Tenis

Şampiyon

Share this with
Copy
Share this article

Serena Williams con il trofeo degli Australian Open 2017

Image credit: Getty Images

ByEurosport Türkiye
14/06/2020 at 15:08

Eda Güney; kort içi başarıları ve kort dışı hayatıyla tenisin en büyük oyuncularından biri olarak kabul edilen Serena Williams’a dair yazdı.

WTA sıralamasında şu an dokuz numarada olan Dünya eski 1 (bir) numarası 38 yaşındaki Serena Williams kazandığı 23 Grand Slam tekler şampiyonluğu ile Açık Dönemde kadın/erkek en çok Grand Slam kazanan oyuncu unvanını elinde bulunduruyor. Tüm zamanların rekorunu 24 Grand Slam şampiyonluğu ile elinde tutan Margaret Court ise yalnızca bir Major uzaklıkta. Bu yılın Eylül ayında 39. yaş gününü kutlayacak olan Serena Williams emekli olmadan bir Grand Slam daha kazanabilir mi? Bu sorunun cevabı bu büyük atletin yaşam hikâyesindegizli.

Serena Williams’ın kariyeri pek çok ilk, başarı, rekor ve ödülle dolu. Eski dünya bir numarası ve yedi tekler Grand Slam şampiyonu ablası Venus Williams ile kadın tenisine kattıkları güç, dinamizm, heyecan ve sergiledikleri 15 yıllık dominasyon, bu iki siyahi kadın atletin ve özellikle Serena Williams’ın sporun en büyükleri arasında sayılmasının nedenlerinden birkaçı.

Tenis

Naomi Osaka, dünyanın en zengin kadın sporcusu

23/05/2020 AT 10:21

Serena Williams’ın tenise duyduğu büyük sevgi ve adanmışlığı, hırsı, yeteneği, kendine olan inancı, sakatlık/hastalıklardan (akciğer embolisi, hematoma) sonra yeniden büyük başarılar kazanabilmesi -ki kendisine “Comeback Queen” de denir-, kariyerinin erken dönemlerinden itibaren karşılaştığı ırkçı ve ayrımcı davranışlarla mücadelesi, onu başta siyahi toplum ve yeni nesil oyuncular (özellikle kadın oyuncular) arasında ayrı bir yere koyuyor.

Serena Williams, 26 Eylül 1981’de Michigan’da doğup, Compton’da büyüyen, dar gelirli, Afro-Amerikalı bir ailenin beş çocuğundan biridir. Kendisinden bir yaş büyük ablası Venus ile dört yaşında tenise başlar. Koçları babası Richard Williams ve annesi Oracene Price olur. Aile kızlarını okula göndermez, evde eğitim verir. Serena’nın kişiliğinin şekillenmesinde, çocukluk ve ergenlik döneminde yaşadığı ortam ve karşılaştıkları ırkçılığın etkisi büyük olur. Compton’daki yaşantısından, “Çeteler, yaralanmalar, soygun olağandı ve silah seslerini duymak bizim için oldukça alışılmış bir durumdu. Korkacak çok şey vardı, korku hep var, sadece şekil değiştiriyor. Ancak, korku aynı zamanda bir şeylerin üstesinden gelmenize de yardımcı olur.” diye bahseder.

Serena Williams, HBO Sport tarafından hazırlanan “Being Serena” adlı belgeselde, “Kim olduğunuz, nereden geldiğinizdir ve ben buradan (şimdiki evi Palm Beach’i kastederek) gelmedim!” diye başlar hikâyesini anlatmaya.

Serena dokuz yaşındayken, anne ve babası kızlarının Rick Macci tenis akademisine katılabilmesi için West Palm Beach’e taşınırlar. Serena 10 yaş altında sıralamada bir numara olmasına ve ulusal turnuvalarda 46-3 gibi pozitif bir karneye sahip olmasına rağmen turnuvalar esnasında “beyaz ailelerin” ırkçı söylemlerine ve aşağılayıcı davranışlarına maruz kaldıkları için baba Richard Williams kızlarına bir daha turnuva oynatmaz. Derslere ağırlık vermelerini ister. 1995 yılında Serena, 14 yaşındayken babası kızlarını Rick Macci akademisinden alır ve yola tek başlarına devam ederler. 1995 yılında Quebec’teki Bell Challenge turnuvasına wild card ile katılarak profesyonel olur.

