılar vadediyor. Geçtiğimiz sezon saha içerisinde santrafor eksikliği hisseden Manchester City'nin, Erling Haaland'ı başka bir takıma kaptırmaması da kendileri açısından bu transferi tam anlamıyla paha biçilemez hâle getiriyor.
https://i.eurosport.com/2022/07/11/3408569.jpg
  • Borussia Dortmund: 5/10
"Borussia Dortmund, genç oyuncuları parlatıp satan bir kulüp." Doğru.
"Borussia Dortmund'un, Haaland'ı uzun süre elinde tutma şansı yoktu." Doğru.
"Onu, yalnızca 20 milyon avro karşılığında transfer etmişlerdi." Doğru.
Tüm bu doğrulara rağmen, Borussia Dortmund'un Erling Haaland gibi bir isimden elde ettiği kazancın 60 milyon euroyu geçememesi, acı verici olmalı. Norveçli golcünün bu yaza özel 60 milyon avro değerinde bir serbest kalma bedeline sahip olması Borussia Dortmund'un elini kolunu bağladı fakat bu, Haaland'ı kaybettikleri gerçeğini değiştirmiyor.
Her ne kadar daha fazla para kazanma fırsatını kaçırmış olsalar da Borussia Dortmund, bu transferden elde ettiği gelirle sistemini döndürecek ve futbol dünyasına bir sonraki Haaland'ı sunmak için fırsat kollamaya devam edecek.
  • Erling Haaland: 9/10
Dortmund'da bir yıl daha kalmak fayda sağlar mıydı?
Manchester City, doğru bir tercih mi?
Bunlar, Erling Haaland adına tartışabileceğimiz önemli noktalardan ikisi. Dortmund'un çok iyi bir eğitmen olduğuna hiç şüphe yok ancak golcü oyuncunun bir sonraki aşamaya geçmesi gerektiği aşikârdı. Ayrıca, süper yıldızlarla kurulmuş Manchester City'de performansını yükseltmeye devam ederken; Pep Guardiola liderliğinde gelişimini sürdürebilir.

Manchester mavisinden, Londra mavisine

  • Chelsea: 9/10
Roman Abramovich'in kulüpten ayrılığı sonrasında Chelsea'de, yeni yönetimin ilk büyük çaplı transferlerinden birisi Raheem Sterling oldu.Londra ekibi, uzun yıllardır Manchester City forması giyen 27 yaşındaki yıldız için 50 milyon sterlin ödedi.
Chelsea, son yıllarda hücum hattı için yurt dışından yaptığı birçok transferde beklediğini almakta zorlandı. Bu doğrultuda, ülke içerisinden tecrübeli bir ismi kadroya katmak, akıllıca bir seçim gibi görünüyor. Maviler, Rüdiger ve Christensen gibi iki değerli savunma oyuncusunu kaybetmesine karşın, menajer Thomas Tuchel yaz transfer dönemindeki en büyük hedeflerinin Raheem Sterling olduğunu ısrarla dile getirdi. Bu da, deneyimli menajerin İngiliz yıldızı ne kadar çok istediğini gösteriyor. Ayrıca, kariyeri boyunca daima skorer bir isim olan Sterling, Chelsea'nin gol yükünü sırtlayan isimlerden birisi olacak.
https://i.eurosport.com/2022/07/13/3410169.jpg
  • Manchester City: 5/10
Manchester City'nin, Haaland transferi için kaynak yaratmak istemesi ve Sterling'in pozisyonunda oynayabilen farklı oyunculara sahip olması, yıldız ismi gözden çıkarmalarının temelini oluşturuyordu. Her ne kadar aynı bölgede yeteri kadar oyuncuya sahip olsalar da Sterling, Manchester City kadrosu için iyi bir derinlik; maç sayısı ve skor bakımından da güçlü bir istikrar sağlıyordu. Elbette ilk 11'de eskisi kadar şans bulamayan Sterling de takımdan ayrılmaya sıcak baktı ve Manchester City, onu maddi bir kaynağa dönüştürmeye karar verdi. Peki, onu ligdeki direkt rakiplerinden birine göndermek doğru bir hamle miydi? Bunun iyi bir fikir olduğuna inanmak zor. Manchester City, her sezon en az 25 gol üreten bir yıldızını, ligdeki en önemli rakiplerinden birisine teslim etti.
  • Raheem Sterling: 7/10
Bu transferde Raheem Sterling adına kafa kurcalayan bir nokta mevcut. 27 yaşında, kariyerinin en olgun ve zirve dönemlerinden birisinde, hem yönetim hem de kadro planlaması bakımından geleceği kısmen belirsiz olan bir kulübü seçmek yerine farklı bir adım atabilir miydi? Aslında bu sorunun net bir yanıtı yok. Sterling için yurt dışındaki kulüpler potansiyel bir seçim olabilirdi. Yıldız oyuncunun ismi uzun süre boyunca Real Madrid, Barcelona Paris Saint-Germain, Bayern Münih ve Juventus gibi devlerle anıldı. Bu kulüplerden herhangi birini seçmek, en az Chelsea'nin sunduğu kadar, hatta daha fazla başarıyı vadediyordu. Öte yandan, kariyerinin tamamını ülkesinde geçirmiş milli bir futbolcu için farklı bir lige gitmek, o kadar da cazip olmayabilir. Manchester City'den ayrıldığınızda kalan seçeneklerden birisi Chelsea'dir. Üstelik Chelsea; Londra'da yaşama, Thomas Tuchel'la çalışma ve elit seviyede düzenli olarak ilk 11'de oynama gibi fırsatlar sunuyor. Bu da, Sterling'in Chelsea tercihini anlaşılır bir seviyeye getiriyor.

