24 Mayıs 1982’de Windsor Arena çalışanlarını yoğun bir gün bekliyordu. Boks tarihinin orta sıkletteki en büyük maçlarından birisi Kanada’da yapılacaktı. Marvin Hagler’in WBC, WBA ve IBF kemerleri ortadaydı. Tartışmasız şampiyonun belirlenmesi için herkesin beklediği karşılaşma öncesi her şey hazırdı. Beklenmeyen şey Hearns’ün elindeki sakatlık oldu. Maç 15 Temmuz’a ertelendi. Hearns maçın Detroit, Michigan’da olmasını istiyordu. Hagler ise ezeli rakibiyle deplasmanda Hearns’ün büyüdüğü Detroit’te ringe çıkmaya yanaşmadı. Maç bir kez daha ertelendi. Hagler, Hearns’ün kendisinden korktuğunu, aslında bu korkunun geçmişten geldiğini ve gelecekte de süreceğini söyledi. Hearns ise Roberto Duran’ı nakavt ettikten sonra Hagler için “Şimdi evinde ağaçtaki bir yaprak gibi titriyor olmalı.” diyerek iddiasını ortaya koydu.
İnsanların beklentisi en üst düzeye ulaşmıştı. Ertelenen maç, gerçekleşmeyen karşılaşma, belirlenemeyen tarih ile iki boksör kavuşamayan aşıklar gibi efsane oldu. Onların buluşması sevgi, aşk ve şehvet duygularıyla bezeli olmasa da en az Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı gibi tutkulu, heyecanlı ve destansı olacaktı. Ünlü promotör Bob Arum ikilinin arasını yapan taraf oldu. Buluşma 15 Nisan’da Las Vegas, Nevada’da herkesin davetli olduğu bir programda Sezar’ın Sarayı’nda gerçekleşecekti. Hagler 5,6 milyon, Hearns ise 5,4 milyon garanti para alacaktı. Hagler buluşmaya gelirken niyetini belli ederek üzerinde “WAR” (Savaş) yazan bir şapka giydi. Yıllar sonra bu şapka bu karşılaşmanın nişanesi oldu.
Tommy (Hearns) 18 Ekim 1958’de Tennessee’de dünyaya geldi. Annesinin ilk evliliğinin en küçük üyesiydi. Annesi ikinci kez evlenince iki kardeşinin yanına altı tane daha eklendi. Tommy beş yaşına geldiğinde aile Detroit, Michigan’a taşındı. Tommy yedi yaşına geldiğinde John ve Lois Hearns boşanma kararı aldı. Aynı yıllarda Tommy de boks ile tanıştı. Televizyonda izlediği maçlar ile bu spora hayran oldu. Utangaç bir çocukluk geçiren Tommy bu içe kapanıklığından boks sayesinde kurtuldu. Önce sokaklarda boksu denedi sonra 10-11 yaşlarına geldiğinde tıpkı bu memleketin meşhur evlatları Joe Louis ve Sugar Ray Robinson gibi o da bir boks salonunun kapısını çaldı. Evinin yakınında bulunan King Solomon’un salonuna gitti. Ardından kendisini Emanuel Steward’ın genç boksörleri eğittiği ve amatör boksta önemli bir yer olarak görülen Kronk Gym’de buldu. Steward 1963 yılında Altın Eldivenler şampiyonu olmuştu ve 1970 yılından beri Kronk Salonu’nda antrenörlük yapıyordu. Steward yanına gelen zayıf ince çocuğun başarıya açlığını ve kararlı duruşunu beğendi. Hearns kısa sürede amatör basamakları tırmandı. Kırık burnu nedeniyle olimpiyat şansını değerlendiremedi.