Serena Williams 1996 yılında turnuva oynamaz. 1997 yılında sıralamada 340. Sıradayken katıldığı turnuvada (Chicago Cup) dönemin iki büyük ilk 10 oyuncusunu, Monica Seles ve Mary Pierce’i, eler ve bunu başaran Açık Dönemdeki en düşük sıralamalı oyuncu olur.

1999 yılında İlk Grand Slam’ini Amerika Açık’ta kazandığında 18 yaşındadır. Bu zafer sadece bir GS kazanmanın ötesinde bir başka açıdan da önemlidir zira Serena, 1958’de Althea Gibson’dan sonra Amerika Açık’ı kazanan ikinci Afro-Amerikalı tenisçidir.

1998’de ilk 20’ye, 1999’da ilk Grand Slam’ini kazanmasıyla ilk beşe girer.

İki kardeşin yükselişi tenis dünyasında büyük ilgi yaratır ama yazılanlar her zaman olumlu değildir. John McEnroe gibi tenisin önemli isimleri tarafından, baba Richard Williams’ın maçları ayarladığı ve birbirine karşı oynayan kız kardeşlerden hangisinin kazanacağına karar verdiği konuşulur. Richard Williams ve kızları; onurlarını kıran, itibarlarına gölge düşüren bu yorumlara maruz kalırlar.

Serena Williams, o dönem için, “Kimse bu güçlü ve onurlu siyahi baba ve kızlarıyla ne yapacağını bilmiyordu” der. 2001 Indian Wells’de yaşadıkları bir olay, aile hakkında yapılan bu spekülasyonların tenis seyircisinde nasıl karşılık bulduğuna bir örnek olarak verilebilir. O dönem, bu turnuvada yarı finalde birbirine karşı oynayacak kız kardeşlerden Venus, dizindeki bir tendon sakatlığı yüzünden maçın başlamasına dakikalar kala maçtan çekilince, iki kardeş seyirciden büyük tepki alır. Final maçı ise hem Serena hem de ailesi açısından büyük bir kâbus olur.

Kim Clijsters karşısında finale çıkan 20 yaşındaki Serena, korta adımını attığı andan itibaren çoğunluğu beyaz olan Amerikan seyircisi tarafından yuhalanır, maç esnasında bu durum devam eder, babası ve Venus’e seyircilerin arasından hakaret edilir. Maçı ve kupayı Serena kazanır ancak bütün aileyi oldukça inciten, ırkçılığa varan tepkiler nedeniyle bir daha Indian Wells’e adım atmamaya yemin ederler. Tam 14 sene bu turnuvayı boykot ederler hatta turnuva 2009 yılında WTA içinde zorunlu kategorisine sokulduğu halde geri dönmezler.

Dünya bir numarası olduğu 2002 yılında ilk Fransa Açık ve Wimbledon şampiyonluklarını kazanır. 2003 yılında Avustralya Açık’ı kazanarak Açık Dönemde “Career Grand Slam” tamamlayan altıncı kadın oyuncu olur. Dört Grand Slam’in de son şampiyonu olmaya (aynı takvim sezonunda olmadan) medya “Serena Slam” adını verir. Bunu başaran beşinci kadın oyuncu olur. Serena Slam’i 2014-2015 sezonunda tekrar eder.

Döneminin en önemli oyuncularına karşı karnesi hep pozitiftir. Martina Hingis (7-6), Jennifer Capriati (10-7), Justin Henin (8-6), Lindsay Davenport (10-4) , Kim Clijsters (7-2), Victoria Azarenka (18-4) ve Maria Sharapova (20-2)… Jenerasyon değişir, oyuncular emekli olur, genç oyuncular gelir; Serena güçlü bir şekilde kalmaya devam eder.

