Siyah kuşak

Karatede Dünya ve Avrupa Şampiyonlukları bulunan Emre Vefa Göktaş, Kuzey Kılıç’ın sorularını yanıtladı.

Eurosport

Görsel kaynağı: Eurosport

Luca Valdesi, milenyumda tüm organizasyonlarda toplamda kazandığı yedi altın, beş gümüş ve dört bronz madalyayla döneminin en yetenekli karate sporcularından birisi olmayı başardı.
“Altair, Athlon, Siccheria” lakaplarıyla anılan ünlü antrenör Andrea, oğlu Luca’yı altı yaşında karateye başlattı. Luca, iş yönetimi bölümünden dereceyle mezun olurken bir yandan karatede siyah kuşağa kadar yükseliyordu.
Kimilerine göre tarihin en iyi tekniklerinden birine sahipti kimilerine göre ise hızı sayesinde rakiplerini alt ediyordu. Sonuç olarak Valdesi, karşısına çıkan rakipleri genelde geçip madalyaya uzanıyordu.
Valdesi, 2000’de Münih’te bireysel kata’da dikkatleri üzerine çekerken Ankara’da sporcu ailenin bir çocuğu olan Emre Vefa Göktaş, karateyle yeni yeni tanışıyordu. Aradan 20 yıl geçti. Valdesi salonlarda görünmüyor. Emre Vefa ise “idol” olarak adlandırdığı Valdesi’nin izinde Dünya ve Avrupa Şampiyonlukları kazanıyor.
Öncelikle nasılsınız? Hayatınız nasıl devam ediyor?
Merhaba, iyiyim çok teşekkür ederim. Maalesef çok zor bir süreçten geçiyoruz umarım en kısa zamanda eski hayatımıza tekrardan kavuşabiliriz. Sağlığımızın ve huzurumuzun bir an önce iyi olmasını diliyorum. Bir sporcu olarak antrenmanları yalnız ve karantina sürecinde devam ettirmeye çalışıyorum. Fakat açıkçası, toplu antrenman ve milli takım kamplarımızı fazlasıyla özlüyorum.
Koronavirüs sürecinin ilk üç ayında neler hissediyorsunuz? Neler düşünüyorsunuz? Formunuzu korumak için ne gibi şeyler yapıyorsunuz?
Hayatımızda en önemli şeyin sağlık olduğunu, özgürlüğün kıymetini ve ailemizle vakit geçirmenin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha öğrendim ve hissettim. Çncelikle ilk düşüncem ailemi, kendimi ve çevremdekileri tehlikeye atmamak için evde kalmak, karantina kurallarına uymak oldu. Bu yüzden evde kaldığım süreç boyunca diyetime ekstra dikkat etmeye özen gösterdim, günlük aldığım kaloriyi azaltarak kilo kontrolü sağladım ve evde kendime antrenman yapabilmek için bir odayı spor salonu haline getirdim.
Karate sporuyla nasıl tanıştınız ve sonrasında bunu bir meslek haline getirmeye nasıl karar verdiniz?
Bu spora başlamayı aileme borçluyum. İşin ilginç tarafı spora ne zaman başladığımı net olarak hatırlamıyorum, babamın karate antrenörü olması, sporcu bir aileden geliyor olmam en büyük şansım sanırım. Karateye üç yaşından bu yana aralıksız olarak devam ediyorum, bun biliyorum (Gülerek.) Daha sonra bu sporda çeşitli başarılar yakalayınca karateyi hayatıma uyarlamaya ve bu bağlamda elimden gelenin en iyisini yapmaya karar verdim.
1998 Ankara doğumlusunuz. Çocukluğunuz nasıl geçiyordu? Ailenizin mesleği neydi?
Evet doğma büyüme Ankara doğumluyum. Spor salonumuz olduğu için çocukluğum hep spor salonunda geçti, oyunlarımı bile salonda oynardım. Eğitimci bir aileden geliyorum, annem de babam da psikolojik danışmanlar.
Aileniz fiziksel açıdan spora yatkın biri var mı?
Babam halen antrenmanlarına devam ediyor. Hatta biliyor musun, genelde birlikte çalışıyoruz.
Eğitim hayatınızdan bahseder misiniz? Karate antrenmanlarınız ile eğitim hayatınız arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz?
Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretmenlik Bölümü’nden mezunum. Eğitim hayatım her zaman çok yoğun oldu. Her sene milli takım kampları Avrupa ve Dünya Şampiyonaları olduğu için, okula fazla gidemiyordum ve dengeyi sağlamak için ekstra ders çalışıyordum ve bunu da sosyal hayatımdan fedakârlık yaparak sağlıyordum. Ailem bu konuda beni sonuna kadar destekledi çocukluğumdan bu yana. Annem, derslerimde başarılı olabilmem için ekstra emek sarf etti fakat elbette hepimiz karatenin benim için olan önemini biliyorduk.
Genel olarak sizce karatede neleri İyi yapıyorsunuz ve neleri daha iyi yapmanız gerekir?
Düzenli çalışmayı, hayatımın her alanında bu şekilde yaşamayı seven biriyim. Karate sporu da felsefesi gereği üstün disiplin gerektiren bir spor, bunun en büyük artım olduğunu düşünüyorum. Sınırlarımı zorlamayı seviyorum ama aşırıya kaçtığımda çeşitli sakatlıklar yaşayabiliyorum. Biraz daha dikkatli olmalıyım.
Maç içerisinde rakibin aksiyonlarına karşı verdiğiniz reaksiyonları nasıl seziyor veya planlıyorsunuz?
Maç içerisinde yalnızca kata yaparken kendimizle baş başayız ancak takım yaparken birbirimizin, bütün hareketlerimizin aynı anda olması gerekiyor ve bunkai dediğimiz karışık dövüş yapıyoruz ve bütün tekniklerde önceliğimiz blok savunma karşıdan gelen atağı en uygun şekilde karşı koyabilmek.
Tekniğinizi nasıl kurguluyorsunuz?
Maça çıkmadan önce ve antrenmanlarım sırasında, zihinsel çalışma gibi bir şey yapıyorum, salonda uygulayacağım teknikleri düşünüyorum.
En sevdiğiniz teknik ne? Ve bu tekniğin püf noktalarından bahseder misiniz?
Yoko geri tekme atma tekniği en sevdiğim tekniktir. Öncelikli püf noktası kesinlikle esnekliktir ve denge antrenmanları çok önemlidir.
Fiziksel olarak formda kalmak için nasıl bir düzeniniz var?
Düzenli ve dengeli besleniyorum. Beslenme planımı antrenman yoğunluğuma göre dönemlere ayırıyorum. Zaten hayatımda şeker yok. Şeker olmaması spordan ziyade sağlık açısından çok önemli. %60 karbonhidrat %30 protein %10 yağ alıyorum, bu makrolara göre beslenme programlarım var. Acıktığımda veya şeker isteğim olduğunda yürüyüşe çıkıyorum.
Diğer sporlarla aranız nasıl?
Özellikle crossfit sporunu çok seviyorum ve bu sporun yarışmalarını sık sık takip ediyorum, kendi antrenman programlarımda da uyguluyorum.
Hobileriniz neler?
Küçüklüğümden beri ailemle film izlemeyi çok severim, daha sonra dizi alışkanlığım da oldu. Elimden geldiğince düzenli kitap okumaya çalışıyorum, çok yoğun antrenman yaptığım için genelde kitap okurken uyuya kalabiliyorum. Kamp kurmak, izcilik yapmak en sevdiğim şeyler arasında yer alıyorlar. Ayrıca zaman zaman kuş fotoğrafçılığı yapıyorum. Off road’a da bayılırım!
Karateden diğer sporlardan idol idolleriniz kimlerdir?
Kendi jenerasyonumdan bir idolüm yok önceki jenerasyonlardan hep izleyerek büyüdüğüm İtalyan bir sporcu var, kareteci katacı Luca Valdesi. Diğer branşlardan ise tabii ki Muhammed Ali!
En sevdiğiniz yemek ne?
Yaprak sarma ve mantı
En sevdiğiniz kitap?
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?
En sevdiğiniz şarkı ne?
Hans Zimmer - Time
En sevdiğiniz film ne?
Inception
En sevdiğiniz dizi ne?
Suits
Uygulamada 3M+ kullanıcı'a katılın
En son haberler, sonuçlar ve canlı spor yayınları ile güncel kalın
İndir
Bu yazıyı paylaş
Reklam
Reklam