Tokyo 2020
Tokyo 2020 - Hungary ile Kazakhstan - Boks – Olimpiyatların Önemli Anları
24/07/2021 - 10:04
1977 yılında, 19 yaşındayken Ulusal AAU (Athletic Union) ve Ulusal Altın Eldivenler unvanlarını kazandıktan sonra profesyonel oldu. Steward amatördeki başarılarına rağmen Hearns’ün stilini değiştirdi. Tommy, amatörde hafif yumruklar vurarak puan toplayan çocuktan, profesyonelde öldürücü yumruklar indirerek, rakiplerini bozguna uğratan nakavtçı bir adama dönüştü. İlk on yedi rakibini nakavtla mağlup etti. Ringe çıkıyor ve bir buldozer gibi önüne kim gelirse deviriyordu. Maçlarına reklam almak zordu çünkü hepsi çok kısa sürüyordu. Harold Weston maçında Weston’ın gözünde sorun oluştu, retinası kopmuştu altıncı rauntta maç durduruldu. Angel Espada maçında rakibini iki kez yere düşürdü ve dördüncü rauntta işini bitirdi. Espada bir daha ringlere geri dönmedi. Mike Colbert ile yaptığı ikinci maçta Colbert’in çenesini kırdı.
https://i.eurosport.com/2018/04/14/2313343.jpg
1980 yılına gelindiğinde 28 maçta yenilgisiz bir boksördü. Devir onun devriydi ve artık sonunda kemer olmayan maçlardan sıkılmıştı. En iyi kimse onu istiyordu. Karşısına dört yıldır WBA yarı orta sıklet unvanın sahibi olan Pipino Cuevas’ı getirdiler. Hearns, Meksikalı’nın dört yıldır sahibi olduğu kemeri beş dakika 39 saniyede elinden aldı. Tommy, ikinci rauntta balyoz gibi bir sağ vurdu. Cuevas’ın bacakları deprem olmuşçasına sallandı. Dengesini tamamen yitirmişti. Hearns tekrar geldi; bu sefer yıkım için vurdu. Cuevas yüzünün üzerine kanvasa düştü. Tarihin en dramatik nakavtlarından birisiydi. Eski şampiyon Cuevas, ne kasları ne de aklıyla hareket edebiliyor; sadece cesur yüreği ile ayağa kalkmaya çalışıyordu ama hakem bu trajedinin daha fazla uzamasına izin vermedi. Maç sonunda yeni şampiyon Thomas Hearns’ün eli havaya kalktı. Henüz 22 yaşındaydı. 1,85’lik boyu ve yeni kemeri ile oldukça havalıydı. Unvanını üç kez korurken tüm maçlar nakavtla bitti. Yenilgi yüzü görmeden 33. maçına geldiğinde sadece iki maçı puanla bitmişti.
33. maçta rakip Sugar Ray Leonard’dı. Leonard, Kasım 1979’dan beri WBC yarı orta sıklet şampiyonuydu. Beş aylığına Roberto Duran’a ödünç verdiği kemeri rövanş maçında hemen geri almıştı. Tekniği ve ring hâkimiyeti ile bokstaki mükemmelliği temsil eden bir boksördü. Hearns’ün yedi santimlik boy avantajı ve kendisine Hitman lakabını getiren isabetli ve öldürücü yumrukları vardı. Leonard tekniği ve asaleti, Hearns ise gücü ve hâkimiyeti temsil ediyordu. İkili WBC ve WBA kemer birleştirme maçında tartışmasız şampiyon olmak için ringe çıktı.
Hearns maça hazırlanırken antrenman partneri Marlon Starling’in çenesini kırmıştı. Leonard ise Odell Hadley ile "sparring" yaparken Hadley’nin dirseğinin gözüne gelmesiyle kötü bir sakatlık geçirmişti. Ertesi sabah gözü şiş halde uyanan Leonard maçın erteleneceği dedikodularına 16 Eylül’de ringde olacağım şeklinde cevap vererek son noktayı koydu. İlk kez bu denli büyük bir organizasyon yapan Main Event şirketinin gecesinde Leonard sekiz, Hearns beş milyon dolar aldı. Maç zamanı bahislerde favori yediye beş Hearns’tü.