Yüksek potansiyel, yüksek bonservis!

  • Real Madrid: 6/10
Real Madrid, son dönemin yükselen yıldızlarından Aurelien Tchouameni için Monaco ile 80 milyon euro bonservis bedeli ve 20 milyon avro bonus içeren bir anlaşma yaptı. Hiç şüphe yok ki Tchouameni, müthiş bir yeteneğe ve oyun zekasına sahip. Pas kalitesi, defansif nitelikleri ve şans yaratmadaki kabiliyeti, onu özel bir yetenek olarak görmemizi sağlıyor. Ancak Şampiyonlar Ligi'nde henüz eleme harici maça çıkmamış olan ve yalnızca iki sezondur yüksek seviyede oynayan bir futbolcu için 100 milyon avroluk anlaşma, gelecek hakkında bazı riskler barındırıyor. İspanyol devi, Tchouameni'nin müthiş potansiyelinin yanı sıra, onu rakiplerine, özellikle de son dönemde Mbappe konusunda gerginlik yaşadığı Paris Saint-Germain'e kaptırmak istememiş olabilir. Fakat bu, kariyerinde ilk defa Fransa dışına çıkacak olan genç bir futbolcu için ödenen miktarın görece yüksek olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
  • Monaco: 9/10
Bu transferde en kârlı çıkan tarafın, oyuncu satışında son yıllarda önemli başarılar elde eden Monaco olduğunu düşünüyorum. Fransa Ligue 1'de yalnızca iki sezondur oynattıkları ve henüz Şampiyonlar Ligi'nde sergilemedikleri bir oyuncudan bu denli yüksek kazanç elde etmeleri, bir kez daha başarılı politikalarının altını çiziyor. Takımın en iyi oyuncularından birisini kaybetmiş olabilirler fakat ödenen bonservis bedelinin ardından üzüntülerinin azalacağını tahmin etmek pek de zor değil.
https://i.eurosport.com/2022/06/14/3392832.jpg
  • Aurelien Tchouameni: 6/10
Şimdiden 100 milyon avro bonservis bedeli ödenmiş olsa da Tchouameni'nin gelecekte bundan daha fazlasına erişme ihtimali, çok açık bir gerçek. Fakat henüz uluslararası arenadaki tecrübesinin çokyüksek olmadığı düşünüldüğünde, Monaco'da geçireceği ekstra bir yıl veya Paris Saint-Germain ile birlikte Fransa sınırlarında kalması, ona fayda sağlayabilirdi. Dünyada baskının en büyük olduğu kulüplerden biri olan Real Madrid, Aurelien Tchouameni için çetrefilli bir sınav olacak.
Yazı: Utku Sümeroğlu
Futbol
Joachim Andersen Liverpool maçı sonrası tehdit mesajları aldığını açıkladı
DÜN - 08:44
Futbol
Thomas Tuchel ile Antonio Conte birbirine girdi
15/08/2022 - 13:05