Beni Örnek Alan Sporcuları Gördüğüm Zaman Çok Mutlu Oluyorum

Aerobik jimnastiğin Türkiye’deki öncü isimlerinden olan Ayşe Begüm Onbaşı, sporun teknik zorluklarından mental dayanıklılığa, yeni sezon hedeflerinden kariyer felsefesine kadar birçok konuda Eurosport Türkiye’nin sorularını cevapladı.

Ayşe Begüm Onbaşı

Görsel kaynağı: Eurosport

Ayşe Begüm Onbaşı, son Avrupa Şampiyonası’nda kazandığı iki madalyayla yalnızca performansını değil, güçlü geri dönüşünü de taçlandırdı. 14 yıllık Milli Takım kariyerinde dünya şampiyonlukları, genç sporcular için ilham kaynağı olan bir yolculuk ve tekrar tekrar ayağa kalkma hikayeleri barındıran Onbaşı; sporun teknik zorluklarından mental dayanıklılığa, yeni sezon hedeflerinden kariyer felsefesine kadar birçok konuda Eurosport Türkiye’ye samimi açıklamalarda bulundu.
Son Avrupa Şampiyonası’nda elde ettiğiniz iki madalya, sizin için nasıl bir anlam taşıyor? Yarışmanın atmosferini ve o an yaşadığınız duyguları bizimle paylaşır mısınız?
Bu yarışma benim için tam olarak bir geri dönüş hikayesi oldu diyebilirim. Aslında 2025’in başından itibaren katıldığımız her yarışma bu Avrupa Şampiyonası’na hazırlık niteliğindeydi. Bu yarışmaların her birinde gücümüzü ve neler yapabileceğimizi gösterdiğimizi düşünüyorum.
Aerobik jimnastiğe nasıl adım attınız? Spora ilk başladığınız dönemin sizde bıraktığı izler neler oldu?
Üç yaşındayken ailemin yönlendirmesiyle baleye başladım, spora başlangıcım baleyle oldu. O dönemde tam olarak ne yaptığımı, nasıl bir sporcu olduğumu hatırlamasam da çok eğlendiğimi ve arkadaşlarımla birlikte güzel vakit geçirdiğimi hatırlıyorum. İspanyol bale öğretmenim, benim yeteneğimi keşfedip aileme beni jimnastiğe yönlendirmeleri konusunda telkinlerde bulunmuş. Böylece ilk önce artistik, sonrasında aerobik jimnastiğe geçiş yaptım. Okullar arası yarışmalardan sonra Türkiye Şampiyonası’na katıldım ve oradan sonra milli takım kapıları aralandı. Böylelikle profesyonel olarak kendimi bu branşta buldum.
Milli takıma seçildiğim ilk dönemde madalya almak ve İstiklal Marşı’nı okutmak hayal gibiydi. Katıldığım ilk milli takım yarışmasında çiftler kategorisinde altın madalya alınca, gelecekte başarılı bir sporcu olabileceğimi ve kaç yaşına gelirsem geleyim jimnastiğin hayatımda olacağını düşünmüştüm.
picture

Ayşe Begüm Onbaşı

Görsel kaynağı: Eurosport

Gençler ve büyükler kategorilerinde elde ettiğiniz dünya dereceleri kariyerinizi nasıl şekillendirdi? Bu başarılar arasında sizin için özel bir yeri olan bir an var mı?
2016’da Güney Kore’de düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda kazandığım şampiyonluk ülke çapında bir sükse yapmıştı. Şimdi geri dönüp baktığımda o dönemki bu başarı, bir Türk jimnastikçinin dünya arenasında da başarılı olabileceğini göstermiş oldu. Bu durumun, ailelerin çocuklarını jimnastik branşına yönlendirmesine de katkı sağladığını gözlemledim, bu da beni oldukça mutlu etmişti.
Kariyerinizin zor bir döneminin ardından güçlü bir geri dönüş yaptınız. Bu sürecin ardındaki motivasyon, mücadele ve duygusal yükü nasıl tarif edersiniz?
2024 yılında Dünya Şampiyonası’ndan sonra ilk antrenörüm Gürkan Er ile tekrar çalışmaya başladık. İlk konuşmamızda kendimize gerçekçi bir hedef koyduk ve bunun için güzel bir program hazırladık. Buradaki en büyük motivasyonum, şampiyonluğa duyduğum özlemdi. Sene başından sonuna kadar 12 kilo verdim. Bu süreçte durmaksızın çalıştık. Hem stratejik hem de fiziksel olarak tüm hazırlıklarımızı tamamladık. 10 gün içerisinde partnerim Can’la çiftlerde yarışmaya karar verdik, müzik bulup koreografi hazırladık. Daha önce hiç birlikte yarışmamamıza rağmen Türkiye Şampiyonu olduk. Bu süreçte Gürkan Öğretmen ve Harun Öğretmen bize çok yardımcı oldu. Kendimize inandığımız zaman başarabileceğimizi görmüş olduk.
Hazırlık dönemlerinde karşılaştığınız en büyük zorluklar neler? Motivasyonunuzun düştüğü anlarda sizi yeniden ayağa kaldıran şey nedir?
Vücudumun yaptığımız antrenmanların yoğunluğunu ve sıklığını kaldıramadığı dönemlerde küçük sakatlıklar geçirdim. Bu dönemlerde motivasyonumun düştüğü zamanlar oldu fakat takımım bu süreçte hep yanımdaydı ve düştüğüm zaman hep beni kaldırdı.
Aerobik jimnastiğin dışarıdan estetik bir spor gibi görünse de oldukça zorlu bir yapısı var. Bu branşın sizi en çok zorlayan yönleri neler ve günlük antrenman rutininiz nasıl ilerliyor?
Özellikle kondisyon ve koşu antrenmanları benim için biraz zorlayıcı olabiliyor. Söylendiği gibi ne kadar estetik görünse de salonun içerisinde tam anlamıyla sınırlarımızı zorluyoruz. 6-7 saatlik antrenmanları tamamlamaya çalışıyoruz. Bu da belli bir noktadan sonra fiziksel zorlanmaların haricinde mental olarak da bize dönüyor. Bu noktalarda bir takıma sahip olmak, takım içerisinde birbirine destek olmak kurtarıcı oluyor.
Türkiye’de aerobik jimnastiğin geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sporunuzda öncü bir isim olarak genç sporcular üzerindeki etkinizi gözlemlediğiniz anlar oluyor mu?
Beni örnek alan sporcuları gördüğüm zaman çok mutlu oluyorum. Onların yaşlarında benim yaşadıklarım gözümün önüne geliyor. Onların gelişimini görmek ve önlerinde bizler gibi örnekler olması çok kıymetli. Biz bir şey yaşadığımızda bunu sorabileceğimiz bir abla veya abimiz yoktu. Olaylarla kendimiz mücadele etmek zorunda kalıyorduk. Şu anda bir problem yaşayan birisini gördüğümde elimden geldiğince ona destek olmaya, eğer çözebileceğim bir şey ise sorunu çözmeye çalışıyorum. Onlar bizim geleceğimiz ve elimdeki bayrağı onlara verip, onu daha da ileri taşımalarını izlemek benim için çok keyifli.
Önümüzdeki sezon için hedefleriniz neler? Teknik olarak geliştirmek istediğiniz alanlar ve uluslararası arenadaki beklentileriniz nasıl şekilleniyor?
Önümüzdeki sene Dünya Şampiyonası olacak. Orada da hem teklerde hem de çiftlerde yarışıp altın madalya kazanmak istiyoruz. Teknik olaraksa "zorluk" olarak nitelendirdiğimiz hareketlere eklemeler yapacağız.
picture