Temelde bir baseline oyuncusu olan Serena’nın en büyük silahı hızlı ve nokta atışı servisleri. Kimi zaman rakiplerinin servislerinden daha hızlı olan return’leri, kadın tenisinde çoğu kişi tarafından en iyisi kabul edilen forehand’i, çift el backhand’i, file önü becerileri, agresif oyun tarzının yanı sıra iyi savunma da yapabilmesi, güçlü, atletik, akıl dolu oyunu, onu uzun yıllar zirvede tutan etkenlerin başında geliyor.

Kariyeri boyunca zaman zaman özellikle dizinden ve bileğinden sakatlıklar yaşadı, operasyon geçirdi. Sağlık sorunları ve depresyonun baş gösterdiği dönemler yaşadı. Bazen sekiz ay bazen altı ay bazen de daha kısa süre tenisten uzak kaldı. Ancak Serena, dönüş yolunu her zaman bulup zirveye tekrar tekrar çıkmayı başarmış bir tenisçi.

2003- 2011 yılları arasında teklerde toplam 10 Grand Slam kazanan Serena Williams, 2012 yılında Patrick Mouratoglou ile çalışmaya başlar. Bu iş birliği Serena’ya 10 Grand Slam daha kazandırır. Babası Richard Williams antrenmanlarda kızının yanında olmaya devam eder. 2012 senesi Serena Williams’ın Career Golden Slam yaptığı yani dört GS kazanmanın yanı sıra bir de Olimpiyat altını kazandığı sene olur. Ayrıca kız kardeşi Venus Williams ile birlikte 2012 Londra Olimpiyatları’nda çiftlerde şampiyon olarak üçüncü altın madalyasına kavuşur. (2008 Pekin çiftler şampiyonluğuna ek olarak)

Serena, 23. Grand Slam’ini 2017 yılında dünya bir numarasıyken Avustralya Açık’ta ablası Venus Williams’a karşı kazanır. Bu esnada iki aylık hamiledir ve onun için yeni bir yolculuk başlar. Kolay bir hamilelik geçiren Williams, zor bir doğum geçirir. Sezaryen olur, sonrasında akciğer embolisi ve pıhtı atma gibi hayati sıkıntı yaratan zor bir altı hafta geçirir. Bu sefer geri dönüş yolu daha çetindir.

Koçu Mouratoglou oyuncusunun daha kolay forma girmesi için bebeği emzirmeyi bırakmasını ister, Williams bunu kabul etmez. Bu da arzu ettikleri kilo kaybını getirmez. 2018 Şubat ayında ablası Venus Williams ile ABD adına Fed Cup’ta Hollanda karşısında çiftler maçına çıkar ve kaybederler. Önce Indian Wells ardından Miami Açık’akatılır ve ilk turda elenir. Hazır değildir.

Dönüş yapacağı 2018 Fransa Açık turnuvasına hazırlanmak üzere Nisan ayında Patrick Mouratoglou’nun Akademisine sekiz aylık kızıyla birlikte gider. Koçuna göre kilo vermeli, hızlanmalı, güçlenmeli ve hazır olmadan turnuva oynamamalıdır. Patrick Mouratoglou kampa giren oyuncusuyla bir konuşma yapar:

“Bir karar vermelisin. Ailen mi tenise adapte olacak yoksa tenis mi ailene adapte olacak? Bu ikisi çok farklı ve bu da her şey demek.!”

451. sırada Roland Garros’a gelir, hem teklerde hem de ablası Venus ile çiftlerde oynar. İlk turda Krystina Pliskova’yı, ikinci turda Ashleigh Barty’i, üçüncü turda Julia Goerges’i geçer. Dördüncü turda Maria Sharapova ile eşleşen Williams, üçüncü tur çiftler maçında sakatlanarak turnuvaya veda eder.