Maç başladığında iki boksör de temsil ettikleri stillerin aksi bir şekilde dövüştü. Hearns Muhammed Ali gibi dans ediyor 1.98’lik uzanma mesafesini harika bir şekilde kullanıyordu. Adeta hemşerisi Sugar Ray Robinson gibiydi. İlk altı raunt ring hâkimiyeti Hearns’teydi. Sonra Leonard tekniğinin yanında ne kadar güçlü de bir boksör olduğunu gösterdi. Sağlarıyla Tommy’i iplere doğru sürükledi. Yedinci rauntta da Leonard etkiliydi. Sekizden sonra Hearns geri döndü on birde Leonard’ın sol gözü kapanıyordu. Roller Coaster gibi bir maçtı. İnişler ve çıkışlar sürüyor, heyecanın dozu hiç düşmüyordu.
13 raunt sonunda resmi skor kartlarına göre Thomas Hearns 125-121, 125-122 ve 124-122 öndeydi. New York Times’tan Dave Andersson’ın kartında da 124-123 önde olan taraf Thomas Hearns’tü. 14. Rauntta Sugar Ray Leonard farklı bir şeyler yapması gerektiğini düşündü. Hearns canını acıtan bu adama karşı biraz daha direnerek iki unvanın sahibi olacağının farkındaydı ama enerjisi tükeniyordu. Kamp boyunca Steward’ın sözünü dinlememiş, maçtan günler önce beyzbol oynamış yeterince disiplin göstermemişti. Leonard raunt başlar başlamaz köşesinden bir fişek gibi fırladı ve Hearns’ün gövdesine bir sağ vurdu. Kontrol Leonard’daydı. Sonra Hearns’ü iplere sıkıştırdı ve kroşelerini savurmaya başladı.
https://i.eurosport.com/2010/11/24/664031.jpg
Tommy, 14. rauntta hiç alışık olmadığı bir duruma düştü. Her zaman rakiplerine zor anlar yaşatan onları savunma yapmaya mahkûm eden Hearns, Leonard karşısında iplere yaslanmış zamanın geçmesini ardı ardına gelen yumrukların isabet etmemesini umut ediyordu. Hearns, artık karşı koyamayacak durumdaydı ve hakem araya girdi. Hearns hayatında ilk kez kaybediyordu. Bu maçla ilgili olarak boks tarihçisi Bert Sugar “maçlar o dönem 15 yerine 12 rauntta bitseydi. Hearns Leonard’ı yenerdi. Tıpkı Walcott’ın Marciano’yu , Conn’un Joe Louis’i yeneceği gibi…"
Thomas Hearns, mağlubiyetin ardından üç geçiş maçı yaptı ve sıklet yükselerek Wilfred Benitez ile WBC süper yarı orta sıklet unvan maçına çıktı. Benitez’i çoğunluk kararı ile yenerek ikinci sıklette ikinci dünya şampiyonluğunu kazandı. Şimdi karşısında yeni bir meydan okuma vardı. Bu isim Hearns’ün yenildiği ve unvanını kaybettiği Sugar Ray Leonard’ı mağlup eden Panamalı “taş el” lakaplı Roberto Duran’dı. Maçın önce Bahamalar’da yapılması planlandı fakat oteller yetersiz kalınca organizasyon Las Vegas’a alındı.
Roberto Duran, Panama’dan çıkmış tarihin en sert yumruklarına sahip boksörlerinden birisiydi. Leonard’ı akıl oyunlarıyla üzerine çekmiş ve kendisi üzerinde oyun kurmasına izin vermemişti. Hearns, bu adama dikkat etmeli; yanına yaklaştırmamalıydı. Maçın üzerine birçok plan yapıldı. Birçok tartışma yaratıldı. İlk raunt başlar başlamaz Hearns kariyerinin ikinci sansasyonel maçında ipleri eline aldı. Balyoz gibi vuran, buldozer gibi ezip geçen, öldürücü yumrukların sahibi Thomas “Hitman” Hearns geri dönmüştü. İlk rauntta Duran’ı iki kez yere düşürdü. Roberto Duran’a o kadar sert vurdu ki daha ilk raunt bitmiş olmasına rağmen Duran, Charlie Chaplin gibi yönünü şaşırarak kendi köşesi yerine tarafsız köşeye gitti. İkinci rauntta Hearns’ün efsanevi sağı Duran’ın çenesinde patladıktan sonra Hearns iki adım geri çekildi ve bekledi. Bu tıpkı bir oduncunun devasa bir ağacı belli bir yere kadar kesip sonra geri çekilmesini beklemesine benziyordu. Ağacın düşmesinden birkaç saniye önce yerini alıp hem üzerine düşmesini engellemek hem de o düşüşteki zafer duygusunu tatmin etmek için bir seyredişti bu.