Ayşe Begüm Onbaşı

Görsel kaynağı: Getty Images

Yeni rutinlerinizi oluştururken nelere öncelik veriyorsunuz? Müzik, koreografi… Bu süreç nasıl işliyor?
Öncelikli olarak, tarzımıza uygun bir müzik buluyoruz. Bu müziğin düzenlenmesi için profesyonel bir DJ’e müziği gönderiyoruz. Sonrasında müziği kâğıda döküp iskeletini çıkarıyoruz ve stratejik olarak nasıl bir koreografi yapacağımızı, hareketleri nerelere koyacağımızı buluyoruz. Mesela benim teklerdeki müziğim olan Paso Doble tarzı bir müzik ararken Mission Impossible serisinin ikinci filminden bir sahne bulduk. Bu filmin müziklerini, Hans Zimmer’ın yaptığını gördük. Bunun üstüne direkt olarak kararımız bu film temasını kullanmak oldu. Buna uygun biçimde yerden yere geçiş bağlantıları ve filmden enstantaneler bularak koreografinin içine yerleştirdik. Mesela, serimin baş pozunda elim kulağımda bir ajan pozu verirken, serimin orta kısmında tek elimle bomba atıp yuvarlandığım bir sahne oluşturduk.
Sizi hiç sahnede görmeyen biri, günlük hayatta nasıl bir Ayşe Begüm’le karşılaşır?
"Neşeli, gezmeyi ve yemek yemeyi seven, hayvanları seven, insan canlısı, özverili, azimli bir kişi’’ diyebilirim.
İleride antrenörlük, koreografi, spor yöneticiliği gibi alanlarda yer almak ister misiniz?
Şu anda bulunduğum takımda, 12-14 ve 15-17 yaş kategorilerinde yarışan sporcularımızın koreografilerini oluştururken antrenörlerime yardımcı oluyorum. Bir tema veya film üstüne bir koreografi yapacaksak onun üstüne çalışmalar yapıyorum. İlgili filmi ya da diziyi izliyorum. 6-8 yaş kategorisinde antrenörlük yaptığım çocuklar var. Salon içerisinde olmak, çocuklarla vakit geçirmek ve onlara bir şeyler öğretebilmek gerçekten benim için büyük bir mutluluk kaynağı oluyor.
Kariyeriniz boyunca öğrendiğiniz en değerli ders ne oldu?
14 senelik milli takım kariyerimde çok güzel başarılar elde ettim. Zaman zaman düştüğüm, başarısız olduğum günler de oldu. Pes etme noktasına geldiğimde beni her zaman bu spora olan sevgim geri döndürdü. Bundan dolayı bir işte başarılı olmak için yetenek ve çok çalışmak ne kadar gerekli olsa da yaptığımız işte fark yaratmak için o işe âşık olmamız ve o işi çok sevmemiz gerekiyor. Çünkü pes etme noktasına geldiğimizde, yine o işe olan sevgimiz bizi geri bağlıyor.
Uygulamada 3M+ kullanıcı'a katılın
En son haberler, sonuçlar ve canlı spor yayınları ile güncel kalın
İndir
Bu yazıyı paylaş
Reklam
Reklam