Wimbledon zamanı gelmiştir. Bu turnuvayı yedi kez kazanan Serena Williams bu esnada 181. sıradadır. Ancak turnuva yönetimi Serena Williams’ın bu turnuvadaki tarihsel başarılarını göz önüne alarak onu 25 numaralı seri başı yapar. Bu da daha iyi bir kura demektir. Ancak bu karar tartışma yaratır. Williams, “Kadın sporcular da başka herhangi bir işte çalışan bir kadın gibi hem aile kurup aynı zamanda bir kariyere sahip olabilmeli, her şeyi en baştan yapmak zorunda kalmamalıyız” diyerek ifade eder kendini. Daha önce de kariyerinin zirvesinde anne olup spora dönen oyuncular olmasına rağmen (Victoria Azarenka, Kim Clijsters vb.) konu Serena Williams tarafından dile getirildiğinde yankısı büyük olur.

Wimbledon’da ikinci haftaya gelindiğinde ilk 10’daki bütün oyuncular elenmiştir. Çeyrek finalde İtalyan Camila Giorgi, yarı finalde Alman Julia Goerges ile oynar ve kazanır. Doğum yaptıktan 10 ay sonra çıktığı finalde karşılaştığı Alman şampiyon Angelique Kerber’e iki sette yenilir.

Wimbledon biter, seri başı tartışmaları ve sıralamanın korunması konuları konuşulmaya devam eder. Bu tartışmaların sonrasında WTA, kadın oyuncuların hamilelik dolayısıyla tenisten uzak kaldıkları dönem için koydukları kuralları/koruma sistemini oyuncuların lehine revize eder.

Fransa Açık’ta sağlık sorunundan dolayı giydiği kıyafet (cat suit) nedeniyle vücuduyla ilgili hakarete ve alaya varan yorumlara maruz kalan ve Fransa Tenis Federasyonu Başkanı tarafından turnuvaya “saygısızlıkla” suçlanan Williams, kadın sporcular lehine bir kararın alınmasına ön ayak olur. WTA’nın kararına göre kadın sporcular maçlarda rahat ve konforlu olabilecekleri (yasaklama ya da ceza almaksızın) tayt vb. gibi vücudu saran kıyafetleri eteksiz giyebileceklerdir.

Serena Williams’ın kariyerinde olaylı maçlar da var. Hakemlerle yaptığı tartışmalar çok konuşuldu, çok ağır eleştiriler aldığı gibi alkışlanıp övüldüğü yorumlar da aldı. Bu maçlardan bir tanesi de 2018 Amerika Açık finali. Hatta bütün tansiyonu yüksek maçları hep aynı turnuvada.

Amerika Açık’ı altı defa kazanan 37 yaşındaki Serena Williams, omuzlarında 24. Grand Slam’e ulaşma baskısıyla korta geldiğinde, karşısında çoğu izleyicinin yeni tanımaya başladığı, Japonya adına yarışan 20 yaşındaki Naomi Osaka vardır. Bu yazıda, maçı uzun uzadıya anlatmak mümkün değil ancak kısaca bahsedersek, ilk seti kaybeden Williams’ın ikinci sette koçu Patrick Mouratoglou’nun yaptığı el işareti üzerine hakem Carlos Ramos’tan uyarı cezası almasıyla (kort içi koçluk dolayısıyla) tartışmanın fitili ateşlenir. Serena Williams’ın bu uyarı cezasını, kişiliğine yapılmış bir hakaret olarak algıladığını “Ben hile yapmam, asla, hile yapmaktansa kaybetmeyi tercih ederim!” demesinden ve Ramos’tan özür beklemesinden anlıyoruz.

Serena’nın bu tartışmayı sürdürmesi, sakin kalamaması, raket kırması sebebiyle aldığı ikinci ceza ile puan kaybı, sonrasında hakeme “hırsız, benden puan çaldın” demesi üzerine aldığı oyun puanı cezası… Maç dakikalarca askıda kalır, ortam ve seyirci inanılmaz gergindir; Serena Williams süpervizör ve direktörlere durumu anlatmak ister ancak hakem kurallara uygun davranmıştır ve kararı geçerlidir. Serena bu finali iki sette kaybeder.

