Tıpkı günümüzde olduğu gibi 2000'li yıllarda da Formula 1'de geçiş yapmak oldukça zordu. Buna rağmen o dönemin yarışlarında günümüze oranla daha fazla aksiyon ve heyecan yaşanırdı. Sürpriz bir atak, beklenmeyen bir hata veya korkunç bir kaza... Seyirciyi sürekli olarak yarışın içine çeken bu aksiyonların baş aktörlerinden birisi, mücadelelerin en rutin anlarında enteresan bir olayla bir şekilde ekranlara gelen Takuma Sato'ydu.

Formula 1 kariyerine 2002 yılında Jordan takımında başladı. Çıktığı ilk 11 yarışın yedisinde ya mekanik sorunlar yaşayarak ya da kaza yaparak yolda kaldı ve yalnızca dört yarış tamamlayabildi. Üstelik bu yarışlarda da tamamen kusursuz değildi. Kariyerinin henüz ikinci yarışında, Malezya'da takım arkadaşına arkadan çarptı. İlk 11 yarışın ardından daha temiz bir sürüş gerçekleştirdi ve Suzuka'daki son yarışta beşinci olarak iki puan elde etti. Bu iki puan Sato'nun kariyerinin ilk puanlarıydı fakat bu başarının hemen ardından koltuksuz kaldı. Her ne kadar çaylak pilotları sayesinde ekranlarda sık sık görünseler de Eddie Jordan'ın hayalindeki televizyon karesi, Sato'nun canlandırdıklarından çok daha farklıydı.

Formula 1
Limit
04/10/2020 - 07:16

2003'te test pilotu olarak BAR takımı ile anlaştı ve sezonun son yarışında Jacques Villeneuve'ün yerine geçti. 13. cepten start aldığı kendi evindeki yarışı altıncı sırada bitirerek takıma üç puan kazandırdı ve BAR serüvenine gösterişli bir başlangıç yapmış oldu. Ancak ilk yarışta ortaya çıkan bu kıvılcım beklenen şekilde parlamadı. Ertesi sezonun ilk on yarışında takım arkadaşı altı kez podyum sevinci yaşarken Sato altı kez motor patlattı ve sadece bir kez podyuma çıkabildi. Sekiz pilotun bitiş çizgisine ulaşabildiği Birleşik Devletler'de gelen bu podyum Sato için yalnızca sezonun değil, bütün Formula 1 kariyerinin tek podyumuydu. Jenson Button ise kalan yarışlarda dört kez daha podyuma çıkarak 2004 yılını on podyumla tamamladı.

https://imgresizer.eurosport.com/unsafe/0x0/filters:format(jpeg):focal(1622x647:1624x645)/origin-imgresizer.eurosport.com/2020/08/24/2869145.jpg

2005 yılı Sato için çok daha kötüydü. Malezya'da hastalığı sebebiyle yarışamadı. San Marino'da yarışı beşinci sırada bitirerek dört puan elde etti fakat takımın yönetmeliklere aykırı bir yakıt sistemi kullandığı ve araçların belirlenen ağırlık limitinin altında olduğu ortaya çıkınca BAR, takım olarak yarıştan diskalifiye edildi. Yaptırımlar bununla da sınırlı kalmadı. Takım, sonraki iki yarıştan da men edildi ve bu sebeple Sato, İspanya ve Monako'da direksiyon başına geçemedi. Birleşik Devletler'de ise meşhur Michelin protestosu yaşandı. Sato da Michelin kullanan diğer tüm pilotlar gibi formasyon turunun ardından pite daldı ve yarışa başlamadı. Bu olayla birlikte ilk dokuz yarış sona erdiğinde hem Sato hem de Button yalnızca birer yarış tamamlayabilmişti ve BAR Honda'nın tek bir puanı bile yoktu. Sezonun ikinci yarısında ise takımda yalnızca tek taraflı bir istikrar sağlandı. Jenson Button, son on yarışın tamamından puan alır ve hatta iki kez podyuma çıkarken Sato sadece Macaristan'da bir puan elde edebildi. Belçika'da Michael Schumacher'le, Japonya'da ise Jarno Trulli ile çarpıştı. Schumacher ile yaşadığı kazada kendisi de yolda kalırken diğer olayda olan sadece Trulli'ye oldu. Ancak FIA, duruma kayıtsız kalmadı ve damalı bayrağı 13. sırada gören Sato'yu tehlikeli sürüş sebebiyle yarıştan diskalifiye etti.

Sezon sonunda BAR Honda ile yolları ayrılan Sato'nun imdadına hemşehrileri yetişti. Gridin yeni ekibi Super Aguri, ellerindeki iki koltuktan birini ona emanet etti. Takım oldukça yavaş bir araca sahipti ve arka sıralarda mücadele edecekti. Buna rağmen Sato, sezona oldukça moralli başladı. İlk kez takım içi rekabette üstün olan taraftı. Ancak bu üstünlüğün sebebi Sato'nun yeteneklerinden ziyade Yuji Ide'nin sabırları zorlayan ve hatta taşıran kötü performansıydı. Öyle ki FIA, ilk dört yarışın ardından Ide'nin lisansını iptal etti.

Super Aguri ile 2008 yılının Mayıs ayına dek süren birliktelik, o yıl Türkiye GP'sinden hemen önce takımın kapanmasıyla sona erdi. Bu süreçte Sato, 2007 yılında İspanya'da ve Kanada'da puanlar alarak takım tarihine geçti. Ekibin faaliyetlerinin sona ermesiyle birlikte de işsiz kaldı. Sezon içerisinde ve sonraki sezonun başında adı başka takımlarla anılsa da söz konusu iddialar resmiyete dökülmedi.

Katıldığı yarışların yaklaşık üçte birini tamamlayamadı. Aslında bu oran, kendisiyle aynı dönemde yarışan Barrichello'dan, Coulthard'dan, Fisichella'dan veya Trulli'den pek de farklı değildi fakat adı dokuza çıkmıştı bir kere. Podyuma çıksa da, kariyeri boyunca 44 puan toplasa da, Formula 1'i bıraktıktan sonra 2017 ve 2020 yıllarında Indy 500'ü kazansa da fayda etmedi. Sıklıkla ne şekilde ekranlara geliyorsa o şekilde ünlendi. Yaklaşık on beş yıl evvel ardında bıraktığı beyaz dumanlar, kırık kanatlar ve sarı bayraklarla...

Formula 1
1994
23/09/2020 - 16:18
Formula 1
Michael'ın kardeşi
08/07/2020 - 14:40