Hearns de öyle yaptı. İki adım geri çekilerek gücünün neler yapabileceğini uzaktan izledi. Duran çenesine yumruğu yedikten sonra bir salise durdu sonra 115 yıllık bir çınar gibi yavaş yavaş yüzü üzerine düşmeye başladı Hearns adımlarını geriye doğru atarken Duran düşmeye devam ediyordu. Hearns, Steward’ın disiplinine geri dönmüş ve bir şampiyon olarak geri dönmüştü. 115 maçlık kariyerinde kimse Roberto Duran’ı bu kadar çabuk yenemedi.
Thomas Hearns için yeni hedef yeni sıkletteydi. Hitman, orta sıkletin en iyisi Marvin Hagler’ı hedef tahtasına koydu. IBF, WBC, WBA orta sıklet unvanları ortadaydı. Şapkasında “WAR” yazan rakibinin niyeti de belliydi. Savaş anlamını taşıyan bu yazı boks tarihinin en büyük maçlarından birinin habercisiydi. İki boksör ringe geldiğinde Las Vegas’ta tüm kumarhaneler iki kişi için zar attı, televizyonlar iki kişi için açıldı, gazeteciler iki kişinin adını yazdı. Hagler ve Hearns ringe çıktığında hesapsız, kitapsız tüm cephanelerini ortaya döktü. Ortalık yangın yeri gibiydi. İlk rauntta boksörlerin birbirini tanıma faslını onlar çoktan geçmişti. Hagler inanılmaz bir giriş yaptı. Hearns geri adım atmadan karşılık verdi. Konvansiyonel bir savaş saniyeler ilerledikçe yerini kimyasal, biyolojik, nükleer bir çarpışmaya dönüştü. Hearns, Hagler’in yüzünde deformasyona yol açan sert yumruklar savurdu. Hagler Hearns’ü iplerde yakalıyor ikisi de karşılıklı olarak birbirlerine yumruklar savuruyordu. Hearns merkeze geçiyor mesafeden isabetli vuruşlar yapıyordu.
https://i.eurosport.com/2021/02/13/2993753.jpg
Raunt sona erdiğinde 15 bin kişilik kalabalık büyük bir memnuniyet haykırışı ile iki boksörü de kutladı. Ring Dergisi bu ilk raundu tarihin en iyi raundu seçti. Hearns köşeye geldiğinde Steward’a sağ elinde kırık olduğunu söyledi. Steward direktlerini kullanmasını ve Hagler ile boğuşmamasını söyleyerek Hearns’ü geri yolladı. Hitman tam olarak denilenleri yaptı. Mesafeyi koruyup daireler çizdi. 30 saniye kala Hagler ters guard’dan düz guard’a geçiş yaptı. Hearns’ü iplere yasladı ve raunt sonuna kadar orada kaldı.
İkinci raunt bittiğinde Hearns’ün bacakları zayıf görünüyordu. Steward bu durumu kamp sırasında Hearns’ün yaptırdığı masaja bağladı. Üçüncü raunt başlamadan önce doktor Hagler’a gözündeki deformasyonu kastederek görebiliyor musun diye sordu. Hagler’in cevabı netti. İsabet ettiremediğimi gördün mü? Hagler kontrolü eline aldı müthiş bir sağ ile Hearns’ü çeneden yakaladı ve kanvasa yolladı. Hearns için perde kapanmış, ışıklar sönmüş, oyun bitmişti.