Naomi Osaka iyi bir oyunla, müthiş bir disiplinle ve yaşından çok olgun bir mental güç göstererek bu kaotik ortamda dağılmaz ve hak ederek şampiyon olur. Seremoni kısmında seyircinin hakeme ve turnuva yönetimine karşı protestosu bitmez, ıslıklar ve yuhalamalar devam eder. Serena Williams göz yaşlarını zor tuttuğu konuşmasında, “Naomi iyi oynadı, bu onun İlk Grand Slam’i ve ona hak ettiği övgüyü verelim, Tebrikler Naomi, daha fazla yuhalama olmasın, biz bu geceyi atlatacağız ve sizler muhteşemsiniz, teşekkür ediyorum” diyerek seyirciyi sakinleştirir.

Bu şampiyonluğu fazlasıyla hak eden Naomi Osaka bütün bu gerginlikten ve protestolardan doğal olarak etkilenir ve konuşmasında gözyaşları içinde seyirciden şampiyon olduğu için özür diler.

İzleyen ve dahil olan herkes için çok zor ve üzücü bir final akşamı olur.

Serena Williams daha sonra yaptığı açıklamalarda, “… Sık sık, benimkine benzer durumlarda, erkekler hakemlere karşı çıktığında, sanki aralarında bir şaka paylaşıyormuş gibi gülümseme, hatta kahkahayla karşılanıyorlar. Cezadan kaçmayı talep etmiyorum. Bana herkese olduğu gibi davranılmasını istiyorum. Bugün kendi hakkımı savunmak benim için işe yaramadı ama bir sonraki oyuncu için işe yarayacaktır” der.

Bu final Serena Williams’ı mental ve psikolojik olarak çok yıpratır, uzun süre eline raket alamaz, uyuyamaz, bir terapiste gitmeye başlar. Özür dilemek için Naomi Osaka’ya mesaj gönderir. Onu sevdiğini, onunla çok gurur duyduğunu, maç günü kendisini savunmakla doğru şeyi yaptığını düşündüğünü, o anı tekrar yaşayabilmeyi çok istediğini, övgüyü/ışığı asla bir kadından özellikle siyahi bir kadın sporcudan almak istemediğini ve onun her zaman en büyük destekçisi ve hayranı olacağını söyler.

Osaka’dan gelen yanıt ile rahatlar ve gözyaşlarını tutamaz: “İnsanlar ikisi arasında ayrım yapamadıklarında güç ile öfkeyi birbirine karıştırır. Bugüne kadar kimse kendini sizin gibi savunmadı, ışığınızla yol göstermeye devam etmelisiniz.”

Serena Williams’ın yolculuğuna devam edersek, 2019’da tekrar ilk 10’a giriş yapar. Aynı sene Wimbledon’da finale kalarak açık dönemdeki en yaşlı finalist olur. Hızlı, motive, odaklı ve formda bir Simona Halep’e karşı bu finali de kaybeder. Pek çok kişi 24. Grand Slam’i kazanmanın yarattığı büyük baskıyla başa çıkamıyor dese de, Serena bu durumu şöyle ifade eder: “Benden herkes en iyisini bekliyor, bana karşı herkes en iyi oyununu oynuyor, bu bir baskı değil bir ayrıcalıktır. Daha iyisini yapabileceğimi biliyorum, henüz orada değilim ve beni asıl hayal kırıklığına uğratan da bu.”

Wimbledon’da kalça ameliyatından dönen Andy Murray ile karışık çiftlerde eğlenceli maçlar oynar.

2019 Amerika Açık’ta bir kere daha finaldedir. Ancak burada da istediği oyunu oynayamaz ve 19 yaşındaki Kanadalı Bianca Andreescu’ya kaybeder ve sezonu kapatır. Bu kayıplara rağmen, Serena Williams hiçbir zaman hafife alınacak bir oyuncu olmadığını 37 yaşında doğum sonrası çıktığı 4 Grand Slam finali ile gösterir.

