Eurosport
Steve Redgrave
Tarafından
Yayınlandı 22/07/2012 - 10:50 GMT+3
Britanya spor ve Olimpiyat tarihinin en unutulmazlarından biri Steve Redgrave. Onur Akmeriç'in kaleminden...
Eurosport
Görsel kaynağı: Eurosport
1996 Atlanta Oyunları’nda dördüncü farklı Olimpiyat’ta altın madalya kazanarak, 1920’de Galli Paulo Radmilovic’in yüzme ve su topunda elde ettiği başarıyı Britanyalılar adına tekrarlayan Steve Redgrave, bu başarının hemen ardından 34 yıllık hayatının sporculuk dönemine nokta koymaya karar vermişti ve ağzından şu sözler dökülüyordu:
“Eğer beni bir daha teknenin içinde görürseniz, size beni vurma iznini veriyorum.”
Dört yıl sonra Sydney’de altın madalya kazanarak Olimpiyat tarihine geçen Sir Redgrave, sözleri ciddiye alınmadığı için müteşekkir olsa gerek…
Atlanta’dan sonra verdiği araya dört ay dayanabilmiş, sabahın yedisinde kalkıp yaptığı 20 kilometrelik idmanları, ağırlık çalışmalarını ve tıka basa yediği makarna diyetini özlemişti Britanyalı. Dört aylık tatili içindeki müsabıkı ortaya çıkartmış, kazanma arzusunu kamçılamıştı.
Redgrave ile üç takım arkadaşı, Matthew Pinsent, Tim Foster ve James Cracknell, 22 Eylül 2000’de teknedeki yerlerini aldılar ve tarihe geçecek olan dört tek yarışı da başladı. Yarım kilometre geçilirken Avustralya ve ABD’ye yarım boy fark atan Büyük Britanya, dakikada 40 küreklik tempoyu buluyordu. Ancak arkadan gelen İtalya, Adalıları zorlayacaktı. 2 kilometrelik yarışın son çeyreğine tam bir saniye geride giren Akdenizliler, bir anda tempoyu arttırdı ve her vuruşta Britanya’ya yaklaşmaya başladı. 25 bin kişinin önünde son metreler çok büyük heyecana sahne olurken, Redgrave ve arkadaşları bitiş çizgisini İtalyanların 0.38 saniye önünde geçmeyi başardı.
Yorgunluktan sevinemeyecek durumda olan dört Britanyalı’dan ilk reaksiyon gösteren James Cracknell’di. Ellerini havaya kaldırarak tribünler ile paylaşıyordu sevincini. Ardından Matthew Pinsent, Tim Foster’ın üzerinden atlayarak, Redgrave’e sarıldı ve sonra kendini nehre bıraktı.
Üst üste beş Olimpiyat’ta altın madalya kazanan Redgrave ise buna inanamıyordu. Bir yıl sonra Sir unvanı alacak Redgrave hakkında Pinsent, “Ona çok şey borçluyum. Kürek çekmeye 19 yaşındaki kendini beğenmiş biri ile başladı ve tamamen profesyonel olmuş bir sporcu ile bitirdi. Bu değişimimdeki en büyük pay onundur” ifadelerini kullandı.
Kariyerinde bir çok önemli hastalık ile de mücadele eden Redgrave, emekliliğinin ardından 2006’da Londra Maratonu’nu tamamladı ve hayır için 1.8 milyon sterlin topladı. Kendi tekstil firmasını kurdu ve Hindistan’da bir kürek akademisi kurulmasına yardımcı oldu. 6 Temmuz 2005’te Londra’nın 2012 Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yapacağı açıklanırken, Singapur’daki salonda bulunan Redgrave, David Beckham’ı kucaklıyordu. Londra, Paris’i sadece dört oy farkla geçmişti. Tıpkı beş yıl önceki gibi, Britanya yine küçük ama anlamı çok büyük olan bir farkla öndeydi.
Benzer Konular
Reklam
Reklam