Hearns bu acı yenilgiden bir maç sonra sıklet yükselerek Mark Medal’i WBC süper orta sıklet maçında yendi ve dünya şampiyonu oldu. Hagler yenilgisinden dört maç sonra bir sıklet daha çıkarak Dennis Andries’i yendi ve hafif ağır sıklet dünya şampiyonu oldu. Yarı orta sıklet, orta sıklet, süper orta sıklet ve hafif ağır sıkletin dördünde birden dünya şampiyonu olan ilk isimdi. Bu süre zarfında Iran Barkley’e orta sıklet maçında nakavt oldu.
1989’un Haziran ayında yeni bir sansasyonel maç onu bekliyordu. İlk yenilgisini aldığı Sugar Ray Leonard ile rövanş maçına çıktı. 12 raunt süren maçın sonunda karar beraberlik olarak açıklandı. Hearns ve diğer herkes maçı Thomas Hearns’ün kazandığını düşündü. Yıllar sonra Sugar Ray Leonard da maçı onun kazandığını düşünmüştüm şeklinde bir açıklama yaptı.
Hearns’ün son önemli galibiyeti Virgil Hill maçında hafif ağır sıklette geldi. İngiltere’de Nate Miller’ı yenerek elde ettiği IBO Yarı ağır sıklet kemeri de kariyerinin son kemeri oldu. 2006 yılında 48 yaşında son maçına çıktı. Bu kadar uzun süre boks yapmasında kemer sevgisinin yanında para sıkıntısı da rol oynadı.
Hearns ailesi için zengin olduğu ve parasını doğru kullandığı zamanlarda çok güzel bir ev almıştı. Kardeşleri ile birlikte bu evde yaşadı. Sonra işler tersine döndü. Aşırı harcamalar ve çevresinin tutumu Hearns’ün mal varlığını eritti. Servetin nasıl eridiğine dair güzel bir hikâyeyi bir dönem Hearns’ün komşusu olan Debbie Schlussel anlatıyor.
“Tommy’nin iflas etmesinin sebebi sadece kendisi değildi. Ailesine aldığı evi satmak zorunda kaldı. Evin yeni sahibi ile konuştuğumda bana şunları anlattı: Bir gün Tommy’nin kardeşlerinden birisi geldi. Uyuşturucu ticaretinden içeri girmiş sonra da çıkmış olabilir. Evde ona ait bir şey olduğunu söyleyerek eve girmek istedi. Ben de evin baştan sona arandığını ve evde ona ait bir şey olmadığını söyledim ama ısrarcıydı. Korktuğum için izin verdim. Bodruma indi. Parkelerin altından kocaman bir tuğla büyüklüğünde para çıkardı. Tommy’nin bokstan kazandığı 40 milyon dolar ne oldu diye soranlara bu güzel bir cevaptır.”
Emekliliğinde kısa bir süre promotörlük yaptı. En büyük maçı Mike Tyson ve Golota arasındaki geceydi. Golota, enteresan bir biçimde maçı terk etti ve diskalifiye oldu. Daha sonra kazanan Tyson’da marijuana kullandığı ortaya çıkınca maç “no contest” olarak kazananı olmayan bir müsabaka olarak tescil edildi. Hearns’ün bir başka emeklilik macerası da oğlu Ronald Hearns ile oldu. Ronald boksta babasının izinden giderek unvan maçına kadar geldi fakat eşiği geçemedi ve Felix Sturm’a mağlup olarak baba oğul dünya şampiyonu olma şansını kaçırdı. Thomas Hearns 2012 yılında boksun onur listesine seçildi. Şimdilerde Detroit’te bir suç mahalinde onu görebilirsiniz 1220 numaralı polis memuru Thomas Hearns halkın hizmetinde…
Yazı: Cihat Gemici
Tokyo 2020
Tokyo 2020 - Thailand ile ROC - Boks – Olimpiyatların Önemli Anları
24/07/2021 - 10:02
Tokyo 2020
Tokyo 2020 - France ile USA - Boks – Olimpiyatların Önemli Anları
24/07/2021 - 09:36