2020 yılında Avustralya Açık öncesi oynadığı ABS Classic’de (Auckland) kazanarak 1990’lardan bu yana kupa kazanan ilk isim olur. Yedi kere şampiyon olduğu Avustralya Açık ’ta üçüncü turda Qiang Wang’a yenilir. Bu sonuç 2006’dan beri bu turnuvadaki en erken mağlubiyeti olur. Şubat ayında Amerika Fed Cup takımında Letonya karşısında iki maça çıkar: Ostapenko’yu yener, Sevastova’ya kaybeder.

Serena Williams’ın toplamda 73 tekler, 23 çiftler kupası, beş WTA Sezon Finali şampiyonluğu ve dört Olimpiyat altın madalyası var. 2002-2003, 2008-2010, 2013-2017 yılları arasında dünya bir numarası olan Williams, toplamda 319 haftayla, Chris Evert ve Steffi Graf’ın arkasından üçüncü sırada yer alıyor.

Kariyeri boyunca kazandığı ödül parası 93 milyon dolar civarında olan Serena Williams, 2016-17-18-19’da dünyanın en çok kazanan kadın atleti olur.

Serena Williams tenisin ona sağladığı platformu aynı zamanda siyahi toplum, kadın sporcular ve azınlık haklarına dikkat çekmek için kullanan bir aktivist.

Williams kardeşler, Billie Jean King’in yıllardır kadın sporcuların erkeklerle eşit haklara sahip olması için verdiği mücadeleye katılarak, dört Grand Slam’in tamamında kadın- erkek oyuncular için ödül paralarının 2007 yılı itibariyle eşitlenmesine büyük katkı sağlamışlardır. Serena, ücret eşitliği (Fortune 2017), cinsiyet eşitliği (Porter Magazine 2016), Lgbtiqa+ hakları ve Black Lives Matter hareketine destek veriyor. Bugünlerde, ABD’de ırkçılık karşıtı eylemler devam ederken, Serena Williams’ın şu sözlerini hatırlayalım: “Teniste hoş karşılandığımız için değil, kaybetmediğimiz için kaldık. Kimse bu iki siyahi kız kardeş ve babasıyla ne yapacağını bilmiyordu. Her zaman bir yabancıydık/dışlanmıştık.”

Serena, vakfı aracılığıyla eğitim, sağlık, hukuk alanında dezavantajlı gruplara destek veriyor; okul yaptırıyor, eğitim bursu veriyor, göğüs kanseri araştırmasına fon sağlıyor, maddi olanağı olmayan ailelerin yasal yardım almalarına destek veriyor… Venus ve Serena, silahlı saldırı sonucu ölen ablaları adına açtıkları merkezde şiddet mağdurları ve ailelerine yardım ediyor. Serena özellikle kadınların ve azınlıkların kurduğu start-up’lara yatırım yapmayı tercih ediyor, kendi adını taşıyan bir giyim-aksesuar markası var.

Serena Williams tenise neden devam ettiğini anlatırken “Tenisi ve kazanmayı çok seviyorum, kızım için dönmek istiyorum, Olympia başarılarımı görsün, benimle gurur duysun istiyorum.” diyor.

Serena, emekli olmadan önce bir Grand Slam daha kazanmak istediğini söylüyor. Peki kazanabilecek mi derseniz, cevabı yine kendi sözlerinde yatıyor.

Hayat, birisi size meydan okuduğunda bırakmakla ilgili değil, düştüğünüz yerden kalkmak, silkelenmek ve sormaktır. Elinden gelenin en iyisi bu mu?

Tenis

Serena Williams'ın Olimpiyatlar'daki en iyi anları

25/04/2020 AT 15:21
Tenis

“Serena’nın yeni bir yaklaşıma ihtiyacı var!”

04/02/2020 AT 11:19
Related Topics
TenisSerena Williams
Share this with
Copy
Share this article