Beyaza Teşekkür | Tur Günlükleri #8

61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Ankara finali ve transferi öncesindeki son etabı, tanıdık bir parkur ve temaya sahipti...

Türkiye Bisiklet Turu | Antalya | 02.05.2026

Görsel kaynağı: Eurosport

61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Ankara finali ve transferi öncesindeki son etabı, tanıdık bir parkur ve temaya sahipti. Üst üste dördüncü edisyonda Antalya’nın Konyaaltı Caddesi’nde bir sprint finişi izledik. Öte yandan, yağmur beklentisi sebebiyle nötralizasyon ihtimali etap henüz başlamadan konuşulmuş ve ”Türkiye’deki kaygan soğuk asfalt” muhabbeti de bir kez daha yapılmıştı.
Genel klasmanda farklar oluşması hakem kararıyla engellenmiş olsa da etap galibiyeti için yarışıldı. Son virajı birçok bisikletçinin ekstra temkinli dönüşünün de etkisiyle doğru pozisyonda olmanın çok belirleyici olduğu bir finiş izledik. Kazanan, geçtiğimiz temmuz ayında çok daha yağmurlu bir günde ”Montmartre Klasiğinde” ikinci olan ve neredeyse dört senedir galibiyete hasret kalmış Davide Ballerini oldu. Bu sayede tanıdık parkur ile temaya tanıdık bir sonuç da eklendi; Astana takımı, üst üste dört Türkiye Turu’nu en azından bir etap galibiyetiyle geçmiş oldu.
picture

Türkiye Bisiklet Turu | Antalya | 02.05.2026

Görsel kaynağı: Eurosport

Artık bisikletçileri ve TUR ile beraber ülkeyi arşınlayan herkesi uzun bir Ankara transferi bekliyordu. Benim için de Akdeniz’den bozkıra yapılan bu yolculuk, günün etabı kadar akılda kalıcıydı.
Uzun uğraşların sonucunda ortaya konan yapıtların sonunda bir teşekkür bölümü yazılır. Bu her ne kadar okur için genelde atlanacak bir bölüm olsa da biliyorum ki o yapıta bir yerden dokunmuş herkes için oldukça anlamlıdır.
Kulağa bariz geliyor. Fakat teşekkür etmek iki laf söylemekten ibaret değil midir nihayetinde? Ne karın doyurur ne de üzerinize kıyafet alır. Peki ya bu kitabın sonundaki teşekkür bölümü niçin yine de böylesine anlamlıdır?
Çünkü çevremiz ve hayatımız, üzerinde sınırlı seçim hakkına sahip olunan emek ile doludur. Eski bir arkadaşla oturulan masada konuşulacak konular belli başlıdır: biraz lise anıları, biraz dedikodu, biraz da ”ne yapıp ne ettiğimiz”. Ne yaparız, ne ederiz? Derse girip çıkarız, işe gidip geliriz, evi çekip çeviririz… Tüm bunlar önemsiz de değildir; zira hangi dersleri aldığımız, işimizin ne olduğu veya çekip çevirdiğimiz evi paylaştığımız insanlar, gündelik hayatımızı ve karakterimizi şekillendirirler.
Bakın yine nerelere geldim. Ama ben günlüğümü de böyle yazarım zaten. Bir olay üzerine bir anlık ilham, kafa patlatmaca ve bir cümleyi yarıda bırakıp gitmece. Her neyse… Demek istediğim noktaya geleyim.
Öyle emekler vardır ki bir hesap değil, bir erdemden doğarlar. Çıkar için değil, bir ihtimal için verilirler. İki sıfır geride başlamışlardır ancak idealistlerdir. Elle tutulup gözle görülür bir ürün ortaya çıkarmamaları da pekâlâ muhtemeldir. Buna vicdan muhasebesi de dahildir geniş anlamıyla öğretmenlik de. İşte bu türden bir emek, son derece görünmezdir. Öyle ki, varlığını kanıtlamak bile çetrefilli bir iştir. İşte bu türden bir emeğin sıklıkla aldığı en tatmin edici takdir, içten söylenmiş iki lafı duymak veya birileri tarafından zahmetinin görüldüğünü hissetmektir.
Tam bir liste yapmak imkânsız. Geride kalan haftaya baktığımda gözümün önüne birkaç sahne geliyor. Üzerine konuşmak tadını kaçırsa bile ben ne zaman sorsam ülkenin yakın geçmişini ansiklopedilerde bulunmaz bir yorum ile bana aktaran sayın basın kafilesi üyesine teşekkür ediyorum. Antalya’daki finişi bekleyen oğlunun bisiklete dair meraklı sorularını olabildiğince yanıtlayan babaya teşekkürler. Feslikan tırmanışında topladığı ikinci matarayı yanındaki o köyden gelmiş tanımadığı çocuğa veren küçük Çınar’a teşekkürler. Tur akşamlarında benim dertlerime kulak veren dostlarıma, nerelerdeyim merak eden arkadaşlarıma da teşekkürler.
picture

Türkiye Bisiklet Turu | Antalya | 02.05.2026

Görsel kaynağı: Eurosport

Bu yedinci etap günü için de teşekkür etmek istediğim dört ayrı tonda beyaz var. İlk olarak oradan yola çıktım, başlığı da o anda çok beğendim.
Öncelikle falezlerin tepesinde dolanan dolu beyaz bulutlar. Nazikçe bekleyip etap finiş çizgisinden geçene kadar o sağanağı indirmediğiniz için teşekkürler.
Elbette, beyaz mayosuyla Mustafa Tarakçı. Hem alçakgönüllü karakterin hem de beyaz mayo klasmanında ve son olarak da bu etabın sprintinde bize yaşattığın heyecan için teşekkürler. Tom Crabbe’ye geçilince sana gidonu yumruklatan o istekliliği dilerim hiç kaybetmezsin. Ayrıca dilerim Ankara’daki final podyumunda da mayo sırtında olacak.
Bugün başkente, bozkıra yaptığımız transfer yolculuğuna geçelim. Nefes kesici Karacaören Barajı ve etrafındaki çamları beyazla örten sise teşekkürler. Beni çocukluğuma, uzun yolculuklarda kurduğum hayallere götürdün. Akşehir’de açan bembeyaz çiçekleriyle kiraz ağaçlarına teşekkürler. Isparta ile Konya’yı bağlayan dağ geçidini bembeyaz kaplayan lapa lapa kara teşekkürler. Bugün güzelliğin böylesine dört mevsimini görmeyi hiç beklemiyordum.
Ha bir de değerli Yunaklı ve Polatlı halkları, köylerinize verdiğiniz beklenmedik isimler için teşekkürler. Arabamızdan neşeyi eksik ekmediniz.
Zaman ayırıp okuduğun için, sevgili okur, teşekkürler.
Yazı: Ege Sanlav
Uygulamada 3M+ kullanıcı'a katılın
En son haberler, sonuçlar ve canlı spor yayınları ile güncel kalın
İndir
Bu yazıyı paylaş
Reklam